hd porno porno hd porno porno

YA┼×LILIK PS─░KOLOJ─░S─░-5 (D├╝┼č├╝nce Olarak ├ľl├╝m)

1.356 okundu

D├╝┼č├╝nce Olarak ├ľl├╝m

─░nsano─člu i├žin do─čumdan itibaren tek mutlak ger├žek ├Âl├╝md├╝r. Bu
ger├žek varolu┼čun anlam─▒n─▒n temelinde yer almaktad─▒r. Ancak, ├Âl├╝m
ayn─▒ zamanda art─▒k var olmama tehdidini de temsil etmektedir; dolay─▒s─▒yla,
├Âl├╝mden ka├žamayaca─č─▒n─▒n fark─▒na varabilen tek yarat─▒k olan
insana varolu┼čsal bir anksiyete de ya┼čatmaktad─▒r. May bu anksiyeteyi
┼č├Âyle tan─▒mlamaktad─▒r: “Varolu┼čunun y─▒k─▒labilece─činin, kendisini ve
d├╝nyas─▒n─▒ yitirebilece─činin, bir ‘hi├ž’ olabilece─činin fark─▒na varan bireyin
├Âznel durumu…

Birey bu ├Âznel durumu nas─▒l alg─▒lamakta, ├╝zerinde nas─▒l d├╝┼č├╝nmektedir?
├ľl├╝m kavram─▒n─▒ olu┼čturmakta kulland─▒─č─▒m─▒z zihinsel i┼člemler
nelerdir? Kastenbaum ve Aisenberg (1976) bu konuda ba┼čvurdu─čumuz
temel mant─▒─č─▒ ┼č├Âyle a├ž─▒klamaktad─▒r: 1) “├ľlmek”, “├Âl├╝” gibi
kavramlar genellikle zihnimizin d─▒┼č─▒nda ya da ├Âtesinde yer alan olgulara
“dayan─▒larak” zihinde “kurulmu┼č” kavramlard─▒r. ├ľrne─čin, Sokrates’i
├Âl├╝ olarak “d├╝┼č├╝n├╝r├╝m”, ama ├Ânemli olan Sokrates’in “ger├žekten”
├Âl├╝ olmas─▒d─▒r. 2) Ancak, biz “uzakta” ne olup bitti─čini asla
“ger├žekten” bilmeyiz. Hatta biz uzakta bir “uzakta” oldu─čunu da bilmeyiz.
Biz kendi psikolojik s├╝re├žlerimiz i├žinde ve arac─▒l─▒─č─▒yla ya┼čar─▒z.
Ki┼čisel d├╝┼č├╝ncelerimiz ve duygular─▒m─▒z ile evrende olan herhangi bir
┼čey aras─▒ndaki ili┼čki her zaman bir kestirimden ibarettir. 3) ├ľl├╝mle ilgili
kavramlar─▒n ├ž├Âz├╝mlemeye ve anlamaya elveri┼čli ├Âzel bir varolu┼č
bi├žimine sahip oldu─čunu biliriz. ├ľl├╝m, kontroll├╝ g├Ârg├╝l ara┼čt─▒rmalara
bile elveri┼člidir. ├ľl├╝m kavramlar─▒ da “kavram”lard─▒r. Bireydeki ├Âl├╝m
kavramlar─▒n─▒n geli┼čimini ve yap─▒s─▒n─▒ inceleyebiliriz. Bireyin kavramlar
b├╝t├╝n├╝ i├žinde ├Âl├╝m kavram─▒n─▒n ald─▒─č─▒ yeri ├Â─črenebiliriz. ├ľl├╝m kavram─▒
ile anksiyete ve tevekk├╝l gibi kapal─▒ durumlar aras─▒ndaki ili┼čkiyi
ke┼čfedebiliriz. Riske girme eylemleri ya da “ya┼čam” sigortas─▒ yapt─▒rma
gibi a├ž─▒k davran─▒┼člarla ├Âl├╝m kavramm─▒n ili┼čkisini ara┼čt─▒rabiliriz. K├╝lt├╝rleri
ve alt k├╝lt├╝rleri, ├Âl├╝m kavramlar─▒ ve bunlar─▒n toplumsal yap─▒ ve
i┼čleyi┼čteki do─čurgular─▒ a├ž─▒s─▒ndan inceleyebiliriz. 4) Bu ├ž├Âz├╝mleme
d├╝zeyi son derece ge├žerlidir, ├ž├╝nk├╝ kesinlikle psikolojinin alan─▒
i├žindedir. K─▒sacas─▒, biz ├Âl├╝me ├Ânce psikolojik bir kavram olarak
yakla┼č─▒yoruz. ├ľl├╝m e─čer ├žok daha fazlas─▒ de─čilse en az─▒ndan psikolojik
bir kavramd─▒r.

Kastenbaum ve Aisenberg (1976) ├Âl├╝m kavram─▒yla ilgili genel
├Ânermeleri ┼č├Âyle s─▒ralamaktad─▒r:

(1) ├ľl├╝m kavram─▒ her zaman g├Ârecelidir. Biz ├Âl├╝m kavram─▒n─▒n
g├Âreceli─čini geli┼čimsel d├╝zeyde vurguluyoruz. Geli┼čim d├╝zeyi mutlaka
bireyin kronolojik ya┼č─▒ anlam─▒na gelmez. Kronolojik ya┼č─▒n bireyin
d├╝┼č├╝nme bi├žimini kestirmede ├Ânemli ipu├žlar─▒ verdi─či kesindir; ancak
biz geli┼čim d├╝zeyiyle Piaget ve di─čerlerinin kastetti─či yap─▒sal anlam
a├ž─▒s─▒ndan ilgileniyoruz.

(2) ├ľl├╝m kavram─▒ son derece karma┼č─▒kt─▒r. ├ço─ču zaman ├Âl├╝m
kavram─▒n─▒ bir-iki ├Ânermeyle dile getirmek yeterli olmamaktad─▒r.

(3) ├ľl├╝m kavramlar─▒ de─či┼čir. Bu ├Ânerme daha ├Ânce verilenlerle
a├ž─▒klanm─▒┼čt─▒r. Bir insan─▒n ├Âl├╝m kavram─▒n─▒ ├Âzel bir zaman noktas─▒nda
belirledi─čimizde, bu betimlemenin o ki┼či i├žin sonsuza dek de─či┼čmez
kalaca─č─▒n─▒ bekleyemeyiz.

(4) ├ľl├╝m kavramlar─▒n─▒n geli┼čimsel “amac─▒”, karanl─▒k, belirsiz
ya da hala olu┼čum halindedir. B├╝y├╝me e─črilerini ba┼člang─▒├ž noktas─▒ndan
doru─ča kadar izlemek al─▒┼č─▒lm─▒┼č bir yoldur. ├ľrne─čin, ├žocu─čun
boyunun yeti┼čkin boyu olan “amaca” ula┼č─▒ncaya kadar b├╝y├╝mesini
bekleriz. ├ľl├╝m anlay─▒┼člar─▒n─▒n grafi─čini ayn─▒ g├╝venle ├žizmek olanakl─▒
de─čildir. Bu s─▒n─▒rl─▒l─▒─č─▒n teknik nedenleri, ├Âl├╝m anlay─▒┼člar─▒n─▒n
├Âl├ž├╝lmesindeki ve ilerleme ya da ilerlememeyi betimleyebilecek uygun
niceliksel birimler olu┼čturulmas─▒ndaki g├╝├žl├╝klere ba─čl─▒d─▒r. Daha da ├Ânemli
olan sorun, y├Ântemle de─čil i├žerikle ilgilidir; en olgun ya da ideal ├Âl├╝m
anlay─▒┼č─▒n─▒ neyin olu┼čturdu─čunu hen├╝z bilmiyoruz. Ku┼čkusuz birtak─▒m
kan─▒lar var; ama bunlar sistemli kuram ya da ara┼čt─▒rmalardan ├ž─▒kar─▒lm─▒┼č
sonu├žlar olmaktan ├žok, de─čer yarg─▒lar─▒ t├╝r├╝ndendir.

(5) ├ľl├╝m kavramlar─▒ durumsal ba─člamlardan etkilenir. ├ľzel bir
anda ├Âl├╝m├╝ nas─▒l kavramla┼čt─▒rd─▒─č─▒m─▒z konusu bir├žok durumsal etkenle
etkilenmi┼čtir. Odada, yan─▒ba┼č─▒m─▒zda ├Âlmekte olan biri var m─▒d─▒r? Ya
bir ceset? Durum ya┼čam─▒m─▒z i├žin olas─▒ bir tehdit i├žermekte midir?
Yaln─▒z m─▒y─▒z, yoksa arkada┼člar─▒m─▒zla birlikte mi? Ay ─▒┼č─▒─č─▒ m─▒ var,
yoksa geceyar─▒s─▒ karanl─▒─č─▒ m─▒? Durum, se├žici bir bi├žimde, bizde zihinsel
olarak var olan bir├žok ├Âl├╝m t├╝r├╝nden birini ortaya ├ž─▒kar─▒r.

(6) ├ľl├╝m kavramlar─▒ davran─▒┼čla ili┼čkilidir. Bir insan─▒n eyleminin
onun ├Âl├╝m anlay─▒┼č─▒yla do─črudan ve olumlu bi├žimde ili┼čkili oldu─ču
d├╝┼č├╝n├╝lebilir. ├ľrne─čin, ├Âl├╝m├╝n ebedi mutlulu─ča ge├ži┼č oldu─čunu kabul
eden biri i├žin intihar tutarl─▒ bir davran─▒┼čt─▒r. Fakat aradaki ili┼čki nadiren
bu kadar basittir. Benzer ├Âl├╝m anlay─▒┼člar─▒ farkl─▒ davran─▒┼člara yol a├žabilir,
benzer davran─▒┼člar da farkl─▒ d├╝┼č├╝ncelerin ard─▒ndan gelebilir. ├ľl├╝m├╝
“ebedi mutluluk” sayan ba┼čka biri ya┼čam─▒n─▒ s├╝rd├╝rmeyi se├žebilir.
Bir ba┼čkas─▒ da ├Âl├╝mden sonraki ya┼čam d├╝┼č├╝ncesine kap─▒lmadan intihar
edebilir. Bir insan─▒n ├Âl├╝m kavram─▒ davran─▒┼č─▒n─▒ uzak ve karma┼č─▒k
yollardan etkileyebilir. ├ľl├╝mle hi├žbir ilgisi yokmu┼č gibi g├Âr├╝nen davran─▒┼člar
bile ├Âl├╝m anlay─▒┼člar─▒ndan etkilenebilir. ├ľrne─čin, uykusuzluk
ya da sevilen birinden ayr─▒lmada duyulan panik bazen ├Âl├╝m kavram─▒yla
ili┼čkili olabilir.

Uygulamada kavramlarla tutumlar aras─▒nda bir ay─▒r─▒m yapmak
├žok g├╝├žt├╝r. ├ľl├╝m├╝ kendimize nas─▒l a├ž─▒klad─▒─č─▒m─▒z ya da yorumlad─▒─č─▒m─▒z
konusu ile, ├Âl├╝m kar┼č─▒s─▒ndaki tutumlar─▒m─▒z ya da y├Ânelimlerimiz
konusu ayr─▒ ayr─▒ incelenebilir. Herhangi bir nesneyle t├╝m ili┼čkimiz
hem kavramsal hem de tutumsal ├Â─čeler i├žerir.

Ba┼člang─▒├žta en az─▒ndan iki t├╝r ├Âl├╝m anlay─▒┼č─▒ ay─▒rt edilebilir. Birincisi
“ba┼čkas─▒n─▒n ├Âl├╝m├╝”d├╝r. Bu d├╝┼č├╝nme bi├žimine inanmak i├žin
hakl─▒ nedenler vard─▒r: “Siz ├Âld├╝n├╝z” (├Âl├╝s├╝n├╝z) kavram─▒ “Ben ├Âlece─čim”
kavram─▒ndan daha ├žabuk geli┼čir. “Siz ├Âl├╝s├╝n├╝z” ├Ânermesi a┼ča─č─▒da
belirtilen d├╝┼č├╝ncelerle ili┼čkilidir:

(1) Yoksunuz. Ama yok olmak ne demek? Burada g├Âzlemcinin
referans ├žer├ževesini de─čerlendirmemiz gerekmektedir. K├╝├ž├╝k bir ├žocuk
i├žin bu ├žer├ževe b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de alg─▒sald─▒r. Yok demek “burada ve
┼čimdi” olmamak demektir. ├çocuk hen├╝z zaman mesafesi ile mekan
mesafesi aras─▒nda tam bir ay─▒r─▒m yapabilecek durumda de─čildir. Ba┼čka
bir kcntte “uzakta” olmak yeti┼čkinin referans ├žer├ževesi a├ž─▒s─▒ndan mekanda
var olmakt─▒r; oysa ├žocuk o ki┼činin yoklu─čunu ya┼čar, ├žocu─čun
alg─▒sal mekan─▒nda o ki┼či yoktur, dolay─▒s─▒yla “yok”tur.

(2) Ben terkedildim. Bu durum hemen hemen ├Ânceki ├Ânermenin
kar┼č─▒l─▒─č─▒d─▒r. Benim alg─▒sal referans ├žer├ževemden ├ž─▒kman─▒z benim
g├╝venlik duygumu etkiler. Anababa ya da ba┼čka ├Ânemli bir ki┼či olarak
siz ├žocu─čun tan─▒d─▒─č─▒ evrenin anlaml─▒ bir y├Ân├╝n├╝ olu┼čturmaktas─▒n─▒z;
├žocuk olarak ben sadece “yoklu─čunuz”u de─čil, ayn─▒ zamanda “i├žimdeki
rahats─▒z duygular─▒n varl─▒─č─▒n─▒” da farkederim.

(3) Sizin yoklu─čunuz ve benim terkedilme duygum genel ayr─▒lma
duygusuna katk─▒da bulunur. ├çok ├Ânemli ili┼čki ve destek kaynaklar─▒ndan
biriyle yabanc─▒la┼čt─▒m demektir. Bu ayr─▒l─▒k benim i├žin fazlaca
kritik ise, sadece sizinle de─čil ├ževreyle de gittik├že artan bir kopukluk
ya┼čayabilirim. Sizden zorla ayr─▒ld─▒─č─▒m izlenimini de ta┼č─▒yabilirim; bu
travma yokluk ve terkedilmenin so─čuklu─čunu daha da yo─čunla┼čt─▒rabilir.

(4) Ayr─▒lman─▒n s─▒n─▒r─▒ yoktur. K├╝├ž├╝k ├žocuk gelecek zaman ya da
genel olarak zaman kavram─▒na yeti┼čkinlerin geli┼čtirdi─či anlamda sahip
de─čildir. Kendi kendine “Anne gitti, ama be┼č g├╝n sonra d├Ânecek” diyemez;
k─▒sa, uzun ve d├Ân├╝┼čs├╝z ayr─▒l─▒klar─▒ birbirinden ay─▒ramaz, sonu├žlar─▒n─▒
kestiremez, planlayamaz.

(5) ├çocu─čun tekrarl─▒ psikobiyolojik ritmlere girmesi onun ayr─▒lma
ve ├Âl├╝mle ili┼čkisini zorla┼čt─▒r─▒r. Hen├╝z “nesnel” zaman d├╝nyas─▒na
tam olarak kat─▒lmam─▒┼čt─▒r, ge├žmi┼čten ┼čimdiki zamana ve gelece─če standart
birimlerle uzan─▒r. ├çocu─čun zaman─▒ her sabah uyanmas─▒yla ba┼člar;
ac─▒kma, uyuma gibi i├žsel ritmler ve gece, g├╝nd├╝z gibi d─▒┼čsal ritmler
onun zaman de─čerlendirmesini g├╝├žl├╝ bir bi├žimde etkiler.

Zamanla kurulan bu ili┼čki ├žocu─čun “ba┼čkas─▒n─▒n ├Âl├╝m├╝” anlay─▒┼č─▒n─▒
nas─▒l etkilemektedir? ├ľnceki d├Ârt nokta ├žocu─čun ayr─▒lma kar┼č─▒s─▒ndaki
duyarl─▒l─▒─č─▒n─▒ ve yaralanabilirli─čini vurgulamaktad─▒r. ├ľrne─čin, ├žocuk
k─▒sa s├╝reli ayr─▒lma ile uzun s├╝reli ya da kesin ayr─▒lma g├Âr├╝n├╝m├╝
aras─▒nda iyi bir ayr─▒m yapamaz. Burada ├želi┼čik g├Âr├╝nen bir etkeni de
eklemek gerekmektedir; ┼ču iki nokta zihinde birle┼čmektedir: a) ├žocu─čun
zaman ya┼čant─▒s─▒ d├Âng├╝sel ritmlerle ko┼čullan─▒r ve, b) ├žocuk,
yeti┼čkinlerin ├žocu─čun “ger├žekten” terkedilmedi─čini g├Âstermek istedikleri
durumlarda yokluk, terkedilme ve ayr─▒lma duygular─▒n─▒ ya┼čamaya
yeteneklidir. Ayr─▒lman─▒n s─▒n─▒rs─▒zl─▒─č─▒ ya da herhangi bir ya┼čant─▒n─▒n
sonsuzlu─ču duygusu ├žocu─čun ya┼čant─▒s─▒n─▒n d├Ânemsel niteli─čiyle
├želi┼čkiye girer. Bu ili┼čkiyi dile getirmek biraz g├╝├žt├╝r. Terkedildi─čini
hisseden bir ├žocuk ┼čimdiki ya┼čant─▒s─▒na gelecekte bir s─▒n─▒r ├žizme yollar─▒na
sahip de─čildir. Ger├žekte, bunca ac─▒ ├žekmesinin nedenlerinden
biri, bu k├Ât├╝ ya┼čant─▒n─▒n kendi kendini s─▒n─▒rlayan bir varl─▒─č─▒n belirtilerini
g├Âstermemesidir. Bununla birlikte, ├žocu─čun psikolojik durumu her
zaman bir ge├ži┼č durumudur; i├žinde ya┼čad─▒─č─▒ ├ževre de ge├ži┼č durumundad─▒r.
├çocu─čun karn─▒ ac─▒k─▒r ya da uykusu gelir, g├╝ne┼č de do─čar ya da
batar. D├Âng├╝sel bir ├ževrede d├Âng├╝sel bir yarat─▒k olarak ├žocuk sabit bir
referans ├žer├ževesini uzatmal─▒ bir zaman d├Ânemi boyunca elde tutamaz.
En de─či┼čmez ve sabit d├╝┼č├╝nce ve davran─▒┼č ├Âr├╝nt├╝lerinde bile aralar
ve kesilmeler vard─▒r. Ba┼čka bir deyi┼čle, ayr─▒lma ya┼čant─▒s─▒na s─▒n─▒r
koymadaki yeteneksizli─čine kar┼č─▒n, ├žocuk g├╝ncel olarak s├╝rekli bir
ya┼čant─▒ ya┼čayamaz. ─░├žsel durumdaki ve d─▒┼č ├ževredeki d├Ânemsel de─či┼čimler
├žocu─čun dikkatini ba┼čka yere ├žeker ve onu dinlendirir.

D├Ânemsel olma ├Âzelli─či ile ayr─▒lma ya┼čant─▒s─▒ kar┼č─▒s─▒nda yaralanabilir
olma ├Âzelli─či aras─▒ndaki ba─člant─▒ b├Âylece daha iyi anla┼č─▒lmaktad─▒r.
├çocuk, bir ├žocuk olarak birinin ge├žici gidi┼čini ├Ânemli bir ayr─▒lma
bi├žiminde “yanl─▒┼č yorumlayabilir”. Bununla birlikte, ayn─▒ nedenle,
├Ânemli bir ayr─▒lmay─▒, hatta ├Âl├╝m├╝ bile oldu─čundan daha az de─čerlendirebilir.
D├Âng├╝sel ├Âr├╝nt├╝ler, ├žocu─čun, her sonun yeni bir ba┼člang─▒c─▒
oldu─čunu ve her ba┼člang─▒c─▒n bir sonu oldu─čunu g├Ârmesini sa─člamaktad─▒r.
├ľnerme ┼čimdi ┼č├Âyle d├╝zenlenebilir: ├çocuk, ├Ânemsiz ayr─▒l─▒klar─▒n
├Âl├╝m├╝ ├ža─čr─▒┼čt─▒ran etkilerinden g├Âzlemci bir yeti┼čkinin d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝nden
daha fazla yaralanabilir, ├Ânemli ayr─▒l─▒klar─▒n etkilerinden ise yeti┼čkinin
d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝nden daha fazla korunmu┼čtur.

Bu ├Ânerme bireyin soyut bir kavramlar k├╝mesi olu┼čturdu─čunu
g├Âstermektedir: “Ben ├Âlece─čim” ifadesi a┼ča─č─▒daki kavramlarla ili┼čkilidir:

(1) Ben, kendine ait bir ya┼čam─▒ ve ki┼čisel varolu┼ču olan bir bireyim.

(2) Ben, ├Âzelliklerinden biri ├Âl├╝ml├╝l├╝k olan bir varl─▒k “s─▒n─▒f─▒”na
mensubum.

(3) Ben, mant─▒ksal t├╝mdengelimin zihinsel s├╝recini kullanarak
ki┼čisel ├Âl├╝m├╝n “kesin” oldu─ču sonucuna ula┼č─▒r─▒m.

(4) ├ľl├╝m├╝m├╝n bir├žok “olas─▒ neden”i vard─▒r ve bu nedenler pek
├žok farkl─▒ bi├žimde bir araya gelebilirler. ├ľzel bir nedenden sak─▒nabilir
ya da ka├žabilirsem de, “b├╝t├╝n nedenlerden ka├žamam.”

(5) ├ľl├╝m├╝m “gelecekte” ortaya ├ž─▒kacak. Gelecek derken hen├╝z
ge├žmemi┼č bir ya┼čama zaman─▒n─▒ kastediyorum.

(6) Ancak, ├Âl├╝m├╝m├╝n gelecekte “ne zaman” ortaya ├ž─▒kaca─č─▒n─▒
bilmiyorum. Olay kesin, zaman belirsiz.

(7) ├ľl├╝m “sonul” bir olayd─▒r. Ya┼čam─▒m sona erecek. Bu demektir
ki, en az─▒ndan bu d├╝nyada bir insan olarak bir daha hi├ž ya┼čamayaca─č─▒m,
d├╝┼č├╝nmeyece─čim, eylemde bulunmayaca─č─▒m.

(8) Buna uygun olarak, ├Âl├╝m benim d├╝nyadan “en son ayr─▒lmam” demektir.

B├Âylece, “├ľlece─čim” ├Ânermesi, benlik bilincini, mant─▒ksal d├╝┼č├╝nce
i┼člemlerini, olas─▒l─▒k, zorunluluk, nedensellik, ki┼čisel ve fiziksel
zaman, ama├žl─▒l─▒k, ayr─▒lma kavramlar─▒n─▒ i├žermektedir. Ayn─▒ zamanda,
├žok geni┼č bir u├žurumun ├╝zerinde bir k├Âpr├╝ kurmay─▒ da gerektirmektedir:
Ya┼čamda neler ya┼čand─▒─č─▒ ile, bir ├Âl├╝m kavram─▒ olu┼čturma aras─▒nda.
Yine de, ├Âl├╝m ├Âzde “ya┼čant─▒s─▒z”d─▒r. ├ľl├╝ bir insan, hayvan ya da
bitki g├Ârmek belki ├Âl├╝m anlay─▒┼č─▒m─▒za katk─▒da bulunur, ama bu alg─▒lar
u├žurum ├╝zerinde k├Âpr├╝ kurmaya yetmez. ├ľl├╝m ├Ânce “orada bir yerde”
bir “uyaran”d─▒r. ├ľl├╝mle ilgili baz─▒ temel d├╝┼č├╝nceleri, genel zihinsel
geli┼čimimizin ├Âze ili┼čkin, ├Âz├╝nde bulunan bir b├Âl├╝m├╝ olarak geli┼čtiririz.
Sonra bu d├╝┼č├╝ncelerin ve say─▒lt─▒lar─▒n kendileri ├Âl├╝m uyaran─▒n─▒
olu┼čtururlar. ─░nsan─▒n ├Âl├╝mle ili┼čkisini ara┼čt─▒rmada en b├╝y├╝k g├╝├žl├╝k,
hem uyaran─▒ hem de tepkiyi belirlemedeki yetersizli─čimizden
kaynaklanmaktad─▒r. ├ľrne─čin, ├Âl├╝m korkusu konusundaki ara┼čt─▒rmalarda,
├Âl├╝m korkusu yo─čunluk a├ž─▒s─▒ndan di─čer baz─▒ korkulardan hi├ž de farkl─▒
olmad─▒─č─▒ halde, ├Âl├╝m nefret edilen bir uyaran oldu─ču i├žin ara┼čt─▒rmac─▒lar
olumsuz bir tutumla i┼če koyuluyorlar. As─▒l neden b├╝t├╝n korku
tepkilerinin temelinde yer alan varolu┼č tehdidinin burada daha do─črudan
olmas─▒d─▒r (Kastenbaum ve Aisenberg, 1976).

:::::::::::::::::

3. Ya┼čam s├╝resince ├Âl├╝m y├Ânelimleri

Herkes ya┼čam s├╝resinin her noktas─▒nda ├Âl├╝mle ili┼čki i├žinde ya┼čar.
Bu bak─▒┼č a├ž─▒s─▒ ya┼čl─▒l─▒ktaki ├Âl├╝m y├Ânelimlerini anlamam─▒za katk─▒da bulunur.
B├Âylece yaln─▒zca ├Âl├╝m kar┼č─▒s─▒ndaki tutumlara ili┼čkin ├Âzel ara┼čt─▒rmalara
de─čil, bili┼če, zaman a├ž─▒s─▒na, ki┼čileraras─▒ ili┼čkilere e─čilen ara┼čt─▒rmalara
da yer vermek olanakl─▒ olmaktad─▒r. Genel bili┼čsel d├╝zey ve
├╝slup ├Ânemlidir; ├ž├╝nk├╝ ├Âl├╝m konusundaki d├╝┼č├╝nceler bireyin kendisini
ve d├╝nyay─▒ yorumlama yetene─čiyle ili┼čkilidir. Zaman boyutu ├Ânemlidir,
├ž├╝nk├╝ ki┼čisel ├Âl├╝m hep gelece─če ili┼čkindir; ayn─▒ zamanda, ge├žmi┼čteki
kederler, ayr─▒l─▒klar, di─čer yitimler ve tehditler de geriye bak─▒┼č─▒n
konular─▒n─▒ olu┼čturmaktad─▒r. ├ľl├╝m y├Âneliminin k├Âkleri ilk ki┼čileraras─▒
ya┼čant─▒larda bulunabilir ve bu ili┼čkiler ya┼čam boyunca etkili olmay─▒
s├╝rd├╝rd├╝klerinden ├Âl├╝m y├Ânelimi (death orientation) a├ž─▒s─▒dan ├Ânemlidirler.

a. Bebeklik ve ilk ├žocukluk

Zihin geli┼čimi alan─▒nda y├╝zeysel bir yakla┼č─▒m bebek ve ├žocuklar─▒n
├Âl├╝m konusunda hi├žbir ┼čey bilmedikleri sonucuna varabilir.
├çocuklar soyut kavramlar konusunda hi├žbir ┼čey bilmezler ve ├žo─ču anababalar─▒n
ve ├Â─čretmenlerin beklentisi do─črultusunda da ├Âl├╝m├╝ anlamazlar
ve anlamamal─▒d─▒rlar. Yine de k├╝├ž├╝kler ├Âl├╝m├╝n fark─▒nda olduklar─▒na
ili┼čkin tepkiler vermi┼člerdir. Bu olgu dikkatle incelenirse zihin
geli┼čimi kuram─▒na uygun d├╝┼čt├╝─č├╝ g├Âr├╝lmektedir. Piaget’e g├Âre zeka
biyolojik bir uyum i┼člevidir ve bu i┼člev ergenlikte birdenbire ortaya
├ž─▒kmaz. Bebek ve ├žocuk da yeti┼čkinden farkl─▒ da olsa zeki davran─▒┼člar
sergiler. Zeki davran─▒┼č her zaman y├╝ksek d├╝zeyde geli┼čmi┼č bili┼čsel
yap─▒ sonucu de─čildir. ├ťstelik k├╝├ž├╝k insan─▒n g├╝├žs├╝zl├╝─č├╝ onun tehlikeyi
sezme ve yard─▒m isteme yetene─čini gerekli k─▒lar. Koruyucu yeti┼čkinin
yitirilmesi ├Âl├╝m tehdidi gibidir. Varolu┼ču tehlikeye girdi─činde bebek
soyut zihinsel i┼člemler olmadan da ├ževresini alg─▒layabilir. Hi├žbir insan
ayr─▒lma vc terkedilme tehdidini alg─▒layamayacak kadar k├╝├ž├╝k de─čildir.
Buradaki ├Ânemli nokta, kavram-├Âncesi zeka etkinli─či bi├žimlerinin
ya┼čam─▒n ├žok erken d├Ânemlerinde var oldu─ču ve en kritik konular─▒ndan
birinin ya┼čam─▒n korunmas─▒ oldu─čudur. Piaget’in kuram─▒nda vurgu
“nesnenin s├╝reklili─či ve korunumu” ├╝zerindedir. Piaget’in bulgular─▒
bunlar─▒n ilk iki y─▒ldan itibaren ba┼člad─▒─č─▒n─▒ ve ├ževre etkile┼čimiyle geli┼čmeyi
s├╝rd├╝rd├╝─č├╝n├╝ g├Âstermektedir. ─░nsanlar ve di─čer nesneler uzaydaki
konumlar─▒n─▒ ├žocu─ča g├Âre s├╝rekli de─či┼čtirirler. ├çocuk, alg─▒ alan─▒ndaki
de─či┼čimleri izleyebilmek i├žin de─či┼čim i├žindeki “de─či┼čmezlik”
bilincini elde etmek zorundad─▒r. Nesnenin s├╝reklili─či ve korunumu
├Âzelli─činin geli┼čimi b├╝y├╝yen bireyin ger├žekli─či nas─▒l kurdu─čunu
a├ž─▒klamaktad─▒r. Nesne korunumunu elde edemeyen ├žocuk tek par├žal─▒
ya da kaotik bir ger├žekli─če tak─▒l─▒p kalacakt─▒r. Ancak ├žocuk, de─či┼čim,
yok olma gibi olgular─▒ anlamadan nesne korunumunun da pek anlam─▒
olmayacakt─▒r. De─či┼čmezlik kavram─▒n─▒n temelinde de─či┼čim vard─▒r. ─░lk
y─▒llarda zihinsel etkinlik hen├╝z ayr─▒┼čmam─▒┼čt─▒r, global’d─▒r. ─░kinci ya┼čta
├Ârne─čin zaman, s├╝reklilik ve ├Âl├╝m gibi soyut kavramlar olduk├ža uzakt─▒r,
ama ├žocuk bunlara ili┼čkin deneyimleri ┼čimdiden i┼čleme koymaya
ba┼člam─▒┼čt─▒r. “Gitti”, “uzun s├╝reli gitti”, “ebediyen gitti” (ya da “├Âld├╝”)
d├╝┼č├╝nceleri hen├╝z ayr─▒┼čt─▒r─▒lmam─▒┼čt─▒r; dolay─▒s─▒yla her ortadan yitme
de─či┼čim, ayr─▒lma ya da yitirme (kavram├Âncesi bi├žimde), “├Âl├╝” ve
“├Âld├╝” kavramlar─▒ kategorisine kaydedilecektir. Bu “nesnenin ├Âl├╝m├╝”
olarak adland─▒r─▒labilir ve ├žocu─čun olgun zihinsel i┼čleyi┼če do─čru
ilerlemesinde en ├Ânemli ├Ânc├╝l kavramlar─▒ (protoconcepts) olu┼čturur.
“Nesnenin ├Âl├╝m├╝” ile “benli─čin ├Âl├╝m├╝” aras─▒ndaki fark─▒n elde edilebilmesi
i├žin daha fazla zihinsel olgunla┼čmaya ve deneyime gerek vard─▒r. ├çocuk
hala en yak─▒n ├ževresine ba─č─▒ml─▒d─▒r. Zihinsel i┼člemlerle kestirilebilir
ve tutarl─▒ bir d├╝nya kurmak i├žin, kestirilemezi ve tutars─▒z─▒ tan─▒ma
ve ayr─▒┼čt─▒rma yetene─čine gereksinme vard─▒r.

├çok k├╝├ž├╝k ├žocuklar─▒n ├Âl├╝mle ili┼čkili y├Ânelimlerini g├Âzlemlemede
├žok geni┼č olanaklar vard─▒r, ancak daha b├╝y├╝k ├žocuklar ve yeti┼čkinler
i├žin kullan─▒lan y├Ântembilimi kullanmak olanaks─▒zd─▒r. Oyun
durumunda ger├žekle┼čtirilen do─čal g├Âzlem k├╝├ž├╝k deneylerle desteklendi─činde
├žok yararl─▒ olabilir.

Bowlby k├╝├ž├╝k ├žocukluktaki yitirmelerin psikososyal sonu├žlar─▒n─▒
dikkatle izlemi┼čtir. 12 ayl─▒k ├žocuklara ili┼čkin g├Âzlemler, ├žocuklar─▒n
yabanc─▒lar─▒n yan─▒ndayken yitik anneyi bulmak i├žin belirgin bir ├žaba
g├Âsterdiklerini ortaya koymaktad─▒r. ├ľnce “protesto” ve bulmak i├žin
“acil ├žaba” vard─▒r. ├çocuk g├╝nlerce y├╝ksek sesle a─člamakta ve yiten
annesi olabilecek her ┼čeye ve her sese do─čru kendini atmaktad─▒r.
Umutsuzluk ve umutla arama aras─▒ndaki gidip gelmeler bir hafta
s├╝rmekte, ama sonunda ├žaresizlik yerle┼čmektedir. Annenin d├Ânmesi
iste─či ortadan kalkmaz, ama bunun ger├žekle┼čmesi umudu yitirilir. Sonunda
bu istek de ortadan kalkar ve ├žocuk sonsuz bir ac─▒ i├žinde i├žine
d├Ân├╝k ve apatik bir g├Âr├╝n├╝m kazan─▒r.

Bu tepki ├Âr├╝nt├╝s├╝ yak─▒nlar─▒n─▒n yas─▒n─▒ ya da ba┼čka ac─▒ yitimleri
ya┼čam─▒┼č olan ki┼čilerde de g├Âzlemlenebilir. Bu g├Âr├╝n├╝me kurumlardaki
geriyatrik hastalarda da rastlan─▒r. Bowlby’nin di─čer g├Âzlemleri ├žocukluktaki
keder tepkisinin uzun s├╝reli olabilece─či do─črultusundad─▒r.
Anne fig├╝r├╝n├╝ yitiren k├╝├ž├╝k ├žocuk, bellek s─▒n─▒rlar─▒na ili┼čkin b├╝t├╝n
say─▒lt─▒lara kar┼č─▒n, son derece s├╝rekli bir duygu ve davran─▒┼č g├Âstermektedir.
├çok k├╝├ž├╝k ├žocuklarda kederin s├╝reklili─čini a├ž─▒k├ža g├Âsteren
s├Âzel olmayan davran─▒┼člar g├Âzlemlenmektedir. Terapistler k├╝├ž├╝k ├žocuklar─▒n
├Âl├╝mle ili┼čkili oyunlar─▒n─▒ izlemi┼člerdir. Bu g├Âzlemler iki
ya┼č─▒ndaki ├žocu─čun ├Âl├╝m konusunda bir ┼čeyler bildi─čini ortaya koymaktad─▒r.
Ayr─▒ca g├Âzlemler ├Âl├╝mle ili┼čkili ya┼čant─▒lar─▒n ├žocu─čun t├╝m
geli┼čimini etkileyebilece─čini de g├Âstermektedir. Yeti┼čkinlerin ├žocukluk
an─▒lar─▒ incelendi─činde ├Âl├╝mle ili┼čkili ├žok belirgin ya┼čant─▒lar bulunmaktad─▒r.
Stanley Hall’a g├Âre, ├žocuk olay─▒ ya┼čad─▒─č─▒ s─▒rada duygular─▒n─▒
dile getirecek s├Âzel yetene─če sahip olmad─▒─č─▒ i├žin ac─▒s─▒n─▒ uzun y─▒llar
ta┼č─▒maktad─▒r. Sonu├ž olarak, g├Âzlemler ve an─▒ incelemeleri, ├žok k├╝├ž├╝k
├žocuklar─▒n ├Âl├╝mle ili┼čkili ya┼čant─▒lar─▒ kaydettiklerini ve bu ya┼čant─▒lar─▒n
bireyin t├╝m ya┼čam y├Âneliminin bir par├žas─▒ haline geldi─čini g├Âstermektedir.

b. ─░leri ├žocukluk ve ergenlik

─░lk ├žal─▒┼čmalar (1940’larda) ├Âl├╝m kavramlar─▒n─▒n yeti┼čkin d├╝zeyine
ula┼čmadan iki ├Ân evreden ge├žti─čini ortaya koymaktad─▒r. Okul
├Âncesi y─▒llarda ├žocuklar ├Âl├╝m├╝, ya┼čam─▒n durmas─▒n─▒ de─čil azalmas─▒n─▒
i├žeren ge├žici bir durum olarak alg─▒larlar (“├ľl├╝ insanlar ac─▒kmazlar,
belki biraz…”). Bunu izleyen ara evrede ├žocuk ├Âl├╝m├╝ bir son olarak
alg─▒lar, ama ├Âl├╝m├╝ yine de evrensel ve ka├ž─▒n─▒lmaz olarak g├Ârmez. On
ya┼č dolaylar─▒nda ├žocuk, yaln─▒zca ├Âl├╝m├╝n bir son oldu─čunu anlamakla
kalmaz, kendisi de i├žinde olmak ├╝zere her canl─▒ yarat─▒─č─▒n de─či┼čmez
yazg─▒s─▒ oldu─čunu kavrar. ├ľl├╝m├╝ kavramla┼čt─▒rma d├╝zeyinin ya┼čtan ├žok
genel zihinsel olgunla┼čma d├╝zeyine s─▒k─▒ca ba─čl─▒ oldu─ču ortaya konmu┼čtur.
S├╝rekli hastal─▒─č─▒ olan ├žocuklar─▒n g├Âzlemlenmesi, ya┼čam deneyimlerinin
ya┼č ve geli┼čim d├╝zeyinden daha etkili oldu─čunu g├Âstermi┼čtir.
Kimi hasta ├žocuklarda ├Âl├╝m kavram─▒ daha sistemli bir bi├žimde
geli┼čmektedir. Genel olarak zihin geli┼čimi ve ├Âzel olarak ├Âl├╝m kavram─▒
geli┼čimi ara┼čt─▒rmalar─▒ dikkate al─▒nd─▒─č─▒nda, ├Âl├╝m├╝n son, ka├ž─▒n─▒lmaz
ve tamamlay─▒c─▒ oldu─ču ger├že─činin bunlar─▒ anlamayacak kadar
k├╝├ž├╝k olanlar taraf─▒ndan bile kavrand─▒─č─▒ g├Âr├╝lmektedir. Bu ├žocuklar,
kendi durumlar─▒n─▒n de─či┼čiminden, anababa, doktor ve hem┼čirelerin
tepkilerinden ve tepkisizliklerinden ├Â─čreniyorlar her ┼čeyi. Ama en
├Ânemlisi, k├Ât├╝ durumunu g├Âzlemledikleri di─čer hasta ├žocuklar─▒n
ya┼čant─▒lar─▒ndan ├Â─črendikleridir. Ya┼ča bak─▒lmaks─▒z─▒n bu ├žocuklar i├žin
├Âl├╝m ve ├Âlme, yoksun b─▒rakan, ayr─▒lma ve kimlik yitimi getiren ya┼čant─▒lard─▒r.
├ľl├╝m bu ├žocuklar i├žin hastal─▒k ve ya┼čam d├Âng├╝s├╝n├╝n bir par├žas─▒d─▒r.

S├╝rekli hasta ├žocuklar─▒n zaman ak─▒┼č─▒ onlar─▒n ka├ž─▒n─▒lmaz ├Âl├╝m bilgilerini
de yans─▒t─▒r. Hastal─▒k ilerledik├že gelecek konusunda konu┼čma
da belirgin bi├žimde azal─▒r. Gelecek yak─▒n bir tatil ya da yak─▒n bir olayla
s─▒n─▒rl─▒d─▒r; ├žocuk bu olaylar─▒ h─▒zland─▒rmak i├žin ├žaba harcar. Daha
├Ânceki uzun vadeli plan ve ama├žlardan. ├Ârne─čin b├╝y├╝y├╝nce ne olaca─č─▒ndan
hi├ž s├Âz edilmez. Yeti┼čkinler zamana bak─▒┼čtaki bu ger├žek├ži
de─či┼čim kar┼č─▒s─▒nda zor duruma d├╝┼čerler. Gelece─čin bir bi├žimi olarak
├Âl├╝mden sonraki ya┼čam umutsuz hasta ├žocuklar─▒n konu┼čmalar─▒nda yer
almaz. Ya┼čl─▒ ve hasta yeti┼čkinlerde g├Âr├╝len “├Âd├╝nleme ilkesi”ne ├žocuklarla
yap─▒lan ara┼čt─▒rmalarda rastlanmam─▒┼čt─▒r; ├žocuklar her t├╝rl├╝
mutlulu─čun ya da doyumun ├žabuk gelmesi gerekti─či d├╝┼č├╝ncesini ortaya
koymu┼člard─▒r.

├ľl├╝m olas─▒l─▒─č─▒ ile bir bireyin gelecek g├Âr├╝┼č├╝ aras─▒nda alg─▒lanan
ili┼čki, ├žo─ču zaman, ya┼čl─▒lar a├ž─▒s─▒ndan ya da hi├ž olmazsa ya┼čam─▒
g├Âzden ge├žirmesi ve ├Âl├╝ml├╝─č├╝n├╝ kabul edebilmesi i├žin yeterince ├Âmr├╝
olanlar a├ž─▒s─▒ndan tart─▒┼č─▒lm─▒┼čt─▒r. Ya┼čams├╝resi boyunca zaman kavram─▒
konusunda bilinenler, gelecek kavram─▒ ile ├Âl├╝m kavram─▒n─▒n en
az─▒ndan orta ├žocukluk y─▒llar─▒ndan itibaren birbirini etkiledi─čini ortaya
koymaktad─▒r (Kastenbaum, 1983). Her bireyin, ileri ya┼ča ula┼čmadan
ya da ├Âl├╝m olas─▒l─▒─č─▒yla kar┼č─▒la┼čmadan ├Ânce, gelecek ve ├Âl├╝m kavramlar─▒n─▒
olu┼čturdu─ču ki┼čisel bir ge├žmi┼či vard─▒r.

├çocuklar ├Âl├╝me ili┼čkin d├╝┼č├╝nce ve duygular─▒n─▒ k─▒smen ki┼čileraras─▒
ili┼čkileri i├žinde olu┼čturmaktad─▒rlar. Masters’in g├Âzden ge├žirdi─či
yeni ara┼čt─▒rmalar, bili┼čselli─čin ki┼čisel olgunla┼čma ba─člam─▒nda oldu─ču
kadar toplumsal ba─člamda da geli┼čti─čini ortaya koymu┼čtur. Bili┼čsel ve
toplumsal geli┼čim konusundaki genel bilgilerimiz ├Âl├╝me ili┼čkin d├╝┼č├╝ncelerin
rol├╝ dikkate al─▒nmad─▒k├ža tamamlanm─▒┼č olmayacakt─▒r: ayn─▒
┼čekilde, ├Âl├╝m d├╝┼č├╝ncesinin ya┼čam s├╝resince geli┼čimine ili┼čkin bilgimiz
daha geni┼č psikososyal olgunla┼čma ba─člam─▒na yerle┼čtirilmedik├že
eksik kalacakt─▒r. Yeti┼čkinlikteki ve ya┼čl─▒l─▒ktaki ├Âl├╝m d├╝┼č├╝ncelerinin
anla┼č─▒lmas─▒ bireyin ki┼čileraras─▒ ba─člam─▒ dikkate al─▒n─▒rsa kolayla┼čabilir
ve zenginle┼čebilir. ├ľrne─čin, ├Âl├╝mle ilgili ya┼čant─▒lar kiminle payla┼č─▒l─▒yor,
birey ba┼čkalar─▒n─▒n tepkisinden ya da tepkisizli─činden nas─▒l etkileniyor
sorular─▒n─▒n yan─▒tlar─▒ aranmal─▒d─▒r.

Ergenlik ara┼čt─▒rmalar─▒ ergenlik d├Ânemini pek ├žok boyutlar─▒yla ele
ald─▒─č─▒ halde, ergenlikteki ├Âl├╝m kavram─▒n─▒ genellikle ihmal etmi┼čtir.
Ergenlik psikolojisi alan─▒nda otorite say─▒lan yazarlar “├Âl├╝m”, “├Âlmek”,
“├Âl├╝ml├╝l├╝k” konusuna hi├ž yer vermemi┼člerdir. ├ľl├╝m├╝n ya┼čl─▒l─▒─ča ├Âzg├╝
oldu─ču kal─▒pyarg─▒s─▒ ergenlik ara┼čt─▒rmalar─▒n─▒ da etkilemi┼č g├Âr├╝nmektedir.

Ara┼čt─▒rmalar ├Âl├╝m korkusunun ergenlikte en ├╝st d├╝zeyde oldu─ču
g├Âr├╝┼č├╝n├╝ do─črulamamaktad─▒r. ├ľl├╝m korkusunun, toplumsal destek,
zihinsel olgunluk, bireysel deneyimler gibi ba┼čka de─či┼čkenlerden etkilendi─či
s├Âylenebilir. Ayr─▒ca, ergenlikte ger├žek ├Âl├╝m, ├Âl├╝m duygusundan
ve d├╝┼č├╝ncesinden ├žok daha belirgindir. Amerika Birle┼čik Devletleri’nde
b├╝t├╝n nedenlerle ├Âlme oran─▒ ergenler ve gen├ž yeti┼čkinler aras─▒nda
gitgide artmaktad─▒r. ─░ntihar ve kendini mahvetmenin dolayl─▒ bi├žimleri
gitgide daha fazla sorun olmaktad─▒r. ─░ntihar─▒ ya┼čam s├╝resi boyunca
inceleyen Maris (1981), insanlar─▒n ergenlik gibi ge├ži┼č d├Ânemlerinde
daha duyarl─▒ ve yaralanabilir olduklar─▒n─▒ belirtmektedir. Hen├╝z
bu sav─▒ destekleyen yeterli veri olmamakla birlikte, Maris, yeti┼čkinlik
e┼či─čindeki ergenin ve ya┼čl─▒l─▒k e┼či─čindeki yeti┼čkinin intihar potansiyeline
dikkati ├žekmektedir.

c. Yeti┼čkinlik ve ya┼čl─▒l─▒k

Kuramsal a├ž─▒dan, ├Âl├╝m kar┼č─▒s─▒ndaki nesnel ve ki┼čisel y├Ânelimler
aras─▒ndaki uygunluk derecesine bak─▒labilir. Bu uygunluk derece derece
mi, yoksa ans─▒z─▒n m─▒ ortaya ├ž─▒kar (├Ârne─čin, ├Âzel ya┼čam deneyimlerine
tepki olarak); ba┼čka bir deyi┼čle, daha uygun bir bunal─▒m modeli
mi, yoksa hen├╝z belirlenmemi┼č bir de─či┼čim s├╝reci mi s├Âz konusudur.
├ľl├╝mle ili┼čkilerin de─či┼čmesi, zorunlu olarak, bireyin yeni bir kendi
├╝zerinde d├╝┼č├╝nme s├╝reci ba┼člatmas─▒na yol a├žar. Ancak, zaman boyutu
birey yakaland─▒k├ža ya da ├Âl├╝me yakla┼čt─▒k├ža mutlaka k─▒sal─▒yor de─čildir.
Ya┼čl─▒ ki┼činin gelecek duygusu, kronolojik ya┼č ya da ├Âl├╝mden olas─▒
uzakl─▒k gibi bo┼č de─či┼čkenlerden ├žok, bireyin ├ževre ├╝zerindeki denetim
alg─▒s─▒na ba─čl─▒d─▒r. Ayr─▒ca bireysel farkl─▒l─▒klar─▒ da dikkate almak
gerekmektedir. Kimi insanlar ya┼čam ve ├Âl├╝m korkular─▒yla ├žok erken ya┼člardan
itibaren ilgilenirler, kimileri de ileri ya┼člara ├Âl├╝me fazla kafa yormadan
girerler. Bu alanda toplumsal istek ve beklenti de─či┼čkenleri
├Ânemli bir etkendir. Ya┼čl─▒lar─▒n ├žo─ču ya┼čam ve ├Âl├╝m konusunda bilgece
ve ┼čatafatl─▒ ┼čeyler s├Âylemelerinin beklendi─čini bilirler; baz─▒lar─▒
ger├žekten bu konular─▒ d├╝┼č├╝n├╝rken, baz─▒lar─▒ da yaln─▒zca beklentiye
boyun e─čerler. Yeti┼čkinlerin ├Âl├╝m y├Ânelimleri konusunda s├Âzl├╝ anlat─▒mlar
kadar pratik kararlar da bilgi verebilir. Bir insan bir vasiyet
haz─▒rlam─▒┼č m─▒ ve bunu de─či┼čen ko┼čullara g├Âre d├╝zeltiyor mu? Ya┼čam─▒n─▒
uzatmak i├žin yeme i├žme al─▒┼čkanl─▒klar─▒n─▒ de─či┼čtiriyor mu? Tehdit
edici belirtilere kar┼č─▒n sigara i├žmeyi s├╝rd├╝r├╝yor mu? Ciddi bi├žimde
hasta olan arkada┼člar─▒n─▒ ziyaret ediyor mu, bundan ka├ž─▒n─▒yor mu?
├ľl├╝m ilanlar─▒na bak─▒yor mu, bakmaktan ka├ž─▒n─▒yor mu?

Bili┼čsel uyumsuzluk kuram─▒ bu konuda yararl─▒ olabilir. Ya┼članan
birey ├Âl├╝mle ili┼čkili etkenleri dikkate ald─▒k├ža ger├žeklik ile bili┼čsel
tasar─▒m aras─▒nda daha fazla uygunluk ortaya ├ž─▒kar. Ancak, ├Âl├╝mle ili┼čkili
d├╝┼č├╝ncelerin kendisi yerle┼čik tutumlarla ├žat─▒┼čarak uygunsuzluk yaratabilir.
Ger├žekli─čin bask─▒s─▒ndan ka├žarak y├╝re─čimizin derinliklerinde
gen├ž ve ├Âl├╝ms├╝z m├╝ kalmal─▒y─▒z, yoksa ├Âl├╝m├╝n d├╝┼č├╝ncemizde daha
geni┼č bir yer almas─▒na izin mi vermeliyiz? Bireyin ├Âl├╝m bilgisini zihinsel
ya┼čam─▒nda g├Âzden ge├žirmenin hem yarar─▒ hem da zarar─▒ vard─▒r
ve bu alanda kullad─▒─č─▒m─▒z stratejiler bizi her ya┼čta etkileyen her
┼čeyden etkilenmektedir (zihinsel olgunluk d├╝zeyi, ki┼čileraras─▒ destek,
stres, sa─čl─▒k gibi).

├ľl├╝m kar┼č─▒s─▒ndaki y├Ânelimleri yaln─▒zca kronolojik ya┼čtan kestirme
yolu pek verimli olmamaktad─▒r. ├ľl├╝mle ilgili d├╝┼č├╝nceleri di─čer
de─či┼čkenlere ba─čl─▒ olarak a├ž─▒klama giri┼čimi de kar─▒┼č─▒k sonu├žlar vermektedir.
Ara┼čt─▒rmalarda kullan─▒lan tekniklerin s─▒n─▒rl─▒l─▒klar─▒n─▒ dikkate
almak gerekmektedir. Asl─▒nda, ├Âl├╝m korkusunu ve d├╝┼č├╝ncesini ortaya
├ž─▒karmak i├žin kullan─▒lan tekniklerin neyi ├Âl├žt├╝─č├╝ hep tart─▒┼čma konusu
olmu┼čtur. Yeti┼čkinlikteki ├Âl├╝m tutumlar─▒n─▒ a├ž─▒klamaya ├žal─▒┼čan kuramlar
genellikle deneysel bulgularla desteklenememi┼čtir. Bu konuda o
kadar ├žok y├Ântembilim sorunu vard─▒r ki, ba┼čar─▒s─▒zl─▒k ne yaln─▒zca kavramlara,
ne de i┼člemlere ba─članabilir. Akademik t├╝rden ├Âl├╝m ara┼čt─▒rmalar─▒n─▒n
birtak─▒m g├╝├žl├╝kleri s├╝r├╝p giderken, klinik ve di─čer uygulamal─▒
ara┼čt─▒rmalar yararl─▒ olmaktad─▒r. Ara┼čt─▒rmac─▒lar 25-90 ya┼člar─▒ aras─▒ndaki
bin erke─či inceleyerek, her ya┼č d├╝zeyinde y├╝ksek, orta ve
d├╝┼č├╝k d├╝zeyde anksiyete bulmu┼člard─▒r. Y├╝ksek anksiyeteli gen├ž ve
orta ya┼čl─▒ erkekler doktorlar─▒n te┼čhis edebildi─činden daha fazla hastal─▒k
bildirmi┼člerdir. Y├╝ksek anksiyeteli ya┼čl─▒ erkekler ise hastal─▒klar─▒n─▒
azaltarak belirtmi┼člerdir. O halde kimler sa─čl─▒klar─▒n─▒ do─čru olarak
bildirmektedir? B├╝y├╝k olas─▒l─▒kla y├╝ksek anksiyeteli olmayan “iyi
uyum sa─člam─▒┼č” ya┼čl─▒lar… Anksiyeteli ya┼čl─▒ erkekler ya┼čama y├Ânelik
g├╝ncel bir tehditten (hastal─▒k) korunmak istemi┼čler, buna kar┼č─▒l─▒k
anksiyeteli gen├ž erkekler ya┼čamlar─▒n─▒n tehlike i├žinde oldu─čuna ger├žekten
inanmad─▒klar─▒ i├žin semptomlar ├╝zerinde yo─čunla┼čm─▒┼člard─▒r. Bu g├Âzlemin
pratik sonu├žlar─▒ a├ž─▒kt─▒r: Hastan─▒n anksiyete d├╝zeyi ve bununla
ba┼ča├ž─▒kma bi├žimi klinik de─čerlendirmeye kat─▒lmal─▒ ve ya┼čl─▒lar─▒n sa─čl─▒kla
ilgili bildirileri dikkatle ele al─▒nmal─▒d─▒r.

Ara┼čt─▒rmac─▒lar, y├╝ksek ├Âl├╝m anksiyetesi bildiren ya┼čl─▒ kad─▒nlar─▒n
zaman kar┼č─▒s─▒nda m├╝lkiyet├ži olduklar─▒n─▒ ve zaman─▒n ├žabuk ge├žmesini
istemediklerini buldular. Bu bulgu bireyin zaman─▒n g├╝├žl├╝kle ge├ži┼čine
ili┼čkin alg─▒ ├Âr├╝nt├╝s├╝yle a├ž─▒klanabilir. Bu konunun ara┼čt─▒r─▒lmas─▒nda
yaln─▒zca s├Âzel tepkilerin derlenmesinin yeterli olmad─▒─č─▒n─▒, do─čal durumlarda
yap─▒lm─▒┼č dikkatli g├Âzlemlere gerek oldu─čunu bir kez daha
belirtmekte yarar var.

Yeti┼čkinlerin ├Âl├╝m kar┼č─▒s─▒ndaki y├Ânelimleri s├Âzel tepkilerle tam
olarak anla┼č─▒lamad─▒─č─▒na g├Âre, belki s├Âzel olmayan davran─▒┼člar─▒n en
a┼č─▒r─▒s─▒ olan intihar ayd─▒nlat─▒c─▒ olabilir. Ya┼čama kar┼č─▒ ├Âl├╝m├╝ se├žmek
├žocukluktan ya┼čl─▒l─▒─ča kadar her d├╝zeyde ortaya ├ž─▒kan bir olgudur.
Amerika Birle┼čik Devletleri’nde intihar konusunda cinsiyet farkl─▒l─▒─č─▒
oldu─ču, erkek intiharlar─▒n─▒n kad─▒nlar─▒nkinden ├╝├ž kat fazla oldu─ču dikkati
├žekmektedir. ├ťstelik erkekler daha ┼čiddetli ve etkin y├Ântemler
kullanmaktad─▒rlar (kad─▒nlar tipik olarak ila├ž kullanmay─▒, erkekler ise
ate┼čli silahlar─▒, damar kesmeyi, y├╝ksekten atlamay─▒ se├žiyorlar). ─░ntihar
olaylar─▒ kronolojik ya┼ča ba─čl─▒ olarak ├žocukluktan gen├ž yeti┼čkinli─če
do─čru artmaktad─▒r. Kad─▒nlar─▒n intihar─▒ 40 ya┼člar─▒n─▒n ortalar─▒na kadar
artmay─▒ s├╝rd├╝rmekte, 80 ya┼člar─▒n─▒n ortalar─▒nda d├╝┼čmektedir. Erkek intihar─▒
25-40 ya┼člar─▒nda biraz durmakta -yine kad─▒nlardan fazla-, sonra
80’lere do─čru yeniden y├╝kselmektedir. 20’inci y├╝zy─▒lda intiharlar─▒n art─▒┼č
g├Âsterdi─či ger├že─čini de dikkate almam─▒z gerekiyor.

Murphy, intihar─▒n evli olmamak, az arkada┼č─▒ olmak, ├Âl├╝mden
sonraki ya┼čama inanmamak, depresyona girmek gibi ├Âzelliklerle ilgili
oldu─čunu ileri s├╝rmektedir. Ya┼članmay─▒ korkun├ž bir ┼čey olarak alg─▒layan
ve ya┼čl─▒l─▒ktaki rol beklentileri olumsuz olanlarda intihar daha
fazla olmaktad─▒r. Boldt, intihar─▒n sorunlara ├ž├Âz├╝m olarak kabul edilmesinde
zaman ve ku┼čak farkl─▒l─▒klar─▒n─▒ soru┼čturdu─ču ara┼čt─▒rmas─▒nda,
gen├ž ku┼ča─č─▒n ya┼čl─▒lara g├Âre intihara kar┼č─▒ daha kabul edici bir tutum
g├Âsterdi─čini, daha da ilginci, gen├žlerin ├Âl├╝me kar┼č─▒ da daha kabul edici
olduklar─▒n─▒ buldu. Gen├ž ku┼ča─č─▒n intihar ve ├Âl├╝m kar┼č─▒s─▒ndaki kabul
edici tutumlar─▒ ile gen├žlerin artan intihar oranlar─▒ aras─▒nda nedensel bir
ili┼čki oldu─čunu kabul etmek acele etmek olur; ama yine de Boldt’un
bulgular─▒ olas─▒ b├Âl├╝k etkisini (cohort enfluence) vurgulamas─▒ a├ž─▒s─▒ndan
├Ânemlidir. Boldt’a g├Âre ├Âl├╝m├╝ ceza olarak g├Ârmek ya da olumlu
olarak de─čerlendirmek intihar─▒ destekleyici ya da engelleyici bir etken
olabilmektedir. Ya┼čl─▒lar─▒n da intihar kar┼č─▒s─▒nda gen├žliklerindekine g├Âre
daha ho┼čg├Âr├╝l├╝ olduklar─▒, ├Âl├╝m├╝n bir ceza oldu─ču g├Âr├╝┼č├╝n├╝ zamanla
de─či┼čtirdikleri g├Âr├╝lmektedir. Ba┼čka ara┼čt─▒rmalar da, kurumlardaki
ve hastanelerdeki ya┼čl─▒larda ├ževre k─▒s─▒tlamalar─▒ ile kendine zarar verme
e─čilimi aras─▒nda ili┼čki oldu─čunu g├Âstermektedir. Bu bulgulara g├Âre
kurumlardaki ya┼čl─▒lar ya┼čamlar─▒na son vermeyi s─▒k s─▒k d├╝┼č├╝nmektedirler.
Sonu├žlanm─▒┼č intihar giri┼čimlerinin kendine zarar verme olaylar─▒ndan
daha az oldu─ču g├Âr├╝lmektedir. ├ľzellikle orta ve ileri ya┼člarda
artan ba─č─▒ml─▒l─▒k korkusu ve umutsuz hastal─▒k intiharlar─▒n kayna─č─▒n─▒
olu┼čturmaktad─▒r (Birren ve Warner Schaie, 1985).

%d blogcu bunu be─čendi: