OOPS. Your Flash player is missing or outdated.Click here to update your player so you can see this content.

Ana Menü

Faydali Olmasi Dilegi ile...:
Kubaşık Öğrenme ve Toplum Yazdır
        Birey bazında deÄŸerlendirildiÄŸi zaman, diÄŸer canlılar gibi güçlü olmayan insanoÄŸlunun; ast olan güç dengesini sosyal yaÅŸantısından aldığı  ilk dönemlerden itibaren gözlemlenmiÅŸ ve bu da insan için büyük derslerin alınmasına neden olmuÅŸtur.

        Mamutlara karşı koyan insan, arslanlardan korunmaya çalışan insan, yiyecek temin etmeye çalışan insan… Bütün bu insan tiplemeleri görmüÅŸtür ki; tek baÅŸlarına yaÅŸamanın zor olduÄŸu ifadesinin gerçek olduÄŸu… Zor ve çetin olan ÅŸartlar, sosyal gruplar kurmaya ve birlikte yaÅŸamaya doÄŸru insanı itmiÅŸ ve itmeye de devam etmektedir. Hakeza diÄŸer canlı gruplarını gözlemleyen sosyolog ve felsefe ifadecileri demiÅŸtir ki; canlılar grup halinde yaÅŸamak zorundadır, en modern varlık olan insan içinde bu geçerlidir.

        Teknik ifadelerden yoksunluÄŸun baÅŸ gösterdiÄŸi ilk dönemlerde bu birliktelik daha çok önem arz ediyordu… DiÄŸer canlılara karşı korunma bu ifadenin en baÅŸta gelen unsurunu oluÅŸturmaktaydı. Teknolojinin geliÅŸim gösterdiÄŸi yıllardan itibaren ise bu ifade ÅŸeklini rahat yaÅŸama ÅŸeklinde karşılığını bulmuÅŸtur. Fırıncı ekmek yapıyor, terzi elbise dikiyor, doktor hastalarını muayene ediyor… Buna benzer ifade tarzlarını milyonlara dayandırmamız mümkündür. Artık insan vahÅŸi hayvanlardan korktuÄŸundan birlikte olmuyor, ama rahatlık ifadesinin güzelliÄŸi onu bu birlikteliÄŸe sürüklüyordu. 20. yy ortalarına kadar toplumlarda olan komÅŸuluk iliÅŸkileri, teknik veriler bütününün insanın soyut düÅŸünce sisteminde yer etmesi ile beraber yavaÅŸ yavaÅŸ etkinliÄŸini kaybetmeye baÅŸlamıştır. Artık insanlar yüksek binalarda oturmakta ve bu da onlar için adeta zoraki birliktelik ÅŸeklinde karşılık bulmasına neden olmaktadır. Bir çok insan apartmanında oturan komÅŸularını tanımamakta ve zoraki iliÅŸkiler oluÅŸmaktadır. Zoraki ifadesinin nedenini ise yukarıda yapmış olduÄŸum rahatlık ifadesi doldurmaktadır. Makinelerle beraber insanoÄŸlunun empati duyguları yerini mantıksal veriler bütününe bırakmıştır. Kısaca diyebiliriz ki; insanda makineleÅŸmeye baÅŸlamıştır.

        Bu ifadeler zinciri eÄŸitimcileri harekete geçirmiÅŸ ve “nasıl bir dengeleme yapabiliriz?” sorusu ile kendilerini yıllar içerisinde yormuÅŸlardır. Toplumların yardımlaÅŸma ve dayanışma içerisinde ayakta kalabileceÄŸini bilen sosyolog ve filozof yaklaşımcıları “kubaşık öÄŸrenme” yöntemlerini desteklemiÅŸ ve desteklemeye de devam etmektedirler.

        EÄŸitimciler ders anlatımı sırasında öÄŸrencilerin küme çalışması yapmasını ve birbirlerine bilgi bakımından ve manevi form bakımından zinde tutacak arkadaÅŸ toplulukları ÅŸeklinde konuların anlatımının önemini belirtmiÅŸ ve kısaca  “iÅŸbirliÄŸine dayalı eÄŸitim modeli dedikleri ifadeler bütününü, kubaşık öÄŸrenme çatısı altında toplamayı baÅŸarmışlardır.”

        Bir elektronik mühendisini ele alalım…  Bu mühendis, empati duygusundan yoksun yetiÅŸtirilirse, fabrikadan çıkacak televizyon için “tamamen benim eserim” ifadesini kullanmaktan kaçınmayacaktır. Ama o televizyon için onlarca teknisyen ve tekniker görev almış ve binlerce iÅŸçide yapım aÅŸamasında rol almıştır. Mühendis bu ÅŸekilde davranacak olursa, bu o elektronik firmasının dinamiklerinin bozulmasına neden olacaktır. Teknikerler de kendilerinin üstün olduÄŸunu ifade edecek, teknisyenlerde kendilerini beÄŸenecek, iÅŸçilerde aynı tutumları sergilemekten kaçınmayacaklardır.

        “Sevginin olduÄŸu yerde saygı vardır… Saygının olduÄŸu yerde ise insan vardır.”(1)

        Bu mühendis ve diÄŸer elemanların tavrını toplumda gösterecek ve kendini çok beÄŸenen, ancak diÄŸer insanlara saygı ve sevgi duymayan insanların ne kadar insani deÄŸerler taşıyacakları da düÅŸünülecek hususlar içerisine girmektedir. EÄŸer bu mühendis kubaşık öÄŸretme yöntemi ile ve empatiyi sezdirerek yapılacak eÄŸitim modellemesinden geçecek olsaydı, yapılan televizyonun sadece kendi eseri olmadığını ifade edebilecek ve bir teknikerin evine misafirliÄŸe gidebildiÄŸi gibi bir iÅŸçide onun evine misafirliÄŸe gelebilecekti. Toplum, bu ÅŸekilde mantıksal veriler yanında duygusal ifadelerinde dengeli biçimde yaÅŸandığı çok güzel bir yer haline gelecektir.

        Kubaşık öÄŸrenme yönteminde çocuklara konular verilmeli ve birlikte araÅŸtırmalar yapmaları istenmelidir. Onlara empati duyguları dramatizasyon ile sezdirilmeli ve birbirlerinin açıklarını görmek yerine, birbirlerini uygun yöntemle uyarmaları öÄŸretilmelidir. Bu ifadeler gerçekleÅŸtiÄŸinde ise çoklu zeka modelinde olan zeka modelinden sadece birisi deÄŸil, bir çoÄŸu geliÅŸim gösterecek ve bu da toplumun güzel duygulara bürünmüÅŸ insanlardan oluÅŸmasını saÄŸlayacaktır…

 

Kaynaklar
(1) Lütfi ÅžAHİN
 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile


SEO by AceSEF
Siteni Ekle
google-site-verification: google09bd85cd605c77e7.html