| Otizm de ilk Adım ve Kaynaştırma |
|
|
Otistik bir çocuk annesi olarak;böyle bir çocuÄŸa sahip olan ailelerde en büyük görevin anneye düÅŸtüÄŸüne inanıyorum.Otizm hakkında ilk bilgilendiÄŸimde;oÄŸlumun kendi dünyasında tek başına yaÅŸamasına bir anne olarak katlanamayacağıma, ne yapıp edip onun dünyasına girmeyi baÅŸarmam gerektiÄŸine,kendi dünyasından dışarıya bir pencere açıp bu pencereyi gittikçe büyüterek onu dış dünyaya açılmış,bu dünyadaki diÄŸer insanlarla tanışmış,iletiÅŸim kurabilen,topluma uyum saÄŸlayabilen bir birey haline getirmem gerektiÄŸine karar verdim.Kendi dünyasından çıkması için bir yardımcıya ihtiyacı vardı.O yardımcı da oÄŸluma en yakın kiÅŸi olan ben olmalıydım.Ona nasıl yardımcı olabilirdim? İşe göz kontağı kurma çalışmaları ile baÅŸladık.Masa başında karşılıklı oturarak,yanaklarını avuçlarımızın içine alarak gözümüze baktırmaya çalıştık.Kendi gözünü gösterme,karşısındaki insanın gözünü gösterme,baktığı gözlerin ne renk olduÄŸunu sorma gibi yorucu ve uzun süren çalışmalar sonucunda bu aÅŸamayı baÅŸardık.İlk zamanlarda baÅŸardığı an alkışlanmak en sevdiÄŸi ödül oluyordu. Kendi etrafında dönmeye baÅŸladığında önce itiraz etse de ellerinden tutup “kutu kutu pense,dön dön kelebek”ÅŸarkılarını söyleyerek oyunlar oynuyorduk.O anda yanımızda kimler varsa onları da oyuna katıyorduk. El yıkamasını,diÅŸ fırçalamasını, tuvaletten sonraki temizliklerini, düÄŸmelerini ters ilikleme gibi yanlışlıklarını bazılarını önce biz yapıp izleterek,bazılarını ellerinden tutup göstererek,bazılarını da ayna karşısında kendisini izleterek yaptırdık,düzelttirdik. Duygu ve düÅŸüncelerini ifade edemediÄŸinden önceleri fazla sinirlilik ve hırçınlık gösteriyordu.Bunları yenmek için uzun yürüyüÅŸler,denize taÅŸ fırlatma,evde yastıkla boks oyunları,balon ÅŸiÅŸirip patlatma gibi aktiviteler yapıyorduk.Bu stres atıcı,yatıştırıcı çalışmaları hala gerek duydukça yapıyoruz. Daha sonra yaptığımız çalışmalar kelime hazinesini zenginleÅŸtirici,dikkat geliÅŸtirici oyunlar oldu.Ben”ka”hecesini söylüyordum,oÄŸlum sonunu tamamlıyordu.(Örnek:ka-pı,ka-şık,ka-dın,ka-tı,ka-sa,ka-lın,vb.) OÄžLUMUN EDİNDİĞİ HER OLUMLU DAVRANIÅž,BECERİ BENİ ONA DAHA FAZLA ÅžEYLER KAZANDIRMAK ADINA YÖNLENDİRDİ.HALA BİRLİKTE DAHA ÇOK ÅžEY YAPABİLECEĞİMİZE İNANIYORUM KAYNAÅžTIRMA NEDİR? KaynaÅŸtırma,gerektiÄŸinde sınıf öÄŸretmenine veya özel öÄŸrenciye destek olan özel eÄŸitim hizmetleri saÄŸlanması koÅŸulu ile,özel öÄŸrencilerin normal eÄŸitim ortamlarında eÄŸitilmesidir.(Kırcaali-İftar,1992) Özel çocukları;iÅŸitme engelliler,görme engelliler,zihinsel engelliler,konuÅŸma engelliler,süreÄŸen hastalığı olanlar,bedensel yetersizliÄŸi olanlar,öÄŸrenme güçlüÄŸü gösteren çocuklar,üstün zekalı ve üstün yetenekli çocuklar olarak sıralayabiliriz.(Özsoy-Eripek ve Özyürek,1992) KAYNAÅžTIRMANIN YARARLARI KaynaÅŸtırmanın yararlarını;normal çocuÄŸa,özel çocuÄŸa,özel çocuÄŸun anne-babasına ve sınıf öÄŸretmenlerine olmak üzere dört grupta toplayabiliriz. 1-KaynaÅŸtırmanın Normal Çocuklara Yararları Normal çocuklar,özel çocuklarla kuracakları iliÅŸkilerden kazandıkları bilgileri ilerleyen yıllarda da kullanabilirler.Bireysel farklılıkları daha kolay kabul edebilirler.(Metin,1992-Eripek,1986) Özel çocukları daha yakından tanıma ve onlarla ilgili ön yargılarını deÄŸiÅŸtirme fırsatına sahip olabilirler. 2-KaynaÅŸtırmanın Özel Çocuklara Yararları İyi planlanmış kaynaÅŸtırma eÄŸitimine katılan çocuk,normal çocuÄŸun davranışını gözleyerek ve model alarak toplumca benimsenen davranışlarını geliÅŸtirir.(Belma,1986-Metin,1992-Eripek,1986) 3-KaynaÅŸtırmanın Anne-Babalara Yararları Anne-babalar çocuklarının normal çocuklarla nasıl etkileÅŸimde bulunduklarını gördükçe,çocukları hakkında daha gerçekçi olmaya baÅŸlarlar.İstenmeyen bazı davranışların sadece özel çocuklara özgü olmadığını,normal çocukların da benzer davranışlara sahip olabileceÄŸini fark ederler.(Karatepe,1996) Özel çocuÄŸa sahip anne-babaların,çocuklarının eÄŸitimi ile ilgilenen uzman,rehber öÄŸretmen ve sınıf öÄŸretmeniyle iletiÅŸim halinde bulunması,anne-babalara güç ve cesaret verir.Çocuklarına nasıl yardımcı olacakları konusunda yeni yollar öÄŸrenirler. 4-KaynaÅŸtırmanın Sınıf ÖÄŸretmenlerine Yararları KaynaÅŸtırma uygulamaları ile normal sınıf öÄŸretmenleri,özel çocuklarla çalışma ÅŸansına sahip olurlar.ÖÄŸretmenler özel öÄŸrenci için kullandıkları yöntem ve teknikleri diÄŸer öÄŸrenciler için de kullanabilirler.Bilinen ve normal çocuklar için kullanılan etkili öÄŸretim ve eÄŸitim tekniklerinin birçoÄŸu ilk kez özel çocuklar için geliÅŸtirilmiÅŸtir.Bu nedenle özel eÄŸitim teknik ve yöntemlerini bilen bir normal sınıf öÄŸretmeni,bu teknikleri bilmeyen öÄŸretmenlerden daha baÅŸarılı olur.(Karatepe,1996) Ayrıca kaynaÅŸtırma eÄŸitiminin baÅŸarıya ulaÅŸması için öÄŸrencinin gideceÄŸi kaynaÅŸtırma sınıfındaki akranları ile ön hazırlık yapılarak öÄŸrencilerin özel öÄŸrenciyi kabule hazır konuma getirilmesi saÄŸlanmalıdır. Sınıf öÄŸretmeni;özel çocuklarla ilgilenmenin zamanlarını tükettiÄŸi,normal çocukların baÅŸarısını aÅŸağıya çektiÄŸi gibi ön yargılardan arınarak,özel çocuÄŸun kendi sınıflarına katılmalarına istekli olmalıdır. Özel öÄŸrenciler için uygun eÄŸitsel metot,materyal saÄŸlanmalıdır. Sınıf öÄŸretmenleri,özel eÄŸitim öÄŸretmenleri,rehber öÄŸretmen,yöneticiler ve anne-babalar özel çocuÄŸun eÄŸitim uygulamalarının ve planının bir parçası olmalıdır,aralarında iyi bir iletiÅŸim sistemi geliÅŸtirmelidir. Kaynak: Bornova-İZMİR KAYNAÅžTIRMA EĞİTİMİNDE Gönlümüz tüm öÄŸrencilerimizin belli seviyeye gelip kaynaÅŸtırma eÄŸitimine gitmesi, gittikleri okullarda kabul görüp, akranları olan çocuklardan iyi davranışları model alarak, bizim dünyamıza adapte olup hayatlarını sürdürmelerini arzulamaktadır. Bizim dünyamıza dedim çünkü; otistik bireyin geniÅŸ kapsamda eÄŸitimi denilince ben olayı ÅŸöyle görmekteyim: YaÅŸadığımız, belli normları olan dünyamıza bir ÅŸanssızlık olarak gelmiÅŸ olan, fizik olarak bizden farkı olmayan, fakat iletiÅŸim, yaÅŸam tarzı, takıntıları, kendini yaÅŸamaktaki ısrarları ile tamamen baÅŸka bir dünyaya ait olan bireyi bizim dünyamıza adapte edebilmektir. Otistik birey bizim iletiÅŸim dilimiz bilmemekte ya da konuÅŸmayı kendince gereksiz görmektedir. Kurallarımızı anlamsız bulmakta, kendini yaÅŸamayı, içinden geldiÄŸi gibi davranmayı daha gerçekçi bulmaktadır. Bence de otistik dünya daha saf ve temiz. Ama ne yazık ki bu dünyaya gelmiÅŸler. Burada, bizimle yaÅŸamak zorundalar. Biz anne-babalar ve eÄŸitimcilere düÅŸen görev ise onların elinden tutarak; onlara bu dünyanın dilini ve kurallarını tanıtıp, bizlerle birlikte yaÅŸamaktan zevk almalarını saÄŸlamaktır. Bu dünyanın kurallarından biri de eÄŸitim-öÄŸretimdir. Bu da bizim dünyamızda okul denilen kurumlarda yapılmaktadır. Normlarımıza göre her 6-7 yaşına gelen birey eÄŸitim-öÄŸretim görmek için ilköÄŸretime baÅŸlar. Çocuklarımıza genellikle 3-4 yaÅŸlarında “OTİSTİK” tanısı konulmaktadır. Öyleyse otistik bireyi ilköÄŸretime hazır hale getirebilmek için önümüzde 3-4 yılımız vardır. Bu süre bu çabalar içinde koÅŸuÅŸtururken göz açıp kapayıncaya kadar geçer. Bakarız çocuÄŸumuz 6 yaşına gelmiÅŸ. Tek evdeki eÄŸitimle olmuyor, akranlarıyla birlikte olması, onlarla bir ÅŸeyler paylaÅŸması, onlardan bir ÅŸeyler öÄŸrenmesi gerektiÄŸinden bir ana sınıfı veya özel kreÅŸ düÅŸünülür. Özel kreÅŸler belki onlar için maddi bir gelir kaynağı olduÄŸumuzun hatırına sesini çıkarmaz. İlköÄŸretim Okulunun ana sınıfına giden otistik bireyin 3-4 gün sonra velisi okula çaÄŸrılır. ÇocuÄŸunuzun sizin de bildiÄŸiniz; sosyal beceri, iletiÅŸim, günlük yaÅŸam becerileri, akademik beceri gibi tüm alanlardaki eksikleri ve uyumsuzlukları sıralanır. ÇocuÄŸunuzun sınıfta düzeni bozduÄŸu, öÄŸretmenin tek sizin çocukla ilgilenemeyeceÄŸi, bu sınıfta olamayacağı açıkça söylenir. Siz durumunuzu ve çocuÄŸunuzun özel durumunu anlatmaya çalışırsınız. Sık sık bunlar tekrarlanarak ana sınıfı biter. Geçen bu bir yıl; sizi, çocuÄŸunuzun eÄŸitim-öÄŸretim sürecinde nasıl zorluklar beklediÄŸi gerçeÄŸiyle yüz yüze getirmiÅŸtir. Ama baÅŸka seçeneÄŸiniz de yoktur. Kabul göreceÄŸiniz, otistikler için, onları anlayacak bir yer yok ki. Seneye, ilköÄŸretimin 1.sınıfı için ümitleriniz sönmüÅŸtür. Çareler aranır. Sonunda ÅŸöyle bir çözüm bulunur. Bir yıl geç baÅŸlasa daha iyi olur. Ama evde de beklememeli. Biraz daha uyum için akranları ile birlikte olmalı. İlköÄŸretim 1. sınıfa kayıtsız olarak baÅŸlatalım. Zille sınıfa girip çıkmayı, sırada oturmayı, öÄŸretmeni dinlemeyi, teneffüslerde diÄŸer çocuklarla birlikte oynamayı öÄŸrensin. Mavi önlük, beyaz yaka (ne kadar da yakışmıştır). Çantanın içi o sınıf için ne gerekiyorsa eksiksiz, en iyisi, en güzeli ile donanmıştır. (Daha cazip gelsin diye) Burada bizim (oÄŸlumla benim) ÅŸansımız aynı okulda olmamız. ÖÄŸretmeni baÅŸ edemediÄŸinde, sınıfın düzenini bozduÄŸunda benim sınıfa (3.sınıf) gönderiliyor, ceza olarak. Bu hemen hemen her gün yaÅŸanıyor. Evde bire bir çalışırken kalem tutup, ödev yapıyoruz. (Zor da olsa) Okulda bunu kesinlikle yapmıyor. Yazmak istemiyor. Kalem kırılıp, silgi ile birlikte pencereden dışarıya fırlatılıyor. Ama sınıftaki kırk öÄŸrencinin adı soyadı yanlışsız söyleniyor. “Bu çocuktan bir ÅŸey olmaz” diyorum. İstediklerini (iÅŸine geleni) çok güzel öÄŸreniyor.Sınıf fiÅŸlerde epey ilerledi, biz daha yazmıyoruz. Evde sesli harflerden baÅŸladık, bunları okuyup yazıyoruz. Sıra sert sessizlerde. Biz seslerden fiÅŸlere, diÄŸer çocuklar fiÅŸlerden sese, aralık ayında aynı yerde buluÅŸtuk, okuyoruz. OkuduÄŸu öyküler, yazılar ve ÅŸiirlerle, soru-cevaplarla her alanda daha hızlı bir geliÅŸme bekliyorduk, yanılmışız. Okuyor ama; kelime hazinesi zayıf, vurgu yok, sözcükleri bazen birleÅŸtiriyor, kısacası anlamadan okuyor. Yine amaca ulaÅŸamadık. Matematikte “bir bir daha kaç eder?” sorusunun cevabını çubuklar ve fasulyeler yardımıyla yapıyor, soyut düÅŸünemiyor. Tek kazancımız; seneye sekiz yaşında, kayıtlı öÄŸrenci olarak 1. sınıfa baÅŸladığında, okuma-yazma ile fazla uÄŸraÅŸmayıp, bu zamanı matematikte ilerleme ile geçireceÄŸimiz. Ertesi yıl, yeni bir okulda, yeni arkadaÅŸlarla birlikte. Sınıfında kurallara uyup, sınıfının gerektirdiÄŸi tüm sorumlulukları yapmak zorunda. EÄŸitim-öÄŸretimde yaÅŸadıklarımızı bir yana bırakalım. Velilerle başımız dertte. ÇocuÄŸuma özel öÄŸretmen tutup eÄŸitimini evde yaptırmam gerektiÄŸini bana anlatmaya çalışanlar. (ben bilmiyorum ya) Okul müdürüne ÅŸikayet edip sonuç alamayınca İlçe Milli EÄŸitim MüdürlüÄŸüne ÅŸikayet edenler. Benim çocuÄŸum yüzünden kendi çocuÄŸunu baÅŸka okula götürenler. (Anlayışlı olanlar da var bu arada) Ben bu durumdan memnun muyum acaba? Her gün evde saatlerce ödev yaptırmaya çalışırken. Onu anlamaya çalışırken. Yaptığı uyumsuz davranışların nedenini (onun anlayacağı dilden konuÅŸarak) öÄŸrenmeye çalışırken ben mutlu oluyor muyum acaba? Üç gün önce Türkçe dersinde iÅŸledikleri metni okurken “S” harfini “ÅŸ” diye okuduÄŸu için kendisine kıkırdayan arkadaşının kolunu üç gün sonra koparırcasına ısıran çocuÄŸu kim anlar ? Her yerde, her zaman onun ifade dili ben olamam ki. Sınıfta ders anında belki yıllar önce yaÅŸadığı komik bir olayı; ÅŸimdi yaşıyormuÅŸ gibi hatırlayıp kendi kendine gülünce onu kim anlar ? Okul bahçesinde oynarken kendi etrafında dakikalarca dönmesinin sebebini kim anlar ? DiÄŸer çocuklara yetiÅŸmek için deÄŸil, onların yanında kendinin varlığını hissedebilmek için evde masa başında ne kadar çaba harcadığını kim bilebilir ? DiÄŸerlerinin 10-15 dakikada yapabileceÄŸi bir ödevi yapabilmek ve anlamak için iki saat çalıştığını kim bilebilir ? Sadece otistik çocuk ve onunla çalışan tabii ki. İlköÄŸretimin 5 yıldan 8 yıla çıkarılmasına otistikler ve diÄŸer norm dışı kabul edilen çocuklar adına üzülmekteyim. Onların; diÄŸer insanlarla birlikte yaÅŸayacak konuma gelmelerini saÄŸlayacak, özbakım, sosyal beceri, iletiÅŸim becerileri gibi alanlarda geliÅŸmeye daha çok ihtiyaçları var. Anlayamadıkları, anlamakta zorlandıkları soyut kavramlarla uÄŸraÅŸtırmanın bu çocuklara pek faydası yok. Çocuklarımızın kaynaÅŸtırmaya gittikleri okullarda akranlarıyla aralarındaki farklılık yaÅŸları büyüdükçe daha da artmaktadır. Ayrıca kendi farklılıklarını küçük yaÅŸlarda pek anlamasalar da büyüdükçe bunu anlamaya baÅŸlıyorlar. Çocuklarımızın ÅŸansa ihtiyaçları var. Åžansları açık olsun. Onları sevilecekleri, kabul görecekleri ortamlarda eÄŸitmek en güzeli. Ben “OÇEM” leri otistik çocuklar adına bir ÅŸans olarak görüyor, burada bu çocuklar yararına çalışmak isteyen arkadaÅŸlarıma tüm otistikler adına teÅŸekkür ediyorum. Hazırlayan: Merkez Hakkında|
|
SEO by AceSEF
En Çok Okunanlar
- Çocuklarda Motor Becerileri geliştirme çalışmaları
- Kaybolan zihinsel engelli parmak izinden bulunacak
- Kekeleyen çocuğa nasıl davranmalıyız
- Oral Motor Egzersizler- Yarık Damakta Sesletim Terapisine Etkisi
- Kaybolan zihinsel engelli parmak izinden bulunacak
- 10-16 Mayıs Engelliler Haftası Yaklaşıyor.
- Ada berard aıt eğitim ve danışmanlık merkezinden bir ilk
- Nisan Ayı Otizim Farkındalık Ayı
- ÖSYM 2012 Sınav Takvimi
- Rehabilitasyon Merkezinde Taciz İddiası haberi
- 3 yaşına kadar organik gıda tüketilmeli
- Zihinsel engelliler için memurluk sınavı kursu açıldı
- Ankara için 2012 engelliler yılı
- 8,5 milyon engellimiz var biliyor muyuz!
- Bebeklerin fiziksel ve zihinsel sağlık gelişimleri için dikkat edilmesi gerekenler
- Erken sağlık taraması, 4 bin 600 çocuğu zekâ geriliğinden kurtardı
- Sağlıklı çocuk gelişimde BABA
- Genetik hastalıklar önlenebilir mi
- YaÄŸmur Adam izle
- İstanbul Müftülüğünden Engelliler haftası hutbesi










