| Ailenin çocuk gelişimine etkisi |
|
|
Anne ve baba tutumları çocuk psikolojisinde çok önemli bir yere sahiptir. olumsuz aile tutumları çocuÄŸu yetiÅŸkinlikte, bireyin kiÅŸilik yapısını, tavır, alışkanlık, inanç ve deÄŸer yargılarını büyük ölçüde biçimlendirmekte ve çocuÄŸun psikolojisini etkilemektedir.
Anne-babanın çocuÄŸa iliÅŸkin tutumlarını deÄŸerlendirirken, aile içindeki iliÅŸkidinamiÄŸini gözden geçirmek gerekir. Üç çocuk, anne ve babadan oluÅŸan 5 kiÅŸilikbir ailede aile içi etkileÅŸiminin kaç çeÅŸit olduÄŸu teke tek iliÅŸkiler formulüile saptanabilir: 5 kiÅŸilik bir ailede X=n2-n= 20 çeÅŸit iliÅŸki mevcutdur. Bu,herkesin kendisinden baÅŸka 4 kiÅŸi ile iliÅŸkiye girdiÄŸi anlamına gelir. BuiliÅŸkiler çift yönlüdür. Gerçekte iliÅŸkiler daha karmaşıktır. Yani; anne, anneolarak çocukları ile iliÅŸkide, anne ve baba iÅŸlevleri gereÄŸi çocuklarlailiÅŸkide, kızlar ve erkekler birbirleriyle iliÅŸkide gibi deÄŸiÅŸik ve karmailiÅŸkiler vardır. Gerçekte kuramsal olarak formül ÅŸöyle olmalıdır:X=1x2x3x4x5=120 çeÅŸit iliÅŸki aile içinde vardır. BeÅŸ kiÅŸilik aile, 6 kiÅŸi olsa,yani bir çocuk daha eklense, iliÅŸki sayısı 120x6=720'e çıkar. Yani aile,iliÅŸkiler yumağı ÅŸeklinde gözlemlenir. Olumlu veya olumsuz herkes birbiriyleiliÅŸkidedir. Aile üyelerinden birinin baÅŸarısı veya baÅŸarsızlığı herkesietkiler. Aile içindeki çatışmalar (kardeÅŸler arası, anne-baba, anne-çocuk veyababa-çocuk çatışması v.b.) da aile içindeki herbir bireyi etkiler. Ancakçatışmaları önem sırasına koymak gerekirse, anne-baba çatışması ailenin tümbireylerini diÄŸerlerine oranla çok daha fazla etkilemektedir. Aile için,anne-baba iliÅŸkisi daha temeldir.
Ailenin çocuk yetiÅŸtirmedeki tutumunu ve çocuk yetiÅŸtirmeyle ilgili sorunlarını anlamak için aile tutum modeli yararlı bir yaklaşımdır. ÇocuÄŸun anne-babadan aldığı iki ÅŸey vardır: Sevgi ve EÄŸitim. Sevgi; kabullenme, koruma, kollama ve sevecenlik gibi bütün olumlu duyguları içerir. EÄŸitim ise;öÄŸretilen herÅŸeyi, verilen bilgileri, becerileri, yasakları, kuralları, inançları,deÄŸer yargılarını, görgü kurallarını ve insanın sosyalleÅŸmesi için gerekli olantüm toplumsal deÄŸerleri kapsar. Olumsuz aile tutumlarında ailenin verdiÄŸi sevgi ya yetersiz veya aşırı, eÄŸitimise gevÅŸek ya da sıkı olmaktadır. Aşırı sevgi tutumunda, aile çocuÄŸu sevgiyeboÄŸucu, onu çok koruyucu ve aşırı kollayıcıdır. Bunun sonucu olarak çocuktabağımlılık ve güvensizlik geliÅŸir. Çocuk karşılaÅŸtığı her olayda anne-babasınayaslanır, onlara güvenir fakat kendisine güvensizdir. Sevgi yetersizliÄŸi veyayokluÄŸu sonucu ise, çocukta kendine ve çevreye karşı güvensizlik ve olumsuzduygular geliÅŸir. DoÄŸal olarak aşırı sevginin veya yetersizliÄŸinin dedereceleri vardır. Sevgi yetersizliÄŸinin en aşırı ucu, çocuÄŸu terketmek veyakabullenmemektir. Yetersiz sevginin, aşırı sevgiye göre sonuçları daha ağırolmaktadır . Sıkı eÄŸitim, çocuÄŸa olur olmaz yasaklar koyma ve yaÅŸanmaz kurallar ile çoçuÄŸuyetiÅŸtirmedir. Sıkı eÄŸitim ve disiplin uygulayan anne-babalar çocuÄŸu kenditasarladığı bir kalıba göre yetiÅŸtirmek amacını güderler. Çocuk sıkı birdenetim altında tutularak en küçük yanılgı ve hataları gözden kaçmamakta,bunların önemle durulmakta ve düzelitmesi istenmektedir. Böyle aileler fizikselcezayı ön planda kullanmakta ve çocuklara kendilerini yönetme fırsatı vermemektedir.Bireyin kendine güvenini ortadan kaldıran, onun kiÅŸiliÄŸini hiçe sayan birdisiplin yöntemi olan sıkı eÄŸitim ile büyüyen çocuklar kibar, sessiz, uslu vedürüst olmalarına karşın küskün, çekingen, kolay etkilenebilen, huysuz ve aşırıhassas bir yapıya sahip olabilmektedir. GevÅŸek eÄŸitimde ise "hoÅŸ gör, boÅŸ ver"anlayışı egemendir. Bu anlayışta "Her ÅŸeyi hoÅŸ gör; çocuktur her ÅŸeyi yapar;çocuk özgür olmalıdır; onun her dediÄŸini yapın; ona sevgi verin yeterlidir"ÅŸeklinde yüzeyel ve asılsız öÄŸretiler vardır. Bu tutumda çocuÄŸun olumsuzdavranışları aşırı hoÅŸgörü ile karşılanır. Aşırı gevÅŸek tutumla yetiÅŸtirilençocukların bencil, sabırsız ve anlayışsız oldukları ileri sürülmektedir. Aşırıdenetim çocuÄŸu pasifleÅŸtirirken aşırı hoÅŸgörü çocuÄŸun şımarmasına neden olmaktave olgunlaÅŸmasını engellemektedir. Bazı ailelerde ise disiplin bulunmakta,ancak ne zaman ve nerede uygulanacağı belli olmamaktadır. Anne-babaların tutumuaşırı hoÅŸgörü ile katı cezalandırmalar arasında gidip gelmektedir. Böyle birortamda büyüyen çocuk hangi davranışın ne zaman ve nerede yapılacağınıayırtedemez. Tutarsızlık, bir günün bir güne uymaması biçiminde olabileceÄŸigibi anne-babanın birbirine çok aykırı ceza ve eÄŸitim anlayışlarının olmasındanda kaynaklanabilir. Bu tutum sonucunda çocuklarda iç çatışmalar vehuzursuzluklargeliÅŸir, ardından dengesiz ve tutarsız bir yapının oluÅŸtuÄŸugözlenir. OLUMSUZ AİLE TUTUM ÅžEKİLLERİ
Bazı anne-babalar otorite olmayı öÄŸrenememiÅŸlerdir; bunlar çocuklarına gereklisınırlamaları koyamazlar. Bir kısım anne-baba ise katı baskı altındayetiÅŸmiÅŸlerdir. Kendi yaÅŸamadıklarını çocuklarına yaÅŸatmak isterler ve dolaylıolarak doyum saÄŸlamaya çalışırlar. Ne var ki, sınırların katı ve dar olmasıkadar iyi çizilmemesi de çocuÄŸun gerekli rehberlikten yoksun kalmasına nedenolur. Bu gibi çocuklarda baÅŸkaldırıcı ve toplumdışı davranışlar daha sıkgözlenir. 2. Aşırı sevgi ve sıkı eÄŸitim: Burada sevgi, aynı birinci tutumda olduÄŸu gibiaşırı verici ve koruyucu bir davranışla sunulmaktadır. Ancak çocuÄŸa bir bebekgibi bakıldığı halde, kendisinden beklenenler çoktur. HiçbirÅŸey esirgenmez;özel dersler aldırılır, çeÅŸitli olanaklar saÄŸlanır. Buna karşılık çocuktanileri düzeyde baÅŸarı beklenir. Bu tutumla yetiÅŸtirilen çocukların nevrotik olmaolasılıkları çok yüksektir. Bu beklenti, sevgi ile beraber sunulduÄŸundançoÄŸunlukla çocuklar tarafından kolay benimsenir ve benliÄŸe sindirilir. Bazençocuk bu özellikleri çok sindirmiÅŸtir ve kendisini aşırı derecede kontrol eder;böylece acımasız bir üstbenliÄŸe sahip eriÅŸkin olarak yetiÅŸir. 3. Yetersiz sevgi ve aşırı disiplin: Sıkı eÄŸitim vardır ve disiplin genellikleaşırı cezalarla uygulanır; en küçük ÅŸeyde cezalandırma (dayak, ÅŸiddet) yolunagidilir. Çocuk çoÄŸunlukla aÅŸağılanır ve horlanır. Böyle yetiÅŸtirilen çocuklardasaldırgan ve antisosyal davranışlara eÄŸilim artar. Bu tür ailelerde büyüyençocuklar, karşı çıkma ve saldırganlık gibi yollarla kendilerini kabul ettirmekisterler ve kendi iç dünyalarını açıklamakta zorlanırlar. 4. GevÅŸek eÄŸitim ve yetersiz sevgi: Bu durum yoksul ve kalabalık ailelerdegözlenir. ÇocuÄŸa düÅŸen sevgi ve ilgi payı azdır. ÇocuÄŸun eÄŸitimi deyetersizdir. Böyle çocuklar "saldım çayıra, mevlam kayıra" anlayışı ileyetiÅŸir. Çocuk, kendi yolunu bulmaya çalışır. Böyle çocuklar pasif vedonukturlar. Bu tutumda da disiplinsizlik söz konusudur, ancak disiplinsizliÄŸinburadaki nedeni sorumsuzluk ve ilgisizliktir. Sevginin yetersiz oluÅŸu aşırıiticiliÄŸe neden olur. Çocuk yeterli sevgi ve bakım görmez. Hazır olmadığıçaÄŸlarda bağımsızlığa zorlanır; bir an önce kendi kendisine yetmesi vekendisine bakması beklenir. DiÄŸer Olumsuz Aile Tutumları a. Anne ve babanın tutumları arasında tutarsızlık: Bu tutumda, bir çocuÄŸaannenin ayrı, babanın ayrı bir tutum izlemesi söz konusudur. ÇocuÄŸa konulansınırların sürdürebilmesi için anne-babanın davranışlarında tutarlı olmasıgerekir. b. Aile içindeki kardeÅŸlere farklı tutumlar : Burada çocuklar arasındaayrımcılık vardır. ÖrneÄŸin, kız çocukla erkek çocuk arasında veya yatağınııslatan çocukla diÄŸer çocuklar arasında ayırım yapılır. c. Aile içi kutuplaÅŸmalar: Aile içinde bazen klikleÅŸmeler, aile içindeki birgrubun baÅŸka gruba ya da kiÅŸiye karşı çıkması, gizli anlaÅŸmalar oldukça sıkgörülür. Bazen anne-baba çocuklara karşı, çocuklar anne-babaya karşı, bazen debir çocukla baba, bir baÅŸka çocukla anneye karşı kutuplaÅŸabilir. Çocuk aileiçinde herkesin yüklendiÄŸi bir ÅŸamar oÄŸlanı da olabilir. SaÄŸlıklı tutum: Ailenin çocuÄŸa karşı tutumunun iki temel ögesi vardır; 1.Sevgi, 2. Disiplin. Kuramsal olarak en olumlu tutum, temel gereksinimleri enuygun biçimde karşılayan, kiÅŸide kendi kendisini doyurabilme yetisi geliÅŸtiren,iki temel ögeyi en saÄŸlıklı biçimde ve oranda içinde bulunduran tutumdur. Disiplin, aile içindeki denge ve düzenin oluÅŸturulmasında büyük önem taşır.Ancak disiplin toplumumuzda çoÄŸunlukla "cezalandırma" ile eÅŸanlamlıolarak deÄŸerlendirilmektedir. Her ne kadar kelime anlamıyla "katılık"ve "kuralcılık" gibi kavramları çaÄŸrıştırıyorsa da gerçek anlamdadisiplin, cezalandırma kadar ödüllendirmeyi de içerir ve çocuÄŸun toplumauyumunu kolaylaÅŸtıran davranışın yönlendirilmesini amaçlar. Disiplin, çocuÄŸaistenilen davranış ve alışkanlıkları öÄŸretir, kendi kendini denetleme ya da içdenetim demek olan ahlak geliÅŸimini saÄŸlar. Disiplin, tutarlılık ve esneklikgibi temel ilkeleri içermelidir. Katı ve baskıcı disiplinle davranışıyönlendirmeyi amaçlayan anne-baba; çocuÄŸun kendilerine karşı korku, öfke vekızgınlık içinde olmasına neden olur, çocuÄŸa saldırgan olmayı ve sorunlarınışiddet yoluyla çözmeyi öÄŸretir ve zayıf vicdan ve ahlak geliÅŸimine yol açar. AraÅŸtırmalarda disiplin yöntemi olarak ödüllendirmenin ceza vermekten dahaetkili olduÄŸu saptanmıştır. Disiplin hem yeteri kadar hem de çocuÄŸun yaşınauygun olmalıdır. Kurallar açık olmalı ve uygulanabilmelidir. Ceza verilmesigerekiyorsa hemen uygulanmalı ve üstü örtülmemelidir. Ceza, çocuÄŸun özüne deÄŸilde davranışlarına yönelik olmalıdır. Anne-babalar çocuklarına sevgi, anlayış, sabırve hoÅŸgörü ile disiplin vermelidir. Anne-baba-çocuk iliÅŸkilerini içinde yaÅŸanan toplumun etkileri belirler. Türk aile ve eÄŸitim sistemine bakıldığında, genelde otoriter, kısıtlayıcı, aşırı koruyucu ve kontrol edici bir yapının ortaya çıktığı, çocukların saygılı,baÅŸeÄŸici, pasif ve uysal kiÅŸilik yapısıyla biçimlendiÄŸi, kurallara uygundavranışlar ödüllendirilirken; aktif, sorgulayıcı, atılgan davranışlarıncezalandırıldığı görülmektedir. BaÅŸka bir deyiÅŸle, toplumumuzda çoÄŸunluklapasif ve söz dinleyen çocuklar anne-babayla olumlu iliÅŸkilere girmekte, kendigörüÅŸlerini ifade edebilen aktif ve giriÅŸken çocuklar ise çatışma kaynağıolmaktadır. HoÅŸgörülü ve demokratik ailelerde büyüyen çocuklar, arkadaÅŸları ileiliÅŸkilerinde daha etkin, daha giriÅŸken, yaratıcı fikirler ileri sürebilen vefikirlerini söyleme eÄŸiliminde görülen çocuklar olmaktadır. Sevgi ve ÅŸefkat insan ruhunun üretebildiÄŸi en gönül okÅŸayıcı duygulardır.Sevgi, övgü ve takdir insana deÄŸerli olduÄŸu duygusunu verir; deÄŸerli olduÄŸunuhisseden insan da çevresine deÄŸer verir. Hepimizin ortak amacı çocuklarımızınfiziksel ve ruhsal olarak saÄŸlıklı yetiÅŸmesidir. Bunda anne-babalarıntutumlarının etkisinin büyük olduÄŸu gerçeÄŸi yadsınamaz. Anne-babalarınçocuklarına yönelik tutumlarının saÄŸlıklı olması, büyük ölçüde onların kendiiçlerinde barışık, dengeli, huzurlu ve birbirlerine karşı sevgi ve saygılıolmalarına baÄŸlıdır.
|
SEO by AceSEF
En Çok Okunanlar
- Çocuklarda Motor Becerileri geliştirme çalışmaları
- Kaybolan zihinsel engelli parmak izinden bulunacak
- Kekeleyen çocuğa nasıl davranmalıyız
- Oral Motor Egzersizler- Yarık Damakta Sesletim Terapisine Etkisi
- Kaybolan zihinsel engelli parmak izinden bulunacak
- 10-16 Mayıs Engelliler Haftası Yaklaşıyor.
- Ada berard aıt eğitim ve danışmanlık merkezinden bir ilk
- Nisan Ayı Otizim Farkındalık Ayı
- ÖSYM 2012 Sınav Takvimi
- Rehabilitasyon Merkezinde Taciz İddiası haberi
- 3 yaşına kadar organik gıda tüketilmeli
- Zihinsel engelliler için memurluk sınavı kursu açıldı
- Ankara için 2012 engelliler yılı
- 8,5 milyon engellimiz var biliyor muyuz!
- Bebeklerin fiziksel ve zihinsel sağlık gelişimleri için dikkat edilmesi gerekenler
- Erken sağlık taraması, 4 bin 600 çocuğu zekâ geriliğinden kurtardı
- Sağlıklı çocuk gelişimde BABA
- Genetik hastalıklar önlenebilir mi
- YaÄŸmur Adam izle
- İstanbul Müftülüğünden Engelliler haftası hutbesi










