hd porno porno hd porno porno

GEL─░┼×─░M PS─░KOLOJ─░S─░-1

3.477 okundu

GEL─░┼×─░M PS─░KOLOJ─░S─░

Psikoloji, genellikle, insan davran─▒┼č─▒n─▒n ve zihin s├╝re├žlerinin bilimi olarak tan─▒mlan─▒r. Bu geni┼č alan─▒n incelenmesi birtak─▒m alt dallar─▒n ortaya ├ž─▒kmas─▒n─▒ gerektirmi┼čtir. ─░┼čte geli┼čim psikolojisi de bu temel uzmanl─▒k alanlar─▒ndan biridir. Ayr─▒ca, geli┼čim psikolojisinin de hem temel┬á ara┼čt─▒rma, hem de uygulama dallar─▒ vard─▒r. A. T. Jersild’e (1979) g├Âre, geli┼čim psikolojisi alan─▒ndaki ├žal─▒┼čmalar ba┼čl─▒ca iki b├Âl├╝mde toplanabilir. Birincisi, insan geli┼čiminin ├že┼čitli y├Ânlerini ele alan ve betimleyen ara┼čt─▒rmalard─▒r. ─░kincisi, geli┼čime ili┼čkin temel kavramlar─▒, ilkeleri, kuramlar─▒ ortaya koyan incelemelerdir. Geli┼čim alan─▒ndaki en yararl─▒ ├žal─▒┼čmalar, ku┼čkusuz, olgu ile kuram─▒ birle┼čtiren, b├Âylece insan bilimlerine katk─▒s─▒ olan ├žal─▒┼čmalard─▒r. Bu a├ž─▒dan, insan geli┼čimine ili┼čkin ├žal─▒┼čmalar biyoloji, sosyoloji, antropoloji, tarih gibi di─čer bilim dallar─▒n─▒ da ilgilendiren ├žok disiplinli ve disiplinleraras─▒ bir alana yay─▒lmaktad─▒r. Bu nedenle g├╝n├╝m├╝zde geli┼čim psikolojisi ├žok y├Ânl├╝ bir ara┼čt─▒rma ve inceleme alan─▒ olmak durumundad─▒r.

:::::::::::::::::

1. Geli┼čim Psikolojisinin Tan─▒m─▒

─░lke olarak, ge├žmi┼či bilmek ┼čimdiyi anlamam─▒za, ┼čimdiyi anlamak da gelece─či kestirmemize yard─▒mc─▒ olur. Bu genel ilke embriyoloji, jeoloji, co─črafya, tarih, geli┼čim psikolojisi gibi b├╝t├╝n geli┼čim bilimlerinde ge├žerlidir. Ku┼čkusuz, de─či┼čimin konusu ve zaman evreleri b├╝t├╝n bu bilimlerde ayn─▒ de─čildir; fakat hepsinde ortak olan nokta, bir┼čeylerin zaman d├╝zeni i├žinde geli┼čti─či ve bu sistemli de─či┼čimin
nedenlerinin bulunabilece─či inanc─▒d─▒r. Geli┼čim psikolojisinde zaman periyodu insan ├Âmr├╝n├╝ i├žerir ve de─či┼čen ┼čey bireydir. ┼×u halde, geli┼čim psikolojisinin konusu bireyin fiziksel ve ruhsal yap─▒s─▒n─▒n ve davran─▒┼č─▒n─▒n de─či┼čimidir.

Geli┼čim Psikolojisi, bireylerin ya┼čam boyunca ge├žirdi─či de─či┼čimlerin betimlenmesi ve a├ž─▒klanmas─▒yla ve ayn─▒ zamanda bireyler aras─▒ndaki
de─či┼čim benzerlik ve farkl─▒l─▒klar─▒yla u─čra┼č─▒r. Geli┼čim psikologlar─▒ geli┼čimi betimlemek isterler, dolay─▒s─▒yla geli┼čim normlar─▒yla ilgilenirler.
Fakat ayn─▒ zamanda geli┼čim s├╝re├žlerini a├ž─▒klamak da isterler; yani geli┼čimin neden belirli bir yolda ilerledi─čini ve geli┼čim yolunda bireylerin neden birbirinden farkl─▒la┼čt─▒─č─▒n─▒ bulmaya ├žal─▒┼č─▒rlar.
Modern geli┼čim psikolojisi olduk├ža yeni bir bilim dal─▒d─▒r. En az─▒ndan 1960’lara kadar bebek, ├žocuk ve ergen konusundaki psikolojik ara┼čt─▒rmalar “├žocuk psikolojisi” ad─▒yla biliniyordu. Bug├╝nk├╝ psikolojik
geli┼čim anlay─▒┼č─▒ -baz─▒ b├╝y├╝k kuramc─▒lara kar┼č─▒n- ┼čimdiki bi├žimiyle son on y─▒llara kadar ortaya ├ž─▒km─▒┼č de─čildi. B├╝t├╝nle┼čmi┼č bir geli┼čim anlay─▒┼č─▒n─▒n daha ├Ânce ortaya ├ž─▒kmay─▒┼č─▒n─▒n nedenlerinden biri,
alan─▒n 1950’lere kadar de─či┼čimleri a├ž─▒klamaktan ├žok betimlemeye y├Ânelmi┼č olmas─▒d─▒r. ─░lk geli┼čim psikologlar─▒ ├žocu─ču do─čum ├Âncesinde, ilk haftalar ya da aylarda, ilk ├žocukluk, orta ├žocukluk d├Ânemlerinde -oldu─čunca eksiksiz bi├žimde-┬á betimlemekle yetiniyorlard─▒. Ancak betimsel bilgi ara┼čt─▒rmac─▒lar i├žin giderek ├žekici olmaktan ├ž─▒kmaya ba┼člad─▒. ├ľrne─čin Amerika Birle┼čik Devletleri’nde 1938’de ├žocuk geli┼čimi┬á konusunda yakla┼č─▒k be┼čy├╝z yay─▒n ├ž─▒kt─▒─č─▒ halde, 1949’da bu say─▒ yar─▒s─▒na inmi┼čti. Daha sonra, 1950’lerin ba┼člar─▒nda geli┼čim psikolojisi yeniden canland─▒. Bu geli┼čmeye katk─▒s─▒ olan pek ├žok etken aras─▒nda en ├Ânemlisi, geli┼čim psikologlar─▒n─▒n yeni bir yakla┼č─▒m kabul etmeleriydi; art─▒k ilgilerini geli┼čimin temelini olu┼čturan s├╝re├žlere y├Âneltmeye
ba┼čl─▒yorlard─▒ (Liebert ve Wicks-Nelson, 1981).

Ya┼čamboyu geli┼čim psikolojisi (life-span developmental psychology) geli┼čimi incelemede yeni bir y├Ânelimdir ve iki temel say─▒tl─▒ya dayan─▒r. Birincisine g├Âre, geli┼čim d├Âllenme ile ba┼člayan ve ├Âl├╝m ile sona eren ya┼čamboyu bir s├╝re├žtir. Bu bak─▒┼č a├ž─▒s─▒, bebeklik, ├žocukluk, ergenlik gibi bedensel b├╝y├╝meye ba─čl─▒ ya┼č d├Ânemlerini kendi ara┼čt─▒rma
alanlar─▒ sayan geli┼čim psikologlar─▒n─▒n g├Âr├╝┼člerinden ayr─▒lmaktad─▒r. ─░kinci say─▒lt─▒ya g├Âre, geli┼čim b├╝y├╝menin sonlanmas─▒ ya da olgunla┼čma ile sona ermez. Tam tersine, ya┼čamboyu geli┼čim psikologlar─▒
yeti┼čkinlik ve ya┼čl─▒l─▒k y─▒llar─▒yla b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de ilgilenirler. Ya┼čamboyu geli┼čime duyulan ilgi 1970’lerde ba┼člam─▒┼č ve 1980’lerde artarak s├╝rm├╝┼čt├╝r. Ya┼čamboyu geli┼čim yakla┼č─▒m─▒n─▒n ele ald─▒─č─▒ temel konular “geli┼čim s─▒ras─▒nda ortaya ├ž─▒kan de─či┼čimlerin do─čas─▒” ve “bu de─či┼čimleri hangi etkenlerin belirledi─či” sorunlar─▒d─▒r (Honzik, 1984).
Paul B. Baltes’e (1987) g├Âre de, ya┼čamboyu geli┼čim psikolojisi, ya┼čam ak─▒┼č─▒ boyunca davran─▒┼čta ortaya ├ž─▒kan sabitli─čin ve de─či┼čimin ara┼čt─▒r─▒lmas─▒n─▒ i├žerir. Bu psikolojinin amac─▒, ya┼čamboyu geli┼čimin genel ilkeleri, geli┼čimde bireyleraras─▒ farkl─▒l─▒klar ve benzerlikler hakk─▒nda, ayn─▒ zamanda geli┼čimde bireysel esnekli─čin ya da de─či┼čebilirli─čin derecesi
ve ko┼čullar─▒ hakk─▒nda bilgi elde etmektir.

Perlmutter ve Hall (1992), geli┼čime ve ya┼članmaya ili┼čkin say─▒lt─▒lar─▒n, ara┼čt─▒rmac─▒lar─▒n sordu─ču sorular─▒, bulgular─▒ yorumlama bi├žimlerini ve ileri ya┼člardaki ya┼čam─▒n do─čas─▒na ili┼čkin sonu├žlar─▒n─▒ etkiledi─čini
belirtmektedir. Otuz y─▒l ├Ânce ya┼čl─▒l─▒─č─▒n do─čas─▒na ili┼čkin sorular─▒ yan─▒tlamak ├žok kolayd─▒; ├ž├╝nk├╝ herkes geli┼čimi gen├žlikle ├Âzde┼č tutuyordu, yeti┼čkinlerin geli┼čmedi─či varsay─▒l─▒yordu. Oysa ara┼čt─▒rmalar olgunla┼čmadan sonraki b├╝t├╝n de─či┼čimlerin bozulma ya da d├╝┼č├╝┼č i├žermedi─čini g├Âstermektedir. ├ľrne─čin, zekan─▒n baz─▒ y├Ânlerinde ilerlemeler ya┼čam─▒n ikinci yar─▒s─▒nda da s├╝rmektedir. Ara┼čt─▒rmac─▒lar farkl─▒ sistemlerin farkl─▒ oranlarda ya┼čland─▒─č─▒n─▒ ve geli┼čimin y├Ân├╝n├╝n de─či┼čebilece─čini de buldular. Ya┼članma, hangi i┼člevin incelendi─čine ba─čl─▒ olarak kararl─▒l─▒k, artma ya da azalma i├žerebilir. ├ľrne─čin, zekan─▒n bir y├Ân├╝nde ilerleme g├Âsteren bir yeti┼čkin bir ba┼čka y├Ân├╝nde gerileme g├Âsterebilir. ─░┼čte bu t├╝r bulgular ara┼čt─▒rm─▒ac─▒lar─▒ say─▒lt─▒lar─▒n─▒ yeniden g├Âzden┬á ge├žirmeye zorlam─▒┼čt─▒r. Geli┼čimi d├Âllenmeden olgunla┼čmaya kadar izleyen ve fetus, bebek, ├žocuk ve ergenle s─▒n─▒rl─▒ tutan eski tan─▒m i┼če yaramaz
olmu┼čtur. B├Âylece, ya┼čamboyu geli┼čim yakla┼č─▒m─▒nda geli┼čim, d├Âllenmeden ├Âl├╝me kadar bedende ya da davran─▒┼čta ortaya ├ž─▒kan ya┼ča ba─čl─▒ de─či┼čimler olarak tan─▒mlanmaktad─▒r (Perlmutter ve Hall, 1992).

:::::::::::::::::

2. Geli┼čimle ─░lgili Temel Sorunlar

Geli┼čim psikologlar─▒n─▒n s─▒k s─▒k tart─▒┼čt─▒klar─▒ birtak─▒m ├Ânemli sorunlar vard─▒r. Bunlardan birincisi, geli┼čimi sa─člayan etkenlerin kayna─č─▒ sorunudur. Bu sorun kal─▒t─▒m-├ževre, do─ča-kazan─▒m ya da ba┼čka adlarla
yap─▒lan tart─▒┼čmalarda ortaya konmaktad─▒r. Bug├╝n art─▒k “hangisi?” ve “ne kadar?” sorular─▒n─▒n sorunu ├ž├Âzmedeki yarars─▒zl─▒─č─▒ anla┼č─▒lm─▒┼čt─▒r. Bunlar─▒n yerine, davran─▒┼čta biyolojik ve toplumsal etkilerin “nas─▒l?”
birle┼čti─či sorusu sorulmaktad─▒r.

Geli┼čim psikologlar─▒ kendi alanlar─▒nda veri toplamak i├žin ├╝├ž dizi ilkeye dayan─▒rlar: 1) Fiziksel b├╝y├╝me ilkeleri, 2) Olgunla┼čma ilkeleri, 3) ├ľ─črenme ilkeleri. Fiziksel b├╝y├╝me ilkeleri fiziksel yap─▒ ve organlardaki
de─či┼čimleri dikkate al─▒r. “Olgunla┼čma” terimi ÔÇôgeli┼čimcilerin kulland─▒─č─▒ bi├žimiyle- reflekslerin, i├žg├╝d├╝lerin ve di─čer ├Â─črenilmemi┼č davran─▒┼člar─▒n geli┼čimiyle ilgidir. Fiziksel b├╝y├╝me ve olgunla┼čma biyolojiktir. “├ľ─črenme” ilkeleri ise, geni┼č anlamda, sadece geleneksel ko┼čullanmayla de─čil, ayn─▒ zamanda okuldaki ├Â─črenimle ve di─čer ├ževre
etkileriyle birlikte tan─▒mlan─▒r. ├ľ─črenme ve kal─▒t─▒m─▒n geli┼čime katk─▒lar─▒ konusunda bug├╝n kabul edilen g├Âr├╝┼č, geli┼čimin ortaya ├ž─▒kmas─▒nda iki etkenin birle┼čti─čini kabul eden “etkile┼čimci” g├Âr├╝┼čt├╝r. Her ikisi de zorunludur, hi├žbiri tek ba┼č─▒na yeterli de─čildir. Kal─▒t─▒m gizil s─▒n─▒rlar─▒ saptar, ├ževre de bu s─▒n─▒rlara ne kadar yakla┼č─▒laca─č─▒n─▒ belirler.

Geli┼čim ├╝zerindeki biyolojik etkiler iki ├že┼čittir. Birincisi, bir t├╝r├╝n b├╝t├╝n ├╝yelerince payla┼č─▒lan t├╝re ├Âzg├╝ etkilerdir (bebe─čin beslenme ve bak─▒m i├žin
ba┼čkalar─▒na gereksinme duymas─▒ gibi). ─░kincisi, her ki┼čiye ├Âzg├╝ olan genetik ├Âzelliklerdir (bireyler aras─▒ndaki farkl─▒l─▒klar gibi). ─░┼čte, geli┼čim psikologlar─▒ do─čan─▒n insanlar aras─▒ndaki benzerliklerin ve farkl─▒l─▒klar─▒n olu┼čumuna nas─▒l katk─▒da bulundu─čunu ara┼čt─▒rmaktad─▒rlar. ├ľte yandan, geli┼čim ├╝zerindeki ├ževresel etkiler de iki ├že┼čittir. Birincisi fiziksel ├ževredir (do─čum ├Âncesi d├Ânemde ana rahmi,
kent ya da k─▒r gibi). ─░kincisi toplumsal ├ževredir (di─čer insanlar, toplumsal kurumlar gibi). Baz─▒ ├ževresel belirleyiciler bizi ba┼čkalar─▒ndan farkl─▒ k─▒lan etkenlerdir (├Âzel bir okulda okumak, trafik kazas─▒na u─čramak, i┼čini yitirmek, piyangoda kazanmak gibi). Ba┼čka baz─▒ ├ževresel belirleyiciler de bizi ba┼čkalar─▒na benzer k─▒lan etkenlerdir (i├žinde do─čdu─čumuz k├╝lt├╝r ya da tarihsel zaman gibi). ├ľnemli tarihsel olaylar geli┼čim ├╝zerinde derin etkilerde bulunur, ama bu etkinin niteli─či ki┼činin o zamanki ya┼č─▒na ba─čl─▒d─▒r. Bu konu geli┼čimle ilgili temel kavramlar b├Âl├╝m├╝nde “b├Âl├╝k” kavram─▒ ├žer├ževesinde yeniden ele al─▒nacakt─▒r.

─░kinci sorun, davran─▒┼č de─či┼čikli─činin s├╝reklili─či ya da s├╝reksizli─či sorunudur. Geli┼čim derece derece ve d├╝zg├╝n bir bi├žimde mi ilerler, yoksa kendine ├Âzg├╝ nitelikler g├Âsteren birtak─▒m evrelerden mi ge├žer?
Evre kuramc─▒lar─▒ evrensel biyolojik temelli etkenlerin geli┼čimde egemen bir rol oynad─▒─č─▒n─▒ savunurlar; psikolojik s├╝re├žlerde hep ayn─▒ yap─▒sal
deei┼čimlerin ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒n─▒ ve davran─▒┼č┬á de─či┼čimlerine g├Âreli bir s├╝reksizlik verdi─čini ileri s├╝rerler. Buna kar┼č─▒l─▒k, s├╝reklili─či savunan
kuramc─▒lar toplumsal ve ya┼čant─▒sal etkenlerin geli┼čimdeki de─či┼čmelerin temelini olu┼čturdu─čunu savunurlar; ├Â─črenme, dereceli bir s├╝re├žtir. Ancak bu g├Âr├╝┼č ayr─▒l─▒─č─▒na kar┼č─▒n, b├╝t├╝n kuramc─▒lar geli┼čimde hem s├╝reklilik hem de s├╝reksizlik oldu─ču konusunda birle┼čmektedirler. ├ľzellikle ki┼čilik psikolojisi alan─▒nda var─▒lan sonu├ž, ki┼čili─čin karma┼č─▒k ve ├žok y├Ânl├╝ bir yap─▒s─▒ oldu─ču, baz─▒ ├Âgelerinin s├╝reklilik baz─▒lar─▒n─▒n da s├╝reksizlik g├Âsterdi─či bi├žimindedir. Genellikle en b├╝y├╝k sabitlik ├že┼čitli
zihinsel ve bili┼čsel boyutlarda (ZB, bili┼čsel ├╝slup, benlik kavram─▒ gibi) ve en d├╝┼č├╝k de─či┼čmezlik ki┼čileraras─▒ davran─▒┼č ve tutumlarda ortaya ├ž─▒kmaktad─▒r.

Geli┼čim psikolojisinde temel tart─▒┼čmalardan biri de bunal─▒m (crisis) kavram─▒ ├ževresinde toplan─▒r. Diyalektik bak─▒┼č a├ž─▒s─▒ndan psikolojinin g├Ârevi, de─či┼čen d├╝nyada de─či┼čen bireyi anlamaya ├žal─▒┼čmakt─▒r. ─░nsan ya┼čam─▒ kar┼č─▒tl─▒klar ve ├žat─▒┼čmalarla belirlenir. Her de─či┼čim kar┼č─▒tlar aras─▒ndaki s├╝rekli bir ├žat─▒┼čman─▒n ├╝r├╝n├╝d├╝r. Geli┼čim, varolan kar┼č─▒tl─▒klar─▒n ├ž├Âz├╝m├╝ ve sonunda yeni kar┼č─▒tl─▒klar─▒n ortaya ├ž─▒k─▒┼č─▒ ile ilerler. Bireyin ya┼čam─▒ndaki kar┼č─▒t g├╝├žler aras─▒ndaki ├žarp─▒┼čman─▒n sonucu bir uzla┼čma
de─čil, t├╝m├╝yle yeni bir ├╝r├╝nd├╝r. Riegel’e (1975) g├Âre, insan geli┼čimi en az─▒ndan d├Ârt boyutta e┼čzamanl─▒ bir harekettir: 1) ─░├žsel- biyolojik, 2) Bireysel-psikolojik, 3) K├╝lt├╝rel-sosyolojik, 4) D─▒┼čsal-
fiziksel. Geli┼čim, bu boyutlar─▒n dengesi bozuldu─ču zaman ortaya ├ž─▒kar. ├çe┼čitli boyutlardaki de─či┼čimler her zaman e┼čzamanl─▒ olmad─▒─č─▒ i├žin, aralar─▒nda ├žat─▒┼čma geli┼čir ve bir bunal─▒ma yol a├žar. Bunal─▒m,
bireylerin davran─▒┼člar─▒n─▒ yeni ko┼čullara ayarlamalar─▒n─▒ gerektiren son derece zorlay─▒c─▒ bir durumdur. Ancak diyalektik psikoloji a├ž─▒s─▒ndan
bunal─▒mlar─▒n mutlaka olumsuz olaylar olmas─▒ gerekmez. Bu psikoloji, Piaget’in bili┼čsel geli┼čim konusundaki g├Âr├╝┼člerinin yeterli olmad─▒─č─▒n─▒
ileri s├╝rer. Piaget geli┼čimin dengenin olu┼čtu─ču anda ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒n─▒ vurgulamaktad─▒r. Oysa Riegel’e g├Âre geli┼čimsel ilerlemenin temeli kar┼č─▒t ko┼čullard─▒r ve geli┼čim s├╝reci hi├žbir zaman sona ermez. Piaget
geli┼čimi denge ve uyumun periyodik d├╝zeylere ula┼čmas─▒ olarak g├Ârd├╝─č├╝ halde, Riegel bu geli┼čim d├╝zeyinin ancak k─▒sa s├╝reli oldu─čunu kabul
eder. Riegel’e g├Âre Erikson, bunal─▒mlar─▒n i├žsel-biyolojik ve k├╝lt├╝rel-sosyolojik g├╝├žlerle birlikte belirlenmesini vurgulayan ilk modern yazarlardan biridir, ancak Erikson da organizman─▒n neden evreden evreye ge├žerek geli┼čti─čini a├ž─▒klamakta yeterince ba┼čar─▒l─▒ olamam─▒┼čt─▒r.

Riegel bunal─▒m kavram─▒na farkl─▒ bir a├ž─▒klama getirmektedir:

“Bunal─▒m (crisis) kavram─▒ ├želi┼čik bi├žimde denge (equilibrium), kararl─▒l─▒k (stability), uygunluk (consonance) ve denge (balance) kavramlar─▒yla ba─člant─▒l─▒d─▒r. Denge (equilibrium) kavram─▒ arzu edilir bir ama├ž olarak davran─▒┼č ve toplum
bilimcilerin d├╝┼č├╝ncesine tam anlam─▒yla girmi┼čtir ve bunal─▒m─▒ olumsuz y├Ânde tan─▒mlar. B├Âylece, bunal─▒m kavram─▒, ancak uzun vadeli bir durum olarak ya da bir sakinlik durumunun kesilmesi eylemi olarak g├Ârd├╝─č├╝m├╝z zaman dengesizlik (disequilibrium) anlam─▒n─▒ kazan─▒r. Fakat, kar┼č─▒t durumlar ya da olaylar birbirine s─▒k─▒ca ba─č─▒ml─▒ oldu─čuna g├Âre,
denge kavram─▒ dengesizlik kavram─▒ olmadan ve kararl─▒l─▒k kavram─▒ bunal─▒m kavram─▒ olmadan anla┼č─▒lamaz. Bizim ara┼čt─▒rmam─▒z gereken nokta, bu ko┼čullar─▒n her birini tek ba┼člar─▒na kavramak de─čil, birbiri i├žine giri┼člerini kavramaktad─▒r. Kararl─▒l─▒k ve bunal─▒m─▒ olumlu ve olumsuz de─čil, birbirine
kar┼č─▒l─▒kl─▒ ba─č─▒ml─▒ olarak g├Ârmemiz, yaln─▒zca diyalektik ba─člant─▒lar─▒nda geli┼čimi olanakl─▒ k─▒lan ├želi┼čik ko┼čullar─▒ d├╝┼č├╝nmemiz gerekmektedir” (K. F. Riegel, 1975). Geli┼čim psikolojisinin bir ba┼čka temel sorunu, davran─▒┼č’─▒n m─▒ yoksa zihinsel s├╝re├žlerin mi vurgulanaca─č─▒d─▒r. Kat─▒ davran─▒┼č├ž─▒ yakla┼č─▒m do─črudan g├Âzlemlenemeyece─či gerek├žesiyle zihinsel s├╝re├žleri ara┼čt─▒rmak istemez; buna kar┼č─▒l─▒k, ├ža─čda┼č psikologlar nesnel y├Ântemler kullanarak
zihin s├╝re├žlerini de ara┼čt─▒rma alan─▒na katm─▒┼člard─▒r. ─░├ž zihinsel s├╝re├žlerin psikolojik geli┼čimdeki yeri ve rol├╝ art─▒k kabul edilmekte ve ara┼čt─▒r─▒lmaktad─▒r. Ayn─▒ ba─člamda bir ba┼čka sorun da, “normatif” geli┼čimin mi yoksa idiyografik geli┼čimin mi vurgulanaca─č─▒ konusudur. Kimi psikologlar b├╝t├╝n ├žocuklarda varolan ortak y├Ânler anlam─▒na gelen normatif (normative) geli┼čimle ilgilenirler; kimi psikologlar
da ├žocuklar aras─▒ndaki bireysel farkl─▒l─▒klar─▒ anlamay─▒ ama├žlayan idiyografik (idiographic) geli┼čimi vurgularlar. Normatif ara┼čt─▒rmalar genellikle geli┼čimin biyolojik temellerine dayan─▒rlar. Gesell ve bir ├Âl├ž├╝de de Piaget gibi kuramc─▒lar geli┼čimi, i├žsel biyolojik s├╝re├žlerin y├Ânlendirdi─či, ├ževresel etkenlerden pek etkilenmeyen, ├Ânceden┬á kestirilebilir bir olgu olarak g├Âr├╝rler. Bu bak─▒┼č a├ž─▒s─▒ “ortalama” ├žocuk ├╝zerinde
yo─čunla┼čmakta ve “normal” geli┼čimin a┼čama a┼čama nas─▒l ilerledi─čini belirleme amac─▒n─▒ g├╝tmektedir. ─░diyografik ara┼čt─▒rmalar ise ├žocu─ču birey olarak almakta ve onu di─čerlerinden farkl─▒la┼čt─▒ran etkenleri
incelemektedir. Vasta ve arkada┼člar─▒na (1992) g├Âre, dil geli┼čimi konusundaki ├ža─čda┼č ara┼čt─▒rmalar bu iki yakla┼č─▒m─▒ sergileyen ├Ârneklerdir. Kimi kuramc─▒lar dil yetene─činin b├╝t├╝n ├žocuklarda benzer bi├žimde ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒n─▒, ├ž├╝nk├╝ b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de beyindeki mekanizmalar taraf─▒ndan denetlendi─čini kabul etmektedirler. Dolay─▒s─▒yla bu ara┼čt─▒rmalar
belirli bir dildeki ├žocuklar─▒n ortak dil geli┼čimi ├Âr├╝nt├╝lerini, ayn─▒ zamanda binlerce dil i├žin evrensel olan ├Âzellikleri ara┼čt─▒rmaktad─▒rlar. Buna kar┼č─▒l─▒k ba┼čka kuramc─▒lar da konu┼čma geli┼čimindeki bireysel
farkl─▒l─▒klarla ve dilin kazan─▒lmas─▒ndaki ├ževresel etkilerle, yani dilin farkl─▒ ├žocuklarda farkl─▒ geli┼čmesine yol a├žan nedenlerle ilgilenmektedirler.

:::::::::::::::::

3. Geli┼čimle ─░lgili Temel Kavramlar

Ya┼č (age) kavram─▒, geli┼čim psikolojisini psikolojinin di─čer alanlar─▒ndan ay─▒ran temel kavramd─▒r. Ya┼č zaman ile e┼čanlaml─▒ bir kavramd─▒r ve kendi ba┼č─▒na hi├žbir ┼čeyin nedeni de─čildir. Ya┼č kavram─▒n─▒n
yaratt─▒─č─▒ kar─▒┼č─▒kl─▒klar nedeniyle kimi geli┼čim psikologlar─▒ evre (stage) kavram─▒n─▒ kullanmay─▒ ye─člerler. Bir ba─č─▒ms─▒z de─či┼čken olarak “evre”,
“ya┼č”tan daha kullan─▒┼čl─▒d─▒r. G├╝n├╝m├╝zde evre kavram─▒ geli┼čim psikologlar─▒nca iki anlamda kullan─▒lmaktad─▒r. “G├╝├žl├╝” anlamda evre kavram─▒
s├╝reksizli─či dile getirir. ├ľrne─čin, ├žocu─čun hareket geli┼čimi emekleme, aya─ča kalkma, y├╝r├╝me, ko┼čma bi├žimindedir. Bu evrelerden her biri di─čerinden niteliksel olarak farkl─▒d─▒r. Bu anlamda evreler her zaman belirli bir zaman aral─▒─č─▒nda ortaya ├ž─▒kmak durumundad─▒rlar; geli┼čen birey bir evreyi┬á atlayamaz, evreleri bir ba┼čka zaman aral─▒─č─▒nda
ya┼čayamaz. Evre kavram─▒n─▒n bu g├╝├žl├╝ anlam─▒ Piaget’in bili┼čsel geli┼čim kuram─▒nda ve Kohlberg’in ahlak geli┼čimi kuram─▒nda ortaya ├ž─▒kar.

Evre kavram─▒n─▒n “zay─▒f” anlam─▒ da vard─▒r ve ya┼č, ├ževre, ilgiler, etkinlikler konusunda bilgi verir. B├╝t├╝n bu kullan─▒mlarda kavram anlam
de─či┼čikli─či olmadan ge├žer. ├ľrne─čin ├žocu─čun “di┼č ├ž─▒karma evresinde”,
“ilkokul evresinde”, “anal evrede” oldu─ču s├Âylenebilir. Freud’un
psikoseks├╝el geli┼čim kuram─▒nda ve Erikson’un psikososyal geli┼čim kuram─▒nda
bu anlamdaki evre kavram─▒ kullan─▒l─▒r (Ph. G. Zimbardo, 1979).

Kullan─▒mdaki bu farkl─▒l─▒─ča kar┼č─▒n, evre kuramlar─▒n─▒n t├╝m├╝ evrelerin
temel ├Âzellikleri ├╝zerinde birle┼čirler. Kuramsal olarak evrelerin ┼ču
├Âzellikleri ta┼č─▒d─▒─č─▒ kabul edilmektedir: 1) Evreler genel sorunlar─▒
betimlerler. Bir evre o evreye ├Âzg├╝ genel ├Âzellikleri ve sorunlar─▒ vurgular.
2) Evreler davran─▒┼čtaki nitelik farkl─▒l─▒klar─▒n─▒ dile getirirler. Bir evredeki
davran─▒┼č─▒n kendine ├Âzg├╝ nitelikleri vard─▒r. 3) Evreler de─či┼čmez
bir ard─▒┼č─▒kl─▒k g├Âsterirler. Bir evre di─čerini de─či┼čmez bir s─▒ra i├žinde izler.
4) Evreler b├╝t├╝n k├╝lt├╝rler i├žin evrenseldir. K├╝lt├╝rler aras─▒ndaki
farkl─▒l─▒klara kar┼č─▒n, b├╝t├╝n k├╝lt├╝rler ayn─▒ ya┼čam sorunlar─▒yla ba┼ča ├ž─▒kmaya
├žal─▒┼čt─▒klar─▒ i├žin geli┼čim evreleri b├╝t├╝n k├╝lt├╝rlerde ayn─▒d─▒r (W.C. Crain,
1986).

─░lerde de g├Âr├╝lece─či gibi, geli┼čim kuramlar─▒n─▒n ├žo─ču evre kuramlar─▒d─▒r.
Ancak evre kuramlar─▒n─▒n hepsi evre kavram─▒n─▒n gerektirdi─či
├Âzelliklere sahip de─čildir. John Flavell’e (1985) g├Âre, tam bir evre
kuram─▒ndaki her geli┼čim evresi ┼ču ├Âgeleri ta┼č─▒r: Yap─▒lar (yeteneklerin,
becerilerin ya da g├╝d├╝lerin tutarl─▒ bir ├Âr├╝nt├╝s├╝); niteliksel de─či┼čimler
(├Ânceki evreyle kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒ld─▒─č─▒nda yetenekler, beceriler ya da g├╝d├╝ler
aras─▒nda a├ž─▒k bir farkl─▒l─▒k); ani olu┼č (evrenin tipik yeteneklerinde,
becerilerinde, g├╝d├╝lerinde e┼čzamanl─▒ bir de─či┼čim); birliktelik (b├╝t├╝n
de─či┼čimlerin a┼ča─č─▒ yukar─▒ ayn─▒ h─▒zla geli┼čmesi). ├çok az evre kuram─▒
b├╝t├╝n bu ├Âl├ž├╝tlere tam olarak uyabilmektedir. ├ľrne─čin, bir evrenin nerede
bitti─či, di─čerinin nerede ba┼člad─▒─č─▒ konusunda ├žok az g├Âr├╝┼č birli─či
vard─▒r. Bu t├╝r sorunlar nedeniyle g├╝n├╝m├╝zde evre kavram─▒ daha az
s─▒n─▒rlay─▒c─▒ bir bi├žimde kullan─▒lmaktad─▒r. ├ľzel bir alandaki belliba┼čl─▒
ya┼čam evrelerinin betimlenmesinde hala evre kavram─▒ ye─č tutulmaktad─▒r.

Evre kuram─▒yla yak─▒ndan ili┼čkili kavramlardan biri de kritik d├Ânemler
(critical periods) kavram─▒d─▒r. Kritik d├Ânemler, ya┼čam s├╝resinde,
s├╝rekli ve geri d├Ân├╝lmez sonu├žlar─▒ olabilen elveri┼čli ve elveri┼čsiz
durumlarla ilgili zamanlard─▒r. Kimi geli┼čimciler “duyarl─▒ d├Ânem” (sensitive
period) terimini kritik d├Ânem terimine ye─č tutarlar. Duyarl─▒ d├Ânem
kavram─▒, kritik d├Ânem kavram─▒na g├Âre, zaman boyutunda daha
fazla esneklik ve geri d├Ân├╝┼čl├╝l├╝k i├žerir. Kritik ya da duyarl─▒ d├Ânem
anlay─▒┼č─▒ ├Âzellikle ├╝nl├╝ etolog Konrad Lorenz’in ├žal─▒┼čmalar─▒ndan sonra
yayg─▒nl─▒k kazanm─▒┼čt─▒r. Bu anlay─▒┼č psikanalitik a├ž─▒klamalarda da ├Ânemli
bir yer tutar. “├çocukluk nevrozu olmadan yeti┼čkinlik nevrozu olmaz”
form├╝l├╝ bu anlay─▒┼č─▒n anlat─▒m─▒d─▒r. Bununla birlikte, kimi geli┼čimciler
ya┼čam─▒n ilk y─▒llar─▒n─▒n bu denli ├Ânemli say─▒l─▒┼č─▒n─▒ reddederler.

Evre kavram─▒n─▒n sa─člad─▒─č─▒ kuramsal kolayl─▒klar a├ž─▒k olmakla birlikte,
ya┼č kavram─▒ndan vazge├žilemeyece─či de ortadad─▒r. ┼×u halde, ya┼č─▒n
geli┼čimsel anlam─▒n─▒ incelemekten ka├ž─▒n─▒lamaz.

Ya┼č sadece biyolojik, kronolojik bir kavram de─čildir, ayn─▒ zamanda
psikolojik, toplumsal bir ger├žekliktir. Bireyin kendini ka├ž ya┼č─▒nda
“hissetti─či”ne ili┼čkin ya┼čant─▒ herkes├že bilinir. Bir insan 16’s─▒nda kendini
yeti┼čkin gibi hisseder, ├Âyle davran─▒r ve ├ževresi de onu ├Âyle alg─▒lar;
bir di─čeri ise 30’unda hala y├╝ksek ├Â─črenimini s├╝rd├╝rmektedir ve ├Â─črenimini
bitirmeden kendini tam bir yeti┼čkin gibi hissetmeyebilir. ├ľzellikle
yeti┼čkinlik psikolojisinde ya┼članma s├╝recinin incelenmesi, farkl─▒
ya┼č b├Âl├╝klerindeki insanlar─▒n farkl─▒l─▒klar─▒n─▒n incelenmesi ├Ânem ta┼č─▒r.
Ayr─▒ca, bireyin ya┼čam d├Âng├╝s├╝ belirli bir tarih i├žine yerle┼čti─činden,
bireysel zaman ile tarihsel zaman aras─▒ndaki etkile┼čim de ├Ânemlidir.
├ç├╝nk├╝ bireyin ├Ârne─čin 20 ya┼č─▒n─▒ 1995’te ya da 1935’te ya┼čamas─▒ farkl─▒
anlamlar ta┼č─▒r. ├ľte yandan, geli┼čim ara┼čt─▒rmas─▒ a├ž─▒s─▒ndan da, farkl─▒ insanlar
aras─▒ndaki ya┼č farkl─▒l─▒klar─▒ (bireyin ve ana babas─▒n─▒n) ile, bireyin
kendisinin ya┼č farkl─▒l─▒─č─▒ (┼čimdiki hali ve 30 y─▒l sonras─▒) farkl─▒ etkenlerin
dikkate al─▒nmas─▒n─▒ gerektirir. Her birey a┼ča─č─▒ yukar─▒ ayn─▒ zamanda
do─čmu┼č insanlar grubu demek olan b├Âl├╝k (cohort) i├žinde yer
al─▒r. Amerika Birle┼čik Devletleri’nde 1930’lardaki b├╝y├╝k ekonomik
bunal─▒m─▒n gen├žler ├╝zerindeki etkisinin olumlu ya da olumsuz olmas─▒
gencin ait oldu─ču b├Âl├╝─če ba─čl─▒d─▒r. Bu etkinin o tarihlerde ergenlik ├ža─č─▒nda
olan ├žocuklar ├╝zerinde olumlu, okul ├Âncesi ├ža─čda olanlar ├╝zerinde
ise olumsuz oldu─ču belirtilmektedir.

Ya┼č, basit├že bak─▒ld─▒─č─▒nda, bireyin do─čumundan itibaren d├╝nyan─▒n
g├╝ne┼č ├ževresindeki d├Ân├╝┼člerinin say─▒s─▒d─▒r sadece. Ancak, ya┼čla gelen
de─či┼čimler, farkl─▒ ya┼člardaki insanlar aras─▒ndaki farkl─▒l─▒klar, ya┼članma
s├╝reci vb. ├Ânemli konulard─▒r. Ya┼ča ili┼čkin bu de─či┼čimlerin ├žo─ču
-├Âzellikle yeti┼čkinler i├žin- bireyin i├žinde ya┼čad─▒─č─▒ toplum taraf─▒ndan
belirlenir. Ancak, hangi toplum i├žinde olursa olsun biyolojik de─či┼čimler
de ├Ânemlidir.

Ya┼č─▒n ├Ânemini kavramak i├žin a┼ča─č─▒daki tabloya bakabiliriz:

Tablo 1: ─░nsan Ya┼čam ├çizgisi

0- Gebelik, do─čum

6- Okula ba┼člama

12- Erinlik

18-30 Oy verme, i┼če ba┼člama, evlenme, anababa olma

30-48 Anababa ├Âl├╝m├╝, menopoz, ├žocuklar─▒n evden ayr─▒lmas─▒,
b├╝y├╝k anababa olma

48-65 Emeklilik, e┼č ├Âl├╝m├╝, b├╝y├╝k-b├╝y├╝k anababa olma

65 ve ├╝zeri- ├ľl├╝m

(├ľnemli olaylar─▒n ya┼člar─▒ ortalama olarak verilmi┼čtir, bu ya┼člar ├Ânemli
bireysel ve cinsel farkl─▒l─▒klar g├Âsterir).

Kaynak: D.C. Kimmel, Adulthood and Aging, 1974.

Her bireyin d├Âllenmeyle ba┼člay─▒p ├Âl├╝mle sonu├žlanan b├Âyle bir
ya┼čam ├žizgisi (life line) vard─▒r. Bu ya┼čam ├žizgisi insan─▒n ya┼čam d├Âng├╝s├╝n├╝n
(life cycle) ┼čematik bir tasar─▒m─▒d─▒r ve insan ya┼čamm─▒n t├╝m
s├╝resinin (life span) ilerleyen ve s─▒rasal y├Ânlerini vurgular. Bu ├žizgide
belirli ya┼člar, ya┼ča ba─čl─▒ ├Âzel de─či┼čimler i├žin i┼čaretlenmi┼čtir. Biyolojik
b├╝y├╝menin rol├╝, gebelikten do─čuma, do─čumdan erinli─če, erinlikten
orta ya┼ča vb. ilerledik├že ├Ânemini yitirmektedir. ┼×u halde biyolojik
de─či┼čkenlerin d─▒┼č─▒nda hangi etkenlerin ya┼čam ├žizgisindeki olaylar─▒n ├Ânemini
belirledi─či sorulabilir. ├ľrne─čin, 6 ya┼č, ├žocu─čun okula giri┼čini ve
uzun bir resmi e─čitimden ge├ži┼čini g├Âstcrdi─či i├žin anlaml─▒d─▒r. 12 ya┼č,
erinli─čin ba┼člang─▒c─▒n─▒, ├žocuklu─čun sona eri┼čini ve gen├žlik k├╝lt├╝r├╝ne
kat─▒lmay─▒ g├Âsterdi─či i├žin ├Ânemlidir. 18 ya┼č, bir├žok toplumda oy kullanma,
s├╝r├╝c├╝ belgesi alma, ├╝niversiteye girme, evden ayr─▒lma, i┼če
girme, evlenme gibi ├Ânemli toplumsal ve hukuksal anlamlar ta┼č─▒r ve
yeti┼čkinlikten pay almay─▒ simgeler. 30 ya┼č -├Âzellikle kitle ileti┼čim
ara├žlar─▒nca- orta ya┼č─▒n ve art─▒k ini┼če ge├ži┼čin ba┼člang─▒c─▒ olarak g├Âr├╝l├╝r;
oysa d├Ân├╝m noktas─▒ olarak a─č─▒rl─▒kl─▒ sonu├žlar─▒ olmayan bir ya┼čt─▒r, gene
de yeti┼čkinli─čin birtak─▒m hareketli olaylar─▒ bu ya┼č dolaylar─▒nda ya┼čan─▒r.
Yeti┼čkinler di─čer ya┼č d├Ânemlerinden niteliksel olarak farkl─▒ bir orta
ya┼č kavram─▒na sahiptirler. Ergenlikten sonraki on y─▒llarda ya┼ča ba─čl─▒
de─či┼čimlerin az olmas─▒na kar┼č─▒n, orta ya┼čl─▒l─▒kta menopoz ve emeklilik
gibi iki olay ya┼ča ba─čl─▒ olarak ger├žekle┼čmektedir. ─░leri ya┼člarda e┼čin ya
da arkada┼člar─▒n ├Âl├╝m├╝, bireyin kendi ├Âl├╝m├╝nden ├Ânce ge├žti─či d├Ân├╝m
noktalar─▒d─▒r. Ara┼čt─▒rmalar ├Âl├╝m├╝n de ├Ânemli bir geli┼čim olay─▒ oldu─čunu
ortaya koymaktad─▒r. ├ľl├╝me yak─▒nl─▒k ya┼čl─▒l─▒kta kronolojik ya┼čtan
├žok daha ├Ânemli bir zaman ├Âl├ž├╝t├╝ olmaktad─▒r. ├ľl├╝m ka├ž─▒n─▒lmazl─▒k kazand─▒k├ža,
psikolojik de─či┼čimlere yol a├žmaktad─▒r.

Bireyin ya┼čam d├Âng├╝s├╝ boyunca geli┼čimi ya┼ča ba─čl─▒ de─či┼čimin
kaynaklar─▒ndan sadece biridir. Ya┼čam ├žizgisi ile ├žak─▒┼čan “tarihsel zaman”
da bireyin ya┼čam d├Âng├╝s├╝ i├žinde ilerlemesini etkileyen ya┼ča
ba─čl─▒ bir di─čer boyuttur.

S├Âz gelimi, yirmi y─▒l ├Ânce ├╝niversite ├Â─črencisi olan bir gencin
ana babas─▒ b├╝y├╝k olas─▒l─▒kla Birinci D├╝nya Sava┼č─▒ sonlar─▒nda ve b├╝y├╝k
ekonomik bunal─▒m─▒n ilk y─▒llar─▒nda do─čmu┼čtur. O insanlar uluslararas─▒
dayan─▒┼čmay─▒ ├Â─črenmi┼čler, ama ekonomik g├╝venliklerinin ve maddi
varl─▒klar─▒n─▒n kendi denetimleri d─▒┼č─▒nda birden bire yok olabilece─čini
de g├Ârm├╝┼člerdir. Ekonomik bunal─▒m y─▒llar─▒nda okula giden o insanlar
ilk toplumsal deneyimlerini, ilerdeki tutum ve de─čerlerini etkileyen
maddi s─▒k─▒nt─▒lar i├žinde ya┼čam─▒┼člard─▒r. Belki ─░kinci D├╝nya Sava┼č─▒’n─▒
ya┼čam─▒┼člar, hatta i├žinde bizzat yer alm─▒┼člard─▒r. 1940’larda do─čanlar ise
yaln─▒z ekonomik b├╝y├╝meyi ve orta s─▒n─▒f─▒n geli┼čmesini de─čil, ayn─▒ zamanda
hi├ž eksilmeyen n├╝kleer sava┼č tehdidini de ya┼čam─▒┼člard─▒r. Son
zamanlarda ├ževre kirlenmesi ve n├╝fus patlamas─▒ gibi di─čer yok olma
tehditlerini de ya┼čamaya ba┼člam─▒┼člard─▒r. Bug├╝n├╝n d├╝nyas─▒, yaln─▒z teknolojik
geli┼čmeyi de─čil, d├╝nyan─▒n k├╝├ž├╝lmesini ve uzaya gidilmesini
de ya┼čamaktad─▒r. Bilgisayarlarla ya┼čama zorunlulu─čunun getirdi─či sorunlar─▒
da eklemek gerek!

Bu t├╝r tarihsel-k├╝lt├╝rel olaylar─▒n bireylerin tutum, de─čer ve d├╝nya
g├Âr├╝┼člerini b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de etkiledi─či bilinmektedir. Bu geli┼čmeler insanlar─▒
farkl─▒ ya┼člarda farkl─▒ bi├žimlerde etkiler. Ancak tarihsel olaylar─▒n
ku┼čaklar ├╝zerindeki etkisi ya┼ča ba─čl─▒ olman─▒n yan─▒nda toplumsal
kesimlere de ba─čl─▒d─▒r. ├ľrne─čin A.B.D’de 1950’lerde uzay programlar─▒n─▒n
├Ânem kazanmas─▒ o y─▒llarda meslek se├žiminin e┼či─činde bulunan
gen├žleri daha fazla etkilemi┼č, ├žo─čunu fen ve m├╝hendislik dallar─▒na y├Âneltmi┼č,
sonu├žta bu alanda i┼čg├╝c├╝ fazlas─▒ olu┼čmas─▒na yol a├žm─▒┼čt─▒r.

Bireysel ya┼čam d├Âng├╝s├╝ ile tarihsel zaman ├žizgisi etkile┼čiminin
ilgin├ž bir ├Ârne─či de “ku┼čaklararas─▒ ├žat─▒┼čma” olgusudur. Bu ├žat─▒┼čman─▒n
gen├žlerle anababalar─▒n─▒n ku┼ča─č─▒ aras─▒ndaki de─čer, tutum ve ya┼čam bi├žimi
farkl─▒l─▒─č─▒ndan olu┼čtu─ču kabul edilirse, iki farkl─▒ yorum getirilebilir:
Geli┼čimsel ve tarihsel. Geli┼čimsel olarak ku┼čaklar aras─▒ndaki bu
farkl─▒l─▒k gen├žlerin ve anababalar─▒n─▒n ya┼čam d├Âng├╝s├╝ndeki farkl─▒ evrelerden
kaynaklanmaktad─▒r. Erikson’a g├Âre gen├ž insan “Ben kimim?
Toplumla nas─▒l bir ili┼čki kurabilirim?” gibi kimlik sorunlar─▒yla u─čra┼č─▒rken,
kendi de─čer ve tutumlar─▒n─▒ olu┼čturabilmek i├žin toplumun de─čerlerini
irdeledi─či ve anababa de─čerlerini k─▒smen reddetti─či bir evreden
ge├žer. Anababalar ise, d├╝nyada s├╝rekliliklerini sa─člayan i┼čaretler
b─▒rakabilme iste─čiyle, ekonomik ve duygusal bir kararl─▒l─▒k sa─člayarak,
toplumun de─čerlerini aktarmaya ├žabalad─▒klar─▒ bir geli┼čim evresindedirler.
─░ki ayr─▒ evredeki insanlar─▒n ├žat─▒┼čmas─▒ bir t├╝r insanl─▒k durumudur
ve bu nedenle insanl─▒k tarihi kadar eskidir.

Ku┼čaklar aras─▒ndaki bu ├žat─▒┼čma ku┼čaklar boyunca ortaya ├ž─▒kan
toplumsal de─či┼čimin mekanizmas─▒ da olabilir. ├ľzellikle, ya┼čl─▒lar─▒n geli┼čen
daha karma┼č─▒k ve yeni toplumsal yap─▒ya gen├žleri haz─▒rlayamad─▒klar─▒
h─▒zl─▒ toplumsal de─či┼čim d├Ânemlerinde bu b├Âyledir. Toplumsal
geli┼čimin h─▒z─▒ artt─▒k├ža birbirini izleyen ku┼čaklar aras─▒ndaki yeniden
uyum sa─člama s├╝reci de o ├Âl├ž├╝de ├Ânem kazanmaktad─▒r. G├╝n├╝m├╝zde
gen├žlik d├Âneminin uzamas─▒ gen├žlere, ki┼čisel ├Âzg├╝rl├╝k, ekonomik g├╝venlik,
entelekt├╝el ara┼čt─▒rma a├ž─▒lar─▒ndan, toplumu ve toplumsal de─čerleri
sorgulamaya zaman ve olanak sa─člamaktad─▒r. Yine bu d├Ânemin
uzamas─▒ gen├žlerin kendi aralar─▒nda bir ├ževre yarat─▒p ya┼čl─▒ ku┼čakla
daha az ili┼čki kurmalar─▒na olanak vermektedir. B├Âylece gen├žler aras─▒nda
payla┼č─▒lan tutum ve de─čerler artmakta, geleneksel ku┼čaklararas─▒
etkile┼čimin yerine ya┼č─▒tlararas─▒ etkile┼čim ge├žmektedir. “Gen├žlik k├╝lt├╝r├╝”
olgusu da buradan do─čmaktad─▒r.

Gen├žlik d├Ânemiyle ├žak─▒┼čan bu tarihsel etkenler -├žocuklukla yeti┼čkinlik
aras─▒ndaki s├╝renin uzamas─▒, anababalar─▒n gen├žli─čine oranla
daha maddi varl─▒k i├žinde ya┼čayan gen├žlik, gen├ž n├╝fusun sava┼č sonras─▒nda
artmas─▒- ku┼čaklar ├žat─▒┼čmas─▒n─▒ derinle┼čtiren nedenler olmu┼čtur.
┼×u halde, geli┼čim olgusunu, geli┼čim d├Âneminin ├žak─▒┼čt─▒─č─▒ tarihsel d├Ânemi
dikkate almadan tam olarak anlayamay─▒z. Ama ayn─▒ zamanda,
ku┼čaklar ├žat─▒┼čmas─▒n─▒ tam olarak anlayabilmek i├žin geli┼čimsel (ya┼č) etkenleri
tarihsel etkenlerden ay─▒rabilmemiz gerekmektedir. Margaret
Mead, ku┼čaklar ├žat─▒┼čmas─▒ konusunda geli┼čimsel etkenlerin yerine tarihsel
de─či┼čimlere a─č─▒rl─▒k verdi─či bir a├ž─▒klama getirmi┼čtir. Mead, sava┼č
sonras─▒ insanlar─▒n i├žinde ya┼čad─▒klar─▒ d├Ânemin olumsuz niteliklerini
├Âzellikle vurgulamaktad─▒r. Mead’a g├Âre, “k├╝lt├╝rel s├╝reksizlik” ya┼čam
d├Âng├╝s├╝nde ilerledik├že, 1980’lerde 41 ya┼č─▒ndakiler 55 ve daha yukar─▒
ya┼čta olanlar─▒ anlayamaz hale geleceklerdir ve bu b├Âyle s├╝r├╝p gidecektir.
Sadece tarihsel etkenlere dayanarak kuruldu─ču i├žin abart─▒lan bu
sav, ku┼čak ├žat─▒┼čmas─▒n─▒n gen├žlerle ya┼čl─▒lar aras─▒nda sonsuza dek var
olaca─č─▒ do─črultusundaki geli┼čimsel savla ├želi┼čmektedir.

Ku┼čaklar ├žat─▒┼čmas─▒na ili┼čkin bu ├Ârnek, ya┼č farkl─▒l─▒klar─▒n─▒n anla┼č─▒lmas─▒n─▒n
ve yorumlanmas─▒n─▒n ├žok zor olabilece─či ger├že─čini ortaya
koymaktad─▒r. Bu nedenle, ya┼č farkl─▒l─▒klar─▒ ├╝zerindeki ara┼čt─▒rmalar─▒n,
geli┼čimsel (ya┼č) ve tarihsel (zaman) etkenlerin etkile┼čimini dikkate almas─▒
gerekmektedir. Geli┼čimsel sav ile k├╝lt├╝rel s├╝reksizlik sav─▒ aras─▒ndaki
├želi┼čki ancak amprik ara┼čt─▒rmalarla giderilebilecektir. ─░deal bir
ara┼čt─▒rma y├Ântembilimi, insanlar─▒ bu ku┼čaklar fark─▒n─▒n her iki taraf─▒nda
da belirli bir s├╝re izleyebilmelidir (D. C. Kimmel, 1974).

%d blogcu bunu be─čendi: