|
DERS 1: Aile EÄŸitimi Evlilik Öncesine dayanırBirçok birey, anne-babalığın eÄŸitim gerektirebileceÄŸini, evleninceye, hatta çocukları oluncaya ve hatta çocuklar büyüyüp sorunlar baÅŸ gösterinceye kadar düÅŸünmezler. Hele de evlilik olayı gerçekleÅŸinceye kadar taraflar birbirlerini ağırlıklı olarak sadece “salt bireysel özellikleri ile” deÄŸerlendirirler.
Yeni bir yuvanın kurulacağı düÅŸüncesi genelde ikinci planda deÄŸerlendirilir. Taraflar muhataplarını aynı zamanda ileride kendilerine emanet olarak verilecek çocuklarının annesi veya babası olarak deÄŸerlendirmezler. Oysaki evliliÄŸin en önemli amaçlarından biri bir neslin yetiÅŸmesine katkı saÄŸlamaktır. Bu amacın göz ardı edilip sadece duygusallığın tesiri altında kalınarak verilen kararların çok saÄŸlıklı olmadığı görülmektedir. Mantığın devreye girmediÄŸi evlilik kararlarında sadece doÄŸacak çocuklar deÄŸil, aynı zamanda eÅŸler de etkilenmektedir. Ki zaten eÅŸler arasında tartışmaların olması evin genel havasına tesir eder ve çocukların psikolojisi kendilerine ebeveynleri tarafından pozitif yaklaşılsa da etkilenir. Bu sebeple daha evliliÄŸe karar vermeden önce aile kavramının irdelenerek düÅŸünülmesi gerekmektedir. Evlilik kararı verilirken nelere dikkat edilmelidir? Mantık kesinlikle devre dışı bırakılmamalıdır. Evlenilmesi düÅŸünülen birey sadece içinde bulunulan zamandaki rolü ile düÅŸünülerek deÄŸil deÄŸiÅŸik rolleri de (anne olma, baba olma, ev hanımı olma vs… gibi) düÅŸünülerek deÄŸerlendirilmelidir. Birey, eÅŸ olarak düÅŸündüÄŸü bireyi deÄŸiÅŸik rolleri ile deÄŸerlendirirken önyargılı davranmamalı, kafasındaki soru iÅŸaretlerini muhatabı ile paylaÅŸmalıdır. Herhangi bir bireyin eÅŸini deÄŸerlendirmesi kadar kendini de onu bekleyen roller ve sorumlulukları baÄŸlamında deÄŸerlendirmesi gerekmektedir. Yani bir yuva kurmanın sorumluluÄŸu, eÅŸ olmanın veya ebeveyn olmanın sorumluÄŸu düÅŸünülerek evliliÄŸe adım atılmalıdır. Yukarıda ifade edilen noktalar baÄŸlamında bireyin ümitsizliÄŸe kapılma ihtimali vardır. Çünkü çevrede görülen negatif örnekler evlenecek olan bireylerde ben bu iÅŸi yapamam düÅŸüncesi oluÅŸturabilir. Bu sebeple konuya objektif bir biçimde bakmak ve daha pozitif ve baÅŸarılı bir yuva kurmak için bireyler evlilikten kaçmak yerine kendilerini geliÅŸtirmeli, birtakım eÄŸitimler almalıdırlar. Evlilik öncesi ebeveynlik eÄŸitimi nasıl alınabilir? Her ÅŸeyden önce böyle bir eÄŸitim için erken diye düÅŸünülmemelidir. Öncelikle evlilik ve akabinde ebeveyn olmaya dair eÄŸitim alma hedeflenmelidir. Çünkü ideal ebeveyn olabilmenin ilk sırrı ideal eÅŸ olmaktır. Pozitif ortamlarda dünyaya gelen çocuklar hem ruhsal ve hem de zihinsel olarak oldukça pozitif olurlar. Bu nedenle evvela evlilik ile ilgili eÄŸitimler alınmalıdır diyebilirim. EÄŸitim için belli merkezlerdeki düzenli eÄŸitim programlarına veya seminerlere katılınılabileceÄŸi gibi konu ile ilgili kitaplar ve makaleler okumak veya evlilik öncesi danışmanlık desteÄŸi almak önerilebilir. Bunun dışında itimat ettiÄŸiniz ve model olabildiÄŸine inandığınız ailelerle de baÄŸlantı halinde olmak kuracağınız yuva için oldukça önem arz edecektir. Böyle bir eÄŸitsel sürece hem kadının ve hem de erkeÄŸin katılması gerekmektedir. EÄŸitimle ne kazanacağız? 1- Yeni kurulacak yuva ile birlikte taraflar kendilerini neyin beklediÄŸini bilmiÅŸ olacaklarından hazırlıklı oluÅŸ saÄŸlanacak ve sorunlar karşısında çözüm gücü oluÅŸacaktır. 2- Evlenmeyi düÅŸünen bireyler birbirlerini sadece duygusal olarak deÄŸil, çok yönlü olarak tanıyabilecek ve deÄŸerlendirme yapabileceklerdir. 3- Henüz çocukları doÄŸmadan eÅŸler arası diyalogun güçlenmesi saÄŸlanacaktır. 4- Gebelik öncesinde ve gebelik sürecinde nasıl yaklaşımlar sergileneceÄŸi öÄŸrenilmiÅŸ olacağından ebeveyn adayı çift bilinçli davranabilecektir. 5- İlk ebeveynlik ve evlilik dönemlerinde karşılaşılacak muhtemel bir sorun karşısında çiftler nasıl davranmaları gerektiÄŸini bilecek ve yapılabilecek yanlışlıklar asgariye inmiÅŸ olacaktır. DERS 2: İdeal Ebeveynlikte Karı-Koca Diyalogunun Önemi
Karı-koca diyaloÄŸu ile ebeveynlik arasında ne gibi bir baÄŸ var diye düÅŸünen birçok birey vardır. Hatta kendilerini ebeveynlik rolüne fazlaca adapte eden nice ebeveynler vardır ki; eÅŸleri ile diyaloglarını hep ikinci plana atmışlardır. Oysaki iyi ebeveyn olabilmenin sırrı iyi eÅŸ olabilmekten geçer. Annelik veya babalık vasıfları çok güzel olan ve çocuÄŸuna doÄŸru yaklaşım tekniklerini kullanarak yaklaÅŸan fakat eÅŸi ile ciddi sorunlar yaÅŸayan birçok insan vardır. Bu bireylerin çocukları ebeveynleri ile güzel zamanlar geçiriyor olsalar bile anne-babaları arasındaki gergin havadan nasiplerini alırlar. Neden ideal ebeveynlik için eÅŸler arası diyalog önemlidir? 1- Öncelikle ebeveynlerin kiÅŸisel mutlulukları için önemlidir. Kendini mutlu hisseden ve sorunlardan dolayı gergin olmayan bir birey annelik-babalık rolüne de bu duyguyu yansıtır. Bu nedenle bireyin kafasının sorunlarla meÅŸgul olmaması mutluluÄŸuna ve mutluluÄŸu da, pozitif ebeveyn olmasına katkı saÄŸlayacaktır. 2- ÇocuÄŸa öÄŸretilmeye çalışılan ne olursa olsun karı-koca iÅŸbirliÄŸi saÄŸlandıktan sonra verilecek öÄŸreti çok kısa zaman içinde çocuÄŸa yerleÅŸtirilebilirken, tek ebeveynin çabasıyla bu öÄŸretilerin çocuÄŸa yerleÅŸtirilmesi uzun zaman alacaktır. 3- Çocuklar hatalı davranışları modeller: Özellikle küçük yaÅŸ dönemlerinde çocuklar modelleyerek öÄŸrenirler. Kendisine doÄŸru yaklaşımlarda bulunulsa bile annenin babaya veya babanın anneye hatalı tepkilerle yaklaÅŸtığını gören çocuk doÄŸru olmayan davranışları bilinçaltına bu ÅŸekilde yerleÅŸtirmiÅŸ olur. Bir diÄŸer ifade ile kendine tebessüm edilip de annesine bağırıldığını gören çocuk sadece tebessümü deÄŸil öfkeyi ve agresyonu da öÄŸrenir. 4- Ev içinde tutarsız davranışlar gören çocuk bir süre sonra ebeveyninin samimiyetine inanmayacaktır. Bu da zamanla aile içinde güvensizliklerin oluÅŸmasına ve çocuÄŸun özgüveninin zedelenmesine neden olur. 5- EÅŸler arası geçimsizlik nedeniyle oluÅŸan evdeki gergin hava çocuÄŸun psikolojisinin negatif etkilenmesine neden olur. 6- Çocuk zamanla taraf tutmak zorunda kalır. Bu süreçte de çoÄŸu zaman çıkarına uygun tercihler yapar. 7- Ergenlik dönemindeyse çocuk gergin olmayan huzurlu ortam arayışına girer. Bu nedenle evden uzaklaÅŸabilir. 8- Bu tarz negatif bir ortamda büyüyen çocuklar ileride kuracakları ailelerine bu negatif etkileri yansıtır ve problemli bir yuva kurabilirler. Ne yapmalıyız? Öncelikle eÅŸler bir araya gelmeli ve mevcut sorunlarını irdelemelidir. Taraflardan biri sorun olduÄŸunu kabul etmiyor veya çözüme yanaÅŸmıyorsa bile sorunu fark eden taraf sorunları belirlemeli ve çözüm yollarını araÅŸtırmalıdır. Çözüm yollarına, pozitif yaklaşımlarda bulunarak ve önyargılardan sıyrılarak ulaşılabiliyorsa eÅŸler birtakım fedakârlıklar gösterilmelidirler. Kimi zaman sorunların çözümlenmesi uzman desteÄŸi gerektirebilir. Bu durumda evlilik uzmanlarına baÅŸvurulup psikolojik destek alınması en saÄŸlıklı olandır. Sorunlar tespit edilip çözümleninceye kadar ev içinde hassas davranılmalı ve çocuÄŸun bu süreçten etkilenmemesi hedeflenmelidir. Taraflar alacakları her kararda çocuklarını da sisteme dâhil edip düÅŸünmeyi ihmal etmemelidir. GEÇEN HAFTANIN ÖZETİ Ebeveynlik eÄŸitimi evlilik öncesine dayanır. Evlilik kararı verecek bireyler, muhataplarını sadece salt bireysel özellikleri ile deÄŸil aynı zamanda ileride kurulacak aile sistemi ve doÄŸacak çocukları düÅŸünülerek karar vermelidirler. Hem muhataplarını hem de kendilerini aile sistemi baz alarak deÄŸerlendirmelidirler. Böyle kapsamlı bir deÄŸerlendirmenin objektif bir biçimde yapılabilmesi için evlilik öncesinde ebeveynlik eÄŸitiminin baÅŸlamasıyla mümkündür. Evlenmeyi düÅŸünen bireyler kuracakları aile ve yetiÅŸtirecekleri çocuklar için evlilik öncesi çeÅŸitli eÄŸitimlere katılabilirler. DERS 3: Kendinizi Tanıyor musunuz?
Kendinizi tanıyor musunuz? Kendinizi tanıyor musunuz? Ya da ÅŸöyle soralım; nasıl bir insan olduÄŸunuz sorusunu daha önce hiç kendinize sordunuz mu? Her insanın mutlaka kendini tanımlayabileceÄŸi birkaç cümlesi vardır? Fakat çoÄŸu zaman bu birkaç cümlecik tam anlamıyla bizi ifade etmez. Yetersiz kalır. Kendimizi tam anlamıyla ayrıntılara inerek düÅŸünmeye kalktığımızda aslında birçok özelliÄŸimizi beÄŸenmediÄŸimizi veya olmaması gereken özellikler olduÄŸunu görürüz. Kendini tam olarak tanımlayamayan bir insanın çocuÄŸu karşısında tutarsız davranma ihtimali yüksektir. Çünkü kendinde bulunan negatif özellikleri belirleyip halletmeden çocuÄŸunu bu özellikler konusunda eleÅŸtiren bir ebeveyn çocuÄŸu nezdinde tutarsız görüneceÄŸinden söyledikleri makes bulmayacaktır. Neden bir ebeveyn evvela kendini tanımalı? Kendinde bulunan negatif özellikleri görebilmesi ve pozitif özelliklerini daha da geniÅŸletmesi için evvela kendisini tanımalıdır. Unutmayın ki çocuk yaÅŸadığı ortamın izlerini taşır. Ebeveyn çocuÄŸunda görmek istemediÄŸi özellikleri aslında kendisi taşıyor olabilir. Bu sebeple önce kendindeki negatif özellikleri düzenlemelidir ki; çocuk bu hatalı örnekleri model almasın. Kendini tanıyabilen ebeveyn kiÅŸisel anlamda kendisini geliÅŸtirebilecek ve böylece mutlu ve baÅŸarılı olabilecektir. Kendini tanıyan birey ebeveynlik rolüne yansıyan kiÅŸisel zaaflarını daha çabuk çözümler. ÖrneÄŸin; sese çok duyarlıyım, bu sebeple çabuk sinirleniyorum diyen bir ebeveyn bundan dolayı çocuÄŸu ile çatışma yaşıyorsa, ilk etapta sadece çocuÄŸunu susturmayı deÄŸil, sese duyarlılık ve asabiyet derecesini dengelemek adına gerekirse yardım alabilmelidir. 2. DERSİN ÖZETİ Etkili ebeveynliÄŸin saÄŸlanabilmesi eÅŸler arası iliÅŸkinin pozitif oluÅŸuna baÄŸlıdır. Karı koca arası tartışmaların yoÄŸun olduÄŸu bir ev ortamında çocukların psikolojileri de kendilerine negatif davranılmasa bile negatif bir biçimde etkilenir. EÅŸlerin, hem çocukları hem kendileri için karşılıklı oturup sorunlarını belirlemeleri ve çözüm yollarını araÅŸtırmaları gerekir. Çocuk ev içinde birinci derece itimat ettiÄŸi bireyleri olumlu ÅŸekilde modeller ve doÄŸru davranış kalıplarını daha fazla öÄŸrenir. EÅŸler arası pozitif diyalog çocuÄŸun özgüvenine olumlu olarak yansır. DERS 4: Nasıl Bir Ebeveyn OlduÄŸunuzun Farkında mısınız?
Daha önce nasıl bir anne olduÄŸunuzu veya nasıl bir baba olduÄŸunuzu hiç düÅŸündünüz mü? Veya çocuÄŸunuzun beklentilerine -ki özellikle duygusal beklentilerine- ne oranda cevap verdiÄŸinizi hiç düÅŸündünüz mü? Kendini bireysel özellikleri ile tanımlayabilen bir ebeveynin üzerinde durması gereken en önemli noktalardan biri ebeveynlik özelliklerini tanımlamasıdır. Ebeveynlerin ekserisinin çocuklarından çeÅŸitli beklentileri vardır: “ÇocuÄŸum sorumluluklarını yerine getirsin.” “Bana karşı saygılı davransın.” Bağırarak konuÅŸmasın.” İyi bir meslek sahibi olsun.” Yemek seçmesin.” Bu örnek istek ve beklentileri istediÄŸiniz kadar artırabilirsiniz. Bu beklentilerden ve daha birçok beklenti nedenlerinden dolayı ebeveynlerin çocukları ile çatışma içinde olduklarını görürüz. Ebeveynler çocuklarını hayallerindeki gibi bir çocuk yapmak için uÄŸraşırlarken çoÄŸu zaman onların bir birey olduklarını ve onların da ebeveynlerinden beklentilerinin olduÄŸunu düÅŸünmezler. Evet, siz ebeveynlerin çocuklarınızdan beklentileriniz olduÄŸu oranda unutmayın ki çocuklarınızın da sizlerden beklentileri var. ÖrneÄŸin, çocuklarımızı eleÅŸtirdiÄŸimiz oranda ebeveynlik rolümüzü de eleÅŸtirsek veya onlardan beklentilerimiz oranında onların beklentilerinin de olabileceÄŸini düÅŸünüp kendimize çekidüzen verebilirsek, ebeveyn-çocuk çatışmaları büyük oranda hallolur. Ahmet Bey, bir baba olarak çok sabırsız olduÄŸunu ve bağırarak konuÅŸtuÄŸunu söylüyor. Biraz irdeleyince gördük ki; bu beyefendi aslında sadece çocuÄŸuna karşı sabırsız. DiÄŸer insanlara bağırdığı vaki deÄŸil. Öyleyse bu baba sadece ebeveyn olarak bağırma davranışında bulunuyor. Ve bu davranışının önüne geçebilir. Sadece biraz düÅŸünerek davranması yeterli olacaktır. Aşırı titiz bir anne olan Fatma Hanım, bunu annelik rolüne de karıştırıyor ve çocuÄŸuna yansıtıyorsa ileride çocuÄŸunda da bu ve benzer takıntılara neden olacaktır. Bu annenin erken dönemde tedbir alması için sorunun farkına varması gerekir. Gerek ebeveynin kendini tanıyıp olumlu özellikleri geliÅŸtirmesi ve olumsuzlukları düzeltmesi için ve gerekse çocuÄŸuna olumsuz özellikleri yansımadan tedbir alabilmesi için ebeveynlerin kendilerini ebeveynlik rolleri ile tanımlamaları gerekir. Nasıl bir evlat sahibi olacağımız bizim elimizde deÄŸil. Ama nasıl bir anne-baba olacağımız bizim elimizde. Ve tercih edilen anne-babalar olursak zamanla tercih ettiÄŸimiz gibi çocuklar yetiÅŸtirir ve tercih edilen bireylerin oluÅŸmasına vesile oluruz. 3. DERSİN ÖZETİ: Ebeveynin evvela kendini tanıması, kendisinde mevcut bulunan negatif özellikleri belirleyip çözüm üretmesi önemlidir. Kendisini objektif bir biçimde tanıyıp deÄŸiÅŸim ve geliÅŸim saÄŸlamaya çalışan ebeveyn ideal davranışları çok daha çabuk ve kolay bir biçimde içselleÅŸtirebilecektir. DERS 5: Evdeki Etkin Güç Anne
Evde etkin güç: Anne Kadının birden fazla rolü vardır. Kadın bu rollerin hemen tamamında bilinenin aksine oldukça güçlüdür. Hele de bu rollerden özellikle annelik rolündeki enerjisi bütün evi kuÅŸatır niteliktedir. Kadın, bedenen zayıf, ruhça çok güçlü bir varlıktır. Ki duygusal gücü devreye girdiÄŸinde bedensel gücünün de akıllara hayretlik verecek tarzda arttığı görülür. Mesela evladına zarar geleceÄŸini gören bir anne adeta pehlivan kesilebilir. Fakat genel anlamda bedensel gücü karşı cinsine kıyasla daha azdır. Kadınlar devam eden sıkıntılara erkeklere oranla daha sabırlı tepkiler verirler. ÖrneÄŸin; kadının doÄŸum sürecine, doÄŸum sancısına ve doÄŸum sonrası sıkıntılara tahammül gücünü düÅŸünecek olursak bu duygusal enerjinin ne denli büyük olduÄŸu anlaşılır. Bu yönü ile deÄŸerlendirildiÄŸinde kadınların zaman zaman kendilerini güçsüz hissetseler bile aslında yaÅŸadıkları sorunlara dayanabileceklerini unutmamaları gerekir. Bu bakış açısı kadının kendisine verilen güce farkındalık oluÅŸturmasını ve dolayısıyla sıkıntıları deÄŸerlendiriÅŸ tarzını pozitif etkileyecektir. Kadının evdeki enerjisi küçümsenemez Kadının duygu dünyasındaki enerjisinin nasıl bir enerji olduÄŸu evin havası ile doÄŸrudan iliÅŸkilidir. Yani kadın kendisini negatif hissediyorsa evin genel durumu gergin, kadın pozitif duygularla doluysa evin havası coÅŸkulu olacaktır. Evet, sevgili ebeveynler hemen evlilik öncesi hayatınızı düÅŸünün ve ailelerinizi deÄŸerlendirin. Annenizin psikolojisinin zaman zaman sizi ve diÄŸer aile üyelerini nasıl etkilediÄŸini düÅŸünün. Gerçekten de anne sinirli veya üzgünse bu durum, aile üyelerine sessizlik olarak yansıyorken, anne pozitif ve enerjikse bu durum da aile üyelerine hareket ve mutluluk olarak yansıyacaktır. Öyleyle annenin bakış açısını ve davranışlarını pozitif kılması ve bu konuda babanın anneye destek olması evin huzuru açısından oldukça önemlidir. Huzurlu bir ortamda yetiÅŸen çocukların hem daha problemsiz ve baÅŸarılı ve hem de huzursuz ortamlarda büyüyen çocuklara kıyasla davranış bozuklukları çok daha az olan çocuklar oldukları görülür. Ortam çocuÄŸun ders çalışma sürecinden anne-babasına olan yaklaşımlarına, sosyal hayattaki baÅŸarısından özgüvenine kadar birçok noktada çocuÄŸu etkiler. Bu sebeple babanın da desteÄŸi ile annenin pozitif olması saÄŸlanmalı, bu konuda gerekirse konunun uzmanlarından destek alınmalıdır. 4. DERSİN ÖZETİ: Hemen her ebeveyn, çocuÄŸu doÄŸmadan önce veya doÄŸduktan sonra birtakım beklentiler geliÅŸtirir. ÇocuÄŸundan beklentileri olan ve çocuÄŸunun istediÄŸi kalıplara girmesini bekleyen bu ebeveynlerin çoÄŸu bu oranda kendi ebeveynlik rollerini irdelemezler. DiÄŸer bir ifade ile çocukları onlardan ne bekler pek düÅŸünmezler. Evet sevgili ebeveynler artık düÅŸünmenin zamanı geldi. Nasıl bir ebeveynsiniz? Mesela çocuÄŸunuza saygı duyar mısınız veya çocuÄŸunuza karşı tahammülünüz yeterli mi? Bir de ÅŸöyle düÅŸünelim, iÅŸbirlikçi misiniz, eleÅŸtirel mi?.. Bütün bu soruların cevabını verip olumlu özelliklerinizi geliÅŸtirdiÄŸiniz ve olumsuz özelliklerinizi deÄŸiÅŸtirdiÄŸiniz sürece baÅŸarı yolundasınız... DERS 6: DeÄŸiÅŸime ve GeliÅŸime Hazır mısınız? Her ebeveyn kendisini farklı yönleri ile tanıdıktan sonra bazı davranışlarını deÄŸiÅŸtirmesi gerektiÄŸini, bazılarını ise daha da geliÅŸtirmesi gerektiÄŸini düÅŸünebilir. ÖrneÄŸin; çocuÄŸunun beÄŸenmediÄŸi her davranışı karşısında sinirlerine hâkim olamayan ve ÅŸiddete baÅŸvuran bir baba bu davranışını deÄŸiÅŸtirmek, çocuÄŸunu iyi gözlemlediÄŸi için sıkıntılarını fark edebilen bir anne bu davranışını biraz daha geliÅŸtirmek isteyebilecektir. Birçok ebeveyn deÄŸiÅŸim için nereden baÅŸlayacağını bilemez ve bu sebeple çaba da göstermez. Sonuç olarak deÄŸiÅŸim yaÅŸanmadığı gibi hatalı yaklaşımlar nedeni ile çocuÄŸun psikolojisi ciddi anlamda etkilenir. Burada sorun herhangi bir sorun olabilir. Sorun kimi zaman çocuklarda görülen davranışlarla ilgili, kimi zaman ise ebeveynin kendisinde halledemediÄŸi davranış ve özelliklerle ilgili olabilir. Her iki durumda da ebeveynin toparlanması ve yapıcı çözümler üretebilmesi için deÄŸiÅŸime kendisinden baÅŸlaması gerekebilir. DeÄŸiÅŸime nereden baÅŸlamak gerek? DeÄŸiÅŸime evvela ruhsal ve bedensel durumu deÄŸiÅŸtirmeyle baÅŸlamak gerekir. Sonrasında düÅŸünceler, duygular ve davranışlar deÄŸiÅŸecektir. Yani istenmeyen davranış deÄŸiÅŸecek ve yerine olması gereken davranış benimsenecektir. İsterseniz gelin bu aÅŸamaları kısaca bir inceleyelim ve deÄŸiÅŸimde 4D kuralı diyelim. DEĞİŞİMDE 4D KURALI Durumlar: DeÄŸiÅŸim için iÅŸe durumunuzu tanımlamakla baÅŸlayacaksınız. Bedensel ve ruhsal durum: Bedensel durumdan kastım, gerek duruÅŸ gerekse hareketlerdir. Bezgin ve çökkün bir beden hali, deÄŸiÅŸim yaÅŸayacağına kendini inandıramaz. GöründüÄŸü gibi hisseder. Yani deÄŸiÅŸim adına ümitsizdir. Mesela omuzları çökmüÅŸ, sureti hüzün giymiÅŸ bir anne kendisine güvenemez. Bu sebeple sorun ne olursa olsun evvela kendine güvenen, ümitli ve pozitif bir beden hali gerekmektedir. Bireyin dik durması ve kendisine çekidüzen vermesi önemlidir. Kendine güvenen bireyin duruÅŸu beyne pozitif mesaj ulaÅŸtırır ve deÄŸiÅŸim için gerekli enerjiyi ebeveyn kendisinde hissetmiÅŸ olur. Ruhsal durum derken ise özellikle bireyin geçmiÅŸ ve gelecek zaman etkisinden sıyrılıp bulunduÄŸu ana yoÄŸunlaÅŸması gerektiÄŸini kastediyorum. Yani sorunun geçmiÅŸteki etkileri ve henüz gelmemiÅŸ, gelecekteki sıkıntıları düÅŸünüldüÄŸünde birey sorunun büyüklüÄŸü altında ezilir ve ümitsizliÄŸe kapılır. Mesela “ÇocuÄŸum yine bana bağırdı ve hakaret etti, bu kaç yıldır böyle!” diyerek geçmiÅŸe yoÄŸunlaÅŸan ve “Hep böyle kalacak galiba!” diyerek geleceÄŸe yoÄŸunlaÅŸan birey, içinde bulunduÄŸu anı düÅŸünemeyecek hale gelir. Bu ümitsiz ruh hali ise bünyesinde deÄŸiÅŸim için mevcut bulunan enerjinin harcanmasına neden olur. Öyleyse deÄŸiÅŸime önce bedenimizle ve hemen sonrasında da geçmiÅŸe ve geleceÄŸe dağılmasını engelleyeceÄŸimiz bakış açımızla yani ruhsal yapımızla baÅŸlamak durumundayız. DüÅŸünceler: Bedensel ve ruhsal anlamda kendini toparlayıp deÄŸiÅŸime baÅŸlayan birey için deÄŸiÅŸimin ikinci basamağında düÅŸünceler vardır. Yani “yapamam”, “baÅŸaramam” gibi negatif düÅŸünceleri önce zihinden ve sonra da dilden tamamen çıkarmak gerekir. DüÅŸüncenin hep pozitife odaklanması ve terminolojinin bu doÄŸrultuda ÅŸekillenmesi gerekmektedir. Pozitif düÅŸünce ile birlikte düÅŸünülen hedefin gerçekten istenilmesi önemlidir. Hedeflenen davranışların düÅŸüncede netleÅŸtirilmesi ve tanımlanması da bireyin ÅŸartlanmasını saÄŸlayacaktır. ÖrneÄŸin “Ben çocuÄŸumu, hata yapınca ona bağırmadan uyarmak istiyorum.” diye netleÅŸen bir hedef, deÄŸiÅŸimi hızlandıracaktır. Davranışlar: Evet durumların, düÅŸüncelerin ve bunlara baÄŸlı olarak duyguların deÄŸiÅŸtiÄŸi yerde istenilmeyen davranış, yerini hedeflenen davranışa bırakır. DeÄŸiÅŸim saÄŸlanmış olur. Bu sıralanan dört madde birbirine baÄŸlı zincir halkaları gibidir. Dolayısıyla adım atılınca sıradaki maddeler arkasından otomatikman sürüklenir. Yeter ki isteyin. Evet sevgili ebeveynler hiç vakit kaybetmeden iÅŸe baÅŸlayın. Önce neleri deÄŸiÅŸtireceÄŸinize karar verin, arkasından da deÄŸiÅŸim formülünü hayatınıza geçirin. Duygular: DüÅŸüncede pozitif olan birey kendini rahat ve mutlu hisseder. Huzurlu bir yapı ise yani duygudaki rahatlama ise deÄŸiÅŸime devam arzu ve iÅŸtiyakı doÄŸurur. Unutmayın beyin düÅŸünce boyutuyla komut alır ve kalp hisseder. Sonrasında ise birey aÅŸamalarını tamamlar ve deÄŸiÅŸim büyük bir oranda baÅŸlamış olur DERS 7: Niçin Çocuk Sahibi Olmak İstediniz? Niçin çocuk sahibi olmak istediniz? Bu soruyu kendinize yönelttiÄŸinizde nasıl bir cevap veriyorsunuz? Çok deÄŸiÅŸik cevaplar verilebilir, ancak ebeveynler “annelik-babalık” duygularını yaÅŸayabilmek için çocuklarına muhtaç olduÄŸunu unutmamalı. Fakat amaç ne olursa olsun hemen her ebeveynin ruhunda açıktan veya örtülü bir biçimde ÅŸekillendirdiÄŸi bir amaç vardır. “Analık veya babalık duygusunu yaÅŸamak veya bu duyguya ihtiyaç hissetmek vardır.” Yani çocuk sahibi olunmak istenmesinin nedeni bir neslin yetiÅŸmesine katkı saÄŸlamak da olsa, çocukları sevmek de olsa, toplumun beklentisi de olsa ortak amaç ebeveynlik duygusunu yaÅŸamaktır. Hatta kimi zaman bazı ebeveynler tarafından biraz daha bencilce düÅŸünülür. Åžöyle ki: “İleride yalnız kalmama” düÅŸüncesi de eklenir bu ebeveynlik arzusuna. İşte bu noktada biraz durup düÅŸünmenizi istiyorum. Sizler ebeveyn olma, diÄŸer bir ifadeyle anne-baba olma gibi güzel duyguları zaman zaman sinirlendiÄŸiniz, hatta bazen öfkenizi yenemeyip kendilerine fiziksel ÅŸiddet uyguladığınız, çok rahatlıkla bağırabildiÄŸiniz, çevrenizdeki diÄŸer insanlara kızdığınız halde acısını kendilerinden çıkardığınız çocuklarınız sayesinde yaÅŸadınız ve yaşıyorsunuz. Toparlamak gerekirse çocuklarınızın doÄŸumuyla, hatta anne rahmindeki yerlerini almalarıyla birlikte ebeveynlik coÅŸkusu baÅŸlıyor. Sebepler dairesinde size bu ulvi duyguları yaÅŸatan çocuklarla yaÅŸanan olumlu münasebet ne oluyor da çocuk dünyaya geldikten ve sorunlar baÅŸ göstermeye baÅŸladıktan sonra sona eriveriyor. Ve en ufak bir sorunda, (ki çoÄŸu zaman sorun kapsamında deÄŸerlendirilmeyen davranışlar ebeveynin sabırsızlığı nedeniyle sorunmuÅŸ gibi görünüyor). YaÅŸadığı bütün o güzel duyguları unutup, öfke kaynağı haline gelebiliyor. İsterseniz ebeveyn oluÅŸunuzun size kazandırdıklarını ÅŸöyle birkaç maddede toparlamaya çalışalım. EbeveynliÄŸin bireye kazandırdıkları Åžayet çocuklarınız yanınızdaysa hemen ÅŸimdi, deÄŸilse eve gidip onları gördüÄŸünüz an lütfen bir düÅŸünün. Ve sonra size böyle güzel ve faydalı bir armaÄŸan verdiÄŸi için önce verene teÅŸekkürlerinizi sunun ve sonra da bu armaÄŸana zarar vermeden ve deforme etmeden bakın. Ve çocuklarımızın hangi yaÅŸta olurlarsa olsunlar bize ihtiyaçları olduÄŸu gibi bizlerin de hangi yaÅŸta olursak olalım onlara ihtiyacımız olduÄŸunu unutmayalım. BaÅŸlığımızı tekrarlamak gerekirse: “ANA-BABALIK DUYGULARINI YAÅžAMAK İÇİN OCUKLARIMIZA İHTİYACIMIZ OLDUÄžUNU UNUTMAYALIM.” Her ÅŸeyden önce bireyin ve özellikle de anne olacak bireyin ruhundaki pozitif duygu ve davranışlar harekete geçer. Birey ebeveynlik ile kazandığı bu duyguları deforme etmeyecek olursa bu duygular sebebiyle bireylerin hayata bakış açıları olumlulaşır ve bu da hayattaki bireysel baÅŸarılarına ve mutluluklarına kaynaklık eder. Çocuk sahibi olma eÅŸler için kuvvetli bir ortak paydadır. EÅŸler arası münasebet için tek ÅŸart deÄŸildir. Fakat diyaloÄŸun kuvvetlenmesinde önemli bir paya sahiptir. İlk günlerden itibaren yaptığı hemen her yeni davranış ebeveyn için yeni bir mutluluktur. Bu denli küçük olmasına raÄŸmen ebeveyni bu yeni davranışlar kadar mutlu eden neredeyse ikinci bir ÅŸey yoktur. Çocukla birlikte aile içinde düzen ve disiplin oluÅŸumu saÄŸlanır. Ebeveynlik ile yeni bir rol sahibi olan birey bu rolüne zorunluluk deÄŸil de güzellik olarak bakabilirse çocukla birlikte geçirilen dakikalar (çocuk ne kadar gürültü yapsa da) birey için rahatlama seansları olur. Ebeveynlik bireyin olgunlaÅŸma sürecine katkı saÄŸlar DERS 8: Hamilelik Süreciyle Çocuk EÄŸitimi BaÅŸlar Hamilelik süreciyle çocuk eÄŸitimi baÅŸlar Çocuk eÄŸitimi esas olarak evlilik öncesine dayanır. Yani bireyler eÅŸ seçerken bile, ‘evlenmeyi düÅŸündüÄŸüm bu birey ileride benim çocuÄŸumun annesi/babası olacak’ bakış açısı ile düÅŸünmeli ve deÄŸerlendirmelerini ona göre yapmalıdırlar. Tabii bunu yapabilmeleri için kendilerinin bu konu hakkında yani çocuk sahibi olma ve sonrası hakkında bilgi sahibi olmaları gerekir. Bununla birlikte bireyler evlilik sonrasında ve ebeveynlik sonrasında çeÅŸitli sorunlarla karşılaşırlar. Bu sorunların yapıcı bir ÅŸekilde çözülebilmesi gerek aile huzuru ve gerekse çocuÄŸun eÄŸitsel süreci için oldukça önemlidir. Özellikle çocuk eÄŸitiminde yapılacak bir yanlışın onarımı çok ciddi uÄŸraÅŸlar ve uzun zamanlar gerektirebilir. Bu sebeple hata yapmadan tedbiri alınmış bir süreçle ebeveyn olmak eÄŸitimi hızlandırıcı ve kalıcılaÅŸtırıcıdır. Bu bakış açısı ile deÄŸerlendirildiÄŸinde gebelik sürecinde çocuk eÄŸitiminin baÅŸladığı fikrinin oldukça gerçekçi olduÄŸu anlaşılır. ANNENİN PSİKOLOJİSİ İYİ OLMALI Anne-çocuk arasındaki ilk baÄŸ çocuÄŸun anne-rahmine düÅŸmesi ile birlikte baÅŸlar. Anne bebeÄŸini taşıdığının bilincindedir ve bebeÄŸine dair duyguları oluÅŸmaya baÅŸlar. Bu duygular ne denli pozitif olursa, yani bebek ne denli istenen ve beklenen bir bebekse bebeÄŸin geliÅŸimi ve gebelik süreci o denli pozitif olur. Öyleyse gebelik sürecinde çocuk eÄŸitiminin en önemli kısımlarından biri annenin psikolojisidir. Gebelik karmaşık duygular demektir Bir kadın için en özel zaman dilimlerinden biridir, çocuÄŸunu karnında taşıyor ve bunu hissediyor olmak. Özellikle annenin ilk gebeliÄŸi ise yaÅŸanan duyguların tarifi neredeyse imkansızlaşır. Ağırlıklı olarak bu duyguları ifade eden kelime karmaÅŸadır. Yani anne karmaşık duygular içindedir. Bir yandan seviniyor, diÄŸer yandan heyecanlanıyor, öte yandan da korkuyor olabilir. Kimi zaman gelecek kaygısı içinde bocalarken anne, kimi zaman fiziksel görünümü için endiÅŸelenebilir. Veya anlam veremediÄŸi bir hüzünle dolabilir içi. Bütün bu duyguların yaÅŸanması oldukça olaÄŸandır. Yeni üye annenin bedeninde olduÄŸu kadar ruhunda da deÄŸiÅŸikliklere sebebiyet verecektir. Burada sorun olan nokta yaÅŸanan bu karmaşık sürece verilen tepkilerdir. Gerek annenin gebelik olayını algılayışı ve gerekse yakın çevredekilerin - eÅŸ gibi- anneyi destekleyiÅŸleri gebelik sürecinin saÄŸlıklı veya saÄŸlıksız geliÅŸmesine neden olur. Tabii burada benim vurguladığım sadece gebelik sürecinin ruhsal boyutu, bununla birlikte annenin biyolojik anlamda yaÅŸadıkları da oldukça önemli ve destek gerektiren bu konudur. Yani annenin düzenli olarak doktor kontrollerinin yapılması gerekir. Bununla birlikte vücuttaki hormonal deÄŸiÅŸimin annenin ruhsal durumuna doÄŸrudan tesir ettiÄŸi söylenebilir. Yukarıda sıralanan ve ruhsal durumu ifade eden duygu deÄŸiÅŸikliklerinin gebelik sürecinde çocuÄŸa negatif yansımaması, dahası pozitif yansıması ilk etapta bebeÄŸin istenen ve beklenen bir bebek olması ile doÄŸru orantılıdır. İstenmeyen bir gebelikte anne yaÅŸadığı negatif süreçlerde daha sabırsız olabildiÄŸi gibi içten içe bebeÄŸi suçlayabilir. Bu da daha ilk günlerden itibaren anne-çocuk arası bağın yıpranmasıdır ki bu eÄŸitim için kesinlikle negatif bir durumdur. İlk etapta annenin karnındaki bebeÄŸe karşı istekli olması gerekmektedir. Bunun dışında çocuÄŸuyla duygusal baÄŸ kuma ve ebeveynin kendisini geliÅŸtirme çabası olmak zorundadır. Ebeveynin yapması gerekenler Hamilelik sürecinde her ÅŸeyden önce ebeveyn bedensel saÄŸlığına önem vermeli gerekli kontrollerini aksatmamalıdır. Bu detayları konunun uzmanlarına havale ederek ben gebeliÄŸin psikolojik ve eÄŸitsel sürecine eÄŸilmek istiyorum. Gebelik her ne kadar sadece anne ile alakalıymış gibi görünse de babanın da sürece dahil olması gerekmektedir. Baba hem eÅŸine gerekli desteÄŸi vermeli hem de çocuk eÄŸitimi ve çocuÄŸa yaklaşım konularında kendini geliÅŸtirmelidir. Çiftler birbirleriyle rahatlıkla konuÅŸabilmeli ve duygularını birbirleri ile paylaÅŸmalıdırlar. Bu ÅŸekildeki bir davranış eÅŸleri bebek baÄŸlamında kaynaÅŸtıracağından aile içindeki huzur artacak ve çocuk bulunduÄŸu ortamın pozitif izlerini taşıyacaktır. Özellikle anne; bakış açısında negatifliklere yer vermemeli pozitif düÅŸünmeli ve davranmalıdır. Çünkü annedeki en ufak bir gerilim doÄŸrudan çocuÄŸa yansıyacaktır. Özelikle annenin duygusal süreçlerinde istenmeyen yoÄŸunlukta bir deÄŸiÅŸim yaÅŸandığında (heyecan, sinir, üzüntü vb…) bu çocuÄŸun sinir sistemine doÄŸrudan yansıyacaktır. Çünkü bu tarz durumlarda annenin kan yapısı etkilenir bu da doÄŸrudan çocuÄŸun sinir sistemine etki eder. Dolayısıyla çocuk henüz doÄŸmadan eÄŸitsel süreci zorlayıcı bir durum yaÅŸanmış olur. Bütün bunların dışında ebeveynin karnındaki bebekle konuÅŸması, ona tasavvuf musikisi vb… müzikler dinlettirmesi, çocuÄŸuna kitap okuması gibi davranışlar hem anne- çocuk arası duygusal bağı kuvvetlendirir, hem de çocuÄŸun ruhsal ve zihinsel geliÅŸimine pozitif yansır. Aynı davranışları baba da yapmalıdır. Ayrıca ebeveynin gerek çocuk bakımı, gerek çocuÄŸun geliÅŸim süreçleri hakkında bilgi sahibi olması annenin özgüveninin saÄŸlanması için gereklidir. Tabii bunların yanında ebeveynin çocuk psikolojisi hakkında da bilgi sahibi olmak için araÅŸtırmalar yapması, kitaplar okuması ve eÄŸitsel faaliyetlere katılması da yine yapması gerekenler arasındadır. DERS 9: İlk Anne-Babalık Deneyimleri
İlk anne-babalık deneyimleri Ve dünyaya ve sizin evinize yeni bir birey katıldı... Küçük, ama küçük olduÄŸu kadar kendisine ayrılan zaman, eve kattığı mutluluk, yaÅŸattığı heyecan vs. büyük. Bu dönemde gerek anne ve gerekse baba tatlı; fakat karmaşık denilebilecek duygular içinde olabilirler. Ancak kendi duygularında ne denli hızlı bir ÅŸekilde denge saÄŸlayabilirlerse, o denli çocukla geçirilen zamanın etkili oluÅŸu saÄŸlanabilir. Åžimdi isterseniz bu dönemde ebeveyn neler yaÅŸar kısaca bir inceleyelim. Annenin loÄŸusalık psikolojisi LoÄŸusalık psikolojisi kimi zaman anneliÄŸin ilk dakikalarında, kimi zaman ise ilerleyen zamanlarda kendini gösterir. Annenin kendisini farklı duygular içinde hissettiÄŸi bu dönemde yoÄŸun desteÄŸe ihtiyacı vardır. Anne vücudundaki hormonel deÄŸiÅŸime de baÄŸlı olarak genellikle çok hassaslaşır. En ufak bir durumda üzülüp aÄŸlayabileceÄŸi gibi, öfkelenip bağırabilir de. Bütün bunlar aslında ciddi bir sorunun göstergesi deÄŸildir. Fakat loÄŸusalık döneminin karmaÅŸasından sıyrılabilmek için annenin yakın çevresinden gelecek desteÄŸe ve anlaşılmaya ihtiyacı vardır. İlk günlerde anne kendini yorgun hissedebilir ve bu sebeple yakınında iÅŸlerini halletmek üzere kendisine yardım edebilecek bir yakınının bulunması faydalı olur. Bu dönemde özellikle babanın eÅŸine her an destek vermesi ve eÅŸiyle konuÅŸması anne için oldukça önemlidir. Anne zaman zaman yaÅŸadığı bu gerilimden dolayı çocuÄŸunu suçlayabilir. Annenin bu dönemde çocuÄŸunu benimseyememe gibi birtakım duygular içinde olduÄŸu ve bu durumu annelik rolüne yakıştıramadığı için suçluluk psikolojisi içinde olabildiÄŸi görülür. Çünkü ona göre bir annenin bu duyguları yaÅŸamaması gerekir ve bundan dolayı vicdanen rahatsızlık duyar. Fakat bütün bu duyguların olaÄŸan olduÄŸu ve bir süre sonra geçebileceÄŸi unutulmamalıdır. Yeni bebekle birlikte artık annenin uyku düzeni, fiziÄŸi ve sosyal hayatı deÄŸiÅŸmiÅŸtir ve bundan bebeÄŸi sorumluymuÅŸ gibi düÅŸünebilir. Bütün bu düÅŸünceler ilerleyen günlerde kaybolacaktır. Annenin biraz sabırlı olması ve kendisine pozitif telkinlerde bulunması önemlidir. Annenin kendini toparlayamaması durumunda bir uzmanla görüÅŸülmesi en saÄŸlıklı olandır. İlk günlerde babalık psikolojisi Babaların durumu annelere kıyasla biraz daha zordur. Çünkü annedeki deÄŸiÅŸiklikler olaÄŸan karşılanırken, babanın duyguları genelde anlaşılmaz ve hep eÅŸine destek vermesi gereken birey olarak algılanır; fakat desteÄŸe ihtiyacı olduÄŸu düÅŸünülmez. Yeni gelen bu minik üye babanın da farklı duygular içinde olmasına sebep olur çoÄŸu zaman. “Åžimdi neler olacak hayatımızda, geçimini temin edebilecek miyim vb...” sorular babayı meÅŸgul ederken, bir yandan da duygusal farklılıklar babayı meÅŸgul eder. Babayla genelde ilgilenen olmaz; çünkü daha ziyade anne ile ilgilenilir. İlk günlerde babanın nerede uyuyacağı, yemek yiyip yemediÄŸi çok da önemsenmez ve bu durum babadaki duygusal gerginliÄŸi daha da artırabilir. Bunun dışında baba istediÄŸi her an bebeÄŸe yakın olma ÅŸansına sahip olamadığını düÅŸünebilir. Çünkü bebeÄŸini sevebilmesi için karnının tok, altının temiz, gazının çıkartılmış ve uyumamış olması gerekir ki, böyle bir anı yakalamak oldukça zordur. Bu nedenlerle babanın da anlaşılmaya ihtiyacının olduÄŸu unutulmamalı ve çevresi tarafından gelecek destek esirgenmemelidir. Bu ÅŸekilde baba kendini daha rahat hissedeceÄŸinden eÅŸine de daha fazla destek olabilecektir. BebeÄŸe karşı sorumluluklar Anne-çocuk arasındaki ilk duygusal baÄŸ ilk dakikalarda kurulur. Özellikle normal doÄŸum yapan annelerin ilk dakikalarda çocukları ile bütünleÅŸmeleri saÄŸlanmalıdır. DiÄŸer doÄŸumlarda ise mümkün olan ilk zamanda anne-bebek buluÅŸması saÄŸlanmalıdır. Bebek, bu ilk dakikalarda tensel temas halinde olmalıdır. BebeÄŸe sık sık beden masajı yapmak bebeÄŸi ruhsal ve bedensel açıdan dinlendirecektir. Babaların da ilk saatlerde bebekleri ile duygusal baÄŸ kurmaya çalışmaları önemlidir. BebeÄŸin ilk anlardan itibaren huzurlu bir ortamda bulunması için ebeveynler arası tartışmaların olmaması gerekmektedir. Aksi takdirde negatif etkilenen ebeveynler bunu bebeklerine yansıtacaklardır. Ebeveynin çocuÄŸuyla ilk dönemlerden itibaren konuÅŸması ve bir süre sonra çocuÄŸuna kitap okuması saÄŸlanmalıdır. Gerek ortamı, gerek ebeveyni yumuÅŸatan ve gerekse bebeÄŸin ruhunu okÅŸayan dinletiler her zaman için faydalı olacaktır. Musikiler gibi... Ebeveyn kendini geliÅŸtirme çabası içinde olmalıdır. Bu konuda kitap okumaya ara verilmemeli ve çeÅŸitli eÄŸitsel aktivitelere katılınmalıdır DERS 10: ÇocuÄŸunuzun İlk Pedagogu Olmaya Ne Dersiniz? ÇocuÄŸunuzun ilk pedagogu olmaya ne dersiniz? Çocuklarınızı gözlemler misiniz? Veya çocuÄŸunuzu gözlemlerken nelere dikkat etmeniz gerektiÄŸi hakkında bilginiz var mı? Ebeveynlerin büyük bir çoÄŸunluÄŸundan çocukları ile ilgili olarak ÅŸu tarz kaygıların ifade edildiÄŸine ÅŸahit olurum. - Sorun anlarında nasıl tepki vereceÄŸimi kestiremiyorum. - Bazen çocuÄŸumun ne Yapmaya çalıştığını anlayamıyorum. - Daha baÅŸarılı olması için ne yapmalıyım bilemiyorum. Her ÅŸeyden önce bu soruların cevabı için çocuÄŸunuzu tanımalı ve davranışının nedeni hakkında bilgi sahibi olmalısınız. Bunun dışında bu kaygıların izale edilebilmesi için evvela çeÅŸitli eÄŸitsel faaliyetlerden istifade etmeli ve çocuk eÄŸitimine ve çocuk psikolojisine dair çeÅŸitli kitaplar okumalısınız. Gerek bu kitaplardan, gerek eÄŸitsel süreçlerden ve gerekse ebeveynlik güdü ve tecrübelerinden edindiÄŸiniz bakış açısı ile çocuÄŸunuzun ilk pedagogu siz olmalısınız. Tabii buradaki ifademden bu iÅŸin uzmanı pedagoglara gerek olmadığı anlamı anlaşılmamalıdır. Çocukla ilgili net bir yargıya ulaşılması gereken durumlar karşısında ve psikolojik sorunlar karşısında ilgili uzmandan yani bir pedagog, psikolog veya çocuk psikiyatrisinden destek alınmalıdır. Burada kastettiÄŸim sadece annenin pedagog hassasiyetinde olması gerektiÄŸidir: Ebeveynin pedagojik rolü nasıl olmalıdır? 1. Objektif olmalı: Ebeveynlerin büyük bir kısmı çocuklarının normal üstü bir zekaya sahip olduklarını düÅŸünürler. Bir kısmı da çocuklarının davranışsal anlamda problemli olduklarına öylesine inanmışlardır ki çocuklarının hemen her davranışını bu düÅŸüncelere baÄŸlar, dolayısıyla objektif deÄŸerlendiremezler. Her iki durumda da ebeveynin çocuÄŸunu ve çocuÄŸunun davranışlarını objektif bakış açısı ile deÄŸerlendiremediÄŸi ve çocuÄŸuna hatalı yaklaşımlar sergiledikleri görülür. Bu nedenle ebeveyn çocuÄŸunu gözlemlerken ve davranışlarını anlamaya çabalarken objektif olmayı ve her davranışı kendi konumunda deÄŸerlendirmeyi ihmal etmemelidir. 2. Çok yönlü gözlemlemeli: Çocuk farklı ortamlarda gözlemlenmelidir. Evde, parkta, yemek yerken, hastayken, yabancı biriyle birlikteyken vs. Aynı davranışın farklı zaman ve ortamlardaki yansılamalarını bilmek ebeveynin çocuÄŸa doÄŸru tepkilerle yaklaÅŸmasını ve çocuÄŸunu anlayabildiÄŸi için davranışsal anlamda mesafe kat edebilmesini kolaylaÅŸtırır. 3. PeÅŸin hükümlü olmamalı: Nice ebeveynler vardır ki “çocuÄŸum yaramaz” veya “saygısız” diyerek gerek kendi zihinlerini bulandırıp çocuklarını tanıyamamış ve gerekse çevresindekilerin kendi çocuklarına önyargıyla yaklaÅŸmalarına sebep olmuÅŸlardır. 4. Uzmanlara danışılabilmeli: Ebeveyn çocuÄŸunu kapsamlı olarak ve objektif olarak gözlemledikten sonra çocuÄŸunu daha iyi tanıyabilecek ve çocuÄŸundaki normal dışı süreçleri daha çabuk fark edecektir. Nasıl çocuktaki fiziksel bir hastalık karşısında bir çocuk hekimine baÅŸvuruyorsa psikolojik, davranışsal ve geliÅŸimsel bir sorun karşısında da ebeveyn gözlemlediÄŸi normal dışı süreç için ilgili uzmanlara (psikolog, pedagog, psikiyatrist, özel eÄŸitim uzmanı, konuÅŸma terapisti gibi) danışacaktır. 5. ÇocuÄŸa deÄŸerli olduÄŸu hissettirilmelidir: Ebeveynin her hareket ve ifadesinde çocukta “annem-babam bana deÄŸer veriyor” düÅŸüncesini uyandırabilmelidir. 9. DERSİN ÖZETİ İlk ebeveynlik deneyimleri BebeÄŸin aile sistemine katılımı ile birlikte ebeveynin ruhsal ve sosyal anlamda deÄŸiÅŸiklikler yaÅŸadığı görülür. Özellikle sosyal anlamda bebeÄŸe daha endeksli bir yaÅŸama merhaba diyen bireyler bununla birlikte ebeveynliÄŸin ilk günlerinde karmaşık duygular içinde olabilirler. Annenin bu dönemde loÄŸusalık psikolojisi içinde bulunduÄŸu ve çevreden gelecek desteÄŸe -ki bu destek özellikle eÅŸi tarafından verilmelidir- ihtiyacı olduÄŸu görülür. Bununla birlikte bebeÄŸi kabullenememe, suçluluk psikolojisi içinde olma gibi duygular da anne tarafından hissedilebilir. Bütün bunların zamanla kaybolacağı unutulmamalıdır. İlerleyen vakalarda uzman desteÄŸi faydalı olacaktır. Baba da anne kadar olmasa bile karmaşık bir psikoloji içinde olabilir. Çevre desteÄŸi babaya da verilmelidir ki kendini daha rahat hissedebilsin. Çocukla konuÅŸmak, ona müzik dinletmek, kitap okumak yapılabilecekler arasındadır. Bununla birlikte evdeki iletiÅŸim süreçlerinin gergin bir ÅŸekilde olmaması gerekmektedir DERS 11: Anne-Babalık Vasıfları Ne güzeldir anne-baba olmak. Fakat bir o kadar da zordur. Her bireyin birbirinden farklı hususiyetleri vardır. Herkes birbirine benzemek durumunda deÄŸildir. Fakat anne-baba olduktan sonra tüm ebeveynlerin birbirlerine benzemeleri gereken, özellikleri veya bir diÄŸer ifade ile vasıfları olmak zorundadır. AÅŸağıda bu vasıflardan sadece bir kısmına yer verilmiÅŸtir. İlerleyen derslerde hem bu vasıflar zaman zaman detaylandırılacak hem de diÄŸer vasıflar anlatılmaya çalışılacaktır. Bazı bireylerde gerek yaÅŸam koÅŸulları nedeniyle gerek yetiÅŸtirilme yöntemleri nedeniyle çeÅŸitli negatif özelliklerin var olduÄŸunu görürüz. Asabiyet, ÅŸiddete meyil, sabırsızlık vb. Aslında bu vasıflar zaten bireyde de tercih edilmeyen özelliklerdir. Ama anne-babalık rolleri aktif haldeyken kesinlikle devre dışı bırakılması gereken özelliklerdendir. Hemen her insanın zaman zaman sinirlenme hakkı olabilir veya öfkelenebilir. Fakat anne-babalık rolündeyken birey negatif olan tüm bu özelliklerini frenleyebilmelidir. “Ne yapayım, ben böyleyim” tarzı bir yaklaşım çocuk eÄŸitiminin handikaplarından biridir. Bu nedenle davranışsal anlamda veya ruhsal anlamda çeÅŸitli sorunlar yaÅŸayan bireyler kendilerini kontrol etmeli, edemiyorlarsa çocuklarının yanında hatalı davranıp etkilerini çocuÄŸa yansıtmamaları için gerekirse bir uzmandan destek almalıdırlar. Anne-babaların taşımaları gereken önemli vasıfları ÅŸöyle sıralayabiliriz: SABIR “Sabır olmadan asla!” Sabırlı oluÅŸ veya sabırsızlık genelde çocuÄŸun davranışlarına baÄŸlı olarak deÄŸil ebeveynin ruhsal durumuna göre deÄŸiÅŸkenlik arz ediyor. Öyleyse aslında sabrımızı zorlayan çocuklarımızın davranışları deÄŸil, çocuklarımızın davranışlarına bizim ruhsal anlamda hazır olmayışımızdır, diyebiliriz. Mesela, bir baba bir gün önce hiç kızmadığı bir davranışa ertesi gün çok yorgun olduÄŸu için kızabiliyor. Veya çocuÄŸu suyla oynamayı seven bir anne suyla üstünü ıslatan çocuÄŸuna sabırla yaklaşırken, ertesi gün çocuÄŸa giydirecek temiz kıyafet kalmadığı için aynı davranışa sabır göstermeyebiliyor. Öyleyse burada üzerine su dökme davranışı deÄŸil annenin hazır olmayışı bu sabırsızlığı üretmiÅŸtir. Kendimden bir örnek verecek olursam. Benim kızımın en büyük eÄŸlencesi dolu poÅŸetleri boÅŸaltmaktır. Makarna poÅŸeti de olabilir, pirinç poÅŸeti de. Henüz neden-sonuç iliÅŸkisi kuramadığı için bunu bir oyun olarak algılıyor. Kızım yaklaşık 2 yaşında. Benim sabırla yaklaÅŸtığım bu olaya maalesef birçok ebeveyn öfkeyle yaklaÅŸabiliyor. İstisna denebilecek durumlar vardır. Birtakım davranış sorunları olan ve ısrarla tercih edilmeyen davranışlarda bulunan çocuklar gibi. Bu durumda da çocuÄŸu anlamak ve çocuÄŸa yardımcı olmaya çalışıp sorunun çözümüne odaklaÅŸmak, gerekiyorsa uzman desteÄŸi almak gerekir. Yani sabır göstermeyip tepkisel davranmak burada da çözüm deÄŸildir. SEVGİYLE YAKLAÅžIM Her anne-baba çocuÄŸunu sever mutlaka, ama çok az anne-baba bunu çocuÄŸuna hissettirebilir. Anne-baba, çocuÄŸu sevdiÄŸini ona hem söylemeli hem de hissettirmelidir. Burada baz alınacak nokta çocuÄŸun kendi sevgi dilidir. Beden temasından hoÅŸlanan çocuÄŸa dokunmak, konuÅŸmayı seven çocukla zaman ayırıp sohbet etmek gibi. Bunun dışında çocuÄŸunuzla ilgili yapacağınız tüm iÅŸlerde sevgiyle hareket etme önemli bir unsurdur. Yani çocuÄŸunuzu geçiÅŸtirmeden veya öfke duygularını sıfırlayarak çocuÄŸa yaklaÅŸma, çocuk için oldukça önemlidir. Çocukların hisleri çok kuvvetlidir. Kendilerinin her ÅŸeye raÄŸmen sevildiklerini bilirlerse ebeveynlerini anlama adına daha fazla çaba harcarlar. SAYGI Ebeveynlerin en büyük yanılgılarından biri çocuklarının bir birey olduklarını unutmalarıdır. Evet sevgili anne-babalar çocuklarınız da aynen sizin gibi çeÅŸitli duygu ve düÅŸünceleri olan bireylerdir. Onların da utanma duyguları ve onurları vardır. Bu nedenle size yapılmasını istemediÄŸiniz hiçbir davranışı çocuklarınıza uygulamamalısınız. HOÅžGÖRÜ HoÅŸgörü gösterilecek kiÅŸinin kendi yavrunuz olduÄŸunu düÅŸünecek olursanız çocuklarınızın hatalı bile olsa birçok davranışlarına hoÅŸgörü göstermeniz zor olmayacaktır. Çocuklarınıza her zaman hoÅŸgörü gösterin. Tabii bazı hatalı davranışlar karşısında tatlı bir otorite kurmanız ve çocuÄŸunuzun davranışının sonucuna katlanmasına olanak saÄŸlamanız gerekebilir. Ama çocuÄŸunuz bu kararlı halinizi görürken bile siz içinizde hoÅŸgörünüzü daima zinde tutun. “O henüz çocuk” deyin veya “gençliÄŸin bir hatası” olarak deÄŸerlendirebilin. Tavır koymanız gereken durumlarda çocuÄŸunuza doÄŸruları öÄŸretme adına tatlı otoritenizi sergilemeli ve kararlı olmalısınız. Fakat bunu iyi kalplilikle yapmalısınız. TEBESSÜM Bazı ebeveynler çocuklarını şımartmamak için onlara tebessüm etmezler. Umarım bu grup ebeveynlerden deÄŸilsinizdir. Çocuk tebessümle şımarmaz, bunu asla unutmayın. Samimiyetle çocuÄŸa tebessüm etmek aradaki bağı kuvvetlendireceÄŸinden ebeveynin çocuk eÄŸitiminde daha çabuk mesafe kat etmesine neden olur. Kimi ebeveynlerin ise tebessüm etmiyor olmaları kasıtlı deÄŸildir. Ama bunu çocuk için bir ihtiyaç görmediklerinden genellikle çocuÄŸa karşı nötr bir surat ifadesi takınırlar. Çevreye gülücükler saçan nice ebeveynlerin çocuklarının yanında yorgunluk gibi bahanelerle tebessüm bile etmedikleri görülür. Oysa tebessüm çocuÄŸun kendisini deÄŸerli hissetmesini kolaylaÅŸtırdığı gibi, çocuÄŸun bundan eÄŸitsel anlamda pozitif etkilenmesini saÄŸlar. Zaman/Ailem DERS 12: Lütfen Tepki Vermeden Önce DüÅŸünün
Lütfen tepki vermeden önce düÅŸünün Sizce çocuÄŸunuzu yeterince anlıyor musunuz? Çocuk anlaşılabilirse ona göre ebeveynin yaklaşımlarını ayarlaması daha kolay olacaktır. Åžayet ebeveyn hâlâ çocuÄŸuna karşı hatalı davranmaya veya en ufak bir hareketinde sabırsızlık gösterip tepkisel davranmaya devam ediyorsa henüz çocuÄŸunu anlayamıyordur. ÇocuÄŸu niçin anlamak önemlidir? Bir baÅŸka ifade ile çocuk kendisi anlaşılmadan birtakım tepkilere maruz kalırsa bunun sakıncası ne olabilir?
Bunu hemen bir örnekle izah etmek istiyorum: Mesela bedeninizin bir yerinde bir ÅŸikâyetiniz olduÄŸunu ve bundan dolayı ilgili hekime baÅŸvurduÄŸunuzu düÅŸünelim. ÖrneÄŸi daha da özelleÅŸtirelim; ayaklarınız aÄŸrıyor olsun. Bu örnek vücudunuzdaki bir baÅŸka aÄŸrı için de düÅŸünülebilir. Doktorunuza ayaklarınızın aÄŸrıdığını söylediÄŸinizde muhatabınız olan doktorun size çeÅŸitli sorular sormasını, durumun ciddiyetine göre tetkikler yapması gerektiÄŸini düÅŸünürsünüz. Bütün bu aÅŸamalarda sonra doktorunuzun rahatsızlığınızı anladığına ikna olursunuz. Ve doktora olan itimadınızdan dolayı dedikleri sizi zorlayacaksa bile veya hoÅŸunuza gitmese bile sizin iyiliÄŸiniz için olduÄŸunu bilir ve dediklerini uygulamaya çalışırsınız. Tam tersini düÅŸünün, ayaklarınıza dair ÅŸikayeti belirttiÄŸinizi ve size hiç soru sorulmadan ve tetkikleriniz yapılmadan ilaç verildiÄŸini düÅŸünün. Bu durumda da genellikle hasta doktorun kendisini anlamadığı, kararında yanılmış olabileceÄŸini düÅŸündüÄŸünden doktorun tavsiyelerini uygulamaz. Hatta bu davranışından dolayı doktoru eleÅŸtirebilir. Aynen bunun gibidir çocuÄŸun davranışlarının sebebini bilmeden, anlamaya çalışmadan tepki vermek. Çocuk bir ÅŸeyler yapmıştır. Fakat bunu yaparken bilinçaltındaki düÅŸüncelerinin tesiri vardır. Mesela duvara resim yapan çocuk, bu davranışı ile duvarı güzelleÅŸtirdiÄŸini ve annesinin böylece kendisini fark edebileceÄŸini düÅŸünebilir. Bu düÅŸünce ve heyecanla duvara resim yapan çocuk resmi annesine gösterir. Bu durumda anne resmi karalama olarak nitelendirip ve bundan dolayı fiziksel veya sözel ÅŸiddete baÅŸvurursa çocuÄŸun ruhunda derin izler bırakabilecektir. Bu tepkisiyle çocuÄŸunu bu davranışından caydırmak isteyen anne belki de bu tepkisi dolayısıyla daha ciddi sorunların baÅŸ göstermesine sebep olacaktır. Aynen sorunu anlamadan ilaç yazan doktorun hastayı daha ciddi bir tehlikeye sürüklemesi gibi. Oysa anne önce çocuÄŸu dinleyip anlamaya çalışsaydı hem çocuktaki sevgi boÅŸluÄŸunu fark edebilecek hem de ruhsal anlamda çocuÄŸa zarar vermeden duvara resim çizmenin yanlışlığını çocuÄŸa anlatabilecekti. Aynen tıpta olduÄŸu gibi “önce anlayın sonra tepki verin”. Önce ruhunu ve bilinçaltını çözmeye çalışın, sonra çocuklarınıza tepkilerinizi ÅŸekillendirin. Bu sebeple lütfen dinleyip anlamadan çocuklarınıza tepki vermeyin. Her davranışın müspet veya menfi bir amacı vardır Amaç müspet olduÄŸu halde ters bir tepki ile karşılaÅŸan çocuÄŸun duyguları deformasyona uÄŸrarken zaten ebeveyni ile baÄŸ kuramamış olur ve amacı menfi olan çocuÄŸun duyguları büsbütün negatifleÅŸir ve baÄŸlar kopma noktasına gelir. Çocuk kimi zaman yaptığı davranışla ebeveyninden negatif tepki görür. Fakat buna raÄŸmen ebeveyni ile olumsuz da olsa baÄŸlantı haline geçmekten hoÅŸlanabilir. Bu sebeple her defasında kızıyor olduÄŸunuz halde çocuÄŸunuz hatasında ısrar ediyorsa çocuk hâlâ anlaşılamamıştır demektir. ÇocuÄŸunu anlamaya çalışıp da yetersiz kaldığınızı düÅŸündüÄŸünüz zamanlarda da bir uzmana danışmak hata yapma riskinizi azaltır. Çocuklar neden olumsuz davranır?
* İlgiyi üzerinde toplama arzusu. * Ebeveyni üzme arzusu/intikam düÅŸüncesi. * Gücünü ispat. * Kendini ifade etme. Bunlara kardeÅŸ kıskançlığı, özgüven problemi, vs.. gibi alt baÅŸlıklar çıkarılabilir. Bazen bu maddeler bazı çocuklar için 50’ye bile çıkarılabilir. Ve unutmayın ki çocuÄŸu ve davranışlarının amacını anlayabilirseniz yaÅŸanması muhtemel sorunların büyük ihtimalle önüne geçmiÅŸ olursunuz. Niçin Böyle Bir EÄŸitim? Bazı ebeveynler aile okulları vb. eÄŸitimlere direnç gösterirler. Benim çocuÄŸumu en iyi ben tanırım, Kimse bana; çocuÄŸuma ve eÅŸime nasıl davranacağımı öÄŸretemez. Biz böyle mi büyüdük? Bizim ailemizde sorun yok... gibi bahanelerle eÄŸitime direnç gösteren bireylere ÅŸöyle denilmeli: Evet, belki bizim kuÅŸağımız veya bizden önceki kuÅŸakların bu nevi eÄŸitsel imkânları olamamış olabilir. Fakat günümüzde bu tarz imkânlar madem var; niçin kullanmayalım?.. Ayrıca günümüz ÅŸartları ile geçmiÅŸ zaman ÅŸartları birbirinden çok farklı. Artık gerek teknolojinin ve gerekse çevre ÅŸartlarının etkisiyle çocukların ve gençlerin kafası çok fazla karışmakta. Ebeveynin hatalı tepkileri neticesinde eve karşı soÄŸukluk hisseden çocukları ve gençleri bekleyen öylesine tehlikeli ortamlar var ki… Sadece bu nokta bile ebeveyn eÄŸitiminin önemini vurgulamaktadır. Bunların dışında bizler eÄŸitim alan ebeveynlerin çocukları deÄŸiliz, ama psikolojik olarak sorunsuz olduÄŸumuzu kaçımız söyleyebiliyoruz? Veya kaçımızın özgüveni tam olarak yerinde veya kaçımız mesleki olarak istediÄŸimiz yerdeyiz? Ya da birçoÄŸumuzun hayatında keÅŸke dediÄŸi noktalar mutlaka vardır vs… Öyleyse daha kendini bilen, özgüvenli, pozitif ve baÅŸarılı bir nesil için lütfen üzerinize düÅŸen görevi ihmal etmeyin. Ve aile okuluna gelmeyi sakın ihmal etmeyin… Ve unutmayın ki; eÄŸitime katılmak için sorun yaşıyor olmanız gerekmez. Daha mutlu bir aile için eÄŸitime katılmanızı öneririm. Sorun yaÅŸanmadan sorunlara karşı önlem almak, sorun yaÅŸandıktan sonra çözüm üretmekten çok daha saÄŸlıklıdır. Aile okuluna kayıt ve baÅŸarılı olmak için gerekenler: Her iki ebeveynin eÄŸitime katılması eÄŸitimin uygulanabilirliliÄŸini artıracağından her iki ebeveynin okula katılması bekleniyor. Derse önyargısız gelme, uyguladıklarınızdan sonuç almanızı kolaylaÅŸtırır. Önceki negatif deneyimlerinizi bir kenara bırakın, gerekirse eÄŸitime sıfırdan baÅŸladığınızı düÅŸünün. “Ben zaten bunu denemiÅŸtim diyerek” önerileri dikkate almamak yapılacak en büyük yanlışlardandır. İstikrarlı olmalısınız. Sunulan yöntemler; ancak istikrarlı olunursa çocuÄŸa ve ailenin genel yapısına pozitif yansır. Samimi ve doÄŸal olmalısınız. Küçük bir not defteri alıp bazı mevzuları not etmeniz bilgilerin aklınızda kalmasını ve hedeflerinizin oluÅŸmasını saÄŸlar. Öyleyse buyurun aile okuluna…
|