hd porno porno hd porno porno

YET─░┼×K─░NL─░K PS─░KOLOJ─░S─░-5

2.638 okundu

GEN├ç YET─░┼×K─░NL─░KTE PS─░KOLOJ─░K OLGUNLA┼×MA

1. Olgunlu─čun Tan─▒mlanmas─▒

Genellikle yeti┼čkinlik’ “olgunluk” d├Ânemi say─▒l─▒r. Ki┼čilik kuramlar─▒n─▒n
├žo─ču olgunlu─ču, gen├ž yeti┼čkinlik s─▒ras─▒nda geli┼čen bir olgu olarak
tan─▒mlar. Ki┼čilik kuramlar─▒ olgunlu─čun psikolojik nitelikleri konusunda
da uzla┼č─▒rlar: Sevecenlik, cinsel duyarl─▒l─▒k, sevme ve sevilme
yetisi, toplumsal olma yetisi, ba┼čka insanlar yeti┼čtirebilme yetisi, vb.
Ayr─▒ca, olgun ki┼čiler kim olduklar─▒n─▒n, ki┼čisel g├╝├žlerinin ne oldu─čunun
bilincinde olan ki┼čilerdir. Olgun ki┼či dura─čan de─čildir, s├╝rekli de─či┼čim
ve yeniden uyum g├Âsterir, kendini yeniler. Olgunluk sonul bir ├╝r├╝n de
de─čildir, s├╝rekli bir olu┼čumun durmadan yenilenen sonucudur. Ki┼čilik
kuramc─▒lar─▒ olgunlu─ču, bir t├╝r ula┼č─▒lan plato ya da sonuncu durum olarak
de─čil, bir olu┼čum s├╝reci olarak g├Âr├╝rler. Olgunluk bireylerin, ya┼čam─▒n
gereklerine ve zorunluluklar─▒na ba┼čar─▒l─▒ bir bi├žimde uyum sa─člamalar─▒
ve bunlarla esnek bir bi├žimde ba┼ča ├ž─▒kabilmeleri i├žin s├╝rekli
de─či┼čim g├Âsterme yetene─čidir. Olgunla┼čma s├╝reci bizimle d├╝nya aras─▒nda
hi├ž bitmeyecek bir uyum aray─▒┼č─▒d─▒r. Ku┼čkusuz, toplumsal beklentiler,
bireyin ya┼čam─▒n─▒n nesnel ko┼čullar─▒, yeteneklerdeki bireysel
farkl─▒l─▒klar olgunlu─ča ula┼čmay─▒ etkileyecektir. Buna kar┼č─▒n Maslow olgunlu─ču,
toplumun bireyin insanc─▒l geli┼čimine gizil bir engel olu┼čturdu─ču
yerde, “insanc─▒l y├Ânelimin egemenli─či” olarak tan─▒mlar. A┼ča─č─▒ ve
y├╝ksek d├╝zeydeki gereksinmeler birbiriyle etkile┼čir, fakat bireyi
olgunlu─ča g├Ât├╝ren gereksinmeler y├╝ksek d├╝zeydeki gereksinmelerdir,
yani “kendini ger├žekle┼čtirme” ve “bilimsel anlay─▒┼č”t─▒r. Kendini
ger├žekle┼čtiren ki┼či a┼ča─č─▒ gereksinmeleri a┼čm─▒┼čt─▒r; ├Âzsayg─▒, ba┼čkalar─▒na
ba─čl─▒l─▒k, insanc─▒l bir ki┼či olarak b├╝y├╝meye istekli olma ├Âzelliklerini
g├Âsterir. Rogers’─▒n deyi┼čiyle, olgun ki┼či, kendine g├╝venerek ve kendi
ya┼čant─▒lar─▒n─▒ kabul ederek tam bir i┼čleyi┼če ula┼čan ki┼čidir, kar┼č─▒ kar┼č─▒ya
oldu─ču ger├žekli─čin t├╝m y├Ânlerine uyum sa─člama gereksinmesini duyan
ki┼čidir. Olgun ki┼či kendi ├ževresini olu┼čturur ve kendisini ve ba┼čkalar─▒n─▒
nesnel bir bi├žimde alg─▒lamaya yeteneklidir; bireysel bir kimlik
ve b├╝t├╝nle┼čmi┼č bir ki┼čilik kazanm─▒┼čt─▒r; kendi ya┼čam d├╝zeyi i├žin gerekli
geli┼čim g├Ârevlerini ba┼čar─▒r ve ┼čimdiki zamanla ve gelecekle ba┼ča
├ž─▒kmak i├žin gerekli yetenek ve becerileri geli┼čtirir.

Gordon W. Allport’a (1961) g├Âre olgun ki┼čili─čin ├Âzellikleri ┼čunlard─▒r:
1) Geni┼č bir benlik duygusuna sahip olmak, 2) Ba┼čkalar─▒yla
hem yak─▒n ili┼čkilerde hem de genel ili┼čkilerde s─▒cak ba─člar kurmaya
yetenekli olmak, 3) Temel bir duygusal g├╝venli─če sahip olmak ve kendini
kabul etmek, 4) D─▒┼č ger├žeklikle ba─člant─▒ i├žinde, at─▒l─▒mla alg─▒lamak,
d├╝┼č├╝nmek ve eylemde bulunmak, 5) Kendini ger├žekle┼čtirmeye,
i├žg├Âr├╝ye ve humor’a yetenekli olmak, 6) B├╝t├╝nle┼čmi┼č bir ya┼čam felsefesiyle
uyum i├žinde ya┼čamak.

Olgun ki┼čili─čin bu ├Âgelerinin temeli olumlu bir benlik-kavram─▒d─▒r.
Benlik-kavram─▒ (self-concept), zaman i├žinde kendimiz konusunda
sahip oldu─čumuz g├Âr├╝┼čt├╝r. Benlik-kavram─▒ toplumsal etkile┼čime
dayanarak geli┼čir. ├ç├╝nk├╝ ├ževreden al─▒nan geri bildirimlere dayan─▒r.
Benlik-kavram─▒ benlik-imgesi’nden ├žok daha ba─č─▒ms─▒z ve kararl─▒d─▒r.
Benlik-imgesi (self-image), bizim kendimize ili┼čkin ve biz bir
toplumsal durumdan di─čerine ge├žtik├že de─či┼čen ve g├Ârece ge├žici olan
zihinsel resimlerdir. Benlik-kavram─▒n─▒n davran─▒┼člar─▒m─▒z ├╝zerindeki etkisi
ku┼čkusuz daha ├Ânemlidir.

Ergenlikten gen├ž yeti┼čkinli─če ge├žerken benlik-kavram─▒nda ├Ânemli
de─či┼čimler g├Âr├╝lmez, daha ├žok, bir kararl─▒l─▒k kazanma s├Âz konusudur.
Gen├ž yeti┼čkin temelde ergenlikteki ayn─▒ insand─▒r. Ancak gen├ž yeti┼čkinler,
sorunlarla ba┼ča ├ž─▒kmada daha b├╝y├╝k bir yetenek ve d├╝nyayla
ili┼čkilerde daha b├╝y├╝k bir kavray─▒┼č g├Âsterirler. Bu geli┼čmede cinsel
rollerin ├Â─črenilmesi ├žok ├Ânemli bir etkendir. Erkek ve kad─▒n davran─▒┼člar─▒nda
k├╝lt├╝rel beklentilerin etkisi ├žok b├╝y├╝kt├╝r. ├ľrne─čin kad─▒nlar,
“uygun” kad─▒n davran─▒┼č─▒n─▒n edilgin, duygusal, ak─▒ld─▒┼č─▒ olmas─▒ gerekti─čini
“├Â─črenirler”; kendi ya┼čamlar─▒ ├╝zerinde erkekten daha az bir denetim
iradesi geli┼čtirirler; ├Âzellikle erkeklerle yar─▒┼čmak zorunda olduklar─▒
alanlarda ba┼čar─▒lar─▒n─▒ beceri ve ak─▒llar─▒ndan ├žok “┼čans”a ba─člarlar.
Ancak g├╝n├╝m├╝zde gen├ž yeti┼čkinler bu geleneksel kal─▒pyarg─▒lar─▒
a┼čabilmektedirler.

Gen├ž yeti┼čkinin ki┼čili─čindeki olgunla┼čman─▒n ├že┼čitli y├Ânlerini betimlemeden
├Ânce, belliba┼čl─▒ ki┼čilik kuramlar─▒n─▒n olgunluk modellerini
topluca g├Âstermekte yarar var. Tablo 10’daki modellerde g├Âr├╝len farkl─▒l─▒klar
olgun yeti┼čkini tan─▒mlamada kar┼č─▒la┼č─▒lan temel sorunlar─▒ da ortaya
koymaktad─▒r.

:::::::::::::::::

2. Olgunla┼čma Y├Ânleri

Robert W. White (1966), yeti┼čkinli─če ge├ži┼č y─▒llar─▒nda olgunla┼čmada
be┼č do─črultu saptam─▒┼čt─▒r.

a) Ego kimli─činin yerle┼čmesi. Gen├ž yeti┼čkinli─čin temel ├Âzellikleri
genellikle ergenlikte ula┼č─▒lan zihinsel olgunlu─ča dayan─▒r. Piaget’in
geli┼čim kuram─▒ ├žer├ževesinde, soyut i┼člemler (formal operations)
d├Ânemi zihin geli┼čiminin en ├╝st d├╝zeyidir. Soyut i┼člemlerle ergen ilk
kez soyut d├╝zeyde d├╝┼č├╝nebilir, varsay─▒mlar kurabilir, ak─▒l y├╝r├╝tebilir.
Bu yetenek arac─▒l─▒─č─▒yla kendisinin kim oldu─čunu ve evren i├žindeki yerini
belirleyebilir. B├Âylece, insan olarak, toplumun bir ├╝yesi olarak,
evrenin bir yarat─▒─č─▒ olarak b├╝t├╝nle┼čmi┼č bir benlik duygusuna ula┼čabilir.
Kendisini soyut olarak “bir ba┼čkas─▒n─▒n bak─▒┼č a├ž─▒s─▒ndan” (G. H.
Mead) g├Ârebilir. Cinsel, toplumsal, siyasal ve ahlaki a├ž─▒dan kim oldu─čuna
ili┼čkin duygusunu, belirtileri “s├╝reklilik”, “b├╝t├╝nl├╝k” ve “b├╝t├╝nle┼čme”
(Erikson) olan soyut bir kimlik duygusu i├žinde b├╝t├╝nle┼čtirmeye
yetenekli olmaya ba┼člar. Ergenin zihin geli┼čimi kimlik sorununu
├ž├Âzebilecek karma┼č─▒kl─▒─ča ula┼čm─▒┼čt─▒r. Ancak zihinsel olarak bu
d├╝zeye ula┼čm─▒┼č olmak bu sorunlar─▒n t├╝m├╝n├╝ ├ž├Âzm├╝┼č olmak anlam─▒na
gelmez. Bu sorunlar psikolojik ve toplumsal niteliktedir ve b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de
k├╝lt├╝r taraf─▒ndan belirlenirler. Ergen gen├ž yeti┼čkinli─če yakla┼čt─▒k├ža
bu sorunlar─▒n ├ž├Âz├╝mlerini ke┼čfeder. Gen├ž yeti┼čkinlikte kimli─če
ili┼čkin en ├Ânemli sonu├ž, birey ile toplumsal sistem aras─▒nda kurulan
ili┼čkidir. White’a g├Âre kimli─čin kararl─▒l─▒k kazanmas─▒, yeti┼čkin ya┼čam─▒n
g├Ârece s├╝rekli olan toplumsal rollerinin benimsenmesiyle olur. Bu rollere
ba─član─▒lmas─▒ ├Âl├ž├╝s├╝nde kimlik duygusunun geli┼čmesi de g├╝├žlenir.
Yeti┼čkin rollerine kat─▒lma derinle┼čtik├že, gen├ž yeti┼čkin kat─▒l─▒m─▒n─▒n ├╝slubu
ve oynad─▒─č─▒ rollerin b├╝t├╝nle┼čtirilmesi konusunda kararlar almaya ba┼člar.

Tablo 10 Yeti┼čkin Olgunlu─ču Modelleri

Model/Kuram: Psikanalitik Kuram

─░nsan ya da Davran─▒┼č Kavram─▒:

a) Ya┼čamda erkenden belirlenmi┼č; psikoseks├╝el; i├žg├╝d├╝sel

b) Psikososyal

├çarp─▒┼čan G├╝├žler:

Bilin├žd─▒┼č─▒ g├╝d├╝ye kar┼č─▒ bilin├žli g├╝d├╝; id ve s├╝peregoya
kar┼č─▒ ego

Toplumsal k├Âkenin y├Ân verilmi┼č ├žat─▒┼čmalar─▒

Olgunluk Standard─▒:

Genital cinsellik; en cinsel ve sald─▒rgan d├╝rt├╝lerin
y├╝celtilmi┼č anlat─▒m─▒

G├╝├žl├╝ ego ve yak─▒nl─▒k kurma yetisi

├ľnc├╝ Kuramc─▒lar:

Freud

Model/Kuram:

├ľ─črenme Kuram─▒ U-T Kuram─▒

─░nsan ya da Davran─▒┼č Kavram─▒:

D─▒┼č olas─▒l─▒klarla belirlenmi┼č

├çarp─▒┼čan G├╝├žler:

─░├ž d├╝rt├╝lere kar┼č─▒ d─▒┼č peki┼čtirmeler

Olgunluk Standard─▒:

Tepkinin anksiyeteden kurtulmu┼č hiyerar┼čiler

├ľnc├╝ Kuramc─▒lar:

Erikson

Model/Kuram:

Benlik Kuram─▒

─░nsan ya da Davran─▒┼č Kavram─▒:

Kendini ger├žekle┼čtirme; temel olarak iyi

├çarp─▒┼čan G├╝├žler:

Organizmik i├ž tepilere ve d├╝rt├╝lere kar┼č─▒ benlik kavram─▒

Olgunluk Standard─▒:

Kendini kabul etme; i├ž de─čerlendirme oda─č─▒

├ľnc├╝ Kuramc─▒lar:

Rogers

Model/Kuram:

Personalistik Kuram

─░nsan ya da Davran─▒┼č Kavram─▒:

Bireyselci ve tek

├çarp─▒┼čan G├╝├žler:

├ľzel ├žabaya kar┼č─▒ ├ževresel s─▒n─▒rlamalar

Olgunluk Standard─▒:

Benlik duygusunun geni┼člemesi; b├╝t├╝nle┼čmi┼č
ya┼čam felsefesi

├ľnc├╝ Kuramc─▒lar:

Allport

Model/Kuram:

Varolu┼č├žu Kuram

─░nsan ya da Davran─▒┼č Kavram─▒:

D├╝nyada bir yabanc─▒

├çarp─▒┼čan G├╝├žler:

Eigenwelt’e kar┼č─▒ Dasein (anksiyete, umutsuzluk, ├Âl├╝m)

Olgunluk Standard─▒:

Otantik varolu┼č

├ľnc├╝ Kuramc─▒lar:

Heidegger, Binsvanger

Model/Kuram:

─░nsanc─▒l Kuram

─░nsan ya da Davran─▒┼č Kavram─▒:

Belirlenmemi┼č; verili, fakat gereksinmeye ba─čl─▒

├çarp─▒┼čan G├╝├žler;

A┼ča─č─▒ gereksinmelere kar┼č─▒ y├╝ksek de─čerler ve
otantik insanl─▒─č─▒n evrensel idealleri

Olgunluk Standard─▒:

Kendini tamamlama; en y├╝ksek de─čerlere ba─članm─▒┼č ya┼čam

├ľnc├╝ Kuramc─▒lar:

B├╝hler, Maslow

b) Ki┼čisel ili┼čkilerin ├Âzg├╝rle┼čmesi. White’─▒n belirtti─či ikinci
b├╝y├╝me ├žizgisi, ili┼čkinin di─čer insanlar─▒n ger├žek do─čas─▒na gitgide daha
duyarl─▒ duruma gelmesidir. ─░nsanlararas─▒ ili┼čkiler, gitgide daha fazla
biricikli─či i├žinde de─čerlendirilen tek bir ki┼čiyle ili┼čkiye d├Ân├╝┼čmekte ve
gitgide daha az kendi gereksinmelerini, d├╝┼člemlerini yans─▒tt─▒─č─▒ bir
ili┼čki olmaktad─▒r. Erikson, tek ve biricik olan bir ba┼čka ki┼čiyle ├Âzg├╝r
olarak ili┼čkiye girebilmek i├žin, ki┼činin ili┼čkide kendisinin kim oldu─ču
konusunda geli┼čmi┼č bir kimlik duygusu olmas─▒ gerekti─čini savunur.
Geli┼čen kimlik duygusu, gen├ž yeti┼čkinlikte kurulan ili┼čkilerdeki artan
ge├žicilik ve s├╝reklilikle birlikte, ba┼čkalar─▒n─▒n biricik (unique) olu┼čunu
kendi kimli─činin sa─člam temelinden hareketle ke┼čfetmeye katk─▒da bulunur.
White’─▒n belirtti─či ilgin├ž bir nokta da, beklenmeyen etkile┼čimlerin
├Ânemidir. Bir ba┼čkas─▒n─▒n beklenmeyen bir davran─▒┼č─▒ kar┼č─▒s─▒nda
┼ča┼č─▒rd─▒─č─▒m─▒z zaman o insan─▒n tek ve biricik olu┼čuna daha fazla uyum
sa─člar─▒z; yine bunun gibi, bizden beklenmedik bi├žimde farkl─▒ olan biriyle
etkile┼čime girdi─čimizde bu bizi ki┼čilerin tek ve farkl─▒ olu┼ču konusunda
daha duyarl─▒ k─▒lar. Beklenmedik etkile┼čimler kendimizi tan─▒mam─▒za,
ki┼čisel ili┼čkileri derinle┼čtirmemize yard─▒mc─▒ olur.

c) ─░lgilerin derinle┼čmesi: Bu ├╝├ž├╝nc├╝ b├╝y├╝me ├žizgisi ki┼čilerin
ilgilendi─či ve u─čra┼čt─▒─č─▒ etkinliklerde izlenebilir. White’a g├Âre gen├ž
yeti┼čkinlik, ilgilerin derinle┼čti─či ve giri┼čilen i┼člerin y├╝rekten yap─▒ld─▒─č─▒
bir d├Ânemdir. U─čra┼člar ve ilgiler mesleki ya da ├Âzel olabilir, ancak ortak
├Âzellikleri ger├žek bir ba┼čar─▒ elde etme amac─▒yla yap─▒l─▒yor olmalar─▒d─▒r.
Bir ba┼čka ├Âzellik, bireyin ilgi duydu─ču alanla u─čra┼čmaktan yarar
beklemeksizin zevk almas─▒d─▒r. Burada, bireyin kendisine ilgin├ž gelen bir
etkinli─či ele almas─▒, sadece o etkinlikten zevk duymas─▒, bu zevkin de
ilgiyi derinle┼čtirmesi bi├žiminde geli┼čen bir s├╝re├ž s├Âz konusudur. ─░lginin
bu bi├žimde derinle┼čmesi sonu├ž olarak kimli─čin kararl─▒l─▒k kazanmas─▒n─▒
ve buna ba─čl─▒ olarak meslek se├žimini, ba┼čka hir insana duyulan
ilgiyi etkiler.

d) De─čerlerin insanc─▒lla┼čmas─▒. Piaget ve Kohlberg taraf─▒ndan
yap─▒lan ahlak geli┼čimi ├žal─▒┼čmalar─▒, gen├ž yeti┼čkinlerde ├╝st d├╝zeyde soyut
ahlak felsefesi geli┼čimi i├žin yeterli gizilg├╝c├╝n var oldu─čunu g├Âstermi┼čtir.
Soyut bir ahlak felsefesi olu┼čturma yetisi b├╝t├╝n yeti┼čkinlik
boyunca s├╝r├╝p gidcr. Genellikle toplumlarda daha alt d├╝zeyde ahlaki
yarg─▒lar ge├žerli oldu─ču halde gen├ž yeti┼čkinler, yeni kazand─▒klar─▒ bu yetiyi
daha insanc─▒l de─čerler geli┼čtirme y├Ân├╝nde kullan─▒rlar. Gen├ž yeti┼čkinler
kendi ki┼čisel deneyimlerini de─čerler sistemine katar ve kimli─čin
geli┼čen a├ž─▒kl─▒k ve kararl─▒l─▒─č─▒n─▒ yans─▒tan kendi ki┼čisel de─čerler sistemini
olu┼čtururlar; bu sistem, daha ├Âzg├╝r ve derin ili┼čkiler kurduklar─▒ insanlar
arac─▒l─▒─č─▒yla geli┼čen ki┼čisel deneyimlerinin bir sentezidir. B├╝t├╝n bu
s├╝re├žler ideal olarak daha insanc─▒l de─čerler do─črultusunda geli┼čirler.

e) ├ľzen ve bak─▒m─▒n geni┼člemesi. Bu b├╝y├╝me ├žizgisi k─▒smen
de─čerlerin insanc─▒lla┼čmas─▒n─▒ yans─▒t─▒r, ayn─▒ zamanda di─čer insanlar─▒n
durumlar─▒na duyulan duygular─▒ da i├žerir. Bu e─čilim, ba┼čkalar─▒na gittik├že
artan bir sempati duymay─▒ ve onlar─▒n duygular─▒ konusunda derin
bir ├Âzen geli┼čtirmeyi i├žerir. Bu ├Âzellikler sadece sevilen ki┼čiye de─čil,
yoksullara, bask─▒ alt─▒nda olan, fiziksel ya da ruhsal rahats─▒zl─▒klar─▒ olan
ki┼čilere de y├Âneliktir.

Yukar─▒da a├ž─▒klanan b├╝y├╝me ├žizgileri genellikie Erikson’un kimlik
ve yak─▒nl─▒k a├ž─▒klamalar─▒n─▒ tamamlay─▒c─▒ niteliktedir. Bu b├╝y├╝me
├žizgileri her toplumda ergenli─čin son ve yeti┼čkinli─čin ilk y─▒llar─▒ i├žin
gizil niteliktedir. Ancak b├╝t├╝n gen├ž yeti┼čkinlerin bu gizil-g├╝├žleri sonuna
kadar harekete ge├žirdikleri s├Âylenemez (D.C. Kimmel, 1974)

:::::::::::::::::

3. Olgunla┼čmada G├╝├žl├╝kler

Gen├ž yeti┼čkin kimlik olu┼čumunun son basamaklar─▒ndad─▒r, kendi
kimli─či ile toplumsal sistem aras─▒nda ba─č kurmaya ├žal─▒┼čmaktad─▒r,
yak─▒nl─▒k kurmadaki ilk ad─▒mlar─▒yla ba┼čkalar─▒n─▒ ├Âzel, biricik ve cinsel
varl─▒klar olarak ke┼čfetmeye ba┼člam─▒┼čt─▒r. Gen├ž yeti┼čkinlik, bireyin kendini
yeti┼čkin olarak g├Ârd├╝─č├╝, ba┼čkalar─▒n─▒n da ona yeti┼čkin muamelesi
yapt─▒klar─▒, b├Âylece bireyin benli─činin al─▒┼čt─▒─č─▒n─▒n d─▒┼č─▒nda de─či┼čimler
g├Âsterdi─či bir d├Ânemdir. Toplumsal karma┼č─▒kl─▒─č─▒n ve de─či┼čimin daha
az oldu─ču toplumlarda bu geli┼čmeler ergenlik d├Âneminde yer al─▒r ve
orada sonu├žlan─▒r. Oysa, ├žok karma┼č─▒k ve h─▒zla de─či┼čen toplumlarda bu
geli┼čmeler, Keniston’un (1968) “gen├žlik”, Kimmel’in (1974) “gen├ž yeti┼čkinlik”
ve bizim “gen├ž yeti┼čkinli─če ge├ži┼č” ad─▒n─▒ verdi─čimiz d├Ânemde
yer almaktad─▒r. Bu d├Ânemde kar┼č─▒la┼č─▒lan ilk sorunu Keniston “bireyselle┼čmeye
kar┼č─▒ yabanc─▒la┼čma” olarak adland─▒rmaktad─▒r.

a) Yabanc─▒la┼čma. Gen├ž yeti┼čkin kendi kimli─či ile toplumsal
rolleri aras─▒ndaki bir uzla┼čma sa─člamad─▒─č─▒ zaman yabanc─▒la┼čma duyacakt─▒r.
Kim oldu─čuna ili┼čkin duygular─▒ ile toplumun beklenti ve istekleri
aras─▒nda, toplumdaki meslek, evlilik, anababal─▒k rolleri aras─▒nda
bireysel bir uygunluk kurulamad─▒─č─▒nda yabanc─▒la┼čma tehlikesi ortaya
├ž─▒kar. Bireysellik duygusunun olu┼čumunda ki┼či hem kendi i├ž d├╝nyas─▒na,
hem de d─▒┼čardaki toplumsal d├╝nyaya y├Ânelir. ─░├že d├Ânmede bireyin
topluma yabanc─▒la┼čmas─▒, d─▒┼ča d├Ânmede de bireyin kendisine yabanc─▒la┼čmas─▒
s├Âz konusu olabilir

b) Uyu┼čturucu. Gen├ž yeti┼čkinlikte uyu┼čturucu kullan─▒m─▒, bir
bak─▒ma, etkin bireyselle┼čme ve yo─čun bireysel ya┼čant─▒ arama yoludur.
├ľzellikle geli┼čmi┼č toplumlarda uyu┼čturucu -geleneksel toplumdaki alkol
ve t├╝t├╝n gibi- bir yeti┼čkinlik simgesi olarak g├Âr├╝lmektedir. Ayr─▒ca
uyu┼čturucu bir alt-k├╝lt├╝r simgesi ya da ba┼čkald─▒rma arac─▒ olarak da
alg─▒lanmaktad─▒r. Gen├ž yeti┼čkinler aras─▒nda uyu┼čturucu kullan─▒m─▒n─▒n,
egemen k├╝lt├╝rden farkl─▒ bir ya┼čam bi├žimi s├╝rd├╝rme umutlar─▒ndan kaynakland─▒─č─▒
s├Âylenebilir. B├Âylece uyu┼čturucu kullan─▒m─▒, k├╝lt├╝rel normlar─▒n
bask─▒s─▒ndan kurtulmu┼č bir bireysel kimlik duygusu edinme ├žabas─▒
ile yabanc─▒la┼čma s├╝recinin bir y├Ân├╝n├╝ yans─▒tmaktad─▒r.

