Türkiye Körler Federasyonu Yürütme Kurulunun Temmuz ayı içerisinde almış olduÄŸu karar üzerine görme engellilerin çevre düzenlemesinde karşılaÅŸtıkları güçlüklerle ilgili toplantı 02 AÄŸustos 2003 Cumartesi günü gerçekleÅŸti. Toplantıda görme engellilerin içinde bulundukları sorunlar tek tek masaya yatırıldı. Ayrıca bu sorunların çözümüyle ilgili görüÅŸler ve düÅŸünceler gayet demokratik bir ortamda tartışılarak karara baÄŸlandı.
Toplantının açılış konuÅŸmasını yapan Türkiye Körler Federasyonu BaÅŸkanı Ahmet Cantürk görme engellilerin çevre düzenlemesinde ne türden sorunlar yaÅŸadığını hepimizin anlayabileceÄŸi bir dille gündeme getirdi. Daha sonra söz alan konuÅŸmacılar, önce yaÅŸadığımız evlerin ÅŸartlarımıza uygun olup olmadığını ele aldılar. Sonra bilmediÄŸimiz tenha bir yerde hiçbir saÄŸlıklı insanla karşılaÅŸmadan içine düÅŸtüÄŸümüz sorunları nasıl çözebileceÄŸimizi kendi düÅŸüncelerine göre izah etmeye gayret ettiler. Bu arada önemli sorunlardan bazıları toplantıda hazır bulunan ilgililerin dikkatini daha fazla çekti. ÖrneÄŸin alışveriÅŸ merkezlerinde sesli cihazların kullanılması ve bazı süper marketlerin uygulamış olduÄŸu telefonla yapılacak alışveriÅŸler bizleri bir hayli rahatlattı. Öte yandan görme engellilerin gerek çevre düzenlemesiyle ilgili, gerekse hayatları boyunca karşılaÅŸtıkları tüm güçlük ve sorunları, çağın geliÅŸen teknolojisini kullanarak aÅŸma yolları tartışılarak çözümler üretildi.
Tabi yine bilgisayar gerçeÄŸi kendisini ön plana çıkardı. Bilgisayarların görme engellilerin yaÅŸamına olan katkısı hepimizde büyük bir hayranlık uyandırdı. Çünkü, bilgisayarla görme engellilerin tüm dünyayla baÄŸlantı kurmalarında önemli bir yer tutuyor.
Yine toplantıda, saÄŸlıklı insanlarla kurulacak diyalog, izlenecek tutum ve davranışlar ele alındı. Burada esas olarak toplumumuzun asıl gerçeÄŸi olan eÄŸitimsizlik bizi zorlayacak en önemli etken olarak kendini gösterdi. Elbette bu sorunu çözmek bizim deÄŸil, bizleri yönetmekle yetkilendirdiÄŸimiz siyasilerin görevi. Ama biz daha çok bu koÅŸullar altında kendi kendimizi nasıl eÄŸitir ve nasıl geliÅŸtiririzi tartıştık. Zaten doÄŸrusu da bu idi. Bu noktada ülkemizde bulunan körler okullarının ve özürlüleri topluma kazandırmakla yükümlü rehabilitasyon merkezlerinin içler acısı durumları deÄŸerlendirildi. Ayrıca özürlü çocuÄŸu olan ailelerin içine düÅŸtükleri bunalımlar ve çözüm yolları önerildi.
Bu toplantı her yönüyle çok faydalı oldu. Åžüphesiz eksik yanları da vardı. ÖrneÄŸin biz bu toplantıda aramızda devlet bünyesinde faaliyet gösteren özürlüler idaresinden bir yetkiliyle, çevre düzenlemesiyle ilgili bir mühendisi de görmek isterdik. Onların da böylesine hassas bir konuda neler söyleyeceklerini dinlemek isterdik. Ancak ÅŸimdilik bu gerçekleÅŸmedi sonra toplumumuzun acıma ve merhamet dolu duyarlılığından kaynaklanan yaklaşımının nasıl karşılanması gerektiÄŸi hususunda ileri sürülen fikirler tartışıldı. Katılımcılar konuları tartışırken hepsinin yüreÄŸinde ve düÅŸüncesinde bu sorunların gelecekte nasıl aşılabileceÄŸi hakimdi.
Yalnız hepimiz gelecekten umutla söz etmek zorunda olduÄŸumuzun bilinciyle hareket ettik. Bir de kendi kendimize acaba tüm sorunları çözülmüÅŸ engellilerin toplumla olan diyalogu kopmaz mı diye sorduk ve tartıştık. Fakat üst üste yığılan sorunların bir çırpıda hallolması gibi aceleci bir anlayışa hiçbir ÅŸekilde kendimizi kaptırıp olaÄŸanüstü heyecanlar yaÅŸamadık.
Ülkemizin içinde bulunduÄŸu ağır ÅŸartları da göz önünde bulundurarak çözüm yolları araÅŸtırdık. Bizler, sorunların ertelenmesinden veya gerek normal yollardan gerekse ÅŸiddetle bastırılmasından yana deÄŸil, kesinlikle çözümünden yanayız. EÄŸer hayal ettiÄŸimiz AB’ye katılmayı düÅŸünüyorsak bunun böyle olması gerekir. Nedeni ise, AB ülkeleri en azından iç sorunları çözülmüÅŸ bir Türkiye’yi aralarında görmek isteyeceklerdir. Sakatlar, güçsüzler ve çaresizler ilk defa İslam dünyasında (asrı-saadet) olarak bilinen, peygamber efendimiz ve onun sahabelerinin yönetimleri döneminde fark edildiler ve insan olarak deÄŸer buldular. Daha önceki devirlerde ise hiçbir ÅŸekilde ciddiye alınmadılar ve kendi kaderlerine terk edildiler. Hatta öyle ki Romalılar döneminde sakatlar vb. açılan büyük çukurlara doldurularak acılar içinde öldürülmeleri emredilirdi. Bu durum Romalıları takip eden Hıristiyanlık döneminde de devam etti. Hepimizin bildiÄŸi gibi Allah’u Teala tarafından dört Peygamber gönderildi. Bu Peygamberlerin her birine insanlara savundukları dinleri öÄŸretmeleri için dört tane de kitap indirildi. Bu kitapların içinde sakatlardan sadece Kuran’ı Kerimde söz edilir. özellikle Enfal, Ali Ümran ve daha bir çok sure ve ayette sakatlara, güçsüzlere ve çaresizlere yardım edilmesi bizzat Allah’ın emriyle adı geçen ayetlerde sabit kılınmıştır. Hatta asrı saadet döneminde bir görme engelli İbni’ül Mektüp İslamiyet’in yayılmasında çok önemli görevler almıştır. Özellikle de bu özelliÄŸi dolayısıyla hanımlar arasında İslamiyet’in yayılmasını baÅŸarıyla gerçekleÅŸtirmiÅŸtir.
Tabi o dönemin ÅŸartlarıyla bu dönemin ÅŸartları birbirinden tamamen farklı. O dönemlerde bu türden insanlar yönetimler tarafından korunur ve himaye görürlerdi. Fakat ÅŸimdi ÅŸartlar gereÄŸi istihdam edilip üretici hale getirilerek topluma kazandırılması gündemde. Åžu anda bunun mücadelesi verilmek zorunda.
Bu konuda tüm dernekler üstlerine düÅŸen sorumluluÄŸun bilinci ile hareket etmeli, gerekenleri yapmalıdır. ÖrneÄŸin Türkiye Körler Federasyonuna üye tüm derneklerin tabanının tamamı birlikten yanadırlar. Çünkü kazanmak için, mücadelede baÅŸarılı olmak için birleÅŸmek gerekli hale gelmiÅŸtir. Zaten görme engelliler ve tüm özürlüler böyle bir ihtiyacı hissetmeye baÅŸlamışlardır.
En Çok Okunanlar
- Ankara için 2012 engelliler yılı
- 8,5 milyon engellimiz var biliyor muyuz!
- Bebeklerin fiziksel ve zihinsel sağlık gelişimleri için dikkat edilmesi gerekenler
- Erken sağlık taraması, 4 bin 600 çocuğu zekâ geriliğinden kurtardı
- Sağlıklı çocuk gelişimde BABA
- Genetik hastalıklar önlenebilir mi
- YaÄŸmur Adam izle
- İstanbul Müftülüğünden Engelliler haftası hutbesi
- Görme engellilere sesli göz
- Senelerce çifte sabır
- Süper çocuk yetiştirme
- Gebelikte diyabet, hem anne hem de bebek için tehlikeli
- Pepee ve Çizgi Filmlerin Çocuklar Üzerindeki Etkileri
- Kuru Erik Hafızayı Güçlendiriyor
- Haber- Otizmin sırrı yüzde saklı
- Bakanlığın özel eğitim inleme sonuçları
- Çocuğunuz engelli doğarsa
- 21. Ulusal Özel Eğitim Kongresi
- Zekâ Gelişimini Etkileyen Besinler
- Yaratıcı Drama Uygulaması










