| Özürlülük ve Sosyallik |
|
|
Emperyalistler, her gün kitle iletiÅŸim araçları ile toplumsal sorunlara yönelik çalışmalarını anlatırken bir yandan da Irak’ta , Somali’de, Bosna’da, Kafkaslarda olduÄŸu gibi kitlesel katliamlara ortak olmakta ya da sessiz kalmaktadırlar. Yine hastalıklar, açlıklar ve binlerce sakat çocuk... Bu aldatmaca, bu vahÅŸet, bu saldırganlık bitmedi. Tıpkı Nagazaki de, HiroÅŸima da ve Çernobil de olduÄŸu gibi. Yine ölüm, acı, kuraklık ve açlık ve binlerce sakat çocuk... Bu göz göre göre yıkım ve vahÅŸet nedir? İnsanoÄŸlu bu kadar kör, bencil ve çaresiz mi? İletiÅŸimin ve teknolojinin cebimize kadar girdiÄŸi bu zamanlarda ilkellikte, hırsta ve bencillikte ısrarın nedeni nedir? Kozalak kokan çamların içinde, masmavi denizin yöresinde zehirli gazın nükleerin iÅŸi ne? Dur demek lazım, yeter artık ! Bir çığlık, bir sevgi ve insan için yeter artık ! Olmasın artık ölüm, açlık, kuraklık ve binlerce sakat çocuk... Bir yandan bolluk içinde yaÅŸam, trilyonluk israf, bencilce tüketim ve hırs. Bir yandan yokluÄŸun, yoksulluÄŸun, kör yargının ve cahilliÄŸin ezici, ağır yükü altında milyonlarca yaÅŸam, doÄŸmamış milyonlarca çocuÄŸun sevgisiz ve gıdasız yüreÄŸi, beni... iÅŸte budur vaziyet ilim çağında, iÅŸte budur ölüm, açlık, kuraklık ve insanlık ayıbı; trajedi, zulüm ve binlerce sakat çocuk... CahilliÄŸin ve yokluÄŸun çocukları, hırsın ve ÅŸiddetin kurbanları, bozuk ve yoz düzenin serserileri, fahiÅŸeleri, hamalları, dilencileri ve çocukları ve binlerce sakat çocuk... Toplumsal sorunlar, adından da anlaşılacağı gibi toplumun bir sorunu, toplumda her kiÅŸi ve kurumu baÄŸlayan, toplumsal politika ve planlarla doÄŸrudan ilgili olgulardır. Toplumsal sorunların teÅŸhisi ve çözümüne yönelik yaklaşım ve müdahalelerde, sorunun “toplumsal” niteliÄŸinin kavranıp hareket edilmesi ilk ve temel adımdır. Toplumsal bir sorunla ilgili olgu yada veriler tek tek, toplumsal yapıdan ve politikalardan ayrı ele alınarak deÄŸil bilakis, bu veriler bütünsel ve eleÅŸtirel bir yaklaşımla sosyo – politik temelleri ile birlikte ele alınıp deÄŸerlendirilmelidir. Toplumsal bir sorunun teÅŸhisinde, sorunun sosyo – politik niteliÄŸi sıkça vurgulanmakla birlikte, çoÄŸunlukla realitede sorunun çözümü sosyo – politik temelinden soyut kalınarak ve göstermelik amaçlarla ele alınmakta, günü kurtarıcı, kısa vadeli istikrarsız çalışmalar yapılmaktadır. Anlaşılacağı üzere, sorunun çözümünde siyasal iktidarca belirlenmiÅŸ sosyo – politik kararlar ve buna baÄŸlı olarak devreye girecek erkler mekanizması, toplumsal bir sorunun çözümünde temel ve gerçekçi faktörlerdir. ÖrneÄŸin, her yıl binlerce kiÅŸinin sakat kaldığı yada öldüÄŸü Türkiye’de ki trafik kazalarında suçlu, genellikle kamuoyunu oyalamak ve kandırmak maksadıyla yaratılmış bir meÅŸhur “ trafik canavarı”na baÄŸlansa da aklı selim olan herkesin de bildiÄŸi gibi meydana gelen trafik kazalarının asıl suçlusu ulaşımda ulusal boyutta yanlış politikalar uygulayan gelmiÅŸ geçmiÅŸ siyasal iktidarların olduÄŸu bilinmektedir. Uzun yıllardan beri demiryollarının “ komünistlik” iÅŸi olduÄŸunun politikasını yaparak siyasi rant saÄŸlayan ve bu alanda yatırım yapmayan MyCharty’cı, Reag’ıncı, Bush’çu, Özal’cı mandacı siyasal iktidarlar ülkeyi, trilyonlarca liralık zarara uÄŸratmakla kalmamış, binlerce sakat ve ölen insanında sorumlusu olmuÅŸlardır. Oysa herkes de bilmektedir ki demiryolları hem daha ucuz ve güvenli, hem de ülke coÄŸrafyasına uygun bir sistemdir. Bu iÅŸin bir tarafı, tabii öbür tarafta toplumun bilgisizlerin elinde cahil ve kör bırakılması da baÅŸka bir sorumsuzluk örneÄŸidir. Burada, ulaşımdaki çarpıklıklar sonucu oluÅŸmuÅŸ, toplumsal yaraların sarılması özel veya resmi sosyal hizmet kuruluÅŸlarınca yapılmaya çalışılsa da sorun sosyo- politik temelde bütünsel açıdan ele alınıp çözülmezse aynı sorunlar sürekliliÄŸinden bir ÅŸey kaybetmeyecektir. İnsanların toplumsal sorunlara yaklaşımları inandıkları deÄŸer ve görüÅŸlerle çok yakından ilgilidir. İnsanlar benimsedikleri deÄŸer ve inançlara göre toplumsal ve siyasi olayları yorumlarlar ve buna göre de tavır ortaya koyarlar. ÖrneÄŸin,bir akraba evliliÄŸiyle doÄŸan çocukta, meydana gelen herhangi bir özürlülüÄŸü çocuÄŸun anne ve babası benimsedikleri deÄŸer ve inanışlara göre takdir-i ilahi olarak yorumlaya bilir. Bir baÅŸka anne ve baba içinde çocuÄŸunda ki özürlülüÄŸün nedeni ona nazar deÄŸmiÅŸ olabileceÄŸidir. Ve sahip olunan bu görüÅŸler doÄŸrultusunda çözümde kimi zaman özürlü çocuÄŸa bir muska takılmasında yada onun üflenmek üzere bir hocaya,türbeye götürülmesinde aranmaktadır. Maalesef ülkemiz geleninde toplumun özürlülüÄŸe bakışı kökleÅŸmiÅŸ,gelenekselleÅŸmiÅŸ,bilimdışı inanç ve görüÅŸlerle yorumlanmaktadır. Böyle olunca da aile özürlü niteliÄŸi bir günah sonucu,talihsizlik yada kader durumu olarak algılamakta,özürlülere kendi sorun ve kaderleri ile baÅŸ baÅŸa bırakmaktadırlar. Hatta çoÄŸu zaman özürlülük utanılacak bir mesele olarak ele alınmakta,özürlü toplumdan saklanarak soyutlanmakta,dışlanmaktadır. Yada özürlü,toplumca zavallı,acınası bir kiÅŸi olarak görülmekte buda hem özürlü bireyi hemde toplumsal ahlak ve saygınlığı zedelemektedir. Böyle bir durumda yapılması gereken çalışmalar ve alınması gereken önlemler nelerdir? İlk olarak devletin öncülüÄŸünde toplumun tüm insani ve maddi gücü organize edilerek toplumun geleninde yaygın olan özürlülüÄŸe yönelik yanlış ve bilimdışı görüÅŸler deÄŸiÅŸtirmelidir. Toplum bu konuda eÄŸitilerek bilinçlendirilmeli,kendi yaÅŸadığı sorunun farkına varabilmesi saÄŸlanarak sorunun çözümünde toplumsal destek ve güç alınarak hareket edilmelir.Toplumun özürlülüÄŸe yönelik yanlış görüÅŸlere düzeltilmeden gerçekçi ve bilimsel anlayışa göre deÄŸiÅŸtirmeden yapılacak rehabilite türündeki her çeÅŸit çalışma amacına ulaÅŸamayacaktır. Nitekim,ÅŸu andaki durumda kayıt dışı,yetkililerden ve toplumdan gizlenen önemli bir çoÄŸunlukta özürlü gurubu bulunduÄŸu tahmin edilmektedir. Bu sorunun aşılması için en baÅŸta ebeveynlerde ki olumsuz düÅŸüncenin deÄŸiÅŸtirilmesi gerekmektedir. Bunu yapacak olan bireylerin can ve mal güvenliÄŸini saÄŸlayarak onlara temel barınma,eÄŸitim,saÄŸlık ve beslenme imkanlarını sunmakla görevli devletin yetkili mercileridir. Konunun netleÅŸmesi açısından son bir örnek daha verelim. ÖrneÄŸin,bir kaynak atölyesini düÅŸünün. Bu atölyede iÅŸçi olarak çalışan Ahmet, güvenliksiz kaynak yaparken çıkan kıvılcımlarda etkilenerek zamanla körleÅŸir ve iÅŸ yapamaz hale gelir. Kör olan Ahmet’in hem kendisi hemde ailesi sosyo-ekonomik ve psikolojik açıdan zor duruma düÅŸmüÅŸtür. Ahmet’in bu özürlülüÄŸünün nedeni bir çok açıdan ele alına bilir. ÖrneÄŸin Ahmet’in kör olmasının nedeni onun kendi ihmalkarlığı veya dikkatsizliÄŸi,yada kaderinin yada talihsizliÄŸinin bir sonucu,atölye yöneticisinin gerekli önlemi almaması gibi nedenler olabilir. Bu nedenle ilgi Ahmet ya dikkatsizliÄŸinin cezasını çekmekte,ya kaderine razı olup feleÄŸe küsmekte yada maÄŸduriyeti ölçüsünde iÅŸletmeye tazminat davası aça bilmektedir.Tabiki,burada sorunun ela alınışı kimi zaman bireysel açıdan kimi zaman bireyin dışında olgu ve nedenler ayrı ayrı ele alınarak belirtilmeye çalışılmaktadır. Fakat bu tür yaklaşım çözüm önerileri kısa vadede durumu kurtarmaktan öteye gidemez. Ahmet beklide binlerce kiÅŸinin çalıştırıldığı gibi sigortasızda olabilir. Yada günlük 12-13 saat çalışmanın getirdiÄŸi bedensel ve ruhsal çöküÅŸte kör olmasında bir etken olabilir. Fakat burada üzerinde durulması gereken esas mesele ÅŸudur: Ahmet ihmalkarlığının sonucu zamanla kör olmuÅŸ olabilir,fakat iÅŸçilerin iÅŸ güvenliÄŸinden sorumlu,onların bedensel ve ruhsal saÄŸlığını korumakla yükümlü atölye yönetimi neden daha önceden bu tür kazaların oluÅŸmaması için gerekli önlemi almamıştır. Ahmet’in kaynak yaparken gözlerini korumasını saÄŸlayacak araç atölyede bulunabilir ve Ahmet ihmalkarlığı sonucu bu aracı kullanmamış olabilir,fakat atölyede bulunabilir ve Ahmet ihmalkarlığı sonucu bu aracı kullanmamış olabilir,fakat atölyede iÅŸçilerin güvenliÄŸi denetlemekle görevli kiÅŸi neden Ahmet’i olabilecek kazaya karşı uyarmadı. İş güvenliÄŸi konusunda atölyede çalışan iÅŸçiler eÄŸitilmedi mi? Onlarla seminerler ve açıklayıcı materyaller aracılığı ile gerekli uyarılar yapılmadı mı?Atölye iÅŸletiminin takibi düzenli aralıklarla yapıldı mı?Atölye yönetimi ÅŸimdiye kadar hangi yasal boÅŸluÄŸa yada denetimin gevÅŸekliÄŸine uyarak önlem almamış olabilir?Yasaların iÅŸletmelerde ki iÅŸ güvenliÄŸinin saÄŸlanmasına yönelik yaptırım gücü ne oranda geçerli?İşte burada asıl üzerinde durulması gereken noktalar bunlardır. Toplumun çalışma yaÅŸamı tel tek birey veya iÅŸletmelerden deÄŸil devletin çalışma ve üretim politikalarından sorulur. Burada asıl sorunlu olan devletin ilgili karar alma ve yürütme organlarıdır.(mesela çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı,saÄŸlık bakanlığı, BaÅŸbakanlık sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu vb...)Ahmet’in durumunda olan yüzlerce kiÅŸi,aynı türden yüzlerce denetimsiz atölye buluna bilir,bu durumda toplumsal sorunların büyüyerek birikmesi kaçınılmazdır. Ahmet kendi dikkatsizliÄŸinin veya ihmalkarlığının yada talihsizliÄŸinin bir sonucu deÄŸil,atölyenin ihmalkarlığı ve sorumsuzluÄŸu vede bu gibi atölyelerin çalışma ortam ve niteliklerini denetlemek,izlemek ve yönlendirmekle sorunlu devletin yetkili mercilerinin duyarsızlığı sonucunda kör olmuÅŸtur. burada Ahmet ve toplum için bundan sonra yapılması gereken ilk iÅŸ,Ahmet’in kendi sorunu konusunda aydınlatılması,haklarının anlatılması,kendisi ve toplumla barışık bir ÅŸekilde yaÅŸama koÅŸullarının yaratılması olamalıdır.Toplumunda Ahmet gibi özürlü bireylerin durumları hakkında bilinçlendirilmesi ve toplumun bu konuda yardım ve duyarlılığının arttırılması saÄŸlanmalıdır. Bütün bunlar yetkili merciler öncülüÄŸümde geniÅŸ sosyo-politik plan ve yönlendirmelerle saÄŸlanabilir. Aksi yaklaşım ve çözümler temelsiz,istikrarsız ve göstermelik olacaktır ister istemez. Toplumsal kamuoyu bu konularda bilinçlendirilerek hantal ve biyografik devletinde harekete geçilmesi gerekmektedir. Burada baÅŸta üretim güçleri sendikalar,kooperatifler,meslek örgütleri,sivil toplum kuruluÅŸları harekete geçmelidir.Toplımca Ahmet’in durumundan hepimiz sorunluyuz hem yıllardan beri demir yolları ‘’komünistlik ‘’ tir deyip binlerce insanın sakatlanmasına yada ölmesine neden olan saÄŸcı liberal ve mandacı politikacıları halen seçtiÄŸimiz için ve halen onlardan medet umduÄŸumuz için hem de ülkeyi sahiplenemediÄŸimiz için,duyarlı insanlarımızı yanlılığa terk ettiÄŸimiz için. SavaÅŸların ve toplumsal ÅŸiddetin eÅŸitsizliklerin nedeni çokça anlatıldı. Ciltler dolusu kitaplar yazıldı ama maalesef özellikle Türkiye gibi az geliÅŸmiÅŸ doÄŸal kaynakları ve iÅŸ gücü talan edilmiÅŸ,uluslar arası tekellere peÅŸkeÅŸ çekilmiÅŸ ülkelerde etnik,ekonomik ve sosyal hoÅŸgörüsüzlük,çatışma bilinçli olarak körüklenmekte bu çatışmalar belirli güçlerce rant kapısı haline getirilmektedir. Oysa bu gibi ülkelerde sosyal yaralar çık gibi büyüdü
|
SEO by AceSEF
En Çok Okunanlar
- Çocuklarda Motor Becerileri geliştirme çalışmaları
- Kaybolan zihinsel engelli parmak izinden bulunacak
- Kekeleyen çocuğa nasıl davranmalıyız
- Oral Motor Egzersizler- Yarık Damakta Sesletim Terapisine Etkisi
- Kaybolan zihinsel engelli parmak izinden bulunacak
- 10-16 Mayıs Engelliler Haftası Yaklaşıyor.
- Ada berard aıt eğitim ve danışmanlık merkezinden bir ilk
- Nisan Ayı Otizim Farkındalık Ayı
- ÖSYM 2012 Sınav Takvimi
- Rehabilitasyon Merkezinde Taciz İddiası haberi
- 3 yaşına kadar organik gıda tüketilmeli
- Zihinsel engelliler için memurluk sınavı kursu açıldı
- Ankara için 2012 engelliler yılı
- 8,5 milyon engellimiz var biliyor muyuz!
- Bebeklerin fiziksel ve zihinsel sağlık gelişimleri için dikkat edilmesi gerekenler
- Erken sağlık taraması, 4 bin 600 çocuğu zekâ geriliğinden kurtardı
- Sağlıklı çocuk gelişimde BABA
- Genetik hastalıklar önlenebilir mi
- YaÄŸmur Adam izle
- İstanbul Müftülüğünden Engelliler haftası hutbesi










