OOPS. Your Flash player is missing or outdated.Click here to update your player so you can see this content.

Ana Menü

Faydali Olmasi Dilegi ile...:
Görme Tanısı ve Sınıflandırma Yazdır

 Image                 Görme Özrünün Algılanması: AraÅŸtırmalara göre, çocuÄŸun görmesinin geliÅŸmesi doÄŸum sonrası devam etmektedir. Kullanılabilir düzeye gelebilmesi için sürekli ve kaliteli uyarılmasına ihtiyaç vardır. ‘Görme' için algılama yetenekleri de geliÅŸmeli ve görüntülerin beyinde anlamlandırılması yapılmalıdır.

Bu sebeple çocuÄŸun ne kadar ve nasıl gördüÄŸünü anlamak için aylar, yıllar geçer.

Çocukta görme özründen ÅŸüphelenilmesi için ÅŸu belirtilerin olması gerekir;

-YenidoÄŸan bebeÄŸin gözbebekleri siyah olması gerekirken beyaz gözükmesi,

-Gözün alışılmışın dışında küçük, çok büyük veya geliÅŸmemiÅŸ olması,

-ÇocuÄŸun yüzünü ışık kaynağına dönmemesi,

-6-8 haftalık bebek anne-babasının yüzüne bakabilmeli ve gülümsemelidir.

Tam körlük çok enderdir. ÇoÄŸu çocuk biraz görür. Ancak her görüntünün önemi vardır ve kullanılabilir.Yalnızca ışık görebilen bir çocuk pencerenin yerini bulunca odanın düzenini kurabilir.

•  Görme Duyusunun GeliÅŸim AÅŸamaları

Normal Çocuklarda;

•  ayda; Başını ve gözünü ışık kaynağına döndürme,

Yatay ve dikey düzlemde obje takibi,

6-8 haftada gözün içine bakış, “sosyal gülüÅŸme”.

2-3 ayda; YoÄŸun göz teması,

Dikey ve dairesel hareket takibi,

Hareketli oyuncak takibi,

Dudak okumaya baÅŸlama,

3-6 ayda; Kendi ellerini seyretme,

İleri uzanma, sallanan nesneyi yakalamak,

ÅŸen ve uzaklaÅŸan oyuncağı gözleme,

Karşıya bakıştan yana bakışa dönme,

Görsel dikkat alanının geniÅŸlemesi,

7-10 ayda; Küçük parçacıkları fark etme,

Önce dokunma ve parmak ucu ile tutma,

Resimlerle ilgilenme,

Yarısını gördüÄŸü nesneye ilgi ve tanıma,

11-12 ayda; Evde görsel yer bulma,

İnsanları tanıma,

Resimleri tanıma,

Saklambaç oynama,

1-2 yaÅŸda; HaberleÅŸmede görmenin önemi ,

Yüz ifadeleri ve vücut dili,

Öncül uyarılar ve gözlem,

Olayların akışına bağlantı kurma,

Sesli uyaranlara baÄŸlanma.

Görme Özürlü Çocuklarda;

0-3 ayda; GözbebeÄŸinin titreÅŸmesi (Nistagmus),

Görüntüyü normal dışı odaklama (Eksentrik fiksasyon),

Göz teması yok:baÄŸlanma geliÅŸmez,

Orta hat (düz çizgi yol gibi) kavramı oluÅŸmaz,

Görsel takip geliÅŸmez,

3-6 ayda; Şaşılık oluşur,

Göz tembelliÄŸi (Ambliyopi),

Motor gelişim geriliği:başını tutamaz, emekleyemez,

Kötü alışkanlıklar, göze parmak sokma, sallanma,

7-12 ayda; Uzay duygusu geliÅŸmez,

Göz uyumu yoktur, görsel takip yapamaz,

Merak duyusunda geliÅŸme geriliÄŸi:arama yapamaz,

1-2 yaÅŸda; Görsel haberleÅŸme eksikliÄŸi: oyun alanında dışlanma,

Anlık-doÄŸal öÄŸrenme geriliÄŸi,

Çevre ile iletiÅŸim kurmada zorluk; hareket kısıtlılığı ve uyum bozukluÄŸu.

Görmenin özellikleri ölçülebilir;

-Yakın ve uzak görme denenerek ince detayları seçme ölçülebilir (görme keskinliÄŸi).

- Renk ayırımı, görme alanı (anlık görünenler), ışığın etkisi, karanlığa uyum saÄŸlamak, hareket algılama tespit edilebilir.

- Gözlük ihtiyacı ile doÄŸru gözlük camları hesaplanıp görüntünün çocuÄŸa net ve keskin ulaÅŸması çok önemlidir.

ÅŸük görmesi olan çocukların görmeleri ölçülüp gözlük ile görmenin artması da ortaya konmalıdır. Bütün çocukların gözlük takması gerekmez. Ancak gözde bulanık görüntü ‘ambliyopi' denilen ‘tembel göz' durumunu oluÅŸturur, görme azalır. Çocukların görmeleri ölçülürken onlara eÅŸleÅŸtirecekleri resimler, yön gösterecekleri ÅŸekiller, okuma biliyorlarsa harfler gösterilir. Cevap veremeyen çocuklarda elektrik akımları ile ölçme cihazları hastane ortamında kullanılır.

DiÄŸer bir ölçme ‘tercihli bakış', boÅŸ sayfa yerine çizgili resme bakmayı gören çocuÄŸun tercih etmesidir. Göremeyen çocuk boÅŸ sayfaya bakmaya devam eder. Görme keskinliÄŸi kesir olarak belirtilir. Üst sayı, ÅŸeklin gözden tutulduÄŸu uzaklık mesafesini gösterir(genellikle 6 metre ), alt sayı ise normal gözün (standart) bu ÅŸekli görebildiÄŸi mesafedir. 6/6 standart, normal görmedir. Harf tablosu ile görme ölçülürken en üstteki büyük harf normal göz ile altmış metreden görülebilir. KiÅŸi yalnızca bu en büyük harfi görebiliyorsa görmesi 6/60 dır. Görme keskinliÄŸinin bu ÅŸekilde ölçülmesi ‘görme fonksiyonlarını' tam açıklayamaz: hareket, renk, açıklık/koyuluk, görme alanı, vs. Az bir görmeyi iyi kullanabilen çocuklar çok rahat hareket edip çevrelerini öÄŸrenebilirler. ÇocuÄŸu gözleyerek onun görebildiklerini öÄŸrenmek bize çok bilgi verir. ÇocuÄŸun konuÅŸmasında gecikme varsa çocukla haberleÅŸme daha çok gecikir ve zorlaşır.

 

ÇocuÄŸunuzu kimse sizin kadar iyi anlayamaz. Bu sebeple gözlemlerinizi uzmanlara anlatınız.

 

B- Görme Özrünün Ölçüsü

Görme seviyesi göz uzmanı doktor tarafından ölçülür. Görme özrü tanımlanır: Hiç ışık görmeyen, tam kör en düÅŸük seviyedir. Işık gören, el hareketlerini algılayan ağır görme özürlüdür. Altı metreden açılmış insan parmaklarını sayabilen az gören sınıfından ağır az görendir. Kitap, gazete okumada zorluk çeken ve okuyamayan ise az gören olarak tanımlanır. Bu görme seviyeleri göz doktoru tarafından ölçülür ve kaydedilir.

C- Görme Özrünün Sebepleri

ÇocuÄŸun görme özrünün birçok sebebi olabilir. Genetik-kalıtım, akraba evliliÄŸi ülkemizde çocukluk göz hastalıklarının temel sebebidir. Bunun yanında mikrop kapma veya kaza geçirme olabilir. Göz hastalıklarının erken teÅŸhis edilip, tedavisine ve erken rehabilitasyonuna baÅŸlanması gerekir. ÇoÄŸu durumda bir özel neden bulunamayabilir.

5- ANNE BABALARIN YAÅžADIKLARI EVRELER

Görme yetersizliÄŸi olan bir çocuÄŸun doÄŸumu, ailenin dengesini altüst ederek ailelerde deÄŸiÅŸik duygu ve düÅŸüncelerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu duygular her ailede farklı evrelerden geçer.

ÇocuÄŸu olduÄŸu gibi kabul etme sürecini kısaltabilen ailelerde, daha güvenli mutlu bir aile ortamı yaratılabilir.

Özürlü çocuÄŸa sahip anne babaların geçirdiÄŸi evreler ve gösterdikleri davranışlar ÅŸöyle sıralanır:

Åžok:

- Aşırı üzülme,

-Çaresizlik duygusu,

-Kalbin hızlı bir biçimde çarpması, boÅŸaltım organlarının çalışması, avuç içlerinin terlemesi, kulakların uÄŸuldaması, flu (bulanık) görme gibi belirtiler gözlenebilir.

Reddetme:

-“O kadar kötü görünmüyor”

-“ÇocuÄŸun olaÄŸan dışı bir durumu yok”

-“Bunun tanısını doktor koymuÅŸ, bu nedenle baÅŸka doktorlara gitmek gerekir” diye düÅŸünülebilir.

-Olayların farkında olmamaya çalışma,

-BaÅŸka ÅŸeylerle çok fazla meÅŸgul olup çocuÄŸun sorunuyla ilgilenmeye zaman bulamama.

Depresyon:

-“Artık iÅŸ iÅŸten geçti bundan sonra hiçbir ÅŸeyin anlamı yok” diye düÅŸünülebilir.

-Çevreyle iliÅŸki minimuma indirilebilir.

-Normal çocuk özlemi duyulabilir.

KarmaÅŸa:

-“ Böyle bir çocuÄŸum olacağına keÅŸke hiç olmasaydı”

 

Suçluluk:

-“Bu durum benden deÄŸil, senden yada senin ailenden kaynaklanmaktadır” gibi ailedeki diÄŸer kiÅŸiler suçlanabilir.

-KiÅŸinin çocuÄŸun durumundan kendini sorumlu tutması,

-Olumsuz duygularla ilgili suçluluk duyma.

Kızgınlık:

“Neden ben?”

Pazarlık:

- “EÄŸer çocuÄŸum düzelirse...”

-ÇocuÄŸun özrünü ortadan kaldırmanın yolları aranır. ÖrneÄŸin; ameliyat, ilaç vb.

Kabul ve uyum:

- “O bizim çocuÄŸumuz ve biz onu seviyoruz”

-Çocukla daha çok birlikte olma,

-ÇocuÄŸun gereksinimlerini karşılamaya özen gösterme,

-Uzmanlarla iÅŸbirliÄŸi yapma.

Bu davranış özellikleri özürlü çocuÄŸa sahip tüm ailelerde yaÅŸanabilmektedir. ÇocuÄŸu olduÄŸu gibi kabul etme sürecini kısaltabilir, yukarıda saydığımız evrelerin daha olumlu ve güvenilir geçmesini saÄŸlayabilirsiniz. Demokratik aile tutumları geliÅŸtirebilen aileler bu dönemi daha az duygusal hasarla geçirir ve çocuÄŸa iyi bir eÄŸitim vermiÅŸ olur.

 

6- DEMOKRATİK AİLE TUTUMLARI

•  Çocuklarını seven ve benimseyen çaÄŸdaÅŸ aile tipidir.

•  Anne baba arasında saygı ve sevgi vardır.

•  Ailede sorunlar emirlerle deÄŸil, konuÅŸarak çözülür.

•  Evde gerginlik yaratmak yerine sıcak bir ortam yaratılır, aile içinde uzun süren çekiÅŸme, kavga ve anlaÅŸmazlıklardan uzak durulur,

•  ÇocuÄŸa söz hakkı tanıyarak, birlikte konuÅŸulur, ÅŸakalaşıp, eÄŸlence ortamı yaratılır ona güven duygusu kazandıracak iletiÅŸim biçimleri benimsenir.

•  ÇocuÄŸun uyması gereken kurallar belirlenir.

•  Kuralları ailede herkes gönüllü olarak benimser.

•  Cezalar ılımlı ve eÄŸiticidir. ÇocuÄŸa, güven duygusu ve sorumluluk kazandırılır.

•  ÇocuÄŸun kiÅŸiliÄŸine saygı gösterilir yaşından olgun davranışlar beklenmez.

•  Özgür davranışları desteklenir

•  Dayaktan, onur kırıcı sözlerden özenle kaçınılır.

Bu tutum ve davranışı gösteren ailelerin çocukları toplumda bağımsız, kendine yetebilen bir birey olarak yetiÅŸir.

Onaylanan aile, anne-baba tutumları çocuÄŸun olumlu davranış deÄŸiÅŸiklikleri göstermesinde ne kadar etkiliyse, onaylamadığımız anne-baba tutumları; “çok seven, kollayan, gevÅŸek disiplinli aile tutumu”, “baskıcı, itici, sevgisiz aile tutumu”, “sevgisi yetersiz, disiplini gevÅŸek aile tutumu”, “geleneksel, ataerkil aile tutumu”, “sıkı disiplinli, sevecen aile”, “parçalanmış aile tutumları” da çocuklarımızın saÄŸlıklı, uyumlu, kendine güvenli bir insan olmasını engelleyecektir.

Demokratik aile tutumları içinde yetiÅŸen çocukda da, geliÅŸme sürecinde olumsuz davranışlar gözlenebilir. Ancak anne-babaya karşı tepkileri ve çeliÅŸkili duyguları büyük boyutlara ulaÅŸmaz. ÇoÄŸu çatışmalar ev içinde kalır, okul baÅŸarısını engellemez, sapmalar olmaz, baÅŸkaldırı fırtınaya deÄŸil kısa süren bir esintiye benzer.

 

 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile


SEO by AceSEF
Siteni Ekle
google-site-verification: google09bd85cd605c77e7.html