c) Cinsellik. Ergenlik ve gen├ž yeti┼čkinli─čin en zor sorunlar─▒ndan
biri de, toplumun erinlik ile yeti┼čkinlikteki evlilik aras─▒ndaki
d├Ânemi bir “cinsel moratoryum” d├Ânemi olarak g├Ârmek istemesidir.
Buna g├Âre, gen├ž kad─▒nlar cinselli─či hi├ž d├╝┼č├╝nmez ve istemezler; gen├ž
erkekler ise d├╝┼č├╝nebilir, ama s─▒n─▒rlamak zorundad─▒rlar. Oysa ger├žekte
durum ├žok farkl─▒d─▒r. Sorenson’un Birle┼čik Devletler’de ├žok geni┼č bir
├Ârneklem ├╝zerinde ger├žekle┼čtirdi─či bir ara┼čt─▒rma, 13-19 ya┼člar aras─▒ndaki
deneklerin yar─▒s─▒n─▒n (erkeklerde % 59, k─▒zlarda % 45) cinsel etkinli─če
girdi─čini g├Âstermi┼čtir. Ergenlikte art─▒┼č g├Âsteren bu cinsel ili┼čki
oran─▒ do─čal olarak gen├ž yeti┼čkinli─če de uzanmaktad─▒r. Ancak bu art─▒┼čla
birlikte birtak─▒m sorunlar da ├ž─▒kagelmektedir: Ortalama evlenme ya┼č─▒
y├╝kselmekte, evlilik geciktirilmektedir, dolay─▒s─▒yla di─čer yeti┼čkinlik
rolleri de ileriye b─▒rak─▒lmaktad─▒r. Bu noktada, geleneksel normlara m─▒
yoksa ├ža─čda┼č normlara m─▒ uyulaca─č─▒ sorunu gen├ž yeti┼čkinlerin en
├Ânemli sorunudur. ├ľzellikle gelenekselli─čin bask─▒lar─▒yla ├ža─čda┼čl─▒─č─▒n
belirtilerinin birlikte bulundu─ču toplumlarda bu sorun daha da a─č─▒r
basmaktad─▒r. Bireyin, kendi standartlar─▒n─▒ se├žme ├Âzg├╝rl├╝─č├╝ ile kat─▒ kurallara
boyun e─čme zorunlulu─ču aras─▒nda kalmas─▒ gerilime yol a├žmaktad─▒r.
G├╝n├╝m├╝zde de─či┼čim yaln─▒z cinsel davran─▒┼člarda de─čil, yak─▒nl─▒─ča
kar┼č─▒ tutumlarda ve yak─▒n ili┼čkinin do─čas─▒nda da ortaya ├ž─▒kmaktad─▒r.
Duygusal olarak yak─▒n olan ├žiftler art─▒k cinsel ili┼čkiyi de do─čal
g├Ârmektedirler. Ancak, cinsel normlardaki bu de─či┼čimlere kar┼č─▒n gen├ž
yeti┼čkinlik cinsel y├Ânden g├╝├žl├╝kleri olan bir d├Ânemdir. Bireyselle┼čme
s├╝reci i├žinde olan gen├ž insan, bu s├╝re├ž i├žerisinde cinsel kimli─či ile ne
yapaca─č─▒ sorusuna da bir yan─▒t bulmak zorundad─▒r. Se├ženeklerin ├žoklu─ču,
se├žim yapma ve se├žiminin sorumlulu─čunu ├╝stlenme zorunlulu─čunu
da birlikte getirmektedir (D.C. Kimmel, 1974).

:::::::::::::::::

4. Geli┼čim G├Ârevleri

Havighurst’├╝n geli┼čim psikolojisine en ├Ânemli katk─▒lar─▒ndan biri
“geli┼čim g├Ârevleri” kavram─▒d─▒r. Geli┼čim g├Ârevleri kavram─▒, insan─▒n,
ya┼čam─▒n─▒n ├Âzel d├Ânemlerinde sahip olmas─▒ gereken belirli beceriler,
yetenekler ya da g├Ârevleri dile getirir. Bu g├Ârevlerin yerine getirilmesi
bireyin ya┼čam─▒n─▒n bir sonraki d├Ânemindeki ya da evresindeki geli┼čimi
i├žin ├Ânemlidir. Havighurst’├╝n geli┼čim g├Ârevleri kavram─▒ evrensel olarak
kabul edilmemi┼čtir, gene de geli┼čim psikolojisi i├žin ├Ânemli bir
katk─▒d─▒r. Asl─▒nda Havighurst geli┼čim g├Ârevlerinin birbiri ard─▒na
ba┼čar─▒lmas─▒n─▒n mutlaka olgun bir birey yarataca─č─▒n─▒ s├Âylemez, ama bu kavram
olgun bir birey olmaya ili┼čkin di─čer kavramlar kadar dikkate de─čerdir.

Havighurst’e g├Âre geli┼čim g├Ârevi, “bireyin ya┼čam─▒nda belirli bir
d├Ânemde ya da o d├Ânem konusunda, ba┼čar─▒lmas─▒ bireyin mutlulu─čuna
ve sonraki g├Ârevleri ba┼čarmas─▒na rehberlik eden, ba┼čar─▒lmamas─▒ bireyde
mutsuzlu─ča, toplumca onaylanmamaya ve sonraki g├Ârevlerde
g├╝├žl├╝k ├žekmeye yol a├žan bir g├Ârevdir.”

Geli┼čim g├Ârevleri, devinimsel (motor), zihinsel (intellectual),
duygusal (emotional) ya da toplumsal (social) olabilirlerse de, hepsi
de sonunda “psikososyal” alana y├Ânelirler. Havighurst geli┼čim g├Ârevlerini
├žocukluk, ergenlik ve yeti┼čkinlik d├Ânemleri ve bunlar─▒n alt d├Ânemleri
i├žin birer birer a├ž─▒klam─▒┼čt─▒r. A┼ča─č─▒daki tabloda sadece yeti┼čkinli─če
ili┼čkin g├Ârevler g├Âsterilmektedir, bu g├Ârevlerin a├ž─▒klanmas─▒ ilgili
b├Âl├╝mlerde yap─▒lacakt─▒r.

Tablo 11

Yeti┼čkinlikte Geli┼čim G├Ârevleri

Gen├ž Yeti┼čkinlik;

1. E┼č se├žimi.

2. E┼čle birlikte ya┼čamay─▒ ├Â─črenme.

3. Bir aile kurma.

4. ├çocuk yeti┼čtirme.

5. Bir evin i┼člerini y├╝r├╝tme.

6. Bir u─čra┼č ba┼člatma.

7. Yurtta┼čl─▒k sorumlulu─čunu ├╝stlenme.

8. Uygun bir toplumsal gruba kat─▒lma.

Orta Ya┼člar;

1. Yeti┼čkinli─čin yurtta┼čl─▒k ve toplumsal
sorumlulu─čunu ba┼čarma.

2. Ya┼čamak i├žin ekonomik bir standart olu┼čturma
ve s├╝rd├╝rme.

3. Yeti┼čkinli─čin bo┼č zaman etkinliklerini geli┼čtirme.

4. Ergen ├žocuklara sorumlu ve mutlu yeti┼čkinler
olmada yard─▒m etme.

5. Bir e┼čle bir ki┼či olarak ili┼čki kurma.

6. Orta ya┼č─▒n fizyolojik de─či┼čimlerini kabul etme
ve bunlara uyum sa─člama.

7. Ya┼čl─▒ anababaya uyum sa─člama.

─░leri Ya┼člar;

1. Fiziksel g├╝├žteki ve sa─čl─▒ktaki d├╝┼č├╝┼če uyum sa─člama.

2. Emeklili─če ve gelir azalmas─▒na uyum sa─člama.

3. E┼čin ├Âl├╝m├╝ne uyum sa─člama.

4. Ya┼č grubuyla a├ž─▒k bir ba─čl─▒l─▒k kurma.

5. Toplumsal ve yurtta┼čl─▒k y├╝k├╝ml├╝l├╝klerini y├╝r├╝tme.

6. Ya┼čam─▒n doyumlu fiziksel d├╝zenlemelerini yapma.

Kaynak: R.J. Havighurst. Human Development, 1953. aktaran Liebed ve
Wicks-Nelson. 1981.

:::::::::::::::::

5. Bireysel Geli┼čim

Burada gen├ž yeti┼čkinli─čin ├Ânce fiziksel, sonra zihinsel geli┼čim
boyutlar─▒ s├Âz konusu edilecektir.

a) Fiziksel de─či┼čimler. Gen├ž yeti┼čkinler fiziksel geli┼čimlerinin
doru─čundad─▒rlar. A┼ča─č─▒ yukar─▒ 25 ya┼č ile 50 ya┼č aras─▒ndaki fiziksel-
biyolojik gerileme derece derece ortaya ├ž─▒kar ve ├žok yava┼čt─▒r. Bir├žok
erkek yeti┼čkin en y├╝ksek boya a┼ča─č─▒ yukar─▒ 21 ya┼člar─▒nda ula┼č─▒r. 25-30
ya┼člar─▒nda yeti┼čkinler kas g├╝c├╝’n├╝n en ├╝st d├╝zeyine ula┼č─▒rlar, 30-60
ya┼člar─▒nda da g├╝├žlerinin % 10’unu yitirirler. 60-70 ya┼člar─▒ aras─▒ndaki
en ├╝st g├╝├ž 20’lerdeki g├╝c├╝n ancak % 80’i kadard─▒r. Fiziksel dayanma
ya da uzun s├╝re ├žal─▒┼čma g├╝c├╝ de ya┼čla birlikte azalmaktad─▒r; ancak,
├žok zorlu olmayan i┼člerdeki fiziksel dayanma d├╝┼č├╝┼č├╝ kas g├╝c├╝ azalmas─▒ndan
daha yava┼č olmaktad─▒r; ├Âte yandan, fiziksel dayanma g├╝c├╝ndeki
d├╝┼č├╝┼č hareketli insanlarda durgun ve uyu┼čuk olanlara g├Âre daha azd─▒r.

Yeti┼čkin insanlar ├ževrelerini ├Ârg├╝tlemede ve uyum sa─člamada
duyusal yeteneklerine ba─č─▒ml─▒d─▒rlar. ─░nsan etkile┼čiminde etkili bir
ileti┼čim kurma yetisi b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de duyulara (g├Ârme, i┼čitme, dokunma,
tat alma, koklama) ba─čl─▒d─▒r. Ya┼čl─▒ yeti┼čkinler uyaranlar─▒n yo─čunlu─čunun
az oldu─ču (hafif ses, hafif koku, az ─▒┼č─▒k) durumlarda g├╝├žl├╝k ├žekerler.
G├Ârme ve g├Ârme uyumu 20 ya┼č─▒nda en ├╝st d├╝zeydedir; bu ya┼č
ayn─▒ zamanda ilk ├Âz├╝rlerin ve kal─▒tsal bozukluklar─▒n ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒
ya┼čt─▒r. 1) Sinir sisteminin i┼čleyi┼činde ileri ya┼člara kadar belirgin olarak
ortaya ├ž─▒kmayan yava┼č bir d├╝┼č├╝┼č vard─▒r; bu d├╝┼č├╝┼č g├Ârme de i├žinde olmak
├╝zere b├╝t├╝n davran─▒┼č─▒ etkiler ve hemen hemen b├╝t├╝n i┼čleyi┼č ve
s├╝re├žlerde bir yava┼člamaya neden olur. 2) Ayr─▒ca g├Âzbebe─či ├žap─▒nda
ya┼čla ortaya ├ž─▒kan daralma nedeniyle g├Âze giren ─▒┼č─▒k miktar─▒ da azal─▒r,
bu y├╝zden ya┼čl─▒lar iyi ayd─▒nlat─▒lmam─▒┼č yerlerde g├Ârme g├╝├žl├╝─č├╝ ├žekerler.
3) Ya┼čl─▒ yeti┼čkinin ─▒┼č─▒─ča uyum sa─člamas─▒ da gen├ž yeti┼čkinden
daha fazla zaman al─▒r. 4) G├Âz karanl─▒─ča uyum sa─člad─▒─č─▒nda (ya┼čl─▒larda
daha fazla zaman al─▒r) g├Âr├╝lebilen en az ─▒┼č─▒k yo─čunlu─čunda ya┼čla birlikte
bir d├╝┼č├╝┼č vard─▒r. Bu en az ─▒┼č─▒k yo─čunlu─čunun yeti┼čkin taraf─▒ndan
g├Âr├╝lebilmesi i├žin 20 ya┼č─▒ndan sonra her on ├╝├ž y─▒lda iki kat artmas─▒
gerekmektedir. 5) G├Ârme keskinli─či ├žocukluk ve ergenlikte artar, 20-50
ya┼člar aras─▒nda kararl─▒l─▒k g├Âsterir, elli ya┼čmdan sonra yava┼č fakat
artan bir d├╝┼č├╝┼č g├Âsterir. 6) G├Âz merce─činin kas hareketi ve esnekli─či
imgenin retinaya d├╝┼čmesini sa─člar. Ergenlikte mercek uyumunda ├žok
az de─či┼čiklik vard─▒r. 20-50 ya┼člar─▒ aras─▒nda mercek esnekli─činde azalma
ba┼člar, 50 ya┼č─▒ndan sonraki mercek uyumunda d├╝┼č├╝┼č daha yava┼čt─▒r.
7) Ya┼č ilerledik├že yeti┼čkinler g├Ârd├╝kleri nesne ile arka plan─▒ aras─▒nda
daha fazla z─▒tl─▒─ča (kontrast) gereksinme duyarlar. Sonu├ž olarak, g├Ârmeyle
ilgili ├Âzelliklerde gen├ž yeti┼čkinlikte ├žok az de─či┼čim vard─▒r.

Gen├ž yeti┼čkinlikle ya┼čl─▒l─▒k aras─▒nda tepki s├╝resi’nde dereceli bir
art─▒┼č vard─▒r. ├çocuklukta bu s├╝re ├žok k─▒sad─▒r, gen├ž yeti┼čkinlikte bir platoya
ula┼č─▒l─▒r. Tepki s├╝resi yirmi ya┼č─▒n hemen ├Âncesinde en ├╝st d├╝zeye
├ž─▒kar, orta yeti┼čkinlikte ve ya┼čl─▒l─▒kta gittik├že artar.

Gen├ž yeti┼čkinlikte etkinlik k─▒s─▒tlanmas─▒, yetersizlik, ├Âl├╝m gibi olgular
├Âncelikle ani (akut) ko┼čullardan do─čar. Ya┼čam d├Âng├╝s├╝nde, gen├ž
yeti┼čkinli─čin ani ya da i┼člevsel ko┼čullar─▒ndan, orta yeti┼čkinli─čin ve
ya┼čl─▒l─▒─č─▒n m├╝zmin (kronik) ya da dejeneratif (geri ├ževrilemez) ko┼čullar─▒na
do─čru bir de─či┼čim s├Âz konusudur. K─▒rk ya┼č─▒ndan ├Ânce ├Âl├╝mlerin
├žo─ču bula┼č─▒c─▒ hastal─▒klardan ve kazalardan, k─▒rk ya┼č─▒ndan sonra ise
kronik ko┼čullardan kaynaklan─▒r (Schiamberg ve Smith, 1982).

b) Zihinsel yetenekler. Yeti┼čkinlerin ├Â─črenme yetene─čini de─čerlendirmek
i├žin hen├╝z elimizde ger├žekten yeterli ara├žlar─▒n ya da testlerin
olmad─▒─č─▒ kabul edilmektedir. Knox’a g├Âre bunun en az─▒ndan ├╝├ž
nedeni vard─▒r: Geni┼č bir bi├žimde kullan─▒lan yeti┼čkin zeka testleri
(├Ârne─čin WAIS), yeti┼čkinin ya┼čant─▒s─▒n─▒ ger├žekten anlamaya ├žal─▒┼čmaktan
├žok, ├žocuk ve ergen testleriyle kar┼č─▒la┼čt─▒rma yoluyla elde edilmi┼člerdir;
├žocuk ve yeti┼čkin zeka testleri birtak─▒m tart─▒┼čmal─▒ say─▒lt─▒lara
dayanmaktad─▒r (├žocuklar, ergenler ve yeti┼čkinler ayn─▒ bilgi ve deneyim
olana─č─▒na sahiptirler, daha zeki insanlar daha etkin ve yeterli ├Â─črenirler
ve yetenek testlerinde daha ba┼čar─▒l─▒d─▒rlar gibi); ├žok az say─▒da zeka
testi maddesi yeti┼čkinlerin edindi─či ve ger├žek ya┼čam ko┼čullar─▒nda kulland─▒─č─▒
beceri ve uzmanl─▒─ča uygun d├╝┼čmektedir. ├ľ─črenme yetene─či
testleri ve di─čer de─čerlendimme yollar─▒ bireyin “tavan” kapasitesini
├Âl├žmeye y├Âneliktir, oysa g├╝nl├╝k ya┼čamda bu tavan─▒n alt─▒nda da sorunsuz
ya┼čanabilmektedir. Dolay─▒s─▒yla, testlerde puanlar ya┼čla d├╝┼čse bile
bunun g├╝nl├╝k ya┼čama hi├žbir etkisi olmayabilir.

Boylamsal ara┼čt─▒rmalar, 20-40 ya┼člar aras─▒nda ve ├Âtesinde zihinsel
becerilerde y├╝ksek derecede bir kararl─▒l─▒k oldu─čunu g├Âstermektedir.
Kesitsel ara┼čt─▒rmalar ise yeti┼čkinlik s─▒ras─▒nda yeteneklerde dereceli
bir d├╝┼č├╝┼č oldu─čunu ortaya koymaktad─▒r. Ancak bu bulgu, ya┼ča ba─čl─▒
olmaktan ├žok, gen├ž yeti┼čkinler vc ya┼čl─▒lar aras─▒ndaki e─čitim, sa─čl─▒k,
ilgi ve de─čer farkl─▒l─▒klar─▒na ba─čl─▒ olabilir. Ara┼čt─▒rmalar, zihinsel bak─▒mdan
├žok yetenekli bireylerin ├žocukluk ve ergenlikte ├Â─črenmede
├žok h─▒zl─▒ olduklar─▒n─▒ ve sonra gen├ž yeti┼čkinlikte bir platoya ula┼čt─▒klar─▒n─▒
g├Âstermektedir. ├ľte yandan, daha az yetenekli bireyler ├Â─črenmede
├žok daha yava┼čt─▒rlar, platoya daha erkenden ula┼č─▒yorlar ve sonra
daha h─▒zl─▒ bir d├╝┼č├╝┼č g├Âsteriyorlar (Schiamberg ve Smith, 1982).

├ľte yandan, yeti┼čkinlikte pratik zekan─▒n ba┼čar─▒l─▒ bir ya┼čam s├╝rd├╝rmede
ne denli ├Ânemli oldu─ču da dikkati ├žekmektedir. Ara┼čt─▒rmac─▒lar,
bir ki┼činin zekice se├žimler yapma yetene─či ile (s├╝permarkette
benzer maddelerin boyutlar─▒yla fiyatlar─▒n─▒ k─▒yaslamak gibi), aritmetik
i┼člemler i├žeren soyut testlerdeki puanlar─▒ aras─▒nda ili┼čki olmad─▒─č─▒n─▒
bulmu┼člard─▒r. P.B. Baltes’in (1987) zekay─▒ iki genel s├╝re├ž olarak g├Âren
yakla┼č─▒m─▒ bu sorunu ├ž├Âzmektedir. Baltes’in iki s├╝rekli model kuram─▒nda
zekan─▒n i┼čleyi┼či mekanik ve pragmatik s├╝re├žlerden ibarettir.
Mekanik zeka, bilgi i┼člemede ve sorun ├ž├Âzmede kullan─▒lan temel
d├╝┼č├╝nce i┼člemlerini i├žerir. Bu t├╝r zeka tam geli┼čimine b├╝y├╝k olas─▒l─▒kla
ergenli─čin sonlar─▒nda ula┼čmakta ve bundan sonra g├Ârece sabit kalmaktad─▒r.
Zekan─▒n bu boyutu ZB testlerindeki ├Âl├žeklerle ├Âl├ž├╝lebilmektedir.
Pragmatik zeka ise, biriken bilgilerle, uzmanl─▒kla, g├╝ndelik ya┼čamdaki
temel bili┼čsel becerilerle (mekanik zeka) ilgili y├Ântemleri
i├žerir. Bu i┼člevler ve yetenekler yeti┼čkinlik d├Ânemi boyunca geli┼čmeyi
s├╝rd├╝rmektedir. ZB testlerinin s├Âzel ├Âl├žekleri ya da birikimli zeka
testleri pragmatik zekan─▒n baz─▒ y├Ânlerini ├Âl├žebilmektedir. Pragmatik
zeka birikimli zekaya ├╝stbili┼či, uzmanl─▒─č─▒, yorumsal bilgiyi (bilgeli─či)
eklemektedir.

Cattel’in ak─▒c─▒ ve birikimli zeka kuram─▒ndan da s├Âz etmekte yarar
var. Ak─▒c─▒ zeka (fluid intelligence) insan fizyolojisi ile insan─▒n ilk
deneyimlerinin etkile┼čiminin sonucu olan temel bir yetenektir. Bu zeka
bi├žimi, kavramlar olu┼čturma, soyut usavurmalar yapma ve karma┼č─▒k
ili┼čkileri kavrama yetene─činden ibarettir. Ak─▒c─▒ zeka, e─čitimden ve
deneyimden ba─č─▒ms─▒zd─▒r; geni┼č bir zihinsel etkinlikler alan─▒na uygulanabilir
olu┼čuda buradan gelir. Bu zeka t├╝r├╝n├╝ ├Âl├žmede kullan─▒lan testler,
harfleri ya da say─▒lar─▒ gruplama, benzer s├Âzc├╝kleri e┼čleme, say─▒ dizilerini
anm─▒sama gibi etkinlikleri i├žerir. Birikimli zeka (crystallized
intelligence) ise, soyut usavurman─▒n, soyutlaman─▒n ve karma┼č─▒k ili┼čkiler
kavram─▒n─▒n ├Â─črenilmi┼č g├Ârevlere uygulanmas─▒n─▒ i├žerir. Birikimli
zeka, e─čitime ve deneyime ba─č─▒ml─▒d─▒r; genel bilgi, s├Âzc├╝k da─čarc─▒─č─▒,
aritmetik usavurma ya da toplumsal durum testleriyle ├Âl├ž├╝l├╝r. Her iki
zeka t├╝r├╝ de yeti┼čkinlerin d├╝┼č├╝nmede ve sorun ├ž├Âzmede kulland─▒klar─▒
yeteneklerdir. Bir birey ya┼čam s├╝resi boyunca “bili┼čsel bir ├╝slup” geli┼čtirir
ve sorunlar─▒ zeka parlakl─▒─č─▒ (ak─▒c─▒ zeka) ya da bilgelik (birikimli
zeka) yoluyla ├ž├Âzer. Her iki zeka t├╝r├╝ de ├žocukluk ve ergenlikte art─▒┼č
g├Âsterir. Ak─▒c─▒ zeka yeti┼čkinlikte derece derece azalmaya ba┼člar,
buna kar┼č─▒l─▒k birikimli zeka yeti┼čkinlikte derece derece artmay─▒ s├╝rd├╝r├╝r.
Ancak, birikimli zekan─▒n s├╝rekli art─▒┼č─▒ e─čitim, bilgi edinme, d├╝┼č├╝nme,
k├╝lt├╝rel kat─▒lma etkinliklerinin s├╝rmesine ba─čl─▒d─▒r (Schiamberng
ve Smith, 1982).

Zihin geli┼čiminin evrelerinin ergenlikte tamamland─▒─č─▒ bilinmektedir.
Ancak, yeti┼čkinin d├╝┼č├╝ncesi ergenin d├╝┼č├╝ncesinden bir ├žok a├ž─▒dan
farkl─▒ g├Âr├╝nmektedir. Yeti┼čkin d├╝┼č├╝ncesinin daha az kendine d├Ân├╝k,
daha ak─▒lc─▒, daha pratik oldu─ču kabul edilir. Bu de─či┼čikli─čin kayna─č─▒
nedir? Yeti┼čkinlikte ortaya ├ž─▒kan bili┼čsel ├Âr├╝nt├╝lerin bireyin yeti┼čkin
ya┼čam─▒nda ├╝stlendi─či sorumluluklar─▒n ve ba─člant─▒lar─▒n sonucu
oldu─ču d├╝┼č├╝n├╝lmektedir. Bu g├Âr├╝┼č ├Âzellikle K. Warner Schaie (1982)
taraf─▒ndan savunulmaktad─▒r. Schaie yeti┼čkin bili┼činde toplumsal vurgulara
ve ba─člant─▒lara denk d├╝┼čen d├Ârt evrenin varl─▒─č─▒ndan s├Âz etmektedir
(Tablo 12).

Tablo 12

Schaie’ye G├Âre Bili┼čsel Geli┼čim Evreleri

Çocukluk ve ergenlik:

Kazan─▒m (Piaget’in d├Ârt evresi)

Gen├ž yeti┼čkinlik:

Ba┼čarma (amaca y├Ânelik ├Â─črenme)

Orta Yeti┼čkinlik:

Sorumlu (ba┼čkalar─▒na ilgi)

Yap─▒c─▒ (toplumsal sisteme ilgi)

─░leri yeti┼čkinlik:

Yeniden b├╝t├╝nle┼čtirici (bilgelik)

Kaynak: Aktaran K.S. Berger, 1988

Warner Schaie’nin yeti┼čkin zekas─▒na yakla┼č─▒m─▒ bili┼č ile geli┼čim
g├Ârevleri aras─▒nda ba─člant─▒ kurmaktad─▒r. Bu kuramda yeti┼čkinlikten
├Ânceki bili┼čsel de─či┼čimler gitgide daha etkili olan yeni bilgi edinme
yollar─▒n─▒ yans─▒t─▒r; yeti┼čkinlik s─▒ras─▒ndaki de─či┼čimler ise bilgiyi
kullanmadaki farkl─▒ yollar─▒ yans─▒t─▒r. Bu nedenle Schaie’ye g├Âre ├žocukluk ve
ergenlik tek bir evrede yer al─▒r: Kazan─▒m evresi (acquisitive stage). Bu
evrede gen├ž insanlar yeni beceriler ├Â─črenmeye ve bilgi biriktirmeye
├žal─▒┼č─▒rlar. Gen├ž yeti┼čkinlikte ikinci evre geli┼čir: Ba┼čarma evresi
(achieving stage). Bu evre y─▒llar i├žinde toplanm─▒┼č bilginin uygulanmas─▒
evresidir. Gen├ž yeti┼čkinler bilgilerini hem mesleki ama├žlar─▒ do─črultusunda,
hem de ├Âzel ya┼čamlar─▒nda uygulamaya ba┼člarlar. Orta
yeti┼čkinli─čin bili┼čsel evreleri ┼čunlard─▒r: Sorumlu evre (responsible
stage) ve yap─▒c─▒ evre (executive stage). Bu iki evre zekay─▒ toplumsal
olarak sorumlu bi├žimde uygulama ├Âzelli─čini getirir. Sorumlu evrede
ki┼čiler aile ├╝yelerine ve birlikte ├žal─▒┼čt─▒klar─▒ insanlara kar┼č─▒
y├╝k├╝ml├╝l├╝klerini tan─▒rlar; yap─▒c─▒ evrede ise sorumluluk aileden ve i┼č
├ževresinden topluma do─čru geni┼čler. ─░leri yeti┼čkinlikte yeniden
b├╝t├╝nle┼čtirici evre (reintegrative stage) gelir. ─░leri ya┼člardaki yeti┼čkinler
meslek, aile, toplum ya da ulus sorunlar─▒na y├Ânelmek yerine tek bir alana
odaklan─▒rlar. A┼ča─č─▒da ayr─▒nt─▒lar─▒ a├ž─▒klanan bu evrelerden ge├ži┼či belirleyen
nokta, ya┼č de─čil geli┼čim g├Ârevleridir.

Schaie, bili┼čsel a├ž─▒dan ├žocuklu─čun ve ergenli─čin bir kazan─▒m evresi
olu┼čturdu─čuna inanmaktad─▒r; bu evrede bilgi kazan─▒lmakta ve sorun
├ž├Âzme teknikleri ├Â─črenilmektedir, bunlar─▒n gen├ž ki┼činin ya┼čam─▒ndaki
g├╝ncel ├Ânemine ├žok az bak─▒lmaktad─▒r. Gen├ž insan bir konuyu
“├Â─črenmek i├žin ├Â─črenir”. Yirmili y─▒llar─▒n ba┼člar─▒nda bilginin bir ay─▒r─▒m
g├Âzetmeden kazan─▒lmas─▒ evresi a┼č─▒l─▒r ve ba┼čarma evresi’ne girilir; bu
evrede ki┼či bilgiyi kendini d├╝nyaya yerle┼čtirmek i├žin “kullan─▒r”. Orta
yeti┼čkinlikte bir sorumlu evre gelir; bu ├╝├ž├╝nc├╝ evrede ki┼čisel ama├žlar─▒n
ailesel ama├žlara uygunlu─ču sa─član─▒r; art─▒k zengin ve g├╝├žl├╝ olmak,
iyi yeti┼čmi┼č, mutlu ├žocuklar─▒ olmak kadar ├Ânemli g├Âr├╝nmez. Yine bu
evrede baz─▒ yeti┼čkinler yap─▒c─▒ evre denilen yeni bir ├Âzel evreye
girebilirler: Bu evredeki ki┼či geni┼č toplumsal sistemle ilgilidir. Firma,
okul ya da kent y├Âneticisi olarak ald─▒─č─▒ y├╝k├╝ml├╝l├╝kler sorumlu evredeki
ki┼čininkinden ├žok daha fazla ve derindir. ─░leri yeti┼čkinlikte yeniden
b├╝t├╝nle┼čtirici evre gelir, burada ya┼čama bir b├╝t├╝n olarak anlam vermek
s├Âz konusudur. Bu evrede ki┼či, i├že do─čru d├Ânerek kendi ya┼čam─▒
├╝zerine ya da d─▒┼ča do─čru d├Ânerek evren ├╝zerine odaklan─▒r.

Schaie’nin yeti┼čkin d├╝┼č├╝ncesi betimlemesi gen├ž insan─▒n somut ya
da soyut i┼člemsel d├╝┼č├╝ncesini a┼čan ├Âzellikler ta┼č─▒maktad─▒r. G├╝n├╝m├╝zde,
soyut-sonras─▒ d├╝┼č├╝nme (postformal thinking) diye adland─▒r─▒lan
bir d├╝┼č├╝nce yap─▒s─▒n─▒n varl─▒─č─▒ tart─▒┼č─▒lmaktad─▒r. Kimi kuramc─▒lar bu
d├╝┼č├╝nme bi├žimini yeni bir evre olarak g├Ârmektedirler. Kimileri de
bunu Piagetci anlamda bir evre olarak kabul etmemektedirler. Çünkü
bu evre ya┼ča dayal─▒ de─čildir, evrensel de─čildir, ├Ânceki evreden t├╝m├╝yle
farkl─▒ de─čildir. Onlara g├Âre soyut-sonras─▒ d├╝┼č├╝nceyi d├╝┼č├╝ncenin bir
├╝slubu olarak g├Ârmek daha do─čru olur; bu d├╝┼č├╝nce ├╝slubu bir insan─▒n
ya┼čam deneyimlerinin karma┼č─▒kl─▒─č─▒yla, e─čitimin derecesiyle ili┼čkili
olabilir. B├╝t├╝n bu ele┼čtirilere kar┼č─▒n, burada bu yeni yakla┼č─▒ma k─▒saca
yer vermekte yarar g├Âr├╝yoruz. Bu yakla┼č─▒ma g├Âre Piaget’in geleneksel
kuram─▒ y├╝ksek d├╝zeyde bili┼čsel yetene─če sahip ayr─▒ks─▒ ki┼čileri dikkate
almamaktad─▒r; bunun nedeni de, Piaget’in ├Âncelikle ├žocukluktaki ve
ilk ergenlikteki d├╝┼č├╝nme s├╝re├žleriyle ilgilenmesidir. Patricia Arlin
(1975) yeni ve daha ileri bir evre olarak soyut-sonras─▒ i┼člemlerin var
olup olmad─▒─č─▒n─▒ ara┼čt─▒rd─▒. Arlin’e g├Âre bir evre “├╝retici sorular” sorarak
yeni ├ž├Âz├╝mler geli┼čtirme evresidir. Arlin’in niyeti Piaget’in kuram─▒n─▒
reddetmek de─čil, yeni bir evre katarak bu kuram─▒ geni┼čletmektedir.
Arlin’e g├Âre Piaget’in soyut i┼člem d├Ânemi ki┼čiden bir sorunu ├ž├Âzmesini
istemektedir; oysa yeni bir sorun bulmak ya da yeni sorular ke┼čfetmek
de bili┼čsel a├ž─▒dan ├Ânemlidir. Arlin’in “soru bulma evresi” olarak
adland─▒rd─▒─č─▒ be┼činci evre yeti┼čkinin zihin yap─▒s─▒nda yarat─▒c─▒ d├╝┼č├╝nme,
yeni sorular g├Ârme, yeni ke┼čifler yapma evresidir.

G├╝n├╝m├╝zde zeka konusunda gereksinme duyulan b├╝t├╝nle┼čtirici
bir model Marion Perlmutter taraf─▒ndan ortaya at─▒lm─▒┼čt─▒r. Zekan─▒n ├╝├ž
ayr─▒ d├╝zeyinin birle┼čtirildi─či bu yakla┼č─▒ma Perlmutter ├╝├ž katl─▒ model
(three-tier model) ad─▒n─▒ vermekedir (bk. Tablo 13). Bu modelde birinci
kat “i┼čleme” (processing), ikinci kat “bilme” (knoving), ├╝├ž├╝nc├╝ kat
“d├╝┼č├╝nme”dir (thinking). Piaget’in kuram─▒ ├╝├ž├╝nc├╝ kat ├╝zerinde odakla┼čt─▒─č─▒
halde, fakt├Âr analizine dayanan yakla┼č─▒mlar ilk iki kat ├╝zerinde
yo─čunla┼č─▒rlar. Birinci kat i┼člev g├Ârmeye do─čumda ba┼člar, ikinci kat ├žocukluk
s─▒ras─▒nda ortaya ├ž─▒kar, ├╝├ž├╝nc├╝ kat daha sonra belirir ve yeti┼čkinlik
boyunca geli┼čimini s├╝rd├╝r├╝r. Her yeni kat eklendik├že sistem
daha g├╝├žl├╝ ve etkili olur. Ayr─▒ca bu model zekada yeti┼čkinlik boyunca
ortaya ├ž─▒kan de─či┼čimleri daha iyi anlamam─▒z─▒ da sa─člamaktad─▒r. Biyolojik
temelli olan birinci kattaki i┼člemler ya┼čam─▒n ileri y─▒llar─▒nda ya
bozulan sa─čl─▒k ya da biyolojik ya┼članma nedeniyle bozulabilir. Psikolojik
temelli olan ikinci ve ├╝├ž├╝nc├╝ katlar ise ya┼članmadan pek etkilenmezler.
├ç├╝nk├╝ ak─▒c─▒ zekan─▒n temelini olu┼čturan bili┼č mekanizmalar─▒
ileri yeti┼čkinlikte, ├žocukluk, ergenlik ve gen├ž yeti┼čkinliktekinden ├žok
daha az ├Ânemli olmaktad─▒r.

Tablo 13

├ť├ž Katl─▒ Bili┼č Modeli

Kat ─░

(Mekanik beceriler)

Temel mekanizmalar;
birincil zihinsel i┼člevler;
ak─▒c─▒ yetenekler

Kat ─░─░

(Birikimli beceriler)

S├Âzc├╝k bilgisi; birikimli yetenekler

Kat ─░─░─░

(Bile┼čimli beceriler)

Mant─▒ksal-matematiksel yap─▒lar; stratejiler; y├╝ksek zihin i┼člevleri

Kaynak: Perlmutter, 1989. Aktaran Perlmutter ve Hall, 1992.

A├ž─▒klama: Mekanik beceriler = mechanized skills, birikimli
yetenekler = crystallized abilities, birikimli beceriler = crystallized
skills, bile┼čimli beceriler = synthesized skills, ak─▒c─▒ yetenekler
= fluid abilities kar┼č─▒l─▒─č─▒d─▒r (B.O.).

Perlmutter’e g├Âre Kat ─░ (i┼čleme), dikkat, alg─▒ h─▒z─▒, bellek ve ak─▒ly├╝r├╝tme
gibi temel bili┼čsel s├╝re├žlerden olu┼čur (Baltes’in mekanik zekas─▒);
bunlar ayn─▒ zamanda ak─▒c─▒ zekay─▒ yaratan yeteneklerdir. Bu katta
bebeklikte ve ilk ├žocuklukta geli┼čim olur, daha sonra bili┼čsel s├╝re├žlerde
kararl─▒l─▒k g├Âr├╝l├╝r. Kat ─░─░ (bilme) d├╝nyaya ili┼čkin bilginin birikmesinden
olu┼čur (Baltes’in pragmatik zekas─▒). Bilme d─▒┼č deneyimlerle
geli┼čir ve uyum g├Âstermeye olanak veren temel bilgiyi sa─člar; bunlar
ayn─▒ zamanda birikimli zekay─▒ yaratan yeteneklerdir. Bu kat d─▒┼čsal
deneyimlere ba─čl─▒ olarak ya┼čam boyunca geli┼čir (kimi yazarlar, orta ve
ileri yeti┼čkinlikte yava┼člamas─▒na kar┼č─▒n, bu kattaki geli┼čimi yeti┼čkin
zekas─▒n─▒n ba┼čat ├Âzelli─či sayarlar). Kat ─░─░─░ (d├╝┼č├╝nme) yaln─▒zca ├╝stbili┼čin
ortaya ├ž─▒kmas─▒ndan sonra geli┼čir. Bu kat bilgiyle u─čra┼čma stratejilerinden
ve y├╝ksek d├╝zeyde uyum g├Âstermeye olanak veren y├╝ksek
zihinsel i┼člevlerden olu┼čur. Bu kat Piaget’in soyut i┼člemlerinin ├Âzelli─či
olan mant─▒ksal-matematiksel d├╝┼č├╝nceyi, ayn─▒ zamanda G. Labouvie-Viefin
├Ânerdi─či soyut-sonras─▒ d├╝┼č├╝nceyi i├žerir (Perlmutter ve Hall, 1992).

Piaget’in bili┼čsel geli┼čim evreleri soyut d├╝┼č├╝nce ile son bulmaktad─▒r:
Soyut i┼člem evresinde ki┼či varsay─▒ml─▒-t├╝mdengelimli ak─▒l y├╝r├╝tmeyi
ba┼čarabilmektedir. Ancak bu evreye ula┼čabilmesi i├žin ergenin olgunla┼čmas─▒
ve e─čitim deneyimini tamamlamas─▒ gerekmektedir. Soyut
d├╝┼č├╝nme yetene─či ortaya ├ž─▒kt─▒ktan sonra ki┼či mant─▒ksal kan─▒tlar ├╝zerinde
d├╝┼č├╝nebilir ve mant─▒k s├╝re├žlerini ├že┼čitli sorunlara (├Âzellikle matematik
ve fizik ilkelerini i├žeren problemlere) uygulayabilir. Soyut
d├╝┼č├╝nme yetene─či tam anlam─▒yla geli┼čti─činde ki┼čiyi mant─▒ksal ili┼čkileri
kurmaya, belirli bir mant─▒ksal sistemin b├╝t├╝n varsay─▒ml─▒ olas─▒l─▒klar─▒n─▒
g├Ârmeye yetenekli k─▒lar. Ancak bu noktada ├Ânemli baz─▒ sorular
ortaya ├ž─▒kmaktad─▒r. Yeti┼čkinlerin g├╝ndelik ya┼čamlar─▒nda kulland─▒klar─▒
d├╝┼č├╝nce t├╝r├╝ bu mudur? Bununla ger├žek ya┼čam sorunlar─▒ ├ž├Âz├╝lebilir
mi? Soyut d├╝┼č├╝nce kapal─▒ bir sistemdeki sorunlar─▒ ├ž├Âzebilir- B├Âyle bir
sistemde b├╝t├╝n de─či┼čkenler aras─▒ndaki ili┼čkiler ├Ânce tek tek, sonra bir
b├╝t├╝n i├žinde ele al─▒n─▒p ├ž├Âz├╝mlenebilir- Oysa yeti┼čkin ya┼čam─▒n─▒n g├╝ndelik
sorunlar─▒n─▒n ├žo─ču a├ž─▒k sistemlerin (aile, i┼č, arkada┼člar, toplum)
birbiri i├žine girmi┼č ├žok y├╝nl├╝l├╝─č├╝ i├žinde ortaya ├ž─▒kar. Kapal─▒ sistemde
tek, kesin bir do─čruya ula┼č─▒ld─▒─č─▒ halde, a├ž─▒k sistemlerde bulan─▒k, k─▒smi
do─črular, ├žo─ču bilinmeyen say─▒s─▒z de─či┼čkenler s├Âz konusudur. Kimi
ara┼čt─▒rmac─▒lara g├Âre soyut d├╝┼č├╝nce a├ž─▒k sistemlerle ba┼četme konusunda
├žok soyut ve kat─▒ kalmaktad─▒r; b├Âylece soyut d├╝┼č├╝ncenin ├Âtesinde
dinamik bir d├╝┼č├╝nce t├╝r├╝ saptaman─▒n gere─či ortaya ├ž─▒kmaktad─▒r. Soyut-sonras─▒
d├╝┼č├╝nce soyut d├╝┼č├╝nceden daha az soyut (abstract), daha
az mutlakt─▒r; ya┼čam─▒n ba─čda┼čt─▒r─▒lamayacak y├Ânlerine uyum sa─člayabilir,
diyalektiktir, bir d├╝┼č├╝ncenin ya da durumun ├želi┼čik ├Âgelerini daha
kavran─▒l─▒r bir b├╝t├╝n i├žinde ba─čda┼čt─▒rmaya elveri┼člidir.

G. Labouvie-Viefe (1985) g├Âre, geleneksel olgun d├╝┼č├╝nce modelleri
nesnel, mant─▒ksal d├╝┼č├╝nceyi vurgulamakta, buna kar┼č─▒l─▒k ├Âznel
duygulara ve ki┼čisel ya┼čant─▒ya daha az ├Ânem vermektedirler. Oysa
ger├žek olgun, uyumlu d├╝┼č├╝nce, soyut, nesnel d├╝┼č├╝nme bi├žimleri ile
duruma duyarl─▒l─▒ktan do─čan ├Âznel, anlat─▒mc─▒ bi├žimler aras─▒ndaki etkile┼čimi
i├žerir. Yeti┼čkinin bu bile┼čimi ger├žekle┼čtiren d├╝┼č├╝nce bi├žimine
uyumsal d├╝┼č├╝nce (adaptive thought) ad─▒ verilmektedir.

Kimi kuramc─▒lar da bili┼čin en ileri bi├žimi olarak diyalektik d├╝┼č├╝nce’yi
(dialectical thought) ├Ânermektedirler. Felsefi bir kavram olarak
diyalektik s├Âzc├╝─č├╝ her d├╝┼č├╝ncenin, her do─črunun kar┼č─▒t─▒n─▒ da i├žerdi─či
ilkesine dayanmaktad─▒r. Her fikir ya da tez, kar┼č─▒ fikri ya da antitezi
de i├žerir. Diyalektik d├╝┼č├╝nce, bir fikrin iki kutbunu da ayn─▒ anda
d├╝┼č├╝nmeyi ve sonra bunlar─▒ bir bile┼čim i├žinde birle┼čtirmeyi, b├Âylece
├Âzg├╝n d├╝┼č├╝nce ile onun kar┼č─▒t─▒n─▒ b├╝t├╝nle┼čtirmeyi sa─člar. D├╝nyada ya┼čanan
sistemler kapal─▒ olmaktan ├žok a├ž─▒k olduklar─▒ ve s├╝rekli de─či┼čimler
ka├ž─▒n─▒lmaz oldu─ču i├žin diyalektik s├╝re├ž de s├╝reklidir. G├╝ndelik ya┼čamda
diyalektik d├╝┼č├╝nce bir insan─▒n inan├žlar─▒n─▒n ve ya┼čant─▒lar─▒n─▒n,
kar┼č─▒la┼čt─▒─č─▒ b├╝t├╝n ├želi┼čkilerle ve ba─čda┼čmazl─▒klarla s├╝rekli b├╝t├╝nle┼čmesi
demektir. M. Basseches (1984) diyalektik d├╝┼č├╝nce ara┼čt─▒rmas─▒nda
deneklere “e─čitimin ├Âz├╝ nedir?” gibi d├╝┼č├╝nceyi k─▒┼čk─▒rt─▒c─▒ sorular
sormakta, sonra yan─▒tlar─▒ diyalektik d├╝┼č├╝ncenin yirmi d├Ârt temel ├Âzelli─čine
g├Âre puanlamaktad─▒r. Hem ya┼čam deneyimleri hem de e─čitim
diyalektik d├╝┼č├╝ncenin ilerlemesini te┼čvik etmekte, ama ikisi de geli┼čmesini
garanti edememektedir. Ger├žekte, uyumsal d├╝┼č├╝nce ve diyalektik
d├╝┼č├╝nce normatif olmaktan ├žok ideal olarak g├Âr├╝lmesi gereken
d├╝┼č├╝nce bi├žimleridir. ─░nsanlar─▒n ├žo─ču soyut-sonras─▒ d├╝┼č├╝nceyi hi├žbir
zaman kullanamayaca─č─▒ gibi, ├žo─ču da d├╝zensiz olarak ya da yaln─▒zca
├Âzel alanlarda kullanabilecektir. (K.S. Berger, 1988)

Zihin geli┼čiminde soyut i┼člem yetene─či ki┼čiyi yeti┼čkinlerin d├╝nyas─▒na
girmeye haz─▒rlayan en ├Ânemli etkendir. Ancak soyut i┼člem yetene─či
geli┼čirken bireyin ki┼čilik yap─▒s─▒n─▒ da geli┼čti─čini unutmamak
gerekir; bu ba─člamda, ki┼činin kendini alg─▒lay─▒┼č─▒ndan ahlak anlay─▒┼č─▒na
kadar pek ├žok ┼čey de de─či┼čmektedir. Yeti┼čkinlikte, hem ├žocuklu─čun
t├╝mevar─▒mc─▒ usavurma (inductive reasoning) bi├žimi, hem de ergenlikten
itibaren kazan─▒lan t├╝mdengelimci usavurma (deductive reasoning)
bi├žimi kullan─▒l─▒r. Ama b├╝t├╝n yeti┼čkinlerin soyut i┼člemlere tam anlam─▒yla
ula┼čamad─▒klar─▒ da bir ger├žektir. Ba┼čka bir deyi┼čle, en geli┼čmi┼č
toplumlarda bile bireylerin hepsinin soyut d├╝┼č├╝ncenin en ileri d├╝zeylerine
ula┼čamad─▒klar─▒ g├Âr├╝lmektedir. Bunun temel nedeni, belki bireyin
toplum taraf─▒ndan yeterince uyar─▒lmamas─▒, toplumdan yabanc─▒la┼čma
nedeniyle bu d├╝┼č├╝nme bi├žiminden isteyerek ya da istemeyerek
uzakla┼čmas─▒d─▒r. ├ľte yandan, ├Âzellikle g├╝n├╝m├╝zde yo─čun ├ževre sorunlar─▒
kimi bireyleri kent ve sanayi ya┼čam─▒ndan uzakla┼čt─▒r─▒rken, do─čal ve
somut olana yakla┼čma ba─člam─▒nda, soyut d├╝┼č├╝nme bi├žimlerinden de
ka├žmaya yol a├žabilmektedir.

%d blogcu bunu be─čendi: