hd porno porno hd porno porno

YA┼×LILIK PS─░KOLOJ─░S─░-2

1.810 okundu

─░─░. YA┼×LILIKTA B─░REYSEL GEL─░┼×─░M

Bu b├Âl├╝mde ya┼čl─▒l─▒k y─▒llar─▒n─▒n fiziksel ve zihinsel de─či┼čimleri ve
ki┼čilik ├Âzellikleri incelenecektir. Ya┼čl─▒l─▒─č─▒n bir yitirme ve zarara u─črama
d├Ânemi oldu─ču yads─▒namaz, ama ya┼čl─▒l─▒k s├╝recindeki de─či┼čimlerin
├žo─čunun “anormallik” olarak nitelenemeyece─či de a├ž─▒kt─▒r. Asl─▒nda
ya┼čl─▒l─▒─ča ba─čl─▒ de─či┼čimlerle hastal─▒─ča ba─čl─▒ de─či┼čimler aras─▒nda bir
ay─▒r─▒m yapmak ├žo─ču zaman g├╝├žt├╝r ve insanlar genellikle bu iki etken
grubunun birle┼čmesi nedeniyle tedavi pe┼činde ko┼čarlar.

:::::::::::::::::

1. Fiziksel De─či┼čimler

Orta yeti┼čkinlikten ileri yeti┼čkinli─če do─čru genel fiziksel sa─čl─▒k’ta
├Ânemli de─či┼čimler g├Âr├╝l├╝r. ├ľrne─čin, kalp hastal─▒klar─▒ ve y├╝ksek tansiyon
artar, buna kar┼č─▒l─▒k kansere ba─čl─▒ ├Âl├╝mler azal─▒r. Tablo 22’de
orta ve ileri ya┼člarda g├Âr├╝len yayg─▒n ├Âl├╝m nedenlerinin da─č─▒l─▒m─▒
g├Âsterilmektedir.

Hemen hemen b├╝t├╝n duyularda ya┼čla birlikte bir d├╝┼č├╝┼č g├Âr├╝l├╝r.
Koku ve tat duyular─▒ndaki azalma beslenmeyi de bozar. Mekan alg─▒s─▒ndaki
azalma bireyin dengesini ve e┼čg├╝d├╝m├╝n├╝ etkileyebilir. Uza─č─▒
g├Ârme yetene─či genellikle di─čer duyulardan daha ├Ânce bozulur. G├Ârme
alan─▒nda ve karanl─▒─ča uyumda da azalma vard─▒r. G├Ârmedeki bu de─či┼čimler
etkinli─či s─▒n─▒rlar ve uyum g├╝├žl├╝kleri yarat─▒r. ─░┼čitme duyusu genellikle
ya┼čla azal─▒r, bu da konu┼čmay─▒ etkiler, toplumsal ili┼čkiyi s─▒n─▒rlar.
─░┼čitme yitimi ├žo─ču zaman kar─▒┼č─▒kl─▒k, ┼ča┼čk─▒nl─▒k ve g├╝vensizlik duygular─▒yla
bir aradad─▒r, ├ž├╝nk├╝ ├ževrede bir “durgunluk” izlenimi yaratabilmektedir.

Tablo 22

Orta ve ─░leri Ya┼člarda Yayg─▒n ├ľl├╝m Nedenleri

Hareket ve motor beceriler alan─▒nda, ya┼čl─▒ ki┼čilerin harekete ge├žmede
├žok zaman harcad─▒klar─▒ ve daha az kas g├╝c├╝ne sahip olduklar─▒
bilinmektedir. ─░leri ya┼člarda kemik yap─▒s─▒nda da olduk├ža b├╝y├╝k bir d├╝┼č├╝┼č
vard─▒r ve bu da k─▒r─▒lma olas─▒l─▒─č─▒n─▒ artt─▒rmaktad─▒r. Ayr─▒ca yeti┼čkinlerin
├žo─čunda k─▒k─▒rdak ve eklemlerde kire├žlenme g├Âr├╝lmekte, esneklik
azalmaktad─▒r. Ya┼čla birlikte kas boyu ve g├╝c├╝ de azalmaktad─▒r.
Sinir sistemi de─či┼čimleri hareket becerisindeki azalman─▒n da en
├Ânemli nedenlerinden biridir. Merkezi sinir sisteminin arac─▒l─▒k etti─či
her davran─▒┼č organizman─▒n ya┼članmas─▒yla yava┼člar, b├Âylece refleksler
ve tepkiler daha yava┼č ve daha az etkili olur.

Kalp-damar sisteminde ya┼članmaya ba─čl─▒ de─či┼čimlerle hastal─▒─ča
ba─čl─▒ de─či┼čimleri ay─▒rt etmek ├žo─ču zaman g├╝├žt├╝r. Sistolik kan bas─▒nc─▒
art─▒┼č─▒na do─čru bir e─čilim, strese kar┼č─▒l─▒k verme yetene─činde bir azalma,
kalpten ├ž─▒kan kan miktar─▒nda bir d├╝┼č├╝┼č vard─▒r.

Ya┼čl─▒l─▒─ča ba─čl─▒ fiziksel de─či┼čimlerin psikososyal uyumu b├╝y├╝k
├Âl├ž├╝de etkiledi─či bilinmektedir. ├ľzellikle g├Ârme ve i┼čitme duyusundaki
azalmalar ba┼čka insanlarla etkile┼čimi ve ileti┼čimi etkiler ve duygusal
g├╝├žl├╝klere yol a├žabilir. Fiziksel bozulmalar─▒n kabul edilmemesi,
reddedilmesi, ├Âzellikle ya┼čl─▒lara ├Âzg├╝ paranoid d├╝┼č├╝ncelerde kendini
g├Âsterir.

:::::::::::::::::

2. Bili┼čsel ─░┼člevler

a) Zeka

Zekan─▒n de─čerlendirilmesi ve ├Âl├ž├╝lmesi en iyi ko┼čullarda bile belirsiz
ve kesin olmayan bir s├╝re├žtir. Bu g├╝├žl├╝─č├╝n bir b├Âl├╝m├╝ zekan─▒n
tan─▒mlanmas─▒ndan kaynaklanmaktad─▒r. Zeka, zeka testlerinde ba┼čar─▒l─▒
olmak m─▒d─▒r? Zeka, insanlarla iyi ili┼čkiler kurmak, bir├žok arkada┼č─▒ olmak
m─▒d─▒r? Zeka, ├žok para kazanmak m─▒d─▒r? Tan─▒m─▒ kimin yapt─▒─č─▒na
ba─čl─▒ olarak zekan─▒n asl─▒nda hi├žbir anlam─▒ olmad─▒─č─▒ bile s├Âylenebilir.

Ya┼čl─▒l─▒ktaki bili┼čsel i┼člevler konusundaki ara┼čt─▒rmalar bir├žok de─či┼čim
y├Ân├╝ oldu─čunu g├Âstermektedir. Geli┼čim psikolojisinde uzun y─▒llar
boyunca zekan─▒n ya┼čl─▒l─▒kta azald─▒─č─▒ g├Âr├╝┼č├╝ benimsenmi┼čtir. Ancak
bug├╝n bu g├Âr├╝┼č├╝n t├╝m├╝yle do─čru olmad─▒─č─▒ ortaya ├ž─▒kmaktad─▒r. ├ľzellikle
boylamsal ara┼čt─▒rmalar─▒n kesitsel ara┼čt─▒rma bulgular─▒n─▒ tam anlam─▒yla
do─črulamad─▒─č─▒ g├Âr├╝lmektedir. Zihinsel i┼člevlerin yeti┼čkinlikte
azalmaya ba┼člad─▒─č─▒ inanc─▒ kesitsel ara┼čt─▒rmalardan kaynaklanm─▒┼čt─▒r.
Boylamsal y├Ântemi kullanan Blum, Jarvik ve Clark gibi ara┼čt─▒rmac─▒lar
ZB’nin ancak 65-85 ya┼člar─▒ aras─▒ndaki bireylerde de─či┼čti─čini saptad─▒lar.
Zeka testi puanlar─▒nda 55-73 ya┼člar─▒ aras─▒nda sadece k├╝├ž├╝k bir
azalma oldu─čunu, daha fazla azalman─▒n ancak 73-85 ya┼člar─▒ aras─▒nda
oldu─čunu buldular. Green gibi onlar da de─či┼čim derecesinin zeka testinin
farkl─▒ b├Âl├╝mlerinde sabit olmad─▒─č─▒n─▒ g├Ârd├╝ler. S├Âzc├╝k da─čarc─▒─č─▒
gibi bilgi testlerinde 85 ya┼člar─▒nda bile azalma olmad─▒─č─▒n─▒, buna kar┼č─▒l─▒k
h─▒z gerektiren testlerde azalman─▒n 65-73 ya┼člar─▒ aras─▒nda olduk├ža
fazla oldu─čunu saptad─▒lar.

Ge├žmi┼čte psikologlar─▒n ileri yeti┼čkinlikteki zeka konusunda
olumsuz bir s├Âr├╝┼č geli┼čtirmelerine yol a├žan kesitsel ara┼čt─▒rmalar bireyleri
“farkl─▒” ya┼člarda testten ge├žiriyor ve sonu├žlar─▒ kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒yordu.
Oysa boylamsal ara┼čt─▒rmalar daha ├žok vaka ├Âyk├╝leri gibidir, “baz─▒” bireyleri
y─▒llar boyunca yeniden testten ge├žirmektedir. Ya┼čl─▒lara ili┼čkin
kesitsel ara┼čt─▒rmalar─▒n, zeka testlerindeki ba┼čar─▒da ku┼čak farkl─▒l─▒klar─▒n─▒
dikkate almad─▒klar─▒ g├Âr├╝lmektedir. E─čitim olanaklar─▒n─▒n artmas─▒ ve
di─čer toplumsal de─či┼čimler, birbirini izleyen ku┼čaklar─▒n gitgide daha
y├╝ksek d├╝zeyde ba┼čar─▒ g├Âstermesini sa─člamaktad─▒r. Dolay─▒s─▒yla halk─▒n
├Âl├ž├╝len zekas─▒ (ZB) da y├╝kselmektedir. 1963 y─▒l─▒nda 50 ya┼č─▒nda olanlar
1956’da 50 ya┼č─▒nda olanlarla kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒ld─▒─č─▒nda ├Âl├ž├╝mlerin y├╝kseldi─či
g├Âr├╝lmektedir. Fakat 1963’te 50 ya┼č─▒nda olanlar 1956’da 43 ya┼č─▒nda
olduklar─▒na g├Âre, 1956’da yap─▒lan bir kesitsel ara┼čt─▒rma, onlar─▒n
1956’da 50 ya┼č─▒nda olanlardan daha ba┼čar─▒l─▒ olduklar─▒n─▒ yanl─▒┼č bir bi├žimde
telkin edebilecektir. B├Âylece zekan─▒n ya┼čla azald─▒─č─▒ sonucuna
yanl─▒┼č olarak ula┼č─▒lacakt─▒r. Sonu├ž olarak, kesitsel ara┼čt─▒rmalar ku┼čak
(b├Âl├╝k) farkl─▒l─▒klar─▒n─▒ kronolojik ya┼č farkl─▒l─▒klar─▒yla kar─▒┼čt─▒r─▒yorlar
demektir. ├ľte yandan, boylamsal ara┼čt─▒rmalar─▒n da zekan─▒n ya┼čla azalmas─▒n─▒
├žok az de─čerlendirdi─či ya da en aza indirdi─či s├Âylenebilir.

Ara┼čt─▒rmalar─▒n g├Âzden ge├žirilmesi, zihinsel yeteneklerde ├Âzellikle
ileri y─▒llarda ya┼čla birlikte bir d├╝┼č├╝┼č├╝n ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒n─▒ g├Âstermektedir.
Zekan─▒n baz─▒ y├Ânleri, ├Âzellikle performans testleriyle ├Âl├ž├╝lenler ve
ak─▒c─▒ zeka, di─čerlerinden daha fazla ya┼čtan etkilenmektedir. Buna kar┼č─▒l─▒k
zekan─▒n baz─▒ y├Ânleri de -├Âzellikle birikimli zeka- ileri ya┼člara kadar
artmaktad─▒r. Daha ├Ânce de s├Âz├╝ edilen ak─▒c─▒ ve birikimli zeka ayr─▒m─▒
kimi psikologlar i├žin ├žok ├Ânemlidir. Ak─▒c─▒ zeka “k├╝lt├╝rden ba─č─▒ms─▒z”d─▒r
ve organizman─▒n fizyolojik yap─▒s─▒na dayan─▒r; buna kar┼č─▒l─▒k birikimli
zeka toplumsal deneyimler s─▒ras─▒nda kazan─▒l─▒r. Birikimli zeka
testlerindeki dereceler. ak─▒c─▒ zeka testlerindekinden daha fazla resmi
e─čitimden etkilenirler. Genellikle birikimli zeka ya┼čla birlikte art─▒┼č
g├Âsterir ya da en az─▒ndan azalmaz; oysa ak─▒c─▒ zeka ileri ya┼člarda ya┼čla
birlikte d├╝┼č├╝┼č g├Âstermektedir.

Zekada ya┼čam s├╝resinde ortaya ├ž─▒kan geli┼čimsel de─či┼čimlerle ilgilenen
en ├Ânemli ara┼čt─▒rmalardan biri K.Warner Schaie’nin 1956’daki
ara┼čt─▒rmas─▒d─▒r. 21-70 ya┼člar─▒ aras─▒ndaki yakla┼č─▒k 500 ki┼či belirli bir
say─▒da zeka testinden ge├žirilmi┼č, yedi y─▒l sonra ilk ├Ârneklemdeki deneklerin
% 61’i yeniden teste almm─▒┼čt─▒r. Schaie’nin bulgular─▒na g├Âre
zeka iki boyutta ya┼čla artmaktad─▒r: 1) “Birikimli zeka”, yani s├Âzel anlama,
say─▒sal beceri, t├╝mevar─▒msal ak─▒l y├╝r├╝tme gibi bireyin e─čitimle
ve kitle ileti┼čim ara├žlar─▒yla kazand─▒─č─▒ beceriler; 2) “G├Ârselle┼čme”, yani
resimli malzemeyi i┼čleme ve d├╝zenleme.

Neugarten ya┼čl─▒l─▒k ve zeka konusunda ┼ču sonu├žlara varmaktad─▒r:

(a) Kronolojik ya┼č ba┼čar─▒y─▒ kestirmede iyi bir etken de─čildir.

(b) E─čitim d├╝zeyi ya┼čl─▒l─▒ktaki ba┼čar─▒y─▒ kestirmede etkendir, e─čitim
d├╝zeyi y├╝kseldik├že ba┼čar─▒ da y├╝kselmektedir.

(c) Tepki h─▒z─▒ ya┼čla azal─▒r. Bunun sonucu olarak ya┼čl─▒ ki┼či h─▒zl─▒
ko┼čullarda verilen bir testte ├Âzellikle zay─▒f bir ba┼čar─▒ g├Âsterir.

(d) Fiziksel ve zihinsel bak─▒mdan aktif olan bir ya┼čl─▒ aktif olmayandan
daha ba┼čar─▒l─▒d─▒r.

(e) Zihinsel gerileme uzun ├Âm├╝rl├╝l├╝kle ters orant─▒l─▒ g├Âr├╝nmektedir;
daha az parlak olanlar erken ├Âl├╝rler.

(f) Zihinsel gerileme ya┼čl─▒ erkeklerde ya┼čl─▒ kad─▒nlardakinden
daha fazlad─▒r.

Sonu├ž alarak, h─▒z, fiziksel etkinlik ya da k─▒sa s├╝reli bellek gerektiren
yeteneklerin, zamana ba─čl─▒ olmayan ya da deneyimden kaynaklanan
yeteneklerden daha fazla d├╝┼č├╝┼č g├Âsterdikleri s├Âylenebilir. Bu bulgu
ya┼čl─▒ ki┼čilerin gen├žlerden ya da orta ya┼čl─▒lardan daha az zeki olduklar─▒
anlam─▒na gelmez. Tepkinin yava┼člamas─▒ zeka ├Âl├ž├╝mlerinin gen├žlerinkinden
daha d├╝┼č├╝k olmas─▒na yol a├žmaktad─▒r. Ya┼čl─▒ ki┼čilerin g├Ârsel
ve devinimsel e┼čg├╝d├╝m gerektiren g├Ârevlerde birtak─▒m ├Âzel g├╝├žl├╝kleri
oldu─ču da a├ž─▒kt─▒r.

b. Bellek

Piaget bili┼čin yap─▒lar─▒n─▒ vurgulamaktayd─▒, buna kar┼č─▒l─▒k ├Â─črenme
kuramc─▒lar─▒ ├Âzel becerilerin ve olgular─▒n ├Â─črenilmesini vurgulam─▒┼člard─▒r.
Yeni bir bili┼čsel ara┼čt─▒rma grubu ise, bu iki yakla┼č─▒m─▒ birle┼čtirmeye
├žal─▒┼čmaktad─▒r. Bu grup insan─▒n ├Â─črenmesinde bilgi-i┼člem s├╝re├žlerini
esas almaktad─▒r, ├ž├╝nk├╝ insan─▒n d├╝┼č├╝nmesinin baz─▒ y├Ânlerinin
bilgisayar─▒n i┼čleyi┼čine benzedi─či g├Âzlemlenmi┼čtir. Bu ara┼čt─▒rmac─▒lar─▒n
en ├žok ara┼čt─▒rd─▒klar─▒ konu bellektir. Geli┼čimciler, belle─čin birbirinden
ayr─▒ olarak ele al─▒nabilecek iki y├Ân├╝ oldu─čunu kabul ederler: Beynin
ne kadar bilgiyi alabilece─čini, i┼čleyebilece─čini ve saklayabilece─čini
belirleyen bellek kapasitesi (memory capacity); bilgilerin zihinde
tutulmas─▒n─▒ sa─člayan ├že┼čitli bellek tekniklerinin anla┼č─▒lmas─▒n─▒ ve
kullan─▒lmas─▒n─▒ i├žeren ├╝st-bellek (metamemory).

Bellek kapasitesi bilgiyi depolaman─▒n ├╝├ž d├╝zeyini i├žerir: Birincisi,
duyusal bilgiyi al─▒nd─▒─č─▒ gibi ge├žici olarak depolayan bellek kayd─▒
(sensory register)’dir. Duyusal kay─▒ta giren malzeme ├žok k─▒sa s├╝re (bir
saniyeden az) tutulur. Duyusal kay─▒t kapasitesinin ├žocuklarda ve
yeti┼čkinlerde hemen hemen ayn─▒ oldu─ču s├Âylenebilir. Duyusal kay─▒ta giren
malzeme yakla┼č─▒k bir dakika s├╝reyle kalaca─č─▒ k─▒sa s├╝reli bellek’e (shortterm
memory), oradan da daha fazla i┼člem g├Ârece─či ve g├╝nlerce, aylarca,
y─▒llarca kalaca─č─▒ uzun s├╝reli bellek’e (long-term memory) aktar─▒l─▒r.

Yeti┼čkinlerin ├žocuklardan, b├╝y├╝k ├žocuklar─▒n k├╝├ž├╝k ├žocuklardan
daha iyi an─▒msamas─▒n─▒n genel nedeni ├╝st-bellek fark─▒d─▒r. ├ťst-belle─či
olu┼čturan ├Âgeler, se├žici dikkat (selective attention) ve ├že┼čitli bellek
teknikleri (memory techniques)’dir. ├ťst-bellek ara┼čt─▒rmalar bilgi-i┼člem
ara┼čt─▒rmac─▒lar─▒n─▒n genel ├Â─črenmenin a┼čamalar─▒n─▒ daha yak─▒ndan g├Ârmelerini
de sa─člam─▒┼čt─▒r. Ya┼čl─▒ ki┼čilerin bellek stratejilerini kullanmay─▒
ba┼čaramamalar─▒n─▒n nedeni temel bellek s├╝re├žlerini bilmemeleri de─čildir.
Ya┼čl─▒ yeti┼čkinler karma┼č─▒k bellek stratejilerinin etkili oldu─čunu
bildiklerinde bile bunlar─▒ ├žok az kullanmakta, basit ya da kolay d─▒┼čsal
stratejileri ye─člemektedirler. Bu fark─▒n ya┼čam ├╝slubuyla ilgili olabilece─či
d├╝┼č├╝n├╝lmektedir.

├ľ─črenme ve bellek birbirleriyle ├žok yak─▒ndan ili┼čkilidir, dolay─▒s─▒yla
birindeki ya┼ča ba─čl─▒ de─či┼čim di─čerini de etkiler. Bellekte genellikle
iki t├╝r ay─▒rt edilir: “K─▒sa s├╝reli bellek” (├Ârne─čin, yeni bir telefon
numaras─▒n─▒ telefonu ├ževiri┼čten hemen ├Ânce an─▒msamak) ve “uzun
s├╝reli bellek” (├Ârne─čin, bir yeti┼čkinin ├žocukluk ya┼čant─▒lar─▒n─▒ an─▒msamas─▒).
Uzun s├╝reli bellek ya┼ča ba─čl─▒ etkenlere diren├ž g├Âsterebilmektedir.
S├Âzel beceriler, ├Ânceki deneyimlerden kaynaklanan bilgi ve
ki┼čisel ge├žmi┼če ili┼čkin bilgi genellikle ya┼čla azalmamaktad─▒r. Asl─▒nda
insanlar ya┼čland─▒k├ža bellek sisteminin b├╝t├╝n b├Âl├╝mleri ayn─▒ bi├žimde
de─či┼čmemektedir. Ya┼članma duyusal belle─či (g├Ârme ya da ses belle─či)
pek etkilememektedir; belle─čin i├žeri─či de ya┼članmadan etkilenmemektedir;
uzun s├╝reli belle─če depolanan bilgi sabit kalmakta ve
ya┼čla birlikte artabilmektedir. Bu t├╝r bilgiler ge├žici olarak kullan─▒mdan
├ž─▒kmakta, ama yitip gitmemektedir. Bir bilgi bir kez uzun s├╝reli
belle─če aktar─▒ld─▒ m─▒ orada tutulmas─▒ ya┼ča ba─čl─▒ de─čildir. Ya┼čl─▒ ki┼čilerin
sorunu bilgiyi geri getirecek ipu├žlar─▒n─▒ bulma konusunda ortaya ├ž─▒kmaktad─▒r.

K─▒sa s├╝reli belle─čin baz─▒ ki┼čilerde ya┼čla azalmas─▒ konusunda ├že┼čitli
a├ž─▒klamalar denenmi┼čtir: Kullanmay─▒┼ča ba─čl─▒ bellek yitimi, bilgilerin
birbirine kar─▒┼čmas─▒na ba─čl─▒ bellek yitimi, sinirsel-kimyasal de─či┼čime
ba─čl─▒ bellek yitimi. Kimmel ├Âzellikle son iki nedeni daha a├ž─▒klay─▒c─▒
bulmaktad─▒r. Ancak, ilerleyen ya┼čla birlikte bellek yitiminin de
ilerleyece─čini d├╝┼č├╝nmek yanl─▒┼čt─▒r. Ara┼čt─▒rmalar, yaln─▒zca baz─▒ ya┼čl─▒
ki┼čilerin bellek yitimine u─črad─▒─č─▒n─▒ ve ├Â─črenmeyi gen├žler kadar
s├╝rd├╝rebildi─čini g├Âstermektedir. Ya┼čl─▒lar─▒n bir b├Âl├╝m├╝ ya┼ča ba─čl─▒ olmayan
ses belle─čini korumaktad─▒r. Ayr─▒ca, belle─čin b├╝t├╝n y├Ânleri ya┼čtan ayn─▒
derecede etkilenmemektedir. Ya┼ča ba─čl─▒ d├╝┼č├╝┼čler, an─▒msama g├Ârevleri
i├žin tan─▒ma g├Ârevleri i├žin oldu─čundan daha fazla olmaktad─▒r.

Ya┼čl─▒lardaki bellek yitiminin pek ├žok nedenleri vard─▒r; baz─▒lar─▒
yeni bilgi edinmeye, baz─▒lar─▒ bilginin korunmas─▒na, baz─▒lar─▒ da bilginin
an─▒msanmas─▒na ili┼čkindir. ├ľrne─čin, ya┼čl─▒ ki┼čiler yeni bilgiyi gen├žliklerinde
yapt─▒klar─▒ kadar iyi ve tam olarak ├Ârg├╝tleyemezler. Bellek yitimini
a├ž─▒klayan “bozulma” kuram─▒na g├Âre, unutma beyindeki bellek izlerindeki
bozulmaya ba─čl─▒d─▒r. “Kar─▒┼čma” kuram─▒na g├Âre ise, geri getirici
i┼čaret gitgide daha az etkili olmaktad─▒r. Bilginin geri getirilmesi
kusuru bellek yitiminin en b├╝y├╝k nedenlerinden biridir. Ya┼čl─▒ ki┼čiler,
birikmi┼č bilginin geri ├ža─čr─▒ld─▒─č─▒ mekanizma ve stratejilerde bozulmaya
u─črarlar. Ayr─▒ca, ya┼č ilerledik├že geri getirme s├╝resi de daha uzun
olmaktad─▒r.

├çe┼čitli bili┼čsel yeteneklerin azal─▒┼č oranlar─▒n─▒n kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒lmas─▒,
belle─či ve soyut ak─▒l y├╝r├╝tmeyi i├žeren ak─▒c─▒ zekan─▒n birikimli zekadan
daha ├žabuk ├ž├Âkt├╝─č├╝n├╝ g├Âstermektedir. Bu bulgu bili┼čsel i┼čleyi┼čteki
d├╝┼č├╝┼člerin bilgi-i┼člemin temel ├Âgeleriyle ba─člant─▒l─▒ oldu─čunu
d├╝┼č├╝nd├╝rmektedir. Bu ├Âgeler ┼čunlard─▒r: Girdi (bilginin beyne aktar─▒lmas─▒),
depolama (bilginin belle─če yerle┼čtirilmesi), program (bilginin ├Ârg├╝tlenmesi
ve yorumlanmas─▒). Bilgiyi beyne getiren yollar a├ž─▒s─▒ndan
gen├ž ve ya┼čl─▒ ki┼čiler aras─▒nda farkl─▒l─▒k vard─▒r. Ya┼čl─▒ ki┼čilerin bilgi
al─▒c─▒lar─▒, ├Âzellikle g├Âzler ve kulaklar duyusal uyaran─▒ almakta daha az
beceriklidir. Ayr─▒ca, alg─▒ s├╝re├žleri ya┼čla birlikte yava┼člamaktad─▒r.
├ç├╝nk├╝ ya┼čl─▒l─▒kta beynin yeni bilgiyi kaydetme h─▒z─▒ azalmaktad─▒r. Bir
ba┼čka etken de, se├žici dikkatteki azalmad─▒r. ├ľzellikle, bir├žok ┼čeye
ayn─▒ anda dikkat etmesi gerekti─činde ya┼čl─▒ ki┼či gen├ž birinden daha fazla
ili┼čkisiz uyaranlar y├╝z├╝nden dikkatini yitirebilir. ┼×u halde, ya┼čla birlikte
girdi daha yava┼č gelmekte ve daha az etkili olmaktad─▒r. Alg─▒lanan
bilginin bellekte depolanmas─▒ gerekir. Bilgi depolaman─▒n da ya┼čl─▒l─▒kta
daha az etkili oldu─čunu ara┼čt─▒rmalar g├Âstermektedir. Ancak, azalma
belle─čin b├╝t├╝n y├Ânlerinde ayn─▒ de─čildir. K─▒sa s├╝reli bellek, ├Âzellikle
ki┼či i├žin anlaml─▒ ve ilgin├ž olmayan konularda ├Ânemli bir d├╝┼č├╝┼č
g├Âstermektedir. Bunun nedenlerinden biri bilgi i┼člemenin ya┼č artt─▒k├ža
daha fazla zaman almas─▒, bunun da bilgiyi belleklerine almay─▒ ya┼čl─▒
ki┼čiler i├žin daha g├╝├ž yapmas─▒d─▒r. Buna kar┼č─▒l─▒k, uzun s├╝reli bellek
ya┼čla birlikte ├žok az azal─▒yor g├Âr├╝nmektedir. Bir bilgi bellek bankas─▒na
bir kez g├╝venli bi├žimde yerle┼čtirildikten sonra orada kalma e─čilimi
g├Âstermektedir. Ya┼čl─▒l─▒kta herkesin bilgiye yakla┼čma ve bilgiyi
├Âz├╝mleme s├╝re├žleri ya da programlar─▒ vard─▒r. Bu zihinsel stratejiler
gen├žlerde ve ya┼čl─▒larda farkl─▒ olabilmektedir. Bu farkl─▒l─▒klar sorun
├ž├Âzme alan─▒nda da s├Âz konusudur. Ya┼čl─▒lar soyut sorunlar─▒ ├ž├Âzmede
ili┼čkisiz bilgilerden daha fazla etkileniyor ya da mant─▒ksal teknikler
kullanmaktan ├žok kendi bildiklerini izliyor g├Âr├╝nmektedirler.

Bunama (dementia), gitgide ilerleyen zihinsel bozulma, bellek yitimi,
zaman ve mekan y├Ânelimi bozuklu─ču ile belirlenen bir durumdur.
Geriyatri uzmanlar─▒, 65-75 ya┼člar─▒ndakilerin yakla┼č─▒k % 15’inin
ve 75 ya┼č─▒n ├╝st├╝ndekilerin % 25’inin de─či┼čik derecelerde bunamaya
u─črad─▒klar─▒n─▒ belirtmektedirler. Genellikle bu bozukluk be┼č y─▒l i├žinde
├Âl├╝mle sonu├žlanmaktad─▒r.

Bunama orta ya┼čl─▒ ki┼čilerde ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒ zaman, Alzheimer ya
da Pick hastal─▒─č─▒yla ba─člant─▒l─▒ olmas─▒ ko┼čuluyla, “presenile dementia”
s├Âz konusudur. Alzheimer hastal─▒─č─▒nda beyinde b├╝z├╝lme ortaya ├ž─▒kar,
Pick hastal─▒─č─▒nda ise de─či┼čimler lokalizedir. Anatomik bak─▒mdan Alzheimer
hastalar─▒n─▒n beyni bunamaya u─čram─▒┼č ki┼čilerin beyninden ay─▒rt edilemez.

Alzheimer hastal─▒─č─▒ bir ya┼čl─▒l─▒k ya da erken ya┼čl─▒l─▒k d├Ânemi hastal─▒─č─▒d─▒r.
Beyindeki sinir h├╝crelerinin y─▒k─▒m─▒yla ilerleyen bu hastal─▒k
b├╝t├╝n beyin i┼člevlerinin derece derece yitirilmesine yol a├žar. Nedeni
tam olarak bilinmeyen, tedavisi de ┼čimdilik olanaks─▒z olan bu hastal─▒kla
ilgili ara┼čt─▒rmalar son y─▒llarda h─▒zla artm─▒┼čt─▒r. Hastal─▒─č─▒n nedeni
g├╝n├╝m├╝zde bir yandan genetik etkenlerle (beyin dokusunda amiloid
maddesinin birikmesi), ├Âb├╝r yandan ├ževresel etkenlerle (beyin h├╝crelerinde
al├╝minyum miktar─▒n─▒n artmas─▒) a├ž─▒klanmak istenmektedir; ancak
kesin bir sonuca ula┼č─▒labilmi┼č de─čildir.

Ara┼čt─▒rmalar, bunaman─▒n bir hastal─▒k oldu─čunu, ka├ž─▒n─▒lmaz bir zihinsel
bozulma ve d├╝┼č├╝┼č ├╝r├╝n├╝ olmad─▒─č─▒n─▒ ortaya koymaktad─▒r. “Senile
dementia”ya benzeyen semptomlar, alkolizmden, ba┼ča s├╝rekli a─č─▒r
darbeden (├Ârne─čin boksta) ya da fel├žlerden (beyine kan g├Ât├╝ren damarlar─▒n
t─▒kanmas─▒) kaynaklanan beyin hasarlar─▒n─▒n ard─▒ndan da ortaya
├ž─▒kabilir. Bunaman─▒n en yayg─▒n belirtileri, bellekte zay─▒flama,
unutkanl─▒k, dikkat azl─▒─č─▒, dikkatini yo─čunla┼čt─▒ramama, zihinsel alg─▒
azl─▒─č─▒, duygusal tepki azl─▒─č─▒d─▒r. Bunamaya ve damar sertli─čine ba─čl─▒
de─či┼čimler birlikte ya da birbirinden ayr─▒ olarak ortaya ├ž─▒kabilir. Sa─čl─▒kl─▒
ya┼čl─▒lar─▒n incelenmesi ya┼članma ile hastal─▒k aras─▒ndaki ayr─▒m─▒n
vurgulanmas─▒n─▒ sa─člamaktad─▒r. Dolay─▒s─▒yla, bunama, ya┼č─▒n ilerlemesiyle
ortaya ├ž─▒kabilecek ya da ├ž─▒kmayabilecek bir hastal─▒kt─▒r.

c. D├╝┼č├╝nme ve yarat─▒c─▒l─▒k

├ľ─črenme ya da bellek alan─▒nda ortaya ├ž─▒kan bozukluklar─▒n d├╝┼č├╝nme
ya da yaratma yetene─čini etkileyece─či a├ž─▒kt─▒r. Bununla birlikte,
ya┼čl─▒ ki┼čilerin hafif bellek yitimine ya da ├Â─črenme g├╝├žl├╝─č├╝ne kar┼č─▒ birtak─▒m
yollar geli┼čtirebildikleri bilinmektedir. Laboratuvar ara┼čt─▒rmalar─▒
zihinsel s├╝re├žlerdeki ya┼ča ba─čl─▒ de─či┼čimleri a├ž─▒klamada daha yararl─▒
olmaktad─▒r. ├ľrne─čin, ya┼čl─▒ ki┼čilerde sorun ├ž├Âzme yetene─činin
azald─▒─č─▒ bulunmu┼čtur. Yeni kavramlar elde etme g├╝├žl├╝─č├╝ ve sorun
├ž├Âzmede etkili stratejiler kullanma yeteneksizli─či ya┼čl─▒ deneklerin
├Âzellikleri olarak ortaya ├ž─▒kmaktad─▒r. Ya┼čl─▒lar─▒n d├╝┼č├╝nme s├╝re├žlerinin
di─čer iki ├Âzelli─čini (kat─▒l─▒k ve somutluk) laboratuvarda g├Âzlemlemek
daha g├╝├žt├╝r.

Kavram geli┼čtirme yetene─či yarat─▒c─▒l─▒kla yak─▒ndan ili┼čkilidir, dolay─▒s─▒yla
kavramla┼čt─▒rma ya┼čl─▒l─▒kta azal─▒nca yarat─▒c─▒l─▒─č─▒n da azalmas─▒
beklenir. Yarat─▒c─▒l─▒─č─▒n ne oldu─ču, nas─▒l ├Âl├ž├╝lebilece─či, yarat─▒c─▒ ├╝r├╝nlerin
├žo─čunun ya┼čam─▒n ileri y─▒llar─▒nda verilip verilmedi─či gibi sorunlar─▒
yan─▒tlamak ├žok zordur. Lehman’a g├Âre filozoflar yarat─▒c─▒l─▒klar─▒n─▒n tepe
noktas─▒na ortalama olarak 60-64 ya┼člar─▒ aras─▒nda ├ž─▒kmaktad─▒rlar.
Einstein’inki gibi di─čer yarat─▒c─▒l─▒k t├╝rleri, yeni bir kavramla┼čt─▒rman─▒n ya
da eski bir sorunu yeni bir bak─▒┼čla g├Ârmenin ke┼čfedilmesi sonucudur.
Ayr─▒ca yarat─▒c─▒ ki┼čiler s─▒radan i┼člerinde de ├žo─čumuzun en b├╝y├╝k
i┼čimizde oldu─čumuzdan daha yarat─▒c─▒d─▒rlar.

Yarat─▒c─▒l─▒k sorununa iki farkl─▒ yakla┼č─▒m vard─▒r ve bu farkl─▒ tan─▒mlar
yarat─▒c─▒l─▒ktaki ya┼ča ba─čl─▒ de─či┼čimleri de a├ž─▒klayabilir. Lehman yarat─▒c─▒l─▒─č─▒
bir b├╝y├╝k adam─▒n ya┼čam─▒n─▒n her y─▒l─▒nda ├╝retti─či “y├╝ksek nitelikte
├╝r├╝n”lerin y├╝zdesiyle ├Âl├žmektedir. Buna g├Âre, bir├žok alanda
y├╝ksek ├žal─▒┼čma ├╝r├╝nlerinin oran─▒ otuzlu ya┼člar s─▒ras─▒nda fazlad─▒r, sonra
derece derece azalmaktad─▒r. Y├╝ksek ├╝r├╝nlerin yakla┼č─▒k % 80’i elli
ya┼č─▒nda tamamlanmaktad─▒r, elli ya┼č─▒ndan sonra ger├žekle┼čtirilenlerin
oran─▒ % 20’dir. Lehman, ├že┼čitli bilim alanlar─▒nda (t─▒p, atom enerjisi,
astronomi, botanik, matematik) y├╝ksek nitelikli ├╝r├╝nlerdeki yarat─▒c─▒l─▒k
oranlar─▒n─▒ incelemi┼č ve benzer sonu├žlara ula┼čm─▒┼čt─▒r: Ba┼člang─▒├žtaki doruk
noktas─▒n─▒ ya┼čla gelen bir d├╝┼č├╝┼č izlemektedir. Bu d├╝┼č├╝┼č birbirini etkileyen
├že┼čitli etkenlerin sonucudur: Bedensel din├žlikte ve duyusal kapasitede
azalma, hastal─▒─č─▒n artmas─▒, salg─▒lar─▒n de─či┼čmesi, pratik sorunlarla
daha fazla u─čra┼čma, yo─čunla┼čmaya uygun olmayan ko┼čullar,
entelekt├╝el merak─▒n zay─▒flamas─▒, zihinsel bozukluklar─▒n artmas─▒, k├Ât├╝
al─▒┼čkanl─▒klar─▒n birikmesi, vb.

Dennis ise, kar┼č─▒t bir yol izleyerek, sadece “y├╝ksek nitelikli” i┼čleri
de─čil, “toplam ├╝retkenlik” olgusunu incelemi┼čtir. B├Âylece k─▒rkl─▒
ya┼člar─▒n ya┼čam─▒n en ├╝retken d├Ânemi oldu─ču ortaya ├ž─▒kmaktad─▒r. ─░nsan
bilimlerinde ├žal─▒┼čanlar yetmi┼čli ya┼člarda k─▒rkl─▒ ya┼člardaki kadar
├╝retkendirler. M├╝sbet bilimciler 20-29 ya┼člar─▒nda en az ├╝retkendirler,
yetmi┼č ya┼člar─▒nda ├Ânemli bir d├╝┼č├╝┼č g├Âstermektedirler. Sanat├ž─▒lar i├žin
d├╝┼č├╝┼č daha da keskindir, sadece bu grupta yirmili ya┼člar yetmi┼čli ya┼člardan
daha ├╝retkendir. Bu ├žizgiyi zihinsel yetenekler d─▒┼č─▒nda ba┼čka
├╝retkenlerin belirledi─či a├ž─▒kt─▒r.

Her iki yakla┼č─▒m─▒n bulgular─▒ dikkate al─▒narak, yarat─▒c─▒l─▒k ├žizgisinin
├Ânemli de─či┼čimler g├Âsterdi─či, ayr─▒ca alanlara g├Âre yarat─▒c─▒l─▒kta doruk
noktalar─▒n─▒n farkl─▒la┼čt─▒─č─▒ s├Âylenebilir. ├ľrne─čin, Manniche ve Falk’─▒n
Nobel ├Âd├╝l├╝n├╝ kazananlar─▒n (1901-1950) ├žal─▒┼čmalar─▒ ├╝zerinde
yapt─▒─č─▒ ara┼čt─▒rma fizikte ve kimyada Lehman’─▒nkine benzer bulgular
vermi┼č, t─▒pta ortalaman─▒n k─▒rk ya┼člar─▒nda oldu─čunu ortaya koymu┼čtur.

Yarat─▒c─▒l─▒─č─▒ tan─▒mlama bi├žimine bak─▒lmaks─▒z─▒n, y├╝kseli┼člerin ve
d├╝┼č├╝┼člerin, zihinsel de─či┼čimlerden ├žok zihinsel olmayan etkenlere
ba─čl─▒ oldu─ču da s├Âylenebilir. Bu a├ž─▒dan sa─čl─▒k belki en ├Ânemli etkendir.
Sa─čl─▒k engeli d─▒┼č─▒nda, insanlar─▒n yarat─▒c─▒l─▒─č─▒ i├žin hi├žbir ya┼č s─▒n─▒r─▒n─▒n
olmad─▒─č─▒ belirtilebilir. Baz─▒ ├╝reticilik t├╝rleri -yarat─▒c─▒ katk─▒lar
ya da ba┼čar─▒lar bi├žiminde olsun- uzun bir ya┼čam─▒n sonlar─▒na dek s├╝rmektedir.
Bischof a┼ča─č─▒daki ├Ârneklerin bunu kan─▒tlad─▒─č─▒n─▒ s├Âylemektedir (1969):

– Mikelanj, St. Peter’in kubbesini 70 ya┼č─▒nda bitirmi┼čtir.

– Sofokles, Kral Oedipus’u 80 ya┼č─▒nda yazm─▒┼čt─▒r.

– Goethe, Faust’u 80’inden sonra tamamlam─▒┼čt─▒r.

– Gladstone, 84 ya┼č─▒nda d├Ârd├╝nc├╝ kez ba┼čbakan olmu┼čtur.

– Hendel, Haydn ve Verdi ├Âl├╝ms├╝z melodilerini 70 ya┼č─▒ndan
sonra yaratm─▒┼člard─▒r.

– Hobbes, 91 ya┼č─▒na dek yazmay─▒ s├╝rd├╝rm├╝┼čt├╝r.

– Franklin, 81 ya┼č─▒nda Anayasa Kurulu’nun etkin bir ├╝yesi olarak
├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r.

– Jefferson, 83 ya┼č─▒ndaki ├Âl├╝m├╝ne dek yarat─▒c─▒ ve etkin olmu┼čtur.

– Tennyson, 80 ya┼č─▒ndan sonras─▒na dek ┼čiir yazmay─▒ s├╝rd├╝rm├╝┼čt├╝r.

– Churchill, 77 ya┼č─▒nda ba┼čbakan olmu┼čtur.

Daha yak─▒n tarihlere gelindi─činde de pek ├žok ilgin├ž ├Ârne─če rastlanmaktad─▒r:
Oyun yazar─▒ ve y├Âneticisi George Abbot 92 ya┼č─▒nda kitap
yazm─▒┼č, 100 ya┼č─▒nda m├╝zikal oyun y├Ânetmi┼čtir; George Burns 80 ya┼č─▒nda
en iyi yard─▒mc─▒ akt├Âr Oscar─▒n─▒ kazanm─▒┼č, 88 ya┼č─▒nda film ├ževirmi┼čtir;
Ruth Gordon 83 ya┼č─▒nda Emmy ├Âd├╝l├╝n├╝ kazanm─▒┼č, 85
ya┼č─▒nda kitap yay─▒nlam─▒┼čt─▒r; Harry Lieberman 80 ya┼č─▒nda resme ba┼člam─▒┼č,
106 ya┼č─▒ndaki ├Âl├╝m├╝ne kadar bunu s├╝rd├╝rm├╝┼čt├╝r; ressam ve
heykelci Georgia O’Keffe 90 ya┼č─▒nda Ba┼čkanl─▒k Onur Madalyas─▒’n─▒ kazanm─▒┼č,
95 ya┼č─▒nda sergi a├žm─▒┼čt─▒r; Pablo Picasso resim ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒
90 ya┼č─▒na kadar s├╝rd├╝rm├╝┼čt├╝r; Scott O’Dell ├žocuk kitaplar─▒ yazmaya
61 ya┼č─▒nda ba┼člam─▒┼č, 90 ya┼č─▒nda bile bunu b─▒rakmam─▒┼čt─▒r; Erik Erikson
80 ya┼č─▒nda geli┼čim psikolojisi kitab─▒ yay─▒nlam─▒┼č, 84 ya┼č─▒nda ya┼čl─▒l─▒k
ara┼čt─▒rmalar─▒na kat─▒lm─▒┼čt─▒r.

Bili┼čsel i┼člevlere genel bak─▒┼č

Bu b├Âl├╝mde yeti┼čkinlikteki bili┼čsel i┼člevler konusunda daha ├Ânce
aktar─▒lan bilgiler topluca de─čerlendirilecektir. Bu ba─člamda ├Âzellikle
zeka ve bellek ele al─▒nacak, daha sonra bili┼či etkileyen etkenler g├Âzden
ge├žirilecektir.

Bilindi─či gibi, zeka konusunda s├╝regelen en ├Ânemli tart─▒┼čma zekan─▒n
genel bir yetenekten mi, yoksa bir dizi s├╝re├žten mi ibaret oldu─ču
sorunu ├ževresinde d├Âner. Kimi ara┼čt─▒rmac─▒lar zekan─▒n ak─▒c─▒ zeka (temel
bili┼čsel s├╝re├žler) ve birikimli zeka (kazan─▒lm─▒┼č bilgiler ve geli┼čen
zihinsel beceriler) olarak ikiye ayr─▒labilece─čini savunurlar. Ayn─▒ ba─člamda,
zekan─▒n mekanik zeka (temel s├╝re├žler) ve pragmatik zeka (s├Âzc├╝k
bilgisi, uzmanl─▒k, ├╝st-bili┼č) olarak ayr─▒labilece─čini ileri s├╝renler de
vard─▒r. Piaget’in organizmik yakla┼č─▒m─▒nda zekan─▒n geli┼čimi ergenlik
d├Âneminde en ├╝st d├╝zeyine ├ž─▒kar (soyut i┼člem d├╝┼č├╝ncesi). Ya┼čl─▒ ki┼čilerin
Piaget’ci g├Ârevlerdeki ba┼čar─▒s─▒ daha gen├ž yeti┼čkinlerinkinden
genellikle daha d├╝┼č├╝kt├╝r; ama bu, ya┼čl─▒ yeti┼čkinlerin ├ževresel ko┼čullar─▒yla
ya da bu g├Ârevlerin nitelikleriyle a├ž─▒klanabilmektedir. Zekan─▒n,
i┼čleme, bilme, d├╝┼č├╝nme d├╝zeylerinin bile┼čimi oldu─čunu ileri s├╝ren ├╝├ž
katl─▒ model’e g├Âre, temel bili┼čsel s├╝re├žler (1. kat) ya┼čam─▒n sonuna do─čru
bozulabilir; s├Âzc├╝k bilgisi (2. kat) ve y├╝ksek zihinsel i┼člevler (3. kat)
ise s├╝rekli geli┼čim g├Âsterebilir. Soyut-sonras─▒ d├╝┼č├╝nce’ye (3. kat
s├╝reci) ula┼čan ki┼čiler g├Ârelilik d├╝┼č├╝ncesini sergilerler, ├želi┼čkinin
ger├žekli─čin temel bir y├Ân├╝ oldu─čunu anlarlar ve ├želi┼čkileri diyalektik
d├╝┼č├╝nce i├žinde bile┼čtirirler. Yarat─▒c─▒l─▒k, ├Ânceden birbirine ba─čl─▒ olmayan
├Âgelerin yeni, al─▒┼č─▒lm─▒┼č olmayan ve uyumsal bir tarzda bir
araya getirilmesini i├žerir. Yarat─▒c─▒l─▒kta en ├╝st d├╝zeye ula┼č─▒lmas─▒, daha
├Ânce verilen ├Ârneklerde g├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi, kronolojik ya┼čla de─čil meslek
ya┼č─▒yla ili┼čkilidir.

Genellikle bellek sistemindeki de─či┼čimlerin ya┼članmaya e┼člik etti─či
herkes├že bilinir. Ancak, sistemin b├╝t├╝n b├Âl├╝mlerinin ayn─▒ bi├žimde
de─či┼čmedi─či de bir ger├žektir. Bellekteki de─či┼čimleri daha iyi anlamak
i├žin sistemi “kapasiteler” ve “i├žerikler” olarak ay─▒rmakta yarar vard─▒r.
Bellek kapasiteleri temel mekanizmalardan ve stratejilerden olu┼čur ve
d├╝┼č├╝┼č g├Âsterebilir; buna kar┼č─▒l─▒k depolanan bilgiden olu┼čan bellek
i├žerikleri art─▒┼č g├Âsterebilir. Bellek sisteminin en s─▒─č d├╝zeyinde, ├ževresel
bilgiyi (sesler, g├Âr├╝nt├╝ler, kokular, vb.) alan temel mekanizma
olan duyusal bellek yer al─▒r. Bu bilgi bir-iki saniye kal─▒r, sonra zay─▒flar,
e─čer kullan─▒lacaksa daha derin bir d├╝zeyde i┼člem g├Ârmesi gerekir.
Ya┼članman─▒n duyusal bellek ├╝zerinde ├žok az etkisi oldu─ču ileri s├╝r├╝lmektedir.
Bellekte iki temel sistem daha vard─▒r. ─░┼čte, ya┼članman─▒n etkisi
bu iki sistemde ├žok farkl─▒d─▒r. K─▒sa s├╝reli bellek bilgiyi bilin├žte tutan
s─▒n─▒rl─▒ kapasiteli sistemdir. Burada bilgi genellikle yakla┼č─▒k 15 saniye
i├žinde yitirilir. Bilginin s├╝rekli kodlama i├žin ├Ârg├╝tlendi─či k─▒sa s├╝reli
bellekte h─▒z ve esneklik ya┼čla birlikte azalmaktad─▒r. Uzun s├╝reli bellek
ge├žmi┼č deneyimlerin, d├╝nyaya ili┼čkin bilgilerin depoland─▒─č─▒, bellek
i├žeriklerini tutan, s─▒n─▒rs─▒z kapasitesi olan bir sistemdir. Kodlanan bilgi
uzun s├╝reli belle─če aktar─▒l─▒r ve yeniden gereksinme duyuluncaya kadar
orada tutulur. Geri ├ža─č─▒rma s─▒ras─▒nda bilgi yeniden k─▒sa s├╝reli belle─če
aktar─▒l─▒r ve orada bilin├žli olarak i┼členir. Ya┼č─▒n bilginin zihinde
tutulmas─▒na etkisi yoktur; bilgi uzun s├╝reli bellekte bir kez depoland─▒─č─▒nda
orada tutulmas─▒ her ya┼čta ayn─▒d─▒r. Ki┼či bilgiyi geri getirmeye yeterli
olmad─▒─č─▒nda bile bilgi depolanm─▒┼č ama kullan─▒lm─▒yor demektir. O halde,
do─čru durumda do─čru ipucu verildi─činde bilginin geri getirilebilece─či
s├Âylenebilir. Ya┼čl─▒ yeti┼čkinler kodlama ya da geri getirme stratejilerini
kendili─činden kullanmada genellikle ba┼čar─▒s─▒zd─▒rlar. Bellek sisteminin
nas─▒l i┼čledi─čini anlamak olarak tan─▒mlanan ├╝st-bellek konusunda
ya┼čl─▒ yeti┼čkinlerin durumu ara┼čt─▒r─▒lmaktad─▒r. Ya┼čl─▒lar─▒n bellek
sistemine ili┼čkin bilgileri gen├žlerinkinden farkl─▒ olmad─▒─č─▒ halde, ya┼čl─▒
yeti┼čkinler bilgiyi gen├žlerden daha az ├Âzel ve ay─▒rt edici bir bi├žimde
kodlamaktad─▒rlar, bu da bilgiyi geri getirmeyi g├╝├žle┼čtirmektedir (Perlmutter
ve Hall, 1992).

Daha ├Ânce de belirtildi─či gibi, ara┼čt─▒rmac─▒lar yeti┼čkinlikte bili┼či
etkileyen etkenlerin neler oldu─ču sorusunu s─▒k s─▒k ele alm─▒┼člard─▒r. E─čitim
bu t├╝r etkenlerin ba┼č─▒nda gelmektedir; di─čer etkenler aras─▒nda ki┼čilik,
ya┼čam ├╝slubu, kronik hastal─▒klar say─▒labilir. Ki┼čilik ├Âr├╝nt├╝leri
bili┼čin i┼čleyi┼čini ├Âzellikle y├╝ksek derecede stresli durumlarda
etkileyebilmektedir. Yeti┼čkinler emekli olduklar─▒ ve toplumsal ya┼čamdan
uzakla┼čt─▒klar─▒ zaman da bili┼čsel yeteneklerinde d├╝┼č├╝┼č g├Âr├╝lebilmektedir.
Zeka d├╝zeyindeki d├╝┼č├╝┼čler yoksul olmakla, toplumdan uzakla┼čmakla,
├žal─▒┼čmay─▒ kesmekle, dul kalmakla ya da bo┼čanmakla ili┼čkili
olabilmektedir. Etkin bir ya┼čam ├╝slubuna sahip olan, toplumsal ve
entellekt├╝el etkinliklere tam olarak kat─▒lan yeti┼čkinler zeka testlerinde en
iyi sonu├žlar─▒ almaktad─▒rlar. D├╝zenli beden egzersizlerinin de bili┼čsel
ba┼čar─▒ ├╝zerinde etkili oldu─ču g├Âr├╝lmektedir (tepki zaman─▒ h─▒zlanmakta,
bellek daha iyi ├žal─▒┼čmakta, ak─▒ly├╝r├╝tme daha kusursuz olmaktad─▒r).
D├╝zenli egzersiz kayg─▒y─▒ ve gerilimi de azaltmaktad─▒r. Egzersizin
dola┼č─▒m sistemi ve kan bas─▒nc─▒ ├╝zerindeki olumlu etkisi zaten bilinmektedir;
├Âte yandan, kalp-damar hastal─▒─č─▒n─▒n belirtisi olan y├╝ksek
tansiyon bili┼čsel i┼člevlerdeki ya┼ča ba─čl─▒ d├╝┼č├╝┼č├╝ k─▒smen a├ž─▒klayabilmektedir
(tansiyon ile ak─▒c─▒ zeka testi puanlar─▒ aras─▒nda olumsuz korelasyon
vard─▒r). Kalp-damar hastal─▒─č─▒ ile sorun ├ž├Âzme yetene─čindeki
d├╝┼č├╝┼č aras─▒nda da ili┼čki oldu─ču saptanmaktad─▒r. Orta ya┼čl─▒ ve ya┼čl─▒ ki┼čilere
Piaget’in soyut ak─▒ly├╝r├╝tme testleri verildi─činde puanlar ├╝zerinde
ya┼č─▒n de─čil sa─čl─▒k durumunun etkili oldu─ču g├Âr├╝lmektedir.

%d blogcu bunu be─čendi: