hd porno porno hd porno porno

YET─░┼×K─░NL─░K PS─░KOLOJ─░S─░-2

2.147 okundu

3. Yeti┼čkinlik Kuramlar─▒

Bu b├Âl├╝mde aktar─▒lacak kuramlar, asl─▒nda t├╝m ya┼čam d├Âng├╝s├╝n├╝
a├ž─▒klayan ama (├Ârne─čin Freud ya da Piaget’den farkl─▒ olarak) yeti┼čkinlik
y─▒llar─▒da da ├Ânemle e─čilen kuramlard─▒r.

a. B├╝hler’in ─░nsan Ya┼čam─▒n─▒n Ak─▒┼č─▒ Kuram─▒.

Charlotte B├╝hler ve ├Â─črencileri ya┼čam ak─▒┼č─▒n─▒ (life course) 1930’larda
Viyana da toplad─▒klar─▒ ya┼čam ├Âyk├╝s├╝ ve ├Âzya┼čam ├Âyk├╝s├╝ verilerini
kullanarak incelemi┼člerdir. Ya┼čam d├Âng├╝s├╝nde meydana ├ž─▒kan
olaylar, tutumlar ve ba┼čar─▒lardaki de─či┼čimlere dayanan evrelerin d├╝zenli
ak─▒┼č─▒n─▒ ortaya koyan bir y├Ântembilim geli┼čtirmi┼člerdir. Ayn─▒ zamanda,
ya┼čam├Âyk├╝lerinde ortaya ├ž─▒kan ya┼čam ak─▒┼č─▒ ile biyolojik ya┼čam
ak─▒┼č─▒ aras─▒ndaki ko┼čutlukla da ilgilenmi┼člerdir. B├Âylece be┼č biyolojik
d├Ânem saptam─▒┼člard─▒r. 1) ─░lerleyici b├╝y├╝me, 15 ya┼č─▒na kadar; 2)
B├╝y├╝menin cinsel ├╝retme yetene─čiyle birlikte s├╝rmesi, 15-25 ya┼člar; 3)
B├╝y├╝mede kararl─▒l─▒k, 25-45 ya┼člar; 4) Cinsel ├╝retme yetene─činin yitirilmesi,
45-65 ya┼člar; 5) Gerileyen b├╝y├╝me ve biyolojik ini┼č, 65 ya┼č ve ├Âtesi.

Tablo 8

B├╝hler’in Ya┼čam D├Ânemleri

Ya┼člar – D├Ânemler

0-15 – Evdeki ├žocuk, kendi belirledi─či ama├žlardan yoksun.

15-25 – Geni┼čleme haz─▒rl─▒─č─▒ ve kendi belirledi─či ama├žlar─▒ deneme.

25-45 – Y├╝kselme: Ama├žlann─▒ ├Âzel ve kesin bi├žimde kendinin belirlemesi.

45-65 – Bu ama├žlar i├žin ├žabalaman─▒n sonu├žlar─▒n─▒ kendinin de─čerlendirmesi.

65 ve sonras─▒ – “Doyum ve ba┼čar─▒s─▒zl─▒─č─▒n ya┼čanmas─▒: Kalan y─▒llar─▒n─▒n
s├╝regiden u─čra┼člarla veya ├žocuklu─čun gereksinim giderici y├Ânelimlerine
geri d├Ân├╝┼čle ge├žirilmesi.”

Kaynak: A.J. Horner, 1968, aktaran Kimmel, 1974.

D├Ârt y├╝z ya┼čam├Âyk├╝s├╝n├╝n incelenmesine dayand─▒rd─▒klar─▒ ara┼čt─▒rmalar─▒nda
B├╝hler ve ekibi, bu be┼č biyolojik d├Âneme kar┼č─▒l─▒k olan
be┼č ya┼čam d├Ânemi ├Ânermi┼člerdir.

B├╝hler’in ├Â─črencilerinden Frenkel geli┼čimsel ilerlemeyi a┼ča─č─▒daki
bi├žimde a├ž─▒klamaktad─▒r:

“├çocukluktan -ya┼čam─▒n birinci d├Âneminden- yeni
kurtulmu┼č gen├ž insan ya┼čam─▒ konusunda ilk planlar─▒ yapar
ve ilk kararlar─▒ al─▒r; bu, ergenlikte ya da hemen sonras─▒nda
ger├žekle┼čir. Hemen ard─▒ndan ya┼čam─▒n ikinci d├Ânemi ba┼člar.
Bu d├Ânem gen├ž insan─▒n ger├žeklikle kar┼č─▒la┼čma -temas kurma-
iste─čiyle nitelenir. ─░nsanlarla ve mesleklerle ili┼čkisi bu
amaca d├Ân├╝kt├╝r. Ki┼čili─činde bir ‘geni┼čleme’ olur. Ya┼čam─▒n─▒n
ne getirece─čini ├Â─črenebilmek i├žin tutumlar─▒nda g├Âsterdi─či
ge├žicilik de karakteristiktir. ─░kinci d├Ânemin sonunda bireyler
ya┼čama kar┼č─▒ kesin bir tutum sahibi olmu┼člard─▒r. ├ť├ž├╝nc├╝
d├Ânemde canl─▒l─▒k hala en y├╝ksek noktas─▒ndad─▒r, ama art─▒k
belirli bir y├Ân ve ├Âzellik kazanm─▒┼čt─▒r. Bu nedenle bu d├Ânem
├žo─ču zaman ├Âznel deneyimlerin en yo─čun oldu─ču d├Ânem
olma ├Âzelli─čini ta┼č─▒r. D├Ârd├╝nc├╝ d├Âneme ge├ži┼č genellikle bir
bunal─▒mla kendini g├Âsterir, ├ž├╝nk├╝ bireyin gittik├že a├ž─▒lan
g├╝├žleri bu noktada duraklamaya ba┼člam─▒┼čt─▒r, fiziksel yetene─če
ya da biyolojik gereksinmelere ba─čl─▒ bir├žok ┼čeyden
vazge├žmesi gerekmi┼čtir. Biyolojik e─črideki ve onunla ba─člant─▒l─▒
etkinliklerdeki d├╝┼č├╝┼če kar┼č─▒n, bu d├Ânem ya┼čam─▒n
├╝retkenli─či ve yararlar─▒ konusunda y├╝kselen bir ilgi ├žizgisi
g├Âsterir. Be┼činci d├Ânem en ├žok s├Âz├╝ edilen d├Ânem olarak,
├Âl├╝m├╝n yak─▒nla┼čmas─▒, yaln─▒zl─▒k yak─▒nmalar─▒ nedeniyle dinsel
sorunlar─▒n a─č─▒rl─▒k kazand─▒─č─▒ d├Ânemdir. Bu son d├Ânem
genellikle ge├žmi┼če ili┼čkin ya┼čant─▒lar ve gelece─če ili┼čkin d├╝┼č├╝ncelerle,
yani ├Âl├╝m├╝n yakla┼čmas─▒na ve insan─▒n ge├žmi┼č
ya┼čam─▒na ili┼čkin d├╝┼č├╝ncelerle doludur.” (Frenkel, 1936)

B├╝hler’in g├Âr├╝┼č├╝, b├╝y├╝me, kararl─▒l─▒k kazanma ve ini┼če ge├žme gibi
biyolojik s├╝re├žler ile, etkinlik ve ba┼čar─▒larda geni┼čleme, y├╝kselme
ve daralma gibi psikososyal s├╝re├žler aras─▒ndaki ko┼čutlu─ču vurgular.
├ço─ču zaman biyolojik e─čri psikososyal e─čriden daha ilerdedir; bu, zihinsel
yeteneklerine g├╝venen bir insan─▒n fiziksel g├╝├žleri ini┼če ge├žmeye
ba┼člad─▒ktan sonra bile daha y─▒llarca y├╝ksek bir ├╝retkenlik d├╝zeyi
s├╝rd├╝rmesi durumunda do─črudur.

B├╝hler, kuram─▒n yeniden d├╝zenlenmesinde, bir bireyin kendi ya┼čam─▒
i├žin ama├žlar saptamas─▒ s├╝recini vurgulamaktad─▒r. B├Âylece bu geli┼čim
s─▒ralamas─▒ ya┼čam─▒n farkl─▒ d├Ânemlerinde bir bireyin ama├ž saptamadaki
farkl─▒ bak─▒┼č a├ž─▒lar─▒n─▒ da yans─▒tmaktad─▒r. ├ľrne─čin, y├╝kselme
d├Âneminde ├Âzdoyuma ideal bi├žimde yol g├Âsteren ama├žlar ya┼čam─▒n ilk
on y─▒l─▒nda derece derece kurulmaktad─▒r; baz─▒ enerjik insanlar bu
ama├žlar─▒ d├Ârd├╝nc├╝ d├Ânemde yeniden g├Âzden ge├žirebilir ve yeni ama├žlar
saptayabilirler; fakat bir├žok insan i├žin ya┼čam─▒n ikinci yar─▒s─▒nda
ama├žlar b├╝y├╝k olas─▒l─▒kla dura─čanl─▒k ve emeklilikle yer de─či┼čtirir.

Kuhlen bu b├╝y├╝me, y├╝kselme ve daralma kuram─▒n─▒ biraz de─či┼čtirdi.
Kuhlen’e g├Âre b├╝y├╝me-geni┼čleme g├╝d├╝leri (ba┼čar─▒, g├╝├ž, yarat─▒c─▒l─▒k
ve kendini ger├žekle┼čtirme) bireyin davran─▒┼č─▒na ya┼čam─▒n─▒n ilk
yar─▒s─▒nda egemendirler; bunlar, g├Âreli olarak doyurulduklar─▒ (ba┼čar─▒
ya da seks gereksinmesinde oldu─ču gibi) ve ki┼či yeni toplumsal konumlara
geldi─či i├žin (anne olmak ya da bir kurulu┼čun ba┼čkan─▒ olmak
├Ârneklerinde oldu─ču gibi) ki┼činin ya┼čam─▒ boyunca de─či┼čebilirler. Kuhlen,
ya┼č─▒n ilerlemesiyle birlikte gereksinmelerin “do─črudan” doyurulmas─▒n─▒n
yerini “dolayl─▒” ya da “ba┼čkalar─▒n─▒n doyumu ile” doyurulmas─▒n─▒n
ald─▒─č─▒n─▒ belirtmektedir. Dolay─▒s─▒yla insan─▒n ya┼čam d├Âng├╝s├╝
bir “geni┼čleme ve daralma e─črisi” olarak nitelenebilir.

Kuhlen’in a├ž─▒klama modelinde, ya┼čam─▒n ikinci yar─▒s─▒nda anksiyete
ve tehdit daha ├Ânemli bir g├╝d├╝lenme kayna─č─▒ olmaktad─▒r. Bu, geni┼člemenin
sona erece─čini hissetti─či ve yerine konmaz yitimlerle kar┼č─▒la┼čt─▒─č─▒
orta ya┼člarda ba┼člayabilir. Kuhlen, ilerleyen ya┼čla birlikte bireylerin
daha az mutlu oldu─čunu, kendilerini daha olumsuz g├Ârd├╝klerini
ve ├Âzg├╝venlerini yitirdiklerini belirten pek ├žok ara┼čt─▒rmadan s├Âz
etmektedir; ya┼čl─▒ insanlardaki anksiyete belirtilerinin art─▒┼č─▒ dikkati
├žekmektedir. Bu veriler, erkeklerle ve a┼ča─č─▒ s─▒n─▒ftan ki┼čilerle
kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒ld─▒─č─▒nda, kad─▒nlar─▒n ve yukar─▒ s─▒n─▒ftan ki┼čilerin ya┼članmaktan
daha fazla etkilendi─čini g├Âstermektedir.

├ľzet olarak, yeti┼čkin geli┼čimine ili┼čkin bu g├Âr├╝┼č, ya┼čam d├Âng├╝s├╝n├╝n
iki genel e─čilim i├žinde g├Âr├╝lebilece─čini belirtmektedir: B├╝y├╝me-geni┼čleme
ve daralma. Ya┼čam─▒n ortalar─▒nda bir yerde bu iki kar┼č─▒t
e─čilim aras─▒nda b├╝y├╝k bir d├Ân├╝m noktas─▒ yer alabilir. B├╝hler bu d├Ân├╝m
noktas─▒n─▒, orta y─▒llar─▒n -yakla┼č─▒k 40-45 ya┼člar- y├╝kselme d├Ânemini
izleyen kendini de─čerlendirme d├Âneminde g├Ârmektedir. Kuhlen
bu d├Ân├╝m noktas─▒n─▒n daha az belirgin oldu─čunu s├Âylemektedir; bu
nokta, ilk b├╝y├╝me-geni┼čleme g├╝d├╝lerinin doyurulmas─▒ sonucu yeni
g├╝d├╝lerin ortaya ├ž─▒kmas─▒ olabilir, fiziksel ve toplumsal yitimler sonucu
ortaya ├ž─▒kabilir, belirli bir duruma “kapanm─▒┼č olma” duygusundan
do─čabilir, ya┼čam─▒n yar─▒s─▒n─▒ ya┼čam─▒┼č olman─▒n sonucu olabilir. B├╝y├╝k
olas─▒l─▒kla, bu d├Ân├╝m noktas─▒ biyolojik, psikolojik ve toplumsal etkenlerin
etkile┼čiminden do─čmaktad─▒r. B├╝hler, ara┼čt─▒rmalar─▒ sonucunda,
ama├ž saptamadaki -ya da g├╝d├╝lenmedeki- bu de─či┼čiklik kadar ├Ânemli
bir di─čer konunun da, bireyin ama├žlar─▒ do─črultusunda doyuma ula┼č─▒p
ula┼čmad─▒─č─▒n─▒ de─čerlendimmesi oldu─čunu belirtmektedir; bu de─čerlendirme,
ya┼čl─▒l─▒k uyumsuzlu─čunda biyolojik gerileme ve g├╝vensizlikten
├žok daha etkili (kritik) olmaktad─▒r.

b. Jung’un Ya┼čam Evreleri Anlay─▒┼č─▒

B├╝hler’in ya┼čam d├Âng├╝s├╝ne ili┼čkin g├Âr├╝┼č├╝ sistemli ya┼čam├Âyk├╝s├╝
incelemelerine, Kuhlen’inki g├Ârg├╝l ara┼čt─▒rmalara dayan─▒rken, Jung’un
ya┼čam evrelerine ili┼čkin g├Âr├╝┼č├╝ ├Âncelikle klinik ├žal─▒┼čmalar─▒na ve kendi
psikoloji kuram─▒na dayanmaktad─▒r. Jung ya┼čam evrelerini a├ž─▒klamaya
“gen├žlik” ile ba┼člar ve bu evreyi erinlik sonras─▒ndan orta y─▒llara (35-40
ya┼člar─▒) dek uzat─▒r. Jung psyche’nin sorunlar─▒na e─čilmi┼č, ancak ├žocuklu─ču
bu incelemeye katmam─▒┼čt─▒r. Jung’a g├Âre ├žocuk, anababas─▒na, e─čitimcilere
ve doktorlara sorun olabilir, ama ├žocu─čun kendi sorunlar─▒
yoktur; yaln─▒zca yeti┼čkin “kendi hakk─▒nda ku┼čkular duyabilir”.

Gen├žlik d├Ânemi, ├žocuklu─čun cinsel i├žg├╝d├╝ ve a┼ča─č─▒l─▒k duygular─▒na
ili┼čkin d├╝┼č├╝n terkedildi─či ve genel olarak ya┼čam ufkunun geni┼čledi─či
d├Ânemdir. Bundan sonraki ├Ânemli de─či┼čik 35-40 ya┼člar─▒ aras─▒nda
ba┼člar. Jung bu de─či┼čimi ┼č├Âyle anlat─▒r:

“Ba┼člang─▒├žta bu de─či┼čim belirgin ve bilin├žli de─čildir.
Daha ├žok, de─či┼čimin dolayl─▒ belirtileri bilin├žd─▒┼č─▒nda meydana
gelen de─či┼čimden kaynaklan─▒rlar. ├ço─ču zaman, sanki ki┼činin
karakterinin yava┼č yava┼č de─či┼čmesi gibidir. Bazen ├žocukluktan
beri kaybolmu┼č baz─▒ ├Âzelliklerin su y├╝z├╝ne ├ž─▒kt─▒─č─▒
g├Âr├╝l├╝r, bazen ki┼činin ├Ânceki e─čilim ve ilgileri zay─▒flar
ve yerini yenilerine b─▒rak─▒r. Bazen de tersine -bu ├žok s─▒k
olur- ki┼činin inan├ž ve ilkeleri, ├Âzellikle ahlaki olanlar g├╝├žlenir,
gittik├že sertle┼čir ve 50 ya┼č dolay─▒nda birey ho┼čg├Âr├╝s├╝zl├╝k
ve fanatiklik d├Ânemine girer; sanki bu ilkelerin varl─▒─č─▒
tehdit alt─▒ndad─▒r ve onlar─▒ daha bir g├╝├žle korumak gerekmektedir.”
(Jung, 1933)

Jung, n├Ârotik hastal─▒klar─▒, “gen├žlik evresinin psikolojisi”nin orta
y─▒llara ta┼č─▒nmak istenmesi olarak g├Âr├╝r -t─▒pk─▒ gen├žlikteki n├Ârotik
rahats─▒zl─▒klar─▒n ├žocuklu─ču terk edememekten kaynaklanmas─▒ gibi-.
Ya┼čl─▒l─▒kta ise Jung, “psyche’de derin ve garip de─či┼čimler” g├Âr├╝r. ─░nsanlarda
├Âzellikle psyche alan─▒ i├žinde kar┼č─▒tlar─▒na do─čru de─či┼čme e─čilimi
vard─▒r. ├ľrne─čin ya┼čl─▒ erkekler gittik├že daha “di┼čil”, ya┼čl─▒ kad─▒nlar
da gittik├že daha “eril” olmaktad─▒rlar. Jung, “ya┼čam─▒n ├želi┼čkisini peki┼čtiren
g├╝├žl├╝ bir i├žsel s├╝re├ž”ten s├Âz eder. Genel olarak Jung, “ya┼čam─▒n
├Â─čleden sonras─▒n─▒ sabah program─▒na g├Âre ya┼čayamayaca─č─▒m─▒z─▒”
ileri s├╝rer, “sabah b├╝y├╝k olan ak┼čam├╝st├╝ k├╝├ž├╝lecek ve sabah do─čru
olan ak┼čam├╝st├╝ yalan olacakt─▒r.”

─░nsan ya┼čam─▒n─▒n ileri ya┼člara dek s├╝rmesinin ├žocuklara bakmak
gibi bir amac─▒ olmal─▒d─▒r. Ancak bu g├Ârev de yerine getirildikten sonra
ya┼čam─▒n amac─▒ ne olacakt─▒r’? Bu ama├ž Bat─▒ toplumlar─▒nda s─▒kl─▒kla g├Âr├╝ld├╝─č├╝
gibi gen├žlerle rekabete girmek midir? Jung, bir├žok ilkel toplumlarda
ya┼čl─▒ insanlar─▒n bilgelik kayna─č─▒ olduklar─▒n─▒, “kavmin k├╝lt├╝rel
miras─▒n─▒ dile getiren gizlerin ve yasalar─▒n bek├žileri” olarak g├Ârev
yapt─▒klar─▒n─▒ belirtir. Buna kar┼č─▒l─▒k modern insan, ya┼čama ili┼čkin belirli
bir amac─▒ ve anlay─▒┼č─▒ olmad─▒─č─▒ i├žin, ileriye bakaca─č─▒na ya┼čam─▒n ilk
yar─▒s─▒na tak─▒l─▒p kalmaktad─▒r. Jung, pek ├žok insan─▒n ileri ya┼člara
doyurulmam─▒┼č isteklerle ula┼čt─▒─č─▒n─▒, ancak geriye bakmalar─▒n─▒n tehlikeli
oldu─čunu ve gelece─če ili┼čkin bir ama├ž edinmeleri gerek─čini savunur.
B├╝t├╝n b├╝y├╝k dinlerin ├Âl├╝mden sonra da bir ya┼čam vadetmeleri bu
y├╝zdendir ve insanlar─▒n ya┼čamlar─▒n─▒n ikinci yar─▒s─▒nda da bir ama├ž
edinmelerini sa─člar. Jung, ├Âl├╝mde bir ama├ž bulman─▒n sa─čl─▒kl─▒ oldu─čunu
ve bundan ka├ž─▒nman─▒n ya┼čam─▒n ikinci yar─▒s─▒n─▒ ama├žtan yoksun
b─▒rakarak sa─čl─▒ks─▒z k─▒ld─▒─č─▒n─▒ ileri s├╝rer. Jung, ya┼čam─▒n ikinci yar─▒s─▒nda
bireyin dikkatinin kendi i├ž d├╝nyas─▒na y├Âneldi─čini ve bu i├ž ke┼čfin ya┼čama
b├╝t├╝nl├╝k ve anlam kazand─▒rarak ├Âl├╝m├╝ kabullenmede yard─▒mc─▒ oldu─čunu savunur.

├ľzetle, Jung’a g├Âre ki┼čilik, ya┼čam d├Âng├╝s├╝n├╝n birinci ve ikinci
d├Âneminde farkl─▒ y├Ânlerde geli┼čir. Birinci d├Ânemde birey d─▒┼č d├╝nyaya
do─čru a├ž─▒l─▒r, d─▒┼č d├╝nyayla ili┼čki kurma kapasitesini geli┼čtirir, toplumsal
├Âd├╝ller kazanmaya ├žal─▒┼č─▒r. Ayr─▒ca, b├Âyle davranmak kad─▒n ve erkek
cinsel kimli─činin geli┼čtirilmesi i├žin de gereklidir. Bu d├Ânemde tek
yanl─▒l─▒k bir bak─▒ma gerekli, hatta zorunludur. Gen├ž insanlar─▒n i├ž do─čalar─▒yla
ilgilenmelerinin bir yarar─▒ yoktur; g├Ârevleri ┼čimdilik yaln─▒zca
d─▒┼č d├╝nyan─▒n istemlerini kar┼č─▒lamakt─▒r.

Ruhsal ya┼čamda 40 ya┼č─▒na do─čru ba┼člayan de─či┼čimde birey art─▒k
hedeflerinin ve h─▒rslar─▒n─▒n ├Ânemini yitirdi─čini hisseder, kendisini durgun,
├ž├Âkk├╝n ve eksik olarak alg─▒lar. Jung’a g├Âre bu olgu toplumsal ba┼čar─▒
kazanm─▒┼č insanlarda bile g├Âzlemlenebilir, ├ž├╝nk├╝ bu toplumsal
ba┼čar─▒lar ki┼čilikte ya┼čanmadan kalan ├Âzelliklerin bedeli olarak kazan─▒lm─▒┼čt─▒r.
Ancak insan bu bunal─▒mdan ├ž─▒k─▒┼č yolunu bulabilir. Bilin├žd─▒┼č─▒
ki┼čiyi i├ž d├╝nyas─▒na d├Ânmesi ve ya┼čam─▒n anlam─▒n─▒ ara┼čt─▒rmas─▒ i├žin
y├╝reklendirir. Bu d├Ânemde enerjimizi d─▒┼č d├╝nyayla ba┼četme ├žabas─▒ndan
uzakla┼čt─▒r─▒p i├ž d├╝nyam─▒zda odakla┼čt─▒rmaya ba┼člar─▒z. B├Âylece ne
zamand─▒r ger├žekle┼čtirilmemi┼č gizilg├╝├žlerimizi tan─▒mak i├žin bilin├žd─▒┼č─▒n─▒
dinlemeye y├Âneliriz.

c. Erikson: ─░nsan─▒n Sekiz ├ça─č─▒

Erikson’un insan geli┼čimi kuram─▒ da ├Âncelikle klinik g├Âzlemlerine
ve kuramsal psikolojisine dayan─▒r. Yine de bu kuram bu konuda
bug├╝ne kadar ileri s├╝r├╝lm├╝┼č en kapsaml─▒ a├ž─▒klamad─▒r. Bunun nedeni,
Erikson’un t├╝m ya┼čam boyunca geli┼čimin ├že┼čitli y├Ânleri (bili┼čsel, duygusal,
toplumsal y├Ânleri) aras─▒nda ba─člant─▒lar kurabilmi┼č ve disiplinleraras─▒
bir kuram geli┼čtirebilmi┼č olmas─▒d─▒r. Erikson’un bu ba┼čar─▒s─▒
meslekta┼člar─▒n─▒n -a┼ča─č─▒da kendi s├Âzleriyle aktar─▒lan- tan─▒kl─▒─č─▒yla da
vurgulanmaktad─▒r:

“Psikososyal evreler s─▒ras─▒ i├žinde i├žg├╝d├╝sel g├╝├žlerle
organizma tarzlar─▒n─▒n ba─člant─▒s─▒n─▒ a├ž─▒klamaya ├žal─▒┼čt─▒k. Listelenen
evrelerin kesin say─▒s─▒nda ya da kullan─▒lan b├╝t├╝n terimlerde
─▒srar edemesek bile, form├╝le edildikleri zaman disiplinleraras─▒
kabul g├Âren baz─▒ geli┼čim ilkelerini vurgulad─▒k;
a├ž─▒k├žas─▒, ┼čemam─▒z─▒n genel kabul├╝ i├žin di─čer baz─▒ (daha ├Ânce
s├Âz├╝ edilen) disiplinlere ba─čl─▒ olmak durumunday─▒z. Psikolojik
y├Ânde ise, ger├žek d├╝nya ile kesin ve kavramsal ili┼čki
kapasitesi olan ve her evrede geli┼čen bili┼čsel b├╝y├╝me’nin
ge├žerli g├╝c├╝ vard─▒r. Bu Hartmann’─▒n (1939) tan─▒mlad─▒─č─▒ anlamda
en vazge├žilmez bir “ego ayg─▒t─▒”d─▒r. B├Âylece, Piaget’in
tan─▒mlad─▒─č─▒ anlamda zekan─▒n “duyusal-devinimsel” y├Ânleri
ile temel g├╝ven, “sezgisel-simgesel” y├Ânler ile oyun ve
giri┼čim, “somut-i┼člemsel” ba┼čar─▒ ile ├žal─▒┼čkanl─▒k duygusu ve
son olarak “soyut i┼člemler” ve “mant─▒ksal evirmeler” ile
kimlik geli┼čimi aras─▒ndaki ili┼čkiyi izlemek yararl─▒ olabilir.
Burada belirtilenleri baz─▒ disiplinleraras─▒ toplant─▒larda sab─▒rla
dinleyen Piaget, daha sonra, kendi evreleri ile bizimkiler
aras─▒nda en az─▒ndan ├želi┼čki g├Ârmedi─čini kabul etmi┼čtir.
Greenspan, “Piaget’in; Erikson’un, Freud’un kuram─▒n─▒n psikososyal
y├Ânlere uzant─▒s─▒ olan kuram─▒na olduk├ža sempati
duydu─čunu” (1979) belirtmi┼čtir. Ve ondan ┼čunu nakletmektedir:
“Erikson’un evrelerinin en b├╝y├╝k ba┼čar─▒s─▒, kesinlikle,
Freud’un mekanizmalar─▒n─▒ daha genel davran─▒┼č tipleri i├žine
yerle┼čtirerek ├Ânceki kazan─▒mlar─▒n sonraki d├╝zeylerle s├╝rekli
olarak b├╝t├╝nle┼čmesini g├Âstermeye ├žal─▒┼čmas─▒d─▒r (Piaget,
1960)” (Erikson, 1982).

Erikson’un epigenetik kuram─▒ da Freud’un psikanalitik kuram─▒
gibi ├žocukluk geli┼čimine a─č─▒rl─▒k verir ve ilk d├Ârt evresi b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de
Freud’un ├žocukluk evrelerinin geni┼čletilmi┼č bi├žimidir. Bu nedenle a┼ča─č─▒da
yaln─▒zca -ergenli─či de i├žine alan- son d├Ârt evre ├Âzetlenecektir.

– Kimli─če kar┼č─▒ rol karma┼čas─▒. Erikson’un be┼činci evresi, erinli─čin
ba┼člamas─▒yla birlikte, bireyin toplumsal bir gereksinme olarak
ya┼čamdaki rol├╝n├╝ tan─▒mlamas─▒ ├žabas─▒yla ba┼člar ve genellikle ├Â─črenimini
bitirmesi, bir i┼če girmesi ve bir e┼č se├žimiyle sonlan─▒r. Bu evre bireyin
kimli─činin bir├žok y├Ân├╝n├╝n ├ž├Âz├╝me ba─čland─▒─č─▒ bir evredir, ama
bu olu┼čum tek bir etkene ba─članamaz ve tek bir olay di─čer bir evreye
ge├ži┼čin nedeni olamaz. Asl─▒nda yeti┼čkinlik evreleri bir├žok bak─▒mdan
birbirleri ├╝zerine bini┼čirler ya da ayn─▒ zamanda yer al─▒rlar. Ancak,
kimlik sorunlar─▒ ya┼čam boyunca s├╝rseler de, en ├žok bu evrede a─č─▒rl─▒k
ta┼č─▒rlar. Birey bu bunal─▒m─▒n─▒ olumlu bir bi├žimde ├ž├Âzemezse kimlik
kar─▒┼č─▒kl─▒─č─▒ i├žine d├╝┼čecek, bunun sonucu olarak da ya┼čam ├žer├ževesi
i├žinde oynad─▒─č─▒ rolden hi├žbir zaman emin olamayacakt─▒r. Bu kar─▒┼č─▒kl─▒─č─▒n
├ž├Âz├╝lmesi, soyut d├╝┼č├╝nme yetene─činin yans─▒t─▒ld─▒─č─▒ ilgi ve u─čra┼člarla
olabilece─či gibi, duygusal ba─član─▒mlarla da olabilir.

– Yak─▒nl─▒─ča kar┼č─▒ yal─▒t─▒lm─▒┼čl─▒k. Cinsel yak─▒nl─▒k kapasitesi ergenlikte
ba┼čl─▒yor olsa da, birey kimlik kar─▒┼č─▒kl─▒─č─▒ sorununu yeterince
├ž├Âzmeden tam bir yak─▒nl─▒k ili┼čkisi kurmay─▒ ba┼čaramaz. Dolay─▒s─▒yla,
bireyin bir ba┼čkas─▒n─▒n ├Âzel (tek) olu┼čunu ve insanl─▒─č─▒n─▒ de─čerlendirerek
onunla kayna┼čabilmesi i├žin ├Ânce kendisinin tam oldu─ču konusunda
belirli bir g├Âr├╝┼č sahibi olmas─▒ gereklidir. Daha ├Ânceki romantik
yak─▒nl─▒klar genellikle bireyin kendini romantik ili┼čki arac─▒l─▒─č─▒yla tan─▒ma
├žabalar─▒ndan ba┼čka bir┼čey de─čildir. Erikson (1968), “cinsel yak─▒nl─▒k
anlatmak istedi─čim yak─▒nl─▒─č─▒n sadece bir par├žas─▒d─▒r” demektedir;
“cinsel yak─▒nl─▒klar bireyin ger├žek ve kar┼č─▒l─▒kl─▒ psikososyal yak─▒nl─▒k
kapasitesi geli┼čtirmesinden ├Ânce de ya┼čanabilir. Arkada┼čl─▒kta olsun,
erotik kar┼č─▒la┼čmada ya da ortak ├žal─▒┼čmada olsun, kendi kimli─činden
emin olmayan gen├ž, ki┼čileraras─▒ yak─▒nl─▒ktan ka├ž─▒nacak ya da ger├žekten
birle┼čemeden ve kendisinden kurtulamadan s├╝rekli olarak y├╝zeysel
ili┼čkilere girecektir.”

– ├ťretkenli─če kar┼č─▒ durgunluk. Ya┼čam─▒n bu yedinci evresi en
uzun evre olabilir, ├ž├╝nk├╝ insan─▒n anabalal─▒k ve i┼č ba┼čar─▒lar─▒ ile
kendisinden de ├žok ya┼čayacak bir ┼čeyler ├╝retmesi olana─č─▒n─▒ i├žerir. Bu evre,
bireyin t├╝m ├╝retkenli─čini kapsayan ve gen├ž yeti┼čkinlikten ya┼čl─▒l─▒─ča
dek uzayan bir evredir ve ya┼čamda doyuma ula┼čma duygusunu sa─člamada
├Ânemli bir yer tutar. Bu evrenin olumsuz ├ž├Âz├╝m├╝ ya da ├ž├Âz├╝ms├╝zl├╝─č├╝,
durgunluk, s─▒k─▒lma, yoksulla┼čma duygular─▒yla ve bireyin fiziksel
ve psikolojik gerileyi┼čiyle a┼č─▒r─▒ u─čra┼čmas─▒yla kendini g├Âsterir.

– B├╝t├╝nle┼čmeye kar┼č─▒ umutsuzluk. Bu evre, gittik├že artan bir
bi├žimde ya┼čam─▒n s─▒n─▒rl─▒ oldu─ču ve ├Âl├╝me yak─▒nla┼č─▒ld─▒─č─▒ duygusuyla
ya┼čan─▒r. Bu olu┼čum ├žo─ču zaman emekliye ayr─▒lma ya da bir sa─čl─▒k bozuklu─čuyla
h─▒zlan─▒r. Bu evrenin en ├Ânemli g├Ârevi, bireyin kendi ya┼čam─▒n─▒
ve elde ettiklerini de─čerlendirerek ya┼čam─▒n─▒n tarih i├žinde anlaml─▒
bir ser├╝ven oldu─ču sonucuna ula┼čmas─▒d─▒r. ├ľnceki evrelerdeki ba┼čar─▒lar
ve elde edilenler bu bunal─▒m─▒n atlat─▒lmas─▒nda ├Ânemli bir rol oynarlar.
Bu evrenin olumsuz ├ž├Âz├╝m├╝ ise umutsuzluk, ├žaresizlik duygular─▒d─▒r.
Bu, varolu┼č├žu anlamda tam bir anlams─▒zl─▒k duygusudur, b├╝t├╝n ya┼čam─▒n─▒n
bo┼ča gitmi┼č oldu─ču ya da ba┼čka t├╝rl├╝ ya┼čanm─▒┼č olmas─▒ gerekti─či duygusudur.

Erikson’un kuram─▒nda son iki evre ya┼čam d├Âng├╝s├╝n├╝n orta ve ileri
y─▒llarn─▒ i├žermektedir. Robert Peck, orta ve ileri ya┼člar─▒n ├Ânemli
d├Ân├╝m noktalar─▒n─▒ daha kesin olarak belirleyebilmek i├žin yeni bir
d├╝zenleme ger├žekle┼čtirmi┼čtir.

Orta ya┼čtaki sorunlar:

– Akla kar┼č─▒ fiziksel g├╝ce de─čer verme. K─▒rk ya┼č dolaylar─▒nda
bir d├Ân├╝m noktas─▒ yer almaktad─▒r. Fiziksel g├╝├žlerine s─▒k─▒ s─▒k─▒ya sar─▒lan
ve bu g├╝├žler azald─▒k├ža ├ž├Âk├╝nt├╝ye u─črayan bireyler ile zihinsel g├╝├žlerini
├Âne alarak daha ba┼čar─▒yla ya┼članan bireyler s├Âz konusudur.

– ─░nsan ili┼čkilerinde toplumsalla┼čmaya kar┼č─▒ cinselle┼čme.
Erkek ve kad─▒nlar bu evrede cinselli─čin gittik├že daha az yo─čunluk ta┼č─▒d─▒─č─▒
arkada┼člar olarak kendilerini yeniden d├╝zenleyebilirlerse, ki┼čileraras─▒
ili┼čkiler daha bir derinlik ve anlay─▒┼č kazanmakta ve evlili─če yeni
bir boyut katmaktad─▒r.

– Duygusal esnekli─če kar┼č─▒ duygusal yoksulla┼čma. Bu evrede
duygusal alanda bir a├ž─▒kl─▒k ├Âng├Âr├╝lmektedir. Bu, anababan─▒n ├Âlmesi,
eski dost ├ževresinin da─č─▒lmas─▒, ├žocuklar─▒n evden ayr─▒lmas─▒ ile bireylerin
daha ├Ânce hi├ž ya┼čamad─▒klar─▒ ├že┼čitli insan ├ževrelerine uzanmalar─▒na
olanak sa─člar. Yeti┼čkinler ├žocuklar─▒n─▒n aileleriyle yine duygusal ba─člar
olu┼čturabilirler.

– Zihinsel esnekli─če kar┼č─▒ zihinsel kat─▒l─▒k. Bu evrede bireyin
yeni deneyim ve yorumlara a├ž─▒k olabilmesi ya da ge├žmi┼č ya┼čant─▒lar─▒n
bireyi g├╝ncel sorunlara farkl─▒ yan─▒tlar bulmaktan al─▒koymas─▒ s├Âz konusudur.

%d blogcu bunu be─čendi: