OOPS. Your Flash player is missing or outdated.Click here to update your player so you can see this content.

Ana Menü

Faydali Olmasi Dilegi ile...:
Kist Hidatik Hastalığı Yazdır

KİST HİDATİK HASTALIĞI
      Hipokrat zamanından beri bilinen bu paraziter hastalık halen özellikle hayvan yetiÅŸtiriciliÄŸi ile uÄŸraşılan ülkelerde önemli bir saÄŸlık sorunu oluÅŸturmaktadır. Hastalık etkeni Cestode sınıfının Taenidae familyasına ait bir parazit olan ECHİNOCOCCUS' ( ekinokok ) dur. E. granulosus, E.multilocularis, E.vogeli ve E.oligarthus olarak adlandırılan 4 türü vardır. Bunlardan en yaygın görüleni E.granulosus'tur. Ekinokok'ların eriÅŸkin ÅŸekilleri ana konakçı olan kedi, köpek, kurt, tilki gibi hayvanların barsaklarında bulunur. Larva ÅŸekilleri ise ara konakçı olan koyun, keçi, sığır, deve, domuz, at, eÅŸek, manda , karaca, geyik, çeÅŸitli kemirgenler ve insan'da kist içinde yaÅŸarlar

      E. granulosus'un yumurtaları, paraziti barsaklarında taşıyan ana konakçı kedi, köpek vb hayvanların dışkılarıyla dışarı atılırlar. Bu yumurtalar toprak, su ve yumurta bulaÅŸmış kedi köpek tüyleriyle direkt veya kontamine sebze, meyvelerle endirekt olarak ara konakçılar tarafından ağız yolundan alınır. Alınan bu yumurtalar barsaklarda açılarak barsak duvarını geçer, kan ve lenf yoluyla öncelik sırasıyla karaciÄŸer, akciÄŸer, diÄŸer organ ve dokulara yerleÅŸerek kist formunda yaÅŸamlarını sürdürürler. Bu kistleri içeren hayvan etleri ve sakatatlarının, kedi köpek vb ana konakçılar tarafından çiÄŸ olarak yenmesiyle onların barsaklarında 6-8 haftada eriÅŸkin ÅŸeklini alarak 6 - 8 ay canlı kalırlar. Belirli aralıklarla yumurtlayarak enfeksiyon zincirinin bir kısır döngü ÅŸeklinde devamını saÄŸlarlar. EÄŸer kedi ve köpeklere kist içeren et ve sakatatların verilmemesi, saÄŸlam etlerinde iyice piÅŸirilerek verilmesi, düzenli olarak veteriner kontroluyla parazit mücadelelerinin yapılması saÄŸlanırsa bu zincir kırılır ve toplumda kist hidatik hastalığı sorun olmaktan çıkar. Kedi ve köpek tüylerinin de kendi saçımızdan, çeÅŸitli hayvan kürklerinden, kuÅŸ tüylerinden veya tüylü oyuncaklardan bir farkı kalmaz.

        Klinik bulgular : Hidatik kistli kiÅŸilerin büyük bir kısmında hiç bir yakınma ve bulgu yoktur.Kistlerin büyümesi yavaÅŸtır ( 1 - 3 cm/ yıl ) ve enfeksiyondan birkaç yıl sonra belirti vermeye baÅŸlar. Kistler en sık karaciÄŸer ve akciÄŸerler'de görülürler. Nadiren dalak, karın zarı ( periton ), böbrek, kemik, göz yuvası ( orbita boÅŸluÄŸu ), beyin, kalp ve yumurtalıklara da yerleÅŸebilir.

       E. granulosus kistleri tek boÅŸluklu, çevresi belirgin ÅŸekilde sınırlanmış, içi sıvı dolu yer kaplayan yapılar ÅŸeklindedir. Bulgu verecek kadar büyüdüÄŸünde ÅŸikayetler tutulan organa göre deÄŸiÅŸir ve nonspesifiktir. Bazen kist sıvısının dışarıya yavaÅŸ yavaÅŸ sızması ile allerjik reaksiyonlar özellikle ürtiker ortaya çıkar. Kistin ani açılmasıyla ağır anaflaksi tablosu ortaya çıkabilir. Kist sıvısının yayıldığı yerlere ulaÅŸan kız kistler burada da kist oluÅŸmasına neden olurlar.

        E. granulosus kistleri insanda nadir olmakla birlikte malign hidatik hastalığı olarak bilinen ağır tabloya yol açar. YerleeÅŸtiÄŸi organlarda bir çok küçük kistler oluÅŸur. Bunlar çoÄŸalır ve çevredeki dokuları harap ederek hızla yayılır. İnfeksiyonun ilerlemesi önlenemezse prognoz ağırdır. Cerrahi giriÅŸim tehlikelidir.

        Hastalın tanısı : Tanı, klinik ve laboratuar bulgularının birlikte deÄŸerlendirilmesi ile konulur. Radyolojik olarak düz grafilerde rastlanan kistik oluÅŸumların ultrason ve tomografi ile ayrıntılı deÄŸerlendirilmesi yapılabilir. Serolojik testler ve hidatid elisa testi tanıyı destekler. Kistlerin cerrahi yoldan komplikasyonsuz çıkarılmasından bir süre sonra antikorlar tamamen kaybolur ve testler negatifleÅŸir. Kist bronÅŸa açılmışsa balgamın mikroskobik incelemesi ile kız kistler görülebilir. Kistler tanı amacıyla kesinlikle aspire edilmemelidir.

        Tedavi : Küçük ve kalsifiye kistlerde tedavi yapılmaksızın yakın takip önerilmektedir. Büyüyen ve bulgu veren kistler cerrahi yoldan çıkarılabilir. Cerrahi tedavide riskler varsa, cerrahi olarak çıkarılmaları mümkün olmayacak yaygın kistler sözkonusu ise uzun süreli ilaç tedavisi uygulanarak izlemeye alınır. Bu amaçla mebendazol ve albendazol kullanılmaktadır.

        Korunma : Hastalığı önlemek, parazitin yukarıda anlatılan yaÅŸam zincirini kırmaktan geçer. Hastalığın insandan insana, köpekten köpeÄŸe veya koyundan koyuna geçmesi söz konusu deÄŸildir. Bu konuda yapılması önerilenler aÅŸağıda özetlenmiÅŸtir.

Halkın hastalık konusunda eÄŸitimi ( ülkemiz insanlarının kist hidatiÄŸin, köpek ve kedi tüylerinin direkt olarak karaciÄŸer ve akciÄŸere gidip yapışması sonucunda oluÅŸtuÄŸu ÅŸeklindeki yaygın yanlış inancın doÄŸrusunun yukarıda anlatıldığı ÅŸekliyle öÄŸretilmesi ).
Et kesimlerinin denetlenerek, kaçak kesimlerin önlenmesi ve hastalıklı hayvan etlerinin ve sakatatlarının ortadan kaldırılması.
BaşıboÅŸ köpeklerle mücadele edilmesi ve onların aşılarının ve parazit tedavilerinin belediyeler ve gönüllü kuruluÅŸlarca saÄŸlanması.
Evde bakılan kedi ve köpeklerin düzenli parazit ilaçlarının verilmesi ve veteriner kontrollarının yaptırılması.
Bu önlemler alınmadıkça hiç kimsenin bu hastalıktan uzak durmasının mümkün olmadığının herkesçe bilinerek, bu mücadelede elinden geleni yapması ( En az risk altındaki gurubun evde bilinçli olarak kedi ve köpek besleyen insanlar olduÄŸu herkesçe bilinmelidir. Çünkü doÄŸru bilgilere sahiptirler ve gereÄŸini yapmaktadırlar. Bu ÅŸekilde bakılan kedi ve köpeklerin tüyleri hiçbir risk taşımazlar, sadece basit bir ayrıntı olarak genel temizlik sırasında halledilir. En büyük risk gurubu ise parazit mücadelesi yapılmadan serbest dolaşıma bırakılmış, bahçede, çiftlikte veya köyde beslenen köpeklerle teması olan ve koyun, keçi, inek vb hayvancılıkla uÄŸraÅŸan kiÅŸilerdir. )

 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile


SEO by AceSEF
Siteni Ekle
google-site-verification: google09bd85cd605c77e7.html