OOPS. Your Flash player is missing or outdated.Click here to update your player so you can see this content.

Ana Menü

Faydali Olmasi Dilegi ile...:
Otistik Bireylerle ilgili çalışmalar Yazdır

KURUMSAL ÇALIÅžMALAR

   Otistik bireylere eÄŸitim veren kurumlarda rehberlik ve psikolojik danışmanlık servislerinin otistiklerin cinsel geliÅŸim süreçlerine dair özellikleri çok iyi bilip veli-öÄŸrenci-eÄŸitimci arasındaki koordinasyonu ve iÅŸbirliÄŸini geliÅŸtirebilecek bilgi birikimine ve deneyimine sahip olması gerekir.


   İlgili servisler öÄŸrencilerin cinsel geliÅŸim evrelerine dair saÄŸlıklı kayıt ve bilgiler bulundurmalıdır. Bu servis genel olarak cinsel geliÅŸime dayalı olarak otistik bireyle ilgili kiÅŸileri hazırlayıcı tedbirlerin alınmasını saÄŸlamalıdır.

   Kurumsal olarak otistik bireylerin cinsel geliÅŸim evrelerine yönelik uluslararası ve ulusal normlar, etik kurallar, insani yaklaşımlar temel alınarak düzenlemeler yapılmalıdır.
Bu kapsamda kurum fiziksel olarak bireylerin cinsel ihtiyaçlarına yönelik düzenlenmeli, cinsellik konusuna yönelik biyolojik, psikolojik ve sosyolojik açıdan bilgi birikimine dayalı seminer, panel, brifing, gösteri, yayın ve broÅŸürlerle personelini hazırlamalıdır.

 


 
OTİSTİK BİREYLERDE AİLEYE YÖNELİK CİNSEL EĞİTİM:
 
   Öncelikle aile, bu alanla ilgili olarak yeterli bilgi birikimine ve deneyimine sahip kurum ve kiÅŸilerce saÄŸlıklı bir ÅŸekilde, otistiklerin cinsel geliÅŸim evreleri hakkında bilgilendirilmelidir.

   Uluslararası düzeyde otistiklerin ergenlik ve ön ergenlik dönemlerine yönelik yapılan çalışmalar ve uygulamalar hakkında aydınlatılmalı, bu uygulamalardan ailenin sosyo-ekonomik düzeyine en uygun olan yöntem belirlenip bu yöntemle ilgili olarak aile hazırlanmalıdır.
 
 

   Otistik bireylerin ön ergenlik ve ergenlik döneminde gerçekleÅŸtirdiÄŸi her türlü davranışın doÄŸal ve yaÅŸanması gereken bir süreç olduÄŸu, bu süreçte olumlu davranışların gerçekleÅŸebilmesi için ailenin izlemesi gereken tutum ve yöntemlerin belirlenmesi için eÄŸitim kurumları ile koordineli olmaları gerekir. 

   SaÄŸlıklı ve standart bir ergenlik dönemini çocuklarının yaÅŸayabilmesi için gerekli olan fiziksel düzenlemeler ev ortamında da yapılmalı, çocuÄŸunun cinsellikle ilgili biyolojik yönünü normaller gibi kabul edip, psikolojik geliÅŸim sürecinde çocuÄŸuna katkılar saÄŸlamalıdır.

 


 
OTİSTİK BİREYLERİN CİNSEL EĞİTİMİNDE
ÇEVREYE YÖNELİK EĞİTİM
 
 
   Otistik bireylerin iletiÅŸimde bulunduÄŸu yakın ve uzak çevresi otistiklerin cinsel geliÅŸim evrelerine yönelik yaÅŸadıkları davranış deÄŸiÅŸiklikleri hakkında bilgilendirilmelidir. Ergenlik döneminde otistik bireyin saÄŸlıklı bir cinsel geliÅŸim ve davranış süreci yaÅŸayabilmesi için çevrenin de aile ve kurum gibi çocuÄŸa olumlu katkı yapacak tutum ve davranış geliÅŸtirmesi gerekir. Bu açıdan ailenin çocuÄŸun cinsel yönüne yönelik aldığı tedbirlerin çevrede de saygı ile karşılanması ve gereÄŸinin yapılması, kesinlikle otistiklerin cinsel geliÅŸimlerine yönelik olumsuz tavır ve davranışların olmaması gerekir. Normal bireylerin cinsel aktivitelerine yönelik çevrenin geliÅŸtirdiÄŸi tutum otistikler için de geçerli olabileceÄŸini varsayarak bu yönde istikrarlı davranılması gerekmektedir.

   Otistik bireyin yakın çevresinin çocuÄŸun cinsel davranışlarına karşılık öfke, kızgınlık, korkma, acıma, merhamet gibi duygularla hareket etmelerinin olumsuz davranışlara yol açabileceÄŸi göz önünde bulundurulmalıdır.

   Ergenlik dönemini yaÅŸayan bireylerin cinsen ihtiyaçlarını gidermeye yönelik ailenin uyguladığı herhangi bir ulusal veya uluslararası yaklaşım modeli çocuÄŸun fizyolojik ve psikolojik ihtiyaçları da göz önünde bulundurularak yakın çevre tarafından da kabul edilmelidir.
 

OTİSTİK BİREYLERE YÖNELİK CİNSEL İSTİSMAR:
 
 
 
    Otistiklerin cinsel geliÅŸimleri ile ilgili olarak komisyonumuzun yapmış olduÄŸu incelemeler, araÅŸtırmalar ve bazı otistik çocuÄŸa sahip ailelerin söylemlerinden de anlaşıldığı gibi ciddi manada cinsel istismarın yaÅŸandığı bilinen bir gerçektir.
Bu bireylerincinsel davranışlarında sınırlayıcı dini deÄŸerlerin, toplumsal sorunların ve etik kuralların baÄŸlayıcı olmaması sebebiyle istenmeyen bazı geliÅŸmeler olmaktadır. Çocukların ergenlik döneminde karşı cinse olan arzularının art niyetli kiÅŸilerce suistimale uÄŸratıldığı, özellikle bu kiÅŸilerin; çocukların kendini ve olayı ifade edememesinden aldığı gücle bu istismarı rahatlıkla gerçekleÅŸtirdikleri bilinen bir gerçektir.
 
   Çocukların özellikleri ve cinsel rahatlıkları göz önünde bulundurularak her an kontrol altında tutulmaları gerekmektedir. Özellikle kız çocuklarının giyimlerine bu kapsamda dikkat edilmeli, otistiklerin cinsel istismarına neden olabilecek cinsel içerikli figürler, oyun ve davranışlardan kaçınılmalıdır. (Dudaktan öpme, kucaÄŸa oturtma, cinsel içerikli temaslar v.b.)
İstismara (tecavüz,taciz) maruz kalınmaması için kesinlikle çocukların iliÅŸkide bulunduÄŸu kurum ve yakın çevre kontrol altına alınmalıdır. Olumsuz geliÅŸmelere zemin hazırlayabilecek her türlü ÅŸartlardan kaçınılmalıdır.

   Sonuç olarak otistik bireyler suistimale uÄŸrayabileceÄŸi ve kontrol edilemiyeceÄŸi ortamlardan uzak tutulmalıdır.


OTİSTİKLERİN CİNSEL EĞİTİMİNE YÖNELİK
ÖNERİLERİMİZ


M.E.B. Özel EÄŸitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel MüdürlüÄŸü otistik bireylerin cinsel geliÅŸim evrelerinde kurumlarda yaÅŸanılan sıkıntıların gerçek ve kaçınılmaz olduÄŸunu kabullenmelidir. Bu problemle ilgili olarak üniversitelerin ilgili bölümlerinden ve kurumlardan gelen raporlar doÄŸrultusunda yasal düzenlemeler yapılmalı, kurumlara ve ailelere yönelik eÄŸitim programları hazırlanmalı, broÅŸür ve kitaplar basılmalıdır.

Otistik çocuklar eÄŸitimi müfredat programında cinsel eÄŸitim baÅŸlıca bir ders olarak müfredata alınmalıdır. Otistik bireylere eÄŸitim veren kurumların ergenlik döneminde yaÅŸadıkları sorunları göz ardı etmeden ve uluslararası uygulamalar da dikkate alınarak bağımsız hareket edebilmeleri saÄŸlanmalıdır.

Bağımsız OÇEM'lerde cinselliÄŸin biyolojik ve fizyolojik yönü de dikkate alınarak doktor ve hemÅŸire bulundurulmalıdır.

Ülkemizin toplumsal normları dikkate alınarak cinsel eÄŸitimle ilgili olarak, otistik bireylerin cinsel eÄŸitimlerinde uluslararası normların yakalanabilmesi için geliÅŸmiÅŸ ülkelerle sürekli temas halinde bulunulması, basın yayın organları aracılığıyla toplumun bilinçlendirilmesi gerekmektedir.

 

GEBELİĞİ ÖNLEYİCİ ETKİN YÖNTEMLER

Hormonal Kontraseptifler
Kombine Oral kontraseptifler: ”Hap”
   Östrogen ve progesteron içeren doÄŸum kontrol hapları en etkili ve emin doÄŸum kontrol yöntemidir.
AraÅŸtırmalara göre dikkatli biçimde hap kullanan 100 kadından bir tanesinden daha azı bir yıl içinde gebe kalmaktadır.

   Hapın olumlu etkileri gebeliÄŸi önleme, aÄŸrılı adeti tedavi etme, memenin ve yumurtalığın iyi huylu kistlerinin meydana gelme olasılığını azaltma, demir yetmezliÄŸi anemisinin meydana gelmesini önleme, menstruel kan kaybını azaltma, assendan pelvik enfeksiyonlara karşı korunma, toksik ÅŸok sendromunda %25 azalma ve osteoporoza karşı korunmadır.

   Hapın olumsuz yan etkileri hafif bulantı, nadiren kusma, baÅŸ aÄŸrısı, kiloda artma, göÄŸüslerde aÄŸrı, gerginlik, dolgunluk, adet düzeninde deÄŸiÅŸiklikler-hipomenore, amenore, siklus ortasında lekelenme, laktasyonun baskılanması, hipertansiyonla karşılaÅŸma riski, damar tıkanıklığı olabilir. Ayrıca deride kloazma, plazma insülindüzeyini olumsuz etkileme ve 4 yıldan fazla kullanıldığında abdominal aÄŸrı, hepatomegali ve bening hepatik adenomu da düÅŸünülmelidir.

   Normalde yumurtalıkların yaptığı hormonlar ağızdan hap ÅŸeklinde verildiÄŸinden, beyindeki hipofiz ve hipotalamusu etkileyerek yumurtalıkların çalışmasını durdurur ve yumurtlama(ovulasyon) meydana gelmez

   Haplar gebelik, tromboflebit veya tromboembolik hastalık öyküsü; fonksiyon bozukluÄŸu gösteren akut ve kronik tip karaciÄŸer hastalığı östrojene baÄŸlı karsinoma, bilinen veya ÅŸüpheli meme karsinomu, teÅŸhis edilmemiÅŸ uterus kanamaları, fazla sigara içme, hipertansiyon, diabet, toksemi, 40 yaşın üzeri, hiperlipoproteinemia, menstrual siklusu düzene girmemiÅŸ adölesanlar, koroner arter veya iskemik kalp hastalığı öyküsü olanlar migren krizleri olanlar, ruhsal yapısı dengesiz olanlar halinde kontrendikedir.

   Hap kullanmaya baÅŸladıktan sonra senede bir kere kan basıncı, idrar tahlili ve kanda üre seviyesi temin edilmeli, ayrıca senede bir kez servikal froti yapılmalıdır.

   Kadın ÅŸiddetli karın aÄŸrısı, ÅŸiddetli göÄŸüs aÄŸrısı, öksürük, nefes darlığı, ÅŸiddetli baÅŸ aÄŸrısı, baÅŸ dönmesi, halsizlik, uyuÅŸukluk, görme sorunu, konuÅŸma zorluÄŸu, ÅŸiddetli bacak aÄŸrısı, gibi durumlarda veya depresyon, sarılık ve memede sertlik sorunu olduÄŸunda doktora baÅŸvurmalıdır.

Yalnız Progestin İçeren Kontraseptifler(Minipil veya Devamlı P rogestin)

   Yalnız progestin içeren haplara minihap ismi verilir. Bu hapların hiç ara verilmeden her gün alınması gerekir.
   Özellikle ileriki yaÅŸtaki ve emziren kadınlarda baÅŸarı ile kullanılır. İleriki yaÅŸtaki kadınlara, kardiovasküler riskleri nedeni ile önerilemeyen kombine haplar yerine minihaplar daha güvenle önerilebilir. Minihaplar anne sütünü baskılamadığı için emziren kadınlar tarafından rahatlıkla kullanılabilir. Minihap kullanan kadınlarda baÅŸ aÄŸrısı ve yüksek tansiyon daha nadir görülür. Siklusun büyük bir yüzdesinde ovulasyon olduÄŸundan, ovulasyona baÄŸlı kanama anomalileri olmaz. Ancak kombine haplara göre minihapların kontraseptif etkisi daha azdır. Progestinin bazı yan etkileri vardır;ovulatuar siklusta düzensizlik ve ektopik gebeliktir.

   Minihapların geçirilmiÅŸ over kisti, ektopik gebelik ve açıklanamamış vajinal kanamalarda alınmaması gerekir. Amenore ve ara kanamaları en fazla görülen yan etkileridir.

İmplantlar

   Norplant adıyla tanınan deri altı kontraseptif implantlar, 5 yıl süre ile yüksek kontraseptif etki saÄŸlarlar. İmplantlar basit bir cerrahi insizyonla kolun üst bölgesine, deri altına yerleÅŸtirilen çubuklardır. Çıkarıldığında kontraseptif etkisi hemen sona erer.

Enjeksiyonlar

   Enjeksiyonlar minihapların3 ya da 6 aylık enjektabl ÅŸekilleridir. Ovulasyonu durdurdurlar. Östrojen içeren kontraseptifler için risk taşıyan kadınlarda daha güvenli, uzun süreli ve emniyetli kullanılabilmeleri olumlu yönleridir. Amenore ve siklus düzensizlikleri en çok görülen yan etkileridir.

Rahim İçi Araçlar(RİA)

   Rahim içi araçlar hazne içine konuldukları zaman gebeliÄŸi önleyici etki gösteren, küçük plastik araçlardır. Plastikten, bakırdan ve hormon içeren deÄŸiÅŸik türde araçlar vardır.

   Uterus boÅŸluÄŸunda bulunan RİA, yabancı cisim etkisi yaparak endometriumda enflamatuar reaksiyon oluÅŸturarak zigotun implantasyonunu önler. RİA uterus içinde immünolojik (hücresel bağışıklık)bir infertiliteye neden olur. RİA’nın antijen etkisi kuvvetli bir yabancı cisim reaksiyonu oluÅŸturur. OluÅŸan bu reaksiyon spermlerin imhasını saÄŸlar. Spermleri immobilize eder. Böylece vajenden fallop tüplerine geçiÅŸleri engellenir.

        RİA’nın Kontrendikasyonları

*Gebelik veya gebelik ÅŸüphesi

*Pelvis içi enfeksiyonlar

*Servikal veya uterin malignitesi ya da ÅŸüphesi

*Adet düzensizliÄŸi, fazla miktarda kanama

*Akut servisit, vajinit veya servikste arozyon

*Aşırı aÄŸrılı adet görme, kasıklarda devamlı ÅŸiddetli aÄŸrı

*Koagulasyon bozuklukları veya antikoagulan tedavi görme

*Åžiddetli anemi

*Ektopik gebelik öyküsü

RİA Uygulama Zamanı


RİA uygulamak için en uygun zaman adetin 3 ile 5 günleri arasındadır. Bu zaman içinde RİA uygulanışı daha kolaydır, hem de kadının gebe olmadığından emin olabilirsiniz.

DoÄŸumdan hemen sonraki ilk 10 dk. içinde takılabilir. Ancak bu dönemdeki uygulamalarda aracın düÅŸme olasılığı veya uterus çok yumuÅŸak olduÄŸu için perforasyon olasılığı yüksektir.
RİA doÄŸumdan 6 hafta sezeryandan 8 hafta sonra takılabilir. Bu süre içinde kadın cinsel iliÅŸkide bulunmamış veya kondom ile korunmuÅŸ olması gerekir.

Kadında bir enfeksiyon riski yoksa düÅŸükten hemen sonra takılabilir. GenellikledüÅŸüÄŸü ya da küretajı izleyen 2-3 haftalar arasında uygulama yapılır.

RİA’nın komplikasyonları adet miktarında ve süresinde artma, kesilmeyen kanamalar, adetler arasında lekelenme ve anemi, kramp ve aÄŸrılar, RİA’nın atılması, gebelik, uterus perforasyonu, pelvik enflamatuar hastalıklardır.

Kondom(Prezervatif)

   Halk arasında kılıf olarak bilinen kondom kolay ve ucuz elde edilebilir olması nedeniyle avantajlıdır. Bunun yanında AIDS ve diÄŸer cinsel yolla bulaÅŸan hastalıkların önlenmesinde önemli rol oynar. Ayrıca serviks kanserine karşı koruyucu etkisi vardır. Kondomun glanspenisteki duyarlılığı azaltması ve iliÅŸkiyi bölmesi dezavantajları olarak kabul edilir. Ayrıca kondomun delik olması veya koitus esnasında yırtılması gibi sakıncaları mevcuttur. Kondomu kullanmadan önce saÄŸlam olup olmadığı kontrol edilmelidir. Kondom mutlaka her koitusta kullanılmalıdır. Temas sırasında kayıp çıkmamasına dikkat edilmelidir.

Diyafram(Kapak)

   Bu servikse yerleÅŸtirilen yarım küre biçiminde lastikten yapılmış bir araçtır. Rahim aÄŸzını kapatarak, spermlerin buraya geçmesini önler. Pelvik muayene ile uygun büyüklükte diyafram seçilir. Mutlaka bir spermisitle beraber kullanılmalıdır. Diyafram vajene iliÅŸkiden önce yerleÅŸtirilmeli ve iliÅŸkisonrası 8 saat vajende kalması saÄŸlanmalıdır. Diyafram vajenden çıkarıldıktan sonra ılık sabunlu su ile yıkanıp kurutulup pudralanarak saklanmalıdır. Her kullanımda diyaframın saÄŸlamlığı kontrol edilmelidir. Diyafram nadiren alerjik reaksiyon yapabilir. Temiz koÅŸullarda takılmaması ve vajende uzun süre kalması vajinal ve üriner sistem enfeksiyon riskini arttırır.

Cerrahi Sterilizasyon

   Cerrahi kontrasepsiyon kadında ovumun, erkekte spermiumun geçtiÄŸi kanalların cerrahi bir yöntemle kapatılması iÅŸlemidir. Geri dönüÅŸümsüzdür. SaÄŸlık ve cinsel iÅŸlevler üzerine her hangi bir etkisi yoktur. Tüm cerrahi iÅŸlemler gibi kanama, enfeksiyon ve anestezi riskleri vardır.

ErkeÄŸin Sterilizasyonu-Vazektomi

   Erkek tohum hücreleri hayalarda yapılır. Taşıyıcı kanallar erkek tohum hücrelerini meni sıvısı ile karışabilecekleri meni keseciÄŸine taşır. Bu sıvı cinsel boÅŸalmada dışarı atılır. Menideki hücreler, kadın yumurta hücresi ile birleÅŸirse gebelik oluÅŸur. Vazektomi, taşıyıcı kanalın kapatılması ile erkek tohum hücrelerinin geçmesini engelleyerek gebeliÄŸi önler. Operasyondan sonra 3 gün koitus yasaklanır.

   Kadın Sterilizasyonu-Tübal Ligasyon hem vajinal hem abdominal yoldan yapılabilir.

   Abdominal:Anestezi ile umblikusun atından küçük bir insizyonla (mini laparatomi)abdomene girilir. Tüpler ayrıştırıldıktan sonra kesme ve baÄŸlama yöntemi ile kapatılır.

   DoÄŸumdan 1-3 gün sonra veya normal dönemde herhangi bir zamanda iÅŸlem yapılabilir. Laparoskopik sterilizasyon yeni bir tekniktir. Subumblikal bölgeden bir veya iki insizyon yapılır. Abdomene karbondioksit gazı verilir. Laparoskop ile abdomene girilir. Tüpler kesme, baÄŸlama ve koterizasyon yötemi ile kapatılır. Komplikasyonları; perforasyonu, enfeksiyon, hemoraji ve anestezinin yan etkileridir.

 

 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile


SEO by AceSEF
Siteni Ekle
google-site-verification: google09bd85cd605c77e7.html