hd porno porno hd porno porno

Category: Genel E─čitim ├ľ─čretim

BA┼×ARISIZLIK NEDENLER─░ ANKET─░

 

UYGULANI┼× AMACI: ├ľ─črencilerin okul ba┼čar─▒s─▒zl─▒─č─▒na neden olan durumlar─▒n─▒ belirlemek, ├ž├Âz├╝m yollar─▒n─▒ ortaya ├ž─▒karmakt─▒r.

UYGULANI┼×I: Programa g├Âre s─▒n─▒f rehber ├Â─čretmenleri anketleri ├Â─črencilere da─č─▒t─▒r. ├ľ─črencilerden ba┼čar─▒s─▒zl─▒klar─▒na neden olabilecek nedenleri i┼čaretlemeleri istenir.

DE─×ERLEND─░RME: Uygulamalar ├Â─črencilerden toplan─▒r. De─čerlendirme format─▒na s─▒n─▒f listesine g├Âre ├žetelenir. Her ├Â─črencinin i┼čaretlemi┼č oldu─ču soru maddeleri i├žin ├Â─črencinin ad─▒ – soyad─▒ kar┼č─▒s─▒na gelen soru maddelerinin kar┼č─▒s─▒na gelen bo┼čluklar─▒ ( x ) i┼čareti ile i┼čaretlenir. Ayn─▒ ├Â─črencinin i┼čaretledi─či soru maddelerinin toplam─▒ yine ad─▒ – soyad─▒n─▒n kar┼č─▒s─▒na gelen TOPLAM s├╝tununa yaz─▒l─▒r. B├╝t├╝n ├Â─črenciler i├žin ayn─▒ i┼člem yap─▒ld─▒ktan sonra, her soru maddesinin toplam─▒ ├žizelgenin alt─▒ndaki TOPLAM b├Âl├╝m├╝ne yaz─▒l─▒r. B├Âylece s─▒n─▒f genelinde hangi sorular─▒n daha ├Ânemli oldu─ču bulunmu┼č olur.

Alt toplam s─▒n─▒f mevcudunun yar─▒s─▒ ve ├╝zerinde olursa o soru ├╝zerinde s─▒n─▒fa a├ž─▒klay─▒c─▒ bilgiler verilir. Ba┼čar─▒s─▒z ├Â─črenciler i├žin de i┼čaretlemi┼č olduklar─▒ ba┼čar─▒s─▒zl─▒k nedenleri do─črultusunda ve verimli ├žal─▒┼čma yollar─▒ konusunda rehberlik yap─▒l─▒r. ├ľ─črencilerin ba┼čar─▒s─▒z olduklar─▒ dersler i├žin dersler ├Âzg├╝ ├žal─▒┼čma y├Ântemleri anlat─▒l─▒r.

 
BA┼×ARISIZLIK NEDENLER─░ ANKET─░

├ľ─črencinin

Ad─▒,Soyad─▒ :

S─▒n─▒f,No : Tarih:…./…../……….

Sevgili ├Â─črenciler;

Bu anket derslerinizdeki ba┼čar─▒s─▒zl─▒k nedenlerini ├Â─črenmek i├žin haz─▒rlanm─▒┼čt─▒r. Ni├žin ├žal─▒┼čam─▒yor? Neden ba┼čar─▒l─▒ olam─▒yorsunuz? Bu ve benzeri sorular─▒n nedenlerinden baz─▒lar─▒ a┼ča─č─▒da s─▒ralanm─▒┼čt─▒r. ├ľnemli bulduklar─▒n─▒z─▒ ( X ) i┼čaretiyle belirtiniz. Sizce ba┼čka nedenler varsa belirtiniz.

Ankete verdi─činiz cevaplar gizli tutulacakt─▒r. Bu nedenle i├žtenlikle cevaplamaktan ├žekinmeyiniz.

A – Ba┼čar─▒s─▒z oldu─čunuz veya ├žal─▒┼čt─▒─č─▒n─▒z halde ba┼čaramad─▒─č─▒n─▒z derslerin adlar─▒n─▒ yaz─▒n─▒z.

a)…………………………………………….. e)……………………………………………

b)…………………………………………….. f )……………………………………………

c)…………………………………………….. g)……………………………………………

d)…………………………………………….. h)……………………………………………

B – Sizce ba┼čar─▒l─▒ olamay─▒┼č─▒n─▒z─▒n nedenleri a┼ča─č─▒dakilerden hangileridir?

1. (….) Ailemden ayr─▒ olu┼čum y├╝z├╝nden.

2. (….) Ailemdeki huzursuzluk y├╝z├╝nden.

3. (….) Ailemdeki hastal─▒k y├╝z├╝nden.

4. (….) Karde┼člerim y├╝z├╝nden.

5. (….) Ailemin s├╝rekli ders ├žal─▒┼č demesinden b─▒kt─▒─č─▒mdan.

6. (….) Sa─čl─▒k durumumuz bozuk oldu─čundan.

7. (….) Kimseye a├žamad─▒─č─▒m sorunlar─▒m y├╝z├╝nden.

8. (….) ─░yi ders ├žal─▒┼čma y├Ântemlerini bilmedi─čimden.

9. (….) Baz─▒ derslere kar┼č─▒ yetene─čim olmad─▒─č─▒ndan.

10. (….) ├çal─▒┼čmalar─▒m─▒n taktir edilmeyi┼činden.

11. (….) Ba┼čaramayaca─č─▒m derslere ├žal─▒┼čmak istemeyi┼čimden.

12. (….) S─▒n─▒f─▒m─▒z─▒n ├žok kalabal─▒k olu┼čundan.

13. (….) Dikkatsiz oldu─čumdan.

14. (….) Eve s├╝rekli misafir gelmesinden.

15. (….) S─▒navlarda ├žok heyecanl─▒ oldu─čumdan.

16. (….) Evimizin okula uzak olmas─▒ndan.

17. (….) ├çal─▒┼čt─▒─č─▒m halde yapamad─▒─č─▒mdan.

18. (….) Uzun s├╝re s─▒n─▒f─▒m─▒z─▒n ├Â─čretmensiz kalmas─▒ndan.

19. (….) ├ľ─čretmenlerimin dersleri monoton bir ┼čekilde anlatmas─▒ndan.

20. (….) Ayn─▒ g├╝n ikiden fazla s─▒nav─▒n yap─▒ld─▒─č─▒ndan.

21. (….) Ders program─▒nda zor derslerin ├╝st ├╝ste geldi─činden.

22. (….) Bilgilerimin yetersiz oldu─čundan.

23. (….) Bu okulu sevmedi─čimden.

24. (….) S─▒navlarda zor soru soruldu─čundan.

25. (….) Ders d─▒┼č─▒ konularla ilgilendi─čimden.

26. (….) Bana ait ├žal─▒┼čma odam─▒n olmay─▒┼č─▒ndan.

27. (….) Yeterince beslenemedi─čimden.

28. (….) Anlayamad─▒─č─▒m konularda ├Â─čretmenime soru sormaktan ├žekindi─čimden

Bunlar─▒n d─▒┼č─▒nda ba┼čka nedenler varsa l├╝tfen onlar─▒ da yaz─▒n─▒z.

GEL─░┼×─░M PS─░KOLOJ─░S─░-1

GEL─░┼×─░M PS─░KOLOJ─░S─░

Psikoloji, genellikle, insan davran─▒┼č─▒n─▒n ve zihin s├╝re├žlerinin bilimi olarak tan─▒mlan─▒r. Bu geni┼č alan─▒n incelenmesi birtak─▒m alt dallar─▒n ortaya ├ž─▒kmas─▒n─▒ gerektirmi┼čtir. ─░┼čte geli┼čim psikolojisi de bu temel uzmanl─▒k alanlar─▒ndan biridir. Ayr─▒ca, geli┼čim psikolojisinin de hem temel┬á ara┼čt─▒rma, hem de uygulama dallar─▒ vard─▒r. A. T. Jersild’e (1979) g├Âre, geli┼čim psikolojisi alan─▒ndaki ├žal─▒┼čmalar ba┼čl─▒ca iki b├Âl├╝mde toplanabilir. Birincisi, insan geli┼čiminin ├že┼čitli y├Ânlerini ele alan ve betimleyen ara┼čt─▒rmalard─▒r. ─░kincisi, geli┼čime ili┼čkin temel kavramlar─▒, ilkeleri, kuramlar─▒ ortaya koyan incelemelerdir. Geli┼čim alan─▒ndaki en yararl─▒ ├žal─▒┼čmalar, ku┼čkusuz, olgu ile kuram─▒ birle┼čtiren, b├Âylece insan bilimlerine katk─▒s─▒ olan ├žal─▒┼čmalard─▒r. Bu a├ž─▒dan, insan geli┼čimine ili┼čkin ├žal─▒┼čmalar biyoloji, sosyoloji, antropoloji, tarih gibi di─čer bilim dallar─▒n─▒ da ilgilendiren ├žok disiplinli ve disiplinleraras─▒ bir alana yay─▒lmaktad─▒r. Bu nedenle g├╝n├╝m├╝zde geli┼čim psikolojisi ├žok y├Ânl├╝ bir ara┼čt─▒rma ve inceleme alan─▒ olmak durumundad─▒r.

:::::::::::::::::

1. Geli┼čim Psikolojisinin Tan─▒m─▒

─░lke olarak, ge├žmi┼či bilmek ┼čimdiyi anlamam─▒za, ┼čimdiyi anlamak da gelece─či kestirmemize yard─▒mc─▒ olur. Bu genel ilke embriyoloji, jeoloji, co─črafya, tarih, geli┼čim psikolojisi gibi b├╝t├╝n geli┼čim bilimlerinde ge├žerlidir. Ku┼čkusuz, de─či┼čimin konusu ve zaman evreleri b├╝t├╝n bu bilimlerde ayn─▒ de─čildir; fakat hepsinde ortak olan nokta, bir┼čeylerin zaman d├╝zeni i├žinde geli┼čti─či ve bu sistemli de─či┼čimin
nedenlerinin bulunabilece─či inanc─▒d─▒r. Geli┼čim psikolojisinde zaman periyodu insan ├Âmr├╝n├╝ i├žerir ve de─či┼čen ┼čey bireydir. ┼×u halde, geli┼čim psikolojisinin konusu bireyin fiziksel ve ruhsal yap─▒s─▒n─▒n ve davran─▒┼č─▒n─▒n de─či┼čimidir.

Geli┼čim Psikolojisi, bireylerin ya┼čam boyunca ge├žirdi─či de─či┼čimlerin betimlenmesi ve a├ž─▒klanmas─▒yla ve ayn─▒ zamanda bireyler aras─▒ndaki
de─či┼čim benzerlik ve farkl─▒l─▒klar─▒yla u─čra┼č─▒r. Geli┼čim psikologlar─▒ geli┼čimi betimlemek isterler, dolay─▒s─▒yla geli┼čim normlar─▒yla ilgilenirler.
Fakat ayn─▒ zamanda geli┼čim s├╝re├žlerini a├ž─▒klamak da isterler; yani geli┼čimin neden belirli bir yolda ilerledi─čini ve geli┼čim yolunda bireylerin neden birbirinden farkl─▒la┼čt─▒─č─▒n─▒ bulmaya ├žal─▒┼č─▒rlar.
Modern geli┼čim psikolojisi olduk├ža yeni bir bilim dal─▒d─▒r. En az─▒ndan 1960’lara kadar bebek, ├žocuk ve ergen konusundaki psikolojik ara┼čt─▒rmalar “├žocuk psikolojisi” ad─▒yla biliniyordu. Bug├╝nk├╝ psikolojik
geli┼čim anlay─▒┼č─▒ -baz─▒ b├╝y├╝k kuramc─▒lara kar┼č─▒n- ┼čimdiki bi├žimiyle son on y─▒llara kadar ortaya ├ž─▒km─▒┼č de─čildi. B├╝t├╝nle┼čmi┼č bir geli┼čim anlay─▒┼č─▒n─▒n daha ├Ânce ortaya ├ž─▒kmay─▒┼č─▒n─▒n nedenlerinden biri,
alan─▒n 1950’lere kadar de─či┼čimleri a├ž─▒klamaktan ├žok betimlemeye y├Ânelmi┼č olmas─▒d─▒r. ─░lk geli┼čim psikologlar─▒ ├žocu─ču do─čum ├Âncesinde, ilk haftalar ya da aylarda, ilk ├žocukluk, orta ├žocukluk d├Ânemlerinde -oldu─čunca eksiksiz bi├žimde-┬á betimlemekle yetiniyorlard─▒. Ancak betimsel bilgi ara┼čt─▒rmac─▒lar i├žin giderek ├žekici olmaktan ├ž─▒kmaya ba┼člad─▒. ├ľrne─čin Amerika Birle┼čik Devletleri’nde 1938’de ├žocuk geli┼čimi┬á konusunda yakla┼č─▒k be┼čy├╝z yay─▒n ├ž─▒kt─▒─č─▒ halde, 1949’da bu say─▒ yar─▒s─▒na inmi┼čti. Daha sonra, 1950’lerin ba┼člar─▒nda geli┼čim psikolojisi yeniden canland─▒. Bu geli┼čmeye katk─▒s─▒ olan pek ├žok etken aras─▒nda en ├Ânemlisi, geli┼čim psikologlar─▒n─▒n yeni bir yakla┼č─▒m kabul etmeleriydi; art─▒k ilgilerini geli┼čimin temelini olu┼čturan s├╝re├žlere y├Âneltmeye
ba┼čl─▒yorlard─▒ (Liebert ve Wicks-Nelson, 1981).

Ya┼čamboyu geli┼čim psikolojisi (life-span developmental psychology) geli┼čimi incelemede yeni bir y├Ânelimdir ve iki temel say─▒tl─▒ya dayan─▒r. Birincisine g├Âre, geli┼čim d├Âllenme ile ba┼člayan ve ├Âl├╝m ile sona eren ya┼čamboyu bir s├╝re├žtir. Bu bak─▒┼č a├ž─▒s─▒, bebeklik, ├žocukluk, ergenlik gibi bedensel b├╝y├╝meye ba─čl─▒ ya┼č d├Ânemlerini kendi ara┼čt─▒rma
alanlar─▒ sayan geli┼čim psikologlar─▒n─▒n g├Âr├╝┼člerinden ayr─▒lmaktad─▒r. ─░kinci say─▒lt─▒ya g├Âre, geli┼čim b├╝y├╝menin sonlanmas─▒ ya da olgunla┼čma ile sona ermez. Tam tersine, ya┼čamboyu geli┼čim psikologlar─▒
yeti┼čkinlik ve ya┼čl─▒l─▒k y─▒llar─▒yla b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de ilgilenirler. Ya┼čamboyu geli┼čime duyulan ilgi 1970’lerde ba┼člam─▒┼č ve 1980’lerde artarak s├╝rm├╝┼čt├╝r. Ya┼čamboyu geli┼čim yakla┼č─▒m─▒n─▒n ele ald─▒─č─▒ temel konular “geli┼čim s─▒ras─▒nda ortaya ├ž─▒kan de─či┼čimlerin do─čas─▒” ve “bu de─či┼čimleri hangi etkenlerin belirledi─či” sorunlar─▒d─▒r (Honzik, 1984).
Paul B. Baltes’e (1987) g├Âre de, ya┼čamboyu geli┼čim psikolojisi, ya┼čam ak─▒┼č─▒ boyunca davran─▒┼čta ortaya ├ž─▒kan sabitli─čin ve de─či┼čimin ara┼čt─▒r─▒lmas─▒n─▒ i├žerir. Bu psikolojinin amac─▒, ya┼čamboyu geli┼čimin genel ilkeleri, geli┼čimde bireyleraras─▒ farkl─▒l─▒klar ve benzerlikler hakk─▒nda, ayn─▒ zamanda geli┼čimde bireysel esnekli─čin ya da de─či┼čebilirli─čin derecesi
ve ko┼čullar─▒ hakk─▒nda bilgi elde etmektir.

Perlmutter ve Hall (1992), geli┼čime ve ya┼članmaya ili┼čkin say─▒lt─▒lar─▒n, ara┼čt─▒rmac─▒lar─▒n sordu─ču sorular─▒, bulgular─▒ yorumlama bi├žimlerini ve ileri ya┼člardaki ya┼čam─▒n do─čas─▒na ili┼čkin sonu├žlar─▒n─▒ etkiledi─čini
belirtmektedir. Otuz y─▒l ├Ânce ya┼čl─▒l─▒─č─▒n do─čas─▒na ili┼čkin sorular─▒ yan─▒tlamak ├žok kolayd─▒; ├ž├╝nk├╝ herkes geli┼čimi gen├žlikle ├Âzde┼č tutuyordu, yeti┼čkinlerin geli┼čmedi─či varsay─▒l─▒yordu. Oysa ara┼čt─▒rmalar olgunla┼čmadan sonraki b├╝t├╝n de─či┼čimlerin bozulma ya da d├╝┼č├╝┼č i├žermedi─čini g├Âstermektedir. ├ľrne─čin, zekan─▒n baz─▒ y├Ânlerinde ilerlemeler ya┼čam─▒n ikinci yar─▒s─▒nda da s├╝rmektedir. Ara┼čt─▒rmac─▒lar farkl─▒ sistemlerin farkl─▒ oranlarda ya┼čland─▒─č─▒n─▒ ve geli┼čimin y├Ân├╝n├╝n de─či┼čebilece─čini de buldular. Ya┼članma, hangi i┼člevin incelendi─čine ba─čl─▒ olarak kararl─▒l─▒k, artma ya da azalma i├žerebilir. ├ľrne─čin, zekan─▒n bir y├Ân├╝nde ilerleme g├Âsteren bir yeti┼čkin bir ba┼čka y├Ân├╝nde gerileme g├Âsterebilir. ─░┼čte bu t├╝r bulgular ara┼čt─▒rm─▒ac─▒lar─▒ say─▒lt─▒lar─▒n─▒ yeniden g├Âzden┬á ge├žirmeye zorlam─▒┼čt─▒r. Geli┼čimi d├Âllenmeden olgunla┼čmaya kadar izleyen ve fetus, bebek, ├žocuk ve ergenle s─▒n─▒rl─▒ tutan eski tan─▒m i┼če yaramaz
olmu┼čtur. B├Âylece, ya┼čamboyu geli┼čim yakla┼č─▒m─▒nda geli┼čim, d├Âllenmeden ├Âl├╝me kadar bedende ya da davran─▒┼čta ortaya ├ž─▒kan ya┼ča ba─čl─▒ de─či┼čimler olarak tan─▒mlanmaktad─▒r (Perlmutter ve Hall, 1992).

:::::::::::::::::

2. Geli┼čimle ─░lgili Temel Sorunlar

Geli┼čim psikologlar─▒n─▒n s─▒k s─▒k tart─▒┼čt─▒klar─▒ birtak─▒m ├Ânemli sorunlar vard─▒r. Bunlardan birincisi, geli┼čimi sa─člayan etkenlerin kayna─č─▒ sorunudur. Bu sorun kal─▒t─▒m-├ževre, do─ča-kazan─▒m ya da ba┼čka adlarla
yap─▒lan tart─▒┼čmalarda ortaya konmaktad─▒r. Bug├╝n art─▒k “hangisi?” ve “ne kadar?” sorular─▒n─▒n sorunu ├ž├Âzmedeki yarars─▒zl─▒─č─▒ anla┼č─▒lm─▒┼čt─▒r. Bunlar─▒n yerine, davran─▒┼čta biyolojik ve toplumsal etkilerin “nas─▒l?”
birle┼čti─či sorusu sorulmaktad─▒r.

Geli┼čim psikologlar─▒ kendi alanlar─▒nda veri toplamak i├žin ├╝├ž dizi ilkeye dayan─▒rlar: 1) Fiziksel b├╝y├╝me ilkeleri, 2) Olgunla┼čma ilkeleri, 3) ├ľ─črenme ilkeleri. Fiziksel b├╝y├╝me ilkeleri fiziksel yap─▒ ve organlardaki
de─či┼čimleri dikkate al─▒r. “Olgunla┼čma” terimi ÔÇôgeli┼čimcilerin kulland─▒─č─▒ bi├žimiyle- reflekslerin, i├žg├╝d├╝lerin ve di─čer ├Â─črenilmemi┼č davran─▒┼člar─▒n geli┼čimiyle ilgidir. Fiziksel b├╝y├╝me ve olgunla┼čma biyolojiktir. “├ľ─črenme” ilkeleri ise, geni┼č anlamda, sadece geleneksel ko┼čullanmayla de─čil, ayn─▒ zamanda okuldaki ├Â─črenimle ve di─čer ├ževre
etkileriyle birlikte tan─▒mlan─▒r. ├ľ─črenme ve kal─▒t─▒m─▒n geli┼čime katk─▒lar─▒ konusunda bug├╝n kabul edilen g├Âr├╝┼č, geli┼čimin ortaya ├ž─▒kmas─▒nda iki etkenin birle┼čti─čini kabul eden “etkile┼čimci” g├Âr├╝┼čt├╝r. Her ikisi de zorunludur, hi├žbiri tek ba┼č─▒na yeterli de─čildir. Kal─▒t─▒m gizil s─▒n─▒rlar─▒ saptar, ├ževre de bu s─▒n─▒rlara ne kadar yakla┼č─▒laca─č─▒n─▒ belirler.

Geli┼čim ├╝zerindeki biyolojik etkiler iki ├že┼čittir. Birincisi, bir t├╝r├╝n b├╝t├╝n ├╝yelerince payla┼č─▒lan t├╝re ├Âzg├╝ etkilerdir (bebe─čin beslenme ve bak─▒m i├žin
ba┼čkalar─▒na gereksinme duymas─▒ gibi). ─░kincisi, her ki┼čiye ├Âzg├╝ olan genetik ├Âzelliklerdir (bireyler aras─▒ndaki farkl─▒l─▒klar gibi). ─░┼čte, geli┼čim psikologlar─▒ do─čan─▒n insanlar aras─▒ndaki benzerliklerin ve farkl─▒l─▒klar─▒n olu┼čumuna nas─▒l katk─▒da bulundu─čunu ara┼čt─▒rmaktad─▒rlar. ├ľte yandan, geli┼čim ├╝zerindeki ├ževresel etkiler de iki ├že┼čittir. Birincisi fiziksel ├ževredir (do─čum ├Âncesi d├Ânemde ana rahmi,
kent ya da k─▒r gibi). ─░kincisi toplumsal ├ževredir (di─čer insanlar, toplumsal kurumlar gibi). Baz─▒ ├ževresel belirleyiciler bizi ba┼čkalar─▒ndan farkl─▒ k─▒lan etkenlerdir (├Âzel bir okulda okumak, trafik kazas─▒na u─čramak, i┼čini yitirmek, piyangoda kazanmak gibi). Ba┼čka baz─▒ ├ževresel belirleyiciler de bizi ba┼čkalar─▒na benzer k─▒lan etkenlerdir (i├žinde do─čdu─čumuz k├╝lt├╝r ya da tarihsel zaman gibi). ├ľnemli tarihsel olaylar geli┼čim ├╝zerinde derin etkilerde bulunur, ama bu etkinin niteli─či ki┼činin o zamanki ya┼č─▒na ba─čl─▒d─▒r. Bu konu geli┼čimle ilgili temel kavramlar b├Âl├╝m├╝nde “b├Âl├╝k” kavram─▒ ├žer├ževesinde yeniden ele al─▒nacakt─▒r.

─░kinci sorun, davran─▒┼č de─či┼čikli─činin s├╝reklili─či ya da s├╝reksizli─či sorunudur. Geli┼čim derece derece ve d├╝zg├╝n bir bi├žimde mi ilerler, yoksa kendine ├Âzg├╝ nitelikler g├Âsteren birtak─▒m evrelerden mi ge├žer?
Evre kuramc─▒lar─▒ evrensel biyolojik temelli etkenlerin geli┼čimde egemen bir rol oynad─▒─č─▒n─▒ savunurlar; psikolojik s├╝re├žlerde hep ayn─▒ yap─▒sal
deei┼čimlerin ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒n─▒ ve davran─▒┼č┬á de─či┼čimlerine g├Âreli bir s├╝reksizlik verdi─čini ileri s├╝rerler. Buna kar┼č─▒l─▒k, s├╝reklili─či savunan
kuramc─▒lar toplumsal ve ya┼čant─▒sal etkenlerin geli┼čimdeki de─či┼čmelerin temelini olu┼čturdu─čunu savunurlar; ├Â─črenme, dereceli bir s├╝re├žtir. Ancak bu g├Âr├╝┼č ayr─▒l─▒─č─▒na kar┼č─▒n, b├╝t├╝n kuramc─▒lar geli┼čimde hem s├╝reklilik hem de s├╝reksizlik oldu─ču konusunda birle┼čmektedirler. ├ľzellikle ki┼čilik psikolojisi alan─▒nda var─▒lan sonu├ž, ki┼čili─čin karma┼č─▒k ve ├žok y├Ânl├╝ bir yap─▒s─▒ oldu─ču, baz─▒ ├Âgelerinin s├╝reklilik baz─▒lar─▒n─▒n da s├╝reksizlik g├Âsterdi─či bi├žimindedir. Genellikle en b├╝y├╝k sabitlik ├že┼čitli
zihinsel ve bili┼čsel boyutlarda (ZB, bili┼čsel ├╝slup, benlik kavram─▒ gibi) ve en d├╝┼č├╝k de─či┼čmezlik ki┼čileraras─▒ davran─▒┼č ve tutumlarda ortaya ├ž─▒kmaktad─▒r.

Geli┼čim psikolojisinde temel tart─▒┼čmalardan biri de bunal─▒m (crisis) kavram─▒ ├ževresinde toplan─▒r. Diyalektik bak─▒┼č a├ž─▒s─▒ndan psikolojinin g├Ârevi, de─či┼čen d├╝nyada de─či┼čen bireyi anlamaya ├žal─▒┼čmakt─▒r. ─░nsan ya┼čam─▒ kar┼č─▒tl─▒klar ve ├žat─▒┼čmalarla belirlenir. Her de─či┼čim kar┼č─▒tlar aras─▒ndaki s├╝rekli bir ├žat─▒┼čman─▒n ├╝r├╝n├╝d├╝r. Geli┼čim, varolan kar┼č─▒tl─▒klar─▒n ├ž├Âz├╝m├╝ ve sonunda yeni kar┼č─▒tl─▒klar─▒n ortaya ├ž─▒k─▒┼č─▒ ile ilerler. Bireyin ya┼čam─▒ndaki kar┼č─▒t g├╝├žler aras─▒ndaki ├žarp─▒┼čman─▒n sonucu bir uzla┼čma
de─čil, t├╝m├╝yle yeni bir ├╝r├╝nd├╝r. Riegel’e (1975) g├Âre, insan geli┼čimi en az─▒ndan d├Ârt boyutta e┼čzamanl─▒ bir harekettir: 1) ─░├žsel- biyolojik, 2) Bireysel-psikolojik, 3) K├╝lt├╝rel-sosyolojik, 4) D─▒┼čsal-
fiziksel. Geli┼čim, bu boyutlar─▒n dengesi bozuldu─ču zaman ortaya ├ž─▒kar. ├çe┼čitli boyutlardaki de─či┼čimler her zaman e┼čzamanl─▒ olmad─▒─č─▒ i├žin, aralar─▒nda ├žat─▒┼čma geli┼čir ve bir bunal─▒ma yol a├žar. Bunal─▒m,
bireylerin davran─▒┼člar─▒n─▒ yeni ko┼čullara ayarlamalar─▒n─▒ gerektiren son derece zorlay─▒c─▒ bir durumdur. Ancak diyalektik psikoloji a├ž─▒s─▒ndan
bunal─▒mlar─▒n mutlaka olumsuz olaylar olmas─▒ gerekmez. Bu psikoloji, Piaget’in bili┼čsel geli┼čim konusundaki g├Âr├╝┼člerinin yeterli olmad─▒─č─▒n─▒
ileri s├╝rer. Piaget geli┼čimin dengenin olu┼čtu─ču anda ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒n─▒ vurgulamaktad─▒r. Oysa Riegel’e g├Âre geli┼čimsel ilerlemenin temeli kar┼č─▒t ko┼čullard─▒r ve geli┼čim s├╝reci hi├žbir zaman sona ermez. Piaget
geli┼čimi denge ve uyumun periyodik d├╝zeylere ula┼čmas─▒ olarak g├Ârd├╝─č├╝ halde, Riegel bu geli┼čim d├╝zeyinin ancak k─▒sa s├╝reli oldu─čunu kabul
eder. Riegel’e g├Âre Erikson, bunal─▒mlar─▒n i├žsel-biyolojik ve k├╝lt├╝rel-sosyolojik g├╝├žlerle birlikte belirlenmesini vurgulayan ilk modern yazarlardan biridir, ancak Erikson da organizman─▒n neden evreden evreye ge├žerek geli┼čti─čini a├ž─▒klamakta yeterince ba┼čar─▒l─▒ olamam─▒┼čt─▒r.

Riegel bunal─▒m kavram─▒na farkl─▒ bir a├ž─▒klama getirmektedir:

“Bunal─▒m (crisis) kavram─▒ ├želi┼čik bi├žimde denge (equilibrium), kararl─▒l─▒k (stability), uygunluk (consonance) ve denge (balance) kavramlar─▒yla ba─člant─▒l─▒d─▒r. Denge (equilibrium) kavram─▒ arzu edilir bir ama├ž olarak davran─▒┼č ve toplum
bilimcilerin d├╝┼č├╝ncesine tam anlam─▒yla girmi┼čtir ve bunal─▒m─▒ olumsuz y├Ânde tan─▒mlar. B├Âylece, bunal─▒m kavram─▒, ancak uzun vadeli bir durum olarak ya da bir sakinlik durumunun kesilmesi eylemi olarak g├Ârd├╝─č├╝m├╝z zaman dengesizlik (disequilibrium) anlam─▒n─▒ kazan─▒r. Fakat, kar┼č─▒t durumlar ya da olaylar birbirine s─▒k─▒ca ba─č─▒ml─▒ oldu─čuna g├Âre,
denge kavram─▒ dengesizlik kavram─▒ olmadan ve kararl─▒l─▒k kavram─▒ bunal─▒m kavram─▒ olmadan anla┼č─▒lamaz. Bizim ara┼čt─▒rmam─▒z gereken nokta, bu ko┼čullar─▒n her birini tek ba┼člar─▒na kavramak de─čil, birbiri i├žine giri┼člerini kavramaktad─▒r. Kararl─▒l─▒k ve bunal─▒m─▒ olumlu ve olumsuz de─čil, birbirine
kar┼č─▒l─▒kl─▒ ba─č─▒ml─▒ olarak g├Ârmemiz, yaln─▒zca diyalektik ba─člant─▒lar─▒nda geli┼čimi olanakl─▒ k─▒lan ├želi┼čik ko┼čullar─▒ d├╝┼č├╝nmemiz gerekmektedir” (K. F. Riegel, 1975). Geli┼čim psikolojisinin bir ba┼čka temel sorunu, davran─▒┼č’─▒n m─▒ yoksa zihinsel s├╝re├žlerin mi vurgulanaca─č─▒d─▒r. Kat─▒ davran─▒┼č├ž─▒ yakla┼č─▒m do─črudan g├Âzlemlenemeyece─či gerek├žesiyle zihinsel s├╝re├žleri ara┼čt─▒rmak istemez; buna kar┼č─▒l─▒k, ├ža─čda┼č psikologlar nesnel y├Ântemler kullanarak
zihin s├╝re├žlerini de ara┼čt─▒rma alan─▒na katm─▒┼člard─▒r. ─░├ž zihinsel s├╝re├žlerin psikolojik geli┼čimdeki yeri ve rol├╝ art─▒k kabul edilmekte ve ara┼čt─▒r─▒lmaktad─▒r. Ayn─▒ ba─člamda bir ba┼čka sorun da, “normatif” geli┼čimin mi yoksa idiyografik geli┼čimin mi vurgulanaca─č─▒ konusudur. Kimi psikologlar b├╝t├╝n ├žocuklarda varolan ortak y├Ânler anlam─▒na gelen normatif (normative) geli┼čimle ilgilenirler; kimi psikologlar
da ├žocuklar aras─▒ndaki bireysel farkl─▒l─▒klar─▒ anlamay─▒ ama├žlayan idiyografik (idiographic) geli┼čimi vurgularlar. Normatif ara┼čt─▒rmalar genellikle geli┼čimin biyolojik temellerine dayan─▒rlar. Gesell ve bir ├Âl├ž├╝de de Piaget gibi kuramc─▒lar geli┼čimi, i├žsel biyolojik s├╝re├žlerin y├Ânlendirdi─či, ├ževresel etkenlerden pek etkilenmeyen, ├Ânceden┬á kestirilebilir bir olgu olarak g├Âr├╝rler. Bu bak─▒┼č a├ž─▒s─▒ “ortalama” ├žocuk ├╝zerinde
yo─čunla┼čmakta ve “normal” geli┼čimin a┼čama a┼čama nas─▒l ilerledi─čini belirleme amac─▒n─▒ g├╝tmektedir. ─░diyografik ara┼čt─▒rmalar ise ├žocu─ču birey olarak almakta ve onu di─čerlerinden farkl─▒la┼čt─▒ran etkenleri
incelemektedir. Vasta ve arkada┼člar─▒na (1992) g├Âre, dil geli┼čimi konusundaki ├ža─čda┼č ara┼čt─▒rmalar bu iki yakla┼č─▒m─▒ sergileyen ├Ârneklerdir. Kimi kuramc─▒lar dil yetene─činin b├╝t├╝n ├žocuklarda benzer bi├žimde ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒n─▒, ├ž├╝nk├╝ b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de beyindeki mekanizmalar taraf─▒ndan denetlendi─čini kabul etmektedirler. Dolay─▒s─▒yla bu ara┼čt─▒rmalar
belirli bir dildeki ├žocuklar─▒n ortak dil geli┼čimi ├Âr├╝nt├╝lerini, ayn─▒ zamanda binlerce dil i├žin evrensel olan ├Âzellikleri ara┼čt─▒rmaktad─▒rlar. Buna kar┼č─▒l─▒k ba┼čka kuramc─▒lar da konu┼čma geli┼čimindeki bireysel
farkl─▒l─▒klarla ve dilin kazan─▒lmas─▒ndaki ├ževresel etkilerle, yani dilin farkl─▒ ├žocuklarda farkl─▒ geli┼čmesine yol a├žan nedenlerle ilgilenmektedirler.

:::::::::::::::::

3. Geli┼čimle ─░lgili Temel Kavramlar

Ya┼č (age) kavram─▒, geli┼čim psikolojisini psikolojinin di─čer alanlar─▒ndan ay─▒ran temel kavramd─▒r. Ya┼č zaman ile e┼čanlaml─▒ bir kavramd─▒r ve kendi ba┼č─▒na hi├žbir ┼čeyin nedeni de─čildir. Ya┼č kavram─▒n─▒n
yaratt─▒─č─▒ kar─▒┼č─▒kl─▒klar nedeniyle kimi geli┼čim psikologlar─▒ evre (stage) kavram─▒n─▒ kullanmay─▒ ye─člerler. Bir ba─č─▒ms─▒z de─či┼čken olarak “evre”,
“ya┼č”tan daha kullan─▒┼čl─▒d─▒r. G├╝n├╝m├╝zde evre kavram─▒ geli┼čim psikologlar─▒nca iki anlamda kullan─▒lmaktad─▒r. “G├╝├žl├╝” anlamda evre kavram─▒
s├╝reksizli─či dile getirir. ├ľrne─čin, ├žocu─čun hareket geli┼čimi emekleme, aya─ča kalkma, y├╝r├╝me, ko┼čma bi├žimindedir. Bu evrelerden her biri di─čerinden niteliksel olarak farkl─▒d─▒r. Bu anlamda evreler her zaman belirli bir zaman aral─▒─č─▒nda ortaya ├ž─▒kmak durumundad─▒rlar; geli┼čen birey bir evreyi┬á atlayamaz, evreleri bir ba┼čka zaman aral─▒─č─▒nda
ya┼čayamaz. Evre kavram─▒n─▒n bu g├╝├žl├╝ anlam─▒ Piaget’in bili┼čsel geli┼čim kuram─▒nda ve Kohlberg’in ahlak geli┼čimi kuram─▒nda ortaya ├ž─▒kar.

Evre kavram─▒n─▒n “zay─▒f” anlam─▒ da vard─▒r ve ya┼č, ├ževre, ilgiler, etkinlikler konusunda bilgi verir. B├╝t├╝n bu kullan─▒mlarda kavram anlam
de─či┼čikli─či olmadan ge├žer. ├ľrne─čin ├žocu─čun “di┼č ├ž─▒karma evresinde”,
“ilkokul evresinde”, “anal evrede” oldu─ču s├Âylenebilir. Freud’un
psikoseks├╝el geli┼čim kuram─▒nda ve Erikson’un psikososyal geli┼čim kuram─▒nda
bu anlamdaki evre kavram─▒ kullan─▒l─▒r (Ph. G. Zimbardo, 1979).

Kullan─▒mdaki bu farkl─▒l─▒─ča kar┼č─▒n, evre kuramlar─▒n─▒n t├╝m├╝ evrelerin
temel ├Âzellikleri ├╝zerinde birle┼čirler. Kuramsal olarak evrelerin ┼ču
├Âzellikleri ta┼č─▒d─▒─č─▒ kabul edilmektedir: 1) Evreler genel sorunlar─▒
betimlerler. Bir evre o evreye ├Âzg├╝ genel ├Âzellikleri ve sorunlar─▒ vurgular.
2) Evreler davran─▒┼čtaki nitelik farkl─▒l─▒klar─▒n─▒ dile getirirler. Bir evredeki
davran─▒┼č─▒n kendine ├Âzg├╝ nitelikleri vard─▒r. 3) Evreler de─či┼čmez
bir ard─▒┼č─▒kl─▒k g├Âsterirler. Bir evre di─čerini de─či┼čmez bir s─▒ra i├žinde izler.
4) Evreler b├╝t├╝n k├╝lt├╝rler i├žin evrenseldir. K├╝lt├╝rler aras─▒ndaki
farkl─▒l─▒klara kar┼č─▒n, b├╝t├╝n k├╝lt├╝rler ayn─▒ ya┼čam sorunlar─▒yla ba┼ča ├ž─▒kmaya
├žal─▒┼čt─▒klar─▒ i├žin geli┼čim evreleri b├╝t├╝n k├╝lt├╝rlerde ayn─▒d─▒r (W.C. Crain,
1986).

─░lerde de g├Âr├╝lece─či gibi, geli┼čim kuramlar─▒n─▒n ├žo─ču evre kuramlar─▒d─▒r.
Ancak evre kuramlar─▒n─▒n hepsi evre kavram─▒n─▒n gerektirdi─či
├Âzelliklere sahip de─čildir. John Flavell’e (1985) g├Âre, tam bir evre
kuram─▒ndaki her geli┼čim evresi ┼ču ├Âgeleri ta┼č─▒r: Yap─▒lar (yeteneklerin,
becerilerin ya da g├╝d├╝lerin tutarl─▒ bir ├Âr├╝nt├╝s├╝); niteliksel de─či┼čimler
(├Ânceki evreyle kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒ld─▒─č─▒nda yetenekler, beceriler ya da g├╝d├╝ler
aras─▒nda a├ž─▒k bir farkl─▒l─▒k); ani olu┼č (evrenin tipik yeteneklerinde,
becerilerinde, g├╝d├╝lerinde e┼čzamanl─▒ bir de─či┼čim); birliktelik (b├╝t├╝n
de─či┼čimlerin a┼ča─č─▒ yukar─▒ ayn─▒ h─▒zla geli┼čmesi). ├çok az evre kuram─▒
b├╝t├╝n bu ├Âl├ž├╝tlere tam olarak uyabilmektedir. ├ľrne─čin, bir evrenin nerede
bitti─či, di─čerinin nerede ba┼člad─▒─č─▒ konusunda ├žok az g├Âr├╝┼č birli─či
vard─▒r. Bu t├╝r sorunlar nedeniyle g├╝n├╝m├╝zde evre kavram─▒ daha az
s─▒n─▒rlay─▒c─▒ bir bi├žimde kullan─▒lmaktad─▒r. ├ľzel bir alandaki belliba┼čl─▒
ya┼čam evrelerinin betimlenmesinde hala evre kavram─▒ ye─č tutulmaktad─▒r.

Evre kuram─▒yla yak─▒ndan ili┼čkili kavramlardan biri de kritik d├Ânemler
(critical periods) kavram─▒d─▒r. Kritik d├Ânemler, ya┼čam s├╝resinde,
s├╝rekli ve geri d├Ân├╝lmez sonu├žlar─▒ olabilen elveri┼čli ve elveri┼čsiz
durumlarla ilgili zamanlard─▒r. Kimi geli┼čimciler “duyarl─▒ d├Ânem” (sensitive
period) terimini kritik d├Ânem terimine ye─č tutarlar. Duyarl─▒ d├Ânem
kavram─▒, kritik d├Ânem kavram─▒na g├Âre, zaman boyutunda daha
fazla esneklik ve geri d├Ân├╝┼čl├╝l├╝k i├žerir. Kritik ya da duyarl─▒ d├Ânem
anlay─▒┼č─▒ ├Âzellikle ├╝nl├╝ etolog Konrad Lorenz’in ├žal─▒┼čmalar─▒ndan sonra
yayg─▒nl─▒k kazanm─▒┼čt─▒r. Bu anlay─▒┼č psikanalitik a├ž─▒klamalarda da ├Ânemli
bir yer tutar. “├çocukluk nevrozu olmadan yeti┼čkinlik nevrozu olmaz”
form├╝l├╝ bu anlay─▒┼č─▒n anlat─▒m─▒d─▒r. Bununla birlikte, kimi geli┼čimciler
ya┼čam─▒n ilk y─▒llar─▒n─▒n bu denli ├Ânemli say─▒l─▒┼č─▒n─▒ reddederler.

Evre kavram─▒n─▒n sa─člad─▒─č─▒ kuramsal kolayl─▒klar a├ž─▒k olmakla birlikte,
ya┼č kavram─▒ndan vazge├žilemeyece─či de ortadad─▒r. ┼×u halde, ya┼č─▒n
geli┼čimsel anlam─▒n─▒ incelemekten ka├ž─▒n─▒lamaz.

Ya┼č sadece biyolojik, kronolojik bir kavram de─čildir, ayn─▒ zamanda
psikolojik, toplumsal bir ger├žekliktir. Bireyin kendini ka├ž ya┼č─▒nda
“hissetti─či”ne ili┼čkin ya┼čant─▒ herkes├že bilinir. Bir insan 16’s─▒nda kendini
yeti┼čkin gibi hisseder, ├Âyle davran─▒r ve ├ževresi de onu ├Âyle alg─▒lar;
bir di─čeri ise 30’unda hala y├╝ksek ├Â─črenimini s├╝rd├╝rmektedir ve ├Â─črenimini
bitirmeden kendini tam bir yeti┼čkin gibi hissetmeyebilir. ├ľzellikle
yeti┼čkinlik psikolojisinde ya┼članma s├╝recinin incelenmesi, farkl─▒
ya┼č b├Âl├╝klerindeki insanlar─▒n farkl─▒l─▒klar─▒n─▒n incelenmesi ├Ânem ta┼č─▒r.
Ayr─▒ca, bireyin ya┼čam d├Âng├╝s├╝ belirli bir tarih i├žine yerle┼čti─činden,
bireysel zaman ile tarihsel zaman aras─▒ndaki etkile┼čim de ├Ânemlidir.
├ç├╝nk├╝ bireyin ├Ârne─čin 20 ya┼č─▒n─▒ 1995’te ya da 1935’te ya┼čamas─▒ farkl─▒
anlamlar ta┼č─▒r. ├ľte yandan, geli┼čim ara┼čt─▒rmas─▒ a├ž─▒s─▒ndan da, farkl─▒ insanlar
aras─▒ndaki ya┼č farkl─▒l─▒klar─▒ (bireyin ve ana babas─▒n─▒n) ile, bireyin
kendisinin ya┼č farkl─▒l─▒─č─▒ (┼čimdiki hali ve 30 y─▒l sonras─▒) farkl─▒ etkenlerin
dikkate al─▒nmas─▒n─▒ gerektirir. Her birey a┼ča─č─▒ yukar─▒ ayn─▒ zamanda
do─čmu┼č insanlar grubu demek olan b├Âl├╝k (cohort) i├žinde yer
al─▒r. Amerika Birle┼čik Devletleri’nde 1930’lardaki b├╝y├╝k ekonomik
bunal─▒m─▒n gen├žler ├╝zerindeki etkisinin olumlu ya da olumsuz olmas─▒
gencin ait oldu─ču b├Âl├╝─če ba─čl─▒d─▒r. Bu etkinin o tarihlerde ergenlik ├ža─č─▒nda
olan ├žocuklar ├╝zerinde olumlu, okul ├Âncesi ├ža─čda olanlar ├╝zerinde
ise olumsuz oldu─ču belirtilmektedir.

Ya┼č, basit├že bak─▒ld─▒─č─▒nda, bireyin do─čumundan itibaren d├╝nyan─▒n
g├╝ne┼č ├ževresindeki d├Ân├╝┼člerinin say─▒s─▒d─▒r sadece. Ancak, ya┼čla gelen
de─či┼čimler, farkl─▒ ya┼člardaki insanlar aras─▒ndaki farkl─▒l─▒klar, ya┼članma
s├╝reci vb. ├Ânemli konulard─▒r. Ya┼ča ili┼čkin bu de─či┼čimlerin ├žo─ču
-├Âzellikle yeti┼čkinler i├žin- bireyin i├žinde ya┼čad─▒─č─▒ toplum taraf─▒ndan
belirlenir. Ancak, hangi toplum i├žinde olursa olsun biyolojik de─či┼čimler
de ├Ânemlidir.

Ya┼č─▒n ├Ânemini kavramak i├žin a┼ča─č─▒daki tabloya bakabiliriz:

Tablo 1: ─░nsan Ya┼čam ├çizgisi

0- Gebelik, do─čum

6- Okula ba┼člama

12- Erinlik

18-30 Oy verme, i┼če ba┼člama, evlenme, anababa olma

30-48 Anababa ├Âl├╝m├╝, menopoz, ├žocuklar─▒n evden ayr─▒lmas─▒,
b├╝y├╝k anababa olma

48-65 Emeklilik, e┼č ├Âl├╝m├╝, b├╝y├╝k-b├╝y├╝k anababa olma

65 ve ├╝zeri- ├ľl├╝m

(├ľnemli olaylar─▒n ya┼člar─▒ ortalama olarak verilmi┼čtir, bu ya┼člar ├Ânemli
bireysel ve cinsel farkl─▒l─▒klar g├Âsterir).

Kaynak: D.C. Kimmel, Adulthood and Aging, 1974.

Her bireyin d├Âllenmeyle ba┼člay─▒p ├Âl├╝mle sonu├žlanan b├Âyle bir
ya┼čam ├žizgisi (life line) vard─▒r. Bu ya┼čam ├žizgisi insan─▒n ya┼čam d├Âng├╝s├╝n├╝n
(life cycle) ┼čematik bir tasar─▒m─▒d─▒r ve insan ya┼čamm─▒n t├╝m
s├╝resinin (life span) ilerleyen ve s─▒rasal y├Ânlerini vurgular. Bu ├žizgide
belirli ya┼člar, ya┼ča ba─čl─▒ ├Âzel de─či┼čimler i├žin i┼čaretlenmi┼čtir. Biyolojik
b├╝y├╝menin rol├╝, gebelikten do─čuma, do─čumdan erinli─če, erinlikten
orta ya┼ča vb. ilerledik├že ├Ânemini yitirmektedir. ┼×u halde biyolojik
de─či┼čkenlerin d─▒┼č─▒nda hangi etkenlerin ya┼čam ├žizgisindeki olaylar─▒n ├Ânemini
belirledi─či sorulabilir. ├ľrne─čin, 6 ya┼č, ├žocu─čun okula giri┼čini ve
uzun bir resmi e─čitimden ge├ži┼čini g├Âstcrdi─či i├žin anlaml─▒d─▒r. 12 ya┼č,
erinli─čin ba┼člang─▒c─▒n─▒, ├žocuklu─čun sona eri┼čini ve gen├žlik k├╝lt├╝r├╝ne
kat─▒lmay─▒ g├Âsterdi─či i├žin ├Ânemlidir. 18 ya┼č, bir├žok toplumda oy kullanma,
s├╝r├╝c├╝ belgesi alma, ├╝niversiteye girme, evden ayr─▒lma, i┼če
girme, evlenme gibi ├Ânemli toplumsal ve hukuksal anlamlar ta┼č─▒r ve
yeti┼čkinlikten pay almay─▒ simgeler. 30 ya┼č -├Âzellikle kitle ileti┼čim
ara├žlar─▒nca- orta ya┼č─▒n ve art─▒k ini┼če ge├ži┼čin ba┼člang─▒c─▒ olarak g├Âr├╝l├╝r;
oysa d├Ân├╝m noktas─▒ olarak a─č─▒rl─▒kl─▒ sonu├žlar─▒ olmayan bir ya┼čt─▒r, gene
de yeti┼čkinli─čin birtak─▒m hareketli olaylar─▒ bu ya┼č dolaylar─▒nda ya┼čan─▒r.
Yeti┼čkinler di─čer ya┼č d├Ânemlerinden niteliksel olarak farkl─▒ bir orta
ya┼č kavram─▒na sahiptirler. Ergenlikten sonraki on y─▒llarda ya┼ča ba─čl─▒
de─či┼čimlerin az olmas─▒na kar┼č─▒n, orta ya┼čl─▒l─▒kta menopoz ve emeklilik
gibi iki olay ya┼ča ba─čl─▒ olarak ger├žekle┼čmektedir. ─░leri ya┼člarda e┼čin ya
da arkada┼člar─▒n ├Âl├╝m├╝, bireyin kendi ├Âl├╝m├╝nden ├Ânce ge├žti─či d├Ân├╝m
noktalar─▒d─▒r. Ara┼čt─▒rmalar ├Âl├╝m├╝n de ├Ânemli bir geli┼čim olay─▒ oldu─čunu
ortaya koymaktad─▒r. ├ľl├╝me yak─▒nl─▒k ya┼čl─▒l─▒kta kronolojik ya┼čtan
├žok daha ├Ânemli bir zaman ├Âl├ž├╝t├╝ olmaktad─▒r. ├ľl├╝m ka├ž─▒n─▒lmazl─▒k kazand─▒k├ža,
psikolojik de─či┼čimlere yol a├žmaktad─▒r.

Bireyin ya┼čam d├Âng├╝s├╝ boyunca geli┼čimi ya┼ča ba─čl─▒ de─či┼čimin
kaynaklar─▒ndan sadece biridir. Ya┼čam ├žizgisi ile ├žak─▒┼čan “tarihsel zaman”
da bireyin ya┼čam d├Âng├╝s├╝ i├žinde ilerlemesini etkileyen ya┼ča
ba─čl─▒ bir di─čer boyuttur.

S├Âz gelimi, yirmi y─▒l ├Ânce ├╝niversite ├Â─črencisi olan bir gencin
ana babas─▒ b├╝y├╝k olas─▒l─▒kla Birinci D├╝nya Sava┼č─▒ sonlar─▒nda ve b├╝y├╝k
ekonomik bunal─▒m─▒n ilk y─▒llar─▒nda do─čmu┼čtur. O insanlar uluslararas─▒
dayan─▒┼čmay─▒ ├Â─črenmi┼čler, ama ekonomik g├╝venliklerinin ve maddi
varl─▒klar─▒n─▒n kendi denetimleri d─▒┼č─▒nda birden bire yok olabilece─čini
de g├Ârm├╝┼člerdir. Ekonomik bunal─▒m y─▒llar─▒nda okula giden o insanlar
ilk toplumsal deneyimlerini, ilerdeki tutum ve de─čerlerini etkileyen
maddi s─▒k─▒nt─▒lar i├žinde ya┼čam─▒┼člard─▒r. Belki ─░kinci D├╝nya Sava┼č─▒’n─▒
ya┼čam─▒┼člar, hatta i├žinde bizzat yer alm─▒┼člard─▒r. 1940’larda do─čanlar ise
yaln─▒z ekonomik b├╝y├╝meyi ve orta s─▒n─▒f─▒n geli┼čmesini de─čil, ayn─▒ zamanda
hi├ž eksilmeyen n├╝kleer sava┼č tehdidini de ya┼čam─▒┼člard─▒r. Son
zamanlarda ├ževre kirlenmesi ve n├╝fus patlamas─▒ gibi di─čer yok olma
tehditlerini de ya┼čamaya ba┼člam─▒┼člard─▒r. Bug├╝n├╝n d├╝nyas─▒, yaln─▒z teknolojik
geli┼čmeyi de─čil, d├╝nyan─▒n k├╝├ž├╝lmesini ve uzaya gidilmesini
de ya┼čamaktad─▒r. Bilgisayarlarla ya┼čama zorunlulu─čunun getirdi─či sorunlar─▒
da eklemek gerek!

Bu t├╝r tarihsel-k├╝lt├╝rel olaylar─▒n bireylerin tutum, de─čer ve d├╝nya
g├Âr├╝┼člerini b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de etkiledi─či bilinmektedir. Bu geli┼čmeler insanlar─▒
farkl─▒ ya┼člarda farkl─▒ bi├žimlerde etkiler. Ancak tarihsel olaylar─▒n
ku┼čaklar ├╝zerindeki etkisi ya┼ča ba─čl─▒ olman─▒n yan─▒nda toplumsal
kesimlere de ba─čl─▒d─▒r. ├ľrne─čin A.B.D’de 1950’lerde uzay programlar─▒n─▒n
├Ânem kazanmas─▒ o y─▒llarda meslek se├žiminin e┼či─činde bulunan
gen├žleri daha fazla etkilemi┼č, ├žo─čunu fen ve m├╝hendislik dallar─▒na y├Âneltmi┼č,
sonu├žta bu alanda i┼čg├╝c├╝ fazlas─▒ olu┼čmas─▒na yol a├žm─▒┼čt─▒r.

Bireysel ya┼čam d├Âng├╝s├╝ ile tarihsel zaman ├žizgisi etkile┼čiminin
ilgin├ž bir ├Ârne─či de “ku┼čaklararas─▒ ├žat─▒┼čma” olgusudur. Bu ├žat─▒┼čman─▒n
gen├žlerle anababalar─▒n─▒n ku┼ča─č─▒ aras─▒ndaki de─čer, tutum ve ya┼čam bi├žimi
farkl─▒l─▒─č─▒ndan olu┼čtu─ču kabul edilirse, iki farkl─▒ yorum getirilebilir:
Geli┼čimsel ve tarihsel. Geli┼čimsel olarak ku┼čaklar aras─▒ndaki bu
farkl─▒l─▒k gen├žlerin ve anababalar─▒n─▒n ya┼čam d├Âng├╝s├╝ndeki farkl─▒ evrelerden
kaynaklanmaktad─▒r. Erikson’a g├Âre gen├ž insan “Ben kimim?
Toplumla nas─▒l bir ili┼čki kurabilirim?” gibi kimlik sorunlar─▒yla u─čra┼č─▒rken,
kendi de─čer ve tutumlar─▒n─▒ olu┼čturabilmek i├žin toplumun de─čerlerini
irdeledi─či ve anababa de─čerlerini k─▒smen reddetti─či bir evreden
ge├žer. Anababalar ise, d├╝nyada s├╝rekliliklerini sa─člayan i┼čaretler
b─▒rakabilme iste─čiyle, ekonomik ve duygusal bir kararl─▒l─▒k sa─člayarak,
toplumun de─čerlerini aktarmaya ├žabalad─▒klar─▒ bir geli┼čim evresindedirler.
─░ki ayr─▒ evredeki insanlar─▒n ├žat─▒┼čmas─▒ bir t├╝r insanl─▒k durumudur
ve bu nedenle insanl─▒k tarihi kadar eskidir.

Ku┼čaklar aras─▒ndaki bu ├žat─▒┼čma ku┼čaklar boyunca ortaya ├ž─▒kan
toplumsal de─či┼čimin mekanizmas─▒ da olabilir. ├ľzellikle, ya┼čl─▒lar─▒n geli┼čen
daha karma┼č─▒k ve yeni toplumsal yap─▒ya gen├žleri haz─▒rlayamad─▒klar─▒
h─▒zl─▒ toplumsal de─či┼čim d├Ânemlerinde bu b├Âyledir. Toplumsal
geli┼čimin h─▒z─▒ artt─▒k├ža birbirini izleyen ku┼čaklar aras─▒ndaki yeniden
uyum sa─člama s├╝reci de o ├Âl├ž├╝de ├Ânem kazanmaktad─▒r. G├╝n├╝m├╝zde
gen├žlik d├Âneminin uzamas─▒ gen├žlere, ki┼čisel ├Âzg├╝rl├╝k, ekonomik g├╝venlik,
entelekt├╝el ara┼čt─▒rma a├ž─▒lar─▒ndan, toplumu ve toplumsal de─čerleri
sorgulamaya zaman ve olanak sa─člamaktad─▒r. Yine bu d├Ânemin
uzamas─▒ gen├žlerin kendi aralar─▒nda bir ├ževre yarat─▒p ya┼čl─▒ ku┼čakla
daha az ili┼čki kurmalar─▒na olanak vermektedir. B├Âylece gen├žler aras─▒nda
payla┼č─▒lan tutum ve de─čerler artmakta, geleneksel ku┼čaklararas─▒
etkile┼čimin yerine ya┼č─▒tlararas─▒ etkile┼čim ge├žmektedir. “Gen├žlik k├╝lt├╝r├╝”
olgusu da buradan do─čmaktad─▒r.

Gen├žlik d├Ânemiyle ├žak─▒┼čan bu tarihsel etkenler -├žocuklukla yeti┼čkinlik
aras─▒ndaki s├╝renin uzamas─▒, anababalar─▒n gen├žli─čine oranla
daha maddi varl─▒k i├žinde ya┼čayan gen├žlik, gen├ž n├╝fusun sava┼č sonras─▒nda
artmas─▒- ku┼čaklar ├žat─▒┼čmas─▒n─▒ derinle┼čtiren nedenler olmu┼čtur.
┼×u halde, geli┼čim olgusunu, geli┼čim d├Âneminin ├žak─▒┼čt─▒─č─▒ tarihsel d├Ânemi
dikkate almadan tam olarak anlayamay─▒z. Ama ayn─▒ zamanda,
ku┼čaklar ├žat─▒┼čmas─▒n─▒ tam olarak anlayabilmek i├žin geli┼čimsel (ya┼č) etkenleri
tarihsel etkenlerden ay─▒rabilmemiz gerekmektedir. Margaret
Mead, ku┼čaklar ├žat─▒┼čmas─▒ konusunda geli┼čimsel etkenlerin yerine tarihsel
de─či┼čimlere a─č─▒rl─▒k verdi─či bir a├ž─▒klama getirmi┼čtir. Mead, sava┼č
sonras─▒ insanlar─▒n i├žinde ya┼čad─▒klar─▒ d├Ânemin olumsuz niteliklerini
├Âzellikle vurgulamaktad─▒r. Mead’a g├Âre, “k├╝lt├╝rel s├╝reksizlik” ya┼čam
d├Âng├╝s├╝nde ilerledik├že, 1980’lerde 41 ya┼č─▒ndakiler 55 ve daha yukar─▒
ya┼čta olanlar─▒ anlayamaz hale geleceklerdir ve bu b├Âyle s├╝r├╝p gidecektir.
Sadece tarihsel etkenlere dayanarak kuruldu─ču i├žin abart─▒lan bu
sav, ku┼čak ├žat─▒┼čmas─▒n─▒n gen├žlerle ya┼čl─▒lar aras─▒nda sonsuza dek var
olaca─č─▒ do─črultusundaki geli┼čimsel savla ├želi┼čmektedir.

Ku┼čaklar ├žat─▒┼čmas─▒na ili┼čkin bu ├Ârnek, ya┼č farkl─▒l─▒klar─▒n─▒n anla┼č─▒lmas─▒n─▒n
ve yorumlanmas─▒n─▒n ├žok zor olabilece─či ger├že─čini ortaya
koymaktad─▒r. Bu nedenle, ya┼č farkl─▒l─▒klar─▒ ├╝zerindeki ara┼čt─▒rmalar─▒n,
geli┼čimsel (ya┼č) ve tarihsel (zaman) etkenlerin etkile┼čimini dikkate almas─▒
gerekmektedir. Geli┼čimsel sav ile k├╝lt├╝rel s├╝reksizlik sav─▒ aras─▒ndaki
├želi┼čki ancak amprik ara┼čt─▒rmalarla giderilebilecektir. ─░deal bir
ara┼čt─▒rma y├Ântembilimi, insanlar─▒ bu ku┼čaklar fark─▒n─▒n her iki taraf─▒nda
da belirli bir s├╝re izleyebilmelidir (D. C. Kimmel, 1974).

GEL─░┼×─░M PS─░KOLOJ─░S─░-2

4. Geli┼čim Psikolojisinde Y├Ântemler

Geli┼čim psikolojisi, do─čumdan ├Âl├╝me uzanan ya┼čam s├╝resinde fiziksel,
zihinsel, duygusal ve toplumsal i┼člevlerde ortaya ├ž─▒kan b├╝t├╝n
de─či┼čimleri ara┼čt─▒r─▒r. Geli┼čim ara┼čt─▒rmalar─▒nda ├že┼čitli ara┼čt─▒rma
stratejilerinden, yakla┼č─▒mlar─▒ndan, desenlerinden ya da y├Ântemlerinden s├Âz
edilebilir ve bunlar ├že┼čitli bi├žimlerde s─▒n─▒flanabilir.

A┼ča─č─▒da, herhangi bir s─▒n─▒flama yapmadan, geli┼čim psikolojisinde
s─▒kl─▒kla kullan─▒lan baz─▒ y├Ântemler a├ž─▒klanmaktad─▒r.

Deneysel y├Ânte─▒n (experimental method), deneysel varsay─▒mlar─▒
neden-sonu├ž ili┼čkisinin belirlenmi┼č oldu─ču kontroll├╝ bir durum i├žinde
s─▒namaktan ibarettir. ─░li┼čkisel y├Ântem (correlational method), iki ya da
daha fazla etken aras─▒ndaki ili┼čkiyi saptamakla u─čra┼č─▒r. Bu yakla┼č─▒mda
hi├žbir ┼čey ara┼čt─▒rmac─▒ taraf─▒ndan de─či┼čtirilmez, durum oldu─ču gibi ├Âl├ž├╝l├╝r,
denekler ayn─▒ ko┼čullar alt─▒nda g├Âzlemlenir, de─či┼čkenler aras─▒ndaki
ili┼čki genellikle “korelasyon katsay─▒s─▒” ile bulunur. ├ľrnek olay
y├Ântemi (case study method), tek bir dene─čin ayr─▒nt─▒l─▒ bi├žimde incelenmesi
y├Ântemidir. “Klinik ├Ârnek olay incelemesi” bu y├Ântemin daha
derinli─čine bir yoludur. “Tek denekli deneysel ara┼čt─▒rma”, deneysel
y├Ântem ile ├Ârnek olay y├Ânteminin tek bir bireyin incelenmesinde birle┼čmesidir.
Bu ├╝├ž y├Ântemden herbirinin g├╝├žl├╝ ve zay─▒f yanlar─▒ vard─▒r;
ancak bilim adamlar─▒n─▒n ye─čledikleri y├Ântem deneysel y├Ântemdir,
├ž├╝nk├╝ ara┼čt─▒rmac─▒ya neden-sonu├ž ili┼čkilerini arayabilece─či kontroll├╝
bir durum sa─člar. Bu kontrollerin olmad─▒─č─▒ ili┼čkisel ara┼čt─▒rma ise sadece
de─či┼čkenler aras─▒ndaki ili┼čkiyi ortaya ├ž─▒karabilir, ama neden-sonu├ž
ba─člant─▒s─▒n─▒ veremez. Gene de ili┼čkisel y├Ântem, ├╝zerinde oynanamayan
ko┼čullarn ara┼čt─▒r─▒lmas─▒nda ve do─čal ├ževredeki ├Âzelliklerin
├Âl├ž├╝lmesinde ├žok ├Ânemlidir. Hem deneysel hem de ili┼čkisel y├Ântemler,
bulgular─▒n daha geni┼č evrene genellenebilece─či temsil edici ├Ârneklemler
kullan─▒rlar. Oysa ├Ârnek olay y├Ântemi bir tek denekle ilgili oldu─ču
i├žin genelle┼čtirme yapamaz; ko┼čullar di─čer y├Ântemlere uygun olmad─▒─č─▒
zaman ├Ârnek olay y├Ântemi kullan─▒labilir. Bununla birlikte, Piaget
ve Freud’un kulland─▒─č─▒ bi├žimiyle ├Ârnek olay y├Ântemi ├Ânemli kuramlara
yol a├žm─▒┼čt─▒r (R.M. Liebert ve R.W.-Nelson, 1981).

Kullan─▒lan y├Ânteme bak─▒lmaks─▒z─▒n pek ├žok geli┼čim ara┼čt─▒rmas─▒
kesitsel, boylamsal ya da s─▒rasal bir desen ├Ârg├╝tleyebilir. Kesitsel desen
(cross-seetional design), farkl─▒ ya┼č gruplar─▒n─▒ se├žer ve kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒r.
Bu yakla┼č─▒mda genellikle her denek i├žin bir tek g├Âzlem vard─▒r. Geli┼čim
de─či┼čiklikleri farkl─▒ ya┼člardan deneklerin incelenmesiyle belirlenir.
Bu y├Ântemin en b├╝y├╝k avantaj─▒ ayn─▒ ya┼čtakilere bir seferde test
verilebilmesidir; en b├╝y├╝k sorunu da, gruplar─▒n sadece ya┼ča g├Âre de─čil,
do─čum y─▒l─▒na g├Âre de farkl─▒la┼čabilmesi ger├že─čini dikkate almamas─▒d─▒r.
Do─čum y─▒l─▒ farkl─▒l─▒klar─▒ toplumsal ko┼čullara, e─čitim uygulamalar─▒na,
siyasal atmosfere ve ba┼čar─▒y─▒ etkileyen di─čer de─či┼čkenlere
ili┼čkin farkl─▒l─▒klarla ba─č─▒nt─▒l─▒ olabilir. Farkl─▒ zamanlarda do─čan bireyler
farkl─▒ do─čum b├Âl├╝klerine (birth cohorts) mensupturlar. Kesitsel y├Ântemin
sorunu, ya┼č ile do─čum b├Âl├╝─č├╝n├╝ birbirine kar─▒┼čt─▒rmas─▒d─▒r; ya┼č
gruplar─▒ burada farkl─▒ do─čum b├Âl├╝klerinden se├žilmektedirler.

Boylamsal desen (longitudinal design), ayn─▒ do─čum b├Âl├╝─č├╝nden
olan bireylerin tekrar tekrar test edilmesi yakla┼č─▒m─▒d─▒r. Boylamsal
ara┼čt─▒rmada ayn─▒ denekler de─či┼čik ya┼člarda birka├ž kez g├Âzlemlenir, zaman
i├žindeki davran─▒┼č de─či┼čikli─či ya da kararl─▒l─▒─č─▒ kaydedilir. Bu t├╝r
ara┼čt─▒rman─▒n avantaj─▒ ya┼č de─či┼čikliklerinin do─čum b├Âl├╝─č├╝ farkl─▒l─▒klar─▒yla
kar─▒┼čt─▒r─▒lmamas─▒d─▒r; sadece bir b├Âl├╝kten olanlar t├╝m├╝yle test edilirler.
Gene de, en ├Ânemli sorun, e─čer ele al─▒nan d├Ânem ├žok geni┼čse,
ara┼čt─▒rman─▒n olanaks─▒z ├Âl├ž├╝de ├žok zaman gerektirmesidir. Bir ba┼čka
sorun, e─čer b├Âl├╝k farkl─▒l─▒klar─▒ varsa bunlar─▒n ortaya ├ž─▒kar─▒lamamas─▒d─▒r.
├ç├╝nk├╝ sadece bir b├Âl├╝k test edilmektedir, sonu├žlar─▒n genellenebilirli─či
ku┼čkuludur. ├ľrne─čin, ciddi bir ekonomik ├ž├Âk├╝nt├╝ d├Âneminde b├╝y├╝m├╝┼č
olan bir b├Âl├╝k sadece bu zamana ├Âzg├╝ belirli tutumlar─▒ yans─▒tabilir;
daha ├Ânceki ya da sonraki b├Âl├╝kler i├žin tipik olan─▒ vermez.

S─▒rasal desen (sequential design), pek ├žok farkl─▒ do─čum b├Âl├╝klerinin
tekrar tekrar test edilmesi yakla┼č─▒m─▒d─▒r. B├Âylece s─▒rasal ara┼čt─▒rmalar
kesitsel y├Ântemin temel sorununu (ya┼č─▒n b├Âl├╝kle kar─▒┼čt─▒r─▒lmas─▒
sorununu), her ya┼č d├╝zeyinde birden fazla b├Âl├╝─č├╝ ele alarak ├ž├Âzerler;
boylamsal y├Ântemin genelle┼čtirme sorununu da ayn─▒ yoldan ├ž├Âzerler
(Ph-G. Zimbardo, 1979).

Boylamsal ve kesitsel y├Ântemler insan geli┼čimi konusunda g├Âzlem
yapma ve veri toplaman─▒n temel yollar─▒d─▒r. Ara┼čt─▒rmac─▒, verileri
ili┼čkisel (correlational) ya da etkensel (factorial) tekniklerle elden
ge├žirerek, niceliksel olarak de─čerlendirilmi┼č de─či┼čkenler aras─▒nda varolan
anlaml─▒ ili┼čkileri ke┼čfedebilir.

A┼ča─č─▒daki tabloda (Tablo 2) boylamsal ve kesitsel y├Ântemlerin
kar┼č─▒la┼čt─▒rmal─▒ nitelikleri ├Âzetlenmektedir.

Tablo 2

Boylamsal ve Kesitsel Y├Ântemlerin Kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒lmas─▒

BOYLAMSAL Y├ľNTEM

OLUMLU

─░lk ├žocukluk ile yeti┼čkin davran─▒┼člar─▒
aras─▒ndaki s├╝reklili─či belirler.

E┼čde─čer olmayan ├Ârneklemle ilgili sorunlar─▒ ├Ânler.

B├╝y├╝me art─▒┼člar─▒n─▒ ve ├Âr├╝nt├╝lerini betimler.

Di─čer ara┼čt─▒rmalardan daha kesin
bi├žimde neden-sonu├ž ili┼čkisini belirtebilir.

OLUMSUZ

Zaman ve para a├ž─▒s─▒ndan pahal─▒d─▒r.

Ara┼čt─▒rma fonlar─▒ t├╝kenirse ├Ânceki
zaman ve para harcamalar─▒n─▒ tehlikeye sokar.

Harcamalarla ilgili periyodik yeni
d├╝zenlemeler gerektirir.

├ľrneklem denek kayb─▒ nedeniyle
giderek yanl─▒ hale gelir.

Ara┼čt─▒rmac─▒lar─▒n yeniden test vermek
i├žin ayn─▒ denekleri s├╝rekli olarak
yeniden bir araya getirmeleri gerekir.

Test d├Ânemleri aras─▒nda deneklerin
├ževreleri kontrol edilemez.

Ara┼čt─▒rmac─▒lar─▒ vaktinden ├Ânce bir
ara┼čt─▒rma desenine ve kurama ba─čl─▒ k─▒lar.

KES─░TSEL Y├ľNTEM

OLUMLU

Fazla zaman kayb─▒ndan korur.

Boylamsal ara┼čt─▒rmaya g├Âre daha
az paraya ├ž─▒kar.

Ara┼čt─▒rma g├Ârevlileri aras─▒nda s├╝rekli
ya da uzun vadeli ili┼čkiyi gerektirmez.

Deneklerin yeniden test vermek
i├žin istenen ya┼ča gelmelerine kadar
verilerin uzun s├╝re “dondurulmas─▒” gerekmez.

OLUMSUZ

├ľrneklem gruplar─▒nda yer alan de─či┼čimin
y├Ân├╝n├╝ g├Âstermez.

Ayn─▒ kronolojik ya┼čta ama farkl─▒
olgunla┼čma ya┼č─▒nda olan ├žocuklar─▒
bir araya y─▒─čar. B├Âyle bir ortalama
alma yolu erinlikteki b├╝y├╝me at─▒l─▒m─▒yla
ilgili de─či┼čimleri gizleyebilir.

─░ncelenen gruplar─▒n kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒labilirli─či
her zaman belirsizdir.

Geli┼čimin s├╝reklili─čini tek bir bireyle
ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒ haliyle ihmal eder.

Kaynak: James W. Vander Zanden, Human Development, 1981.

Tablo 3

Geli┼čim Ara┼čt─▒rmalar─▒ Desenleri ve Y├Ântemleri

Tip: Kesitsel desen

Y├Ântem: Bir├žok b├Âl├╝─č├╝ bir seferde g├Âzlemleme

Bulgular: Davran─▒┼čta ya┼č farkl─▒l─▒klar─▒

Avantaj: Çabuk ve ucuzdur

Dezavantaj: Farkl─▒l─▒klar geli┼čimsel de─či┼čimlerden ├žok,
b├Âl├╝k de─či┼čimlerini yans─▒tabilir.

Tip: Boylamsal desen

Y├Ântem: Bir b├Âl├╝─č├╝ bir├žok seferde g├Âzlemleme

Bulgular: Davran─▒┼čta zaman i├žindeki de─či┼čimler

Avantaj: Geli┼čimsel e─čilimleri g├Âsterir. Bireylerdeki
de─či┼čimleri g├Âsterir.

Dezavantaj: Farkl─▒l─▒klar toplumdaki de─či┼čimleri yans─▒tabilir.
Ara┼čt─▒rmalar uzun s├╝reli ve pahal─▒d─▒r. Yinelenen uygulaman─▒n
etkisi ve denek kayb─▒ ├Ârneklemi bozabilir.

Tip: S─▒rasal desen

Y├Ântem: Bir├žok b├Âl├╝─č├╝ bir├žok seferde g├Âzlemleme

Bulgular: Davran─▒┼čta ya┼ča ba─čl─▒ de─či┼čimler

Avantaj: Ya┼č─▒n, b├Âl├╝─č├╝n ve toplum de─či┼čimlerinin
etkilerini ortaya ├ž─▒kar─▒r

Dezavantaj: Ara┼čt─▒rmalar uzun s├╝reli ve pahal─▒d─▒r

Kaynak: Hoffman ve ark., 1994

S├Âz├╝ edilmesi gereken son bir ara┼čt─▒rma y├Ântemi daha var. Ara┼čt─▒rmac─▒lar,
b├╝t├╝n toplumlara, baz─▒ t├╝rden toplumlara ve sadece ├Âzel bir
topluma ili┼čkin kuramlar olu┼čturmak isterler. ─░┼čte, k├╝lt├╝rleraras─▒
y├Ântem (cross-cultural method) bu yakla┼č─▒m─▒n arac─▒d─▒r. Bu yakla┼č─▒mda,
ara┼čt─▒rma birimini bireylerden ├žok k├╝lt├╝rler olu┼čturur. Genellikle, benzer
bir k├╝lt├╝r alan─▒na giren kom┼ču toplumlardan k├╝├ž├╝k ├Ârneklemler
alarak ├žal─▒┼č─▒l─▒r. ├çocuk yeti┼čtirme geleneklerine, erinlik t├Ârenlerine ya
da anababa olma ├Âzelliklerine ili┼čkin ara┼čt─▒rmalar bu t├╝rdendir. Ku┼čkusuz
bu y├Ântemin de di─čerleri gibi baz─▒ s─▒n─▒rl─▒l─▒klar─▒ vard─▒r. Gene de
bu y├Ântem, bulgular─▒n─▒ t├╝m insanl─▒─ča genelleyemeyece─či konusunda
di─čer ara┼čt─▒rmac─▒lar─▒ uyarmas─▒ bak─▒m─▒ndan ├Âzellikle yararl─▒d─▒r.
Ya┼čam d├Âng├╝s├╝ne ili┼čkin yukardaki a├ž─▒klamalarda “ya┼č” bir de─či┼čim
endeksi olarak ele al─▒nm─▒┼čt─▒. Bir ara┼čt─▒rma de─či┼čkeni olarak ya┼č─▒n
ortaya koydu─ču y├Ântembilimsel sorunlar ise burada ele al─▒nacakt─▒r.

Ya┼č kendi ba┼č─▒na a├ž─▒klay─▒c─▒ bir de─či┼čken de─čildir. Bu nedenle ya┼č
de─či┼čimleri ve ya┼č farkl─▒l─▒klar─▒ denildi─činde bu bulgular─▒n ya┼čla gelen
de─či┼čimleri g├Âsterdi─či, ama olas─▒ nedenlerini vermedi─či bilinmelidir.
├ľrne─čin 20 ve 40 ya┼člar─▒ndaki insanlar aras─▒nda tutum ve de─čerler a├ž─▒s─▒ndan
├Âl├ž├╝lebilen farklar vard─▒r, ancak bu farklar─▒n nedenleri belirgin
de─čildir. Ya┼č endeksini a┼čarak ya┼ča ba─čl─▒ de─či┼čimleri safd─▒┼č─▒ etmeye
├žal─▒┼čan ara┼čt─▒rma ├Ârnekleri vard─▒r.

Kesitsel ara┼čt─▒rmalar ya┼č─▒n bir zaman noktas─▒ndaki kesitine dayan─▒rlar;
farkl─▒ ya┼člardaki bir ├Ârneklem ├╝zerinde ├žal─▒┼č─▒l─▒r, bu yolla bulunan
farkl─▒l─▒klara “ya┼č farkl─▒l─▒klar─▒” denir. Ya┼č endeksini ara┼čt─▒ran
ikinci yakla┼č─▒m boylamsal ara┼čt─▒rmad─▒r; bu yakla┼č─▒mda bir denek grubu
birka├ž y─▒l boyunca periyodik olarak incelenir, bulunan farkl─▒l─▒klar
“ya┼č de─či┼čimleri” olarak adland─▒r─▒l─▒r. Bu yakla┼č─▒m, bireysel farkl─▒l─▒klar─▒n
incelenmesinde ve farkl─▒ bireylerin ya┼čla birlikte nas─▒l de─či┼čtiklerini
belirlemede yararl─▒d─▒r. Ancak boylamsal ara┼čt─▒rmalar─▒n yeti┼čkin
geli┼čiminde kullan─▒lmas─▒n─▒ s─▒n─▒rlayan ├╝├ž temel g├╝├žl├╝k vard─▒r. Birincisi,
bu ara┼čt─▒rmalar─▒n, ├žok zaman almas─▒ ve ├žok pahal─▒ olmas─▒d─▒r, ge├žen
zaman i├žinde denekleri yeniden bulmak da zor olabilir, buna ara┼čt─▒rmac─▒n─▒n
├Âmr├╝ yetmeyebilir. Yine de boylamsal ara┼čt─▒rmalar kesitsel
ara┼čt─▒rmalardan ├žo─ču zaman daha ├╝st├╝nd├╝rler; ├ž├╝nk├╝ bireysel farkl─▒l─▒klar─▒
yans─▒t─▒rlar ve ya┼ča ba─čl─▒ di─čer a├ž─▒klay─▒c─▒ de─či┼čkenleri (t─▒bbi
├Âzge├žmi┼č, ge├žmi┼čteki ya┼čant─▒lar, aile ge├žmi┼či vb.) ortaya ├ž─▒karabilirler,
bunlar da incelenen ├Âzel ya┼č de─či┼čimlerinin nedenlerini belirlemede
yararl─▒ olabilir. ─░kinci g├╝├žl├╝k ara┼čt─▒rmac─▒n─▒n yapt─▒─č─▒ ├Âl├žmelerin
belirli bir ya┼čta (├žocuklukta ya da ergenlikte) uygun oldu─ču halde,
daha sonraki bir ya┼čta (yeti┼čkinlik yada ihtiyarl─▒k) uygun olmamas─▒d─▒r,
├ž├╝nk├╝ bireyin ya┼čam─▒ndaki ├Ânemli olaylar birey ya┼čam ├žizgisinde ilerledik├že
de─či┼čiklik g├Âsterebilir. ├ťstelik, bilim ilerledik├že de ara┼čt─▒r─▒lan
de─či┼čkeni ortaya ├ž─▒karmak i├žin yeni teknikler bulunabilir ve bunlar
eskilerini ge├žersiz k─▒labilir. ├ť├ž├╝nc├╝ g├╝├žl├╝k, uzun zaman ald─▒─č─▒ i├žin
deneklerin ├Âlmesi ya da ├Ârneklemden ├ž─▒kmas─▒d─▒r. Bu g├╝├žl├╝klerin bir ├ž├Âz├╝m├╝
“s─▒rasal yakla┼č─▒m” olabilir, bu yakla┼č─▒mda bir denek grubu geli┼čimsel
d├Ân├╝m noktalar─▒n─▒n (evlenme, anababa olma, menopoza girme,
emekliye ayr─▒lma…) yer ald─▒─č─▒ bir zaman d├Âneminde incelenmektedir.
Bu yolla, ara┼čt─▒rmac─▒y─▒ ve denekleri uzun s├╝reli bir ara┼čt─▒rmaya
ba─člamadan, boylamsal de─či┼čimi ve bireysel farkl─▒l─▒klar─▒ saptamak
m├╝mk├╝n olabilmektedir.

Yeti┼čkinlik ve ya┼čl─▒l─▒─ča ili┼čkin verilerin ├žo─ču kesitsel ara┼čt─▒rmalara
dayand─▒─č─▒ i├žin, bu yakla┼č─▒m─▒n i├žerdi─či g├╝├žl├╝kleri de incelemek
gerekmektedir. Kesitsel bir ara┼čt─▒rman─▒n k├╝lt├╝rel ve tarihsel de─či┼čimleri
ya┼č de─či┼čiminden ay─▒ramad─▒─č─▒ kolayca g├Âr├╝lebilir; “ya┼č” ile “do─čum y─▒l─▒”
birbirine kar─▒┼čm─▒┼čt─▒r, birinin sonu├žlar─▒ di─čerinden ay─▒rt edilemez,
bu nedenle ya┼č farkl─▒l─▒klar─▒ ger├žekte ya┼ča ba─čl─▒ g├╝ncel etkenlerden
├žok, bireyin do─čum y─▒l─▒yla ili┼čkili olabilir. “Do─čum y─▒l─▒”na ba─čl─▒
etkilere “b├Âl├╝k etkileri” (cohort effects) ad─▒ verilmektedir (bir “b├Âl├╝k”
a┼ča─č─▒ yukar─▒ ayn─▒ zamanda do─čmu┼č bireylerin