|
Otizm Platformu, Birleşmiş Milletler'in tüm dünyada “Otizm Bilinirlik Ayı” ilan ettiği Nisan ayından başlayarak, otizmle ilgili bilinçlendirme ve tanıtım kampanyalarına başlıyor. Platform ilk olarak hazırladığı Otizm Bildirgesi ile devlet ve kamuoyunu bilinçlendirme çalışmalarına başlarken, Türkiye'de artan otizmi tehlikesine de dikkat çekti.
Türkiye'deki otizm alanında çalışmalarını sürdüren 14 sivil toplum
örgütünün bir araya gelerek kurduğu Otizm Platformu 2 Nisan'ın “Dünya
Otizm Günü” ilanı nedeniyle, otizmle ilgili bilinçlendirme ve tanıtım
kampanyalarına başlıyor. Platform bu amaçla Otizm Platformu
Bildirgesi'ni 2 Nisan'dan itibariyle devletin ilgili birimlerine ve
kamuoyuna sunmaya başladı. Bildirge'de otizmin nasıl bir hastalık
olduğu ve belirtileri anlatılırken, tedavi yöntemleri de açıklanıyor.
Bildirgede, tüm dünyada tanılama bilimselliği kabul edilmiş gelişim
değerlendirme ve ölçme kriteri olarak kullanılan DSM- IV ölçütlerine
göre her 150 çocuktan birinin otizmden etkilenmiş olduğu kaydedilirken,
Türkiye'de de 450 bin kişinin otizmli olduğunun tahmin edildiğine
dikkat çekildi. Bildirgede Türkiye'de son dönemde otizm tehlikesinin
arttığı uyarısında bulunuldu.
-“DEVLET DESTEĞİ İLE EĞİTİM 20 SAATE ÇIKARILSIN”-
Otizm Platformu, bildirge ile otizm tanısı alan çocuklara yoğun özel
eğitim verme konusunda Türkiye'deki önemli yetersizliklere dikkat
çekerken, öncelikle Türkiye'de otizm konusunda devlet nezdinde her
türlü kararın tartışıldığı ve alındığı ortam ve süreçlere dahil olmayı
amaçlıyor. Platform, bildirge ile dünyada bilimsel olarak erken yaştaki
çocuk için kanıtlanmış yoğun eğitim süresinin haftada 40 saat iken,
Türkiye'de devlet desteği ile 10 saatlik eğitim alındığına dikkat
çekiyor. Platform, Türkiye'de devlet tarafından aylık 10 saatlik eğitim
desteğinin en az 20 saate çıkarılmasını istiyor.
-“OTİZM KONUSUNDA DONANIMLI YETERLİ ÖĞRETMEN YOK”-
Otizm Platformu bildirgede Türkiye genelinde devlet okullarında sadece
2 bin 114 otizmli çocuğun eğitim aldığını bildirirken, Türkiye'de,
otizmli çocuklara eğitim ve terapi verecek donanımda ve yeterli sayıda
öğretmen bulunmadığını belirtiyor. Platform, bu durumun üniversitelerde
yeterli sayıda program ve öğretim üyesi bulunmamasından kaynaklandığını
kaydediyor. Platform bu anamda Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK'ü göreve
çağırdı.
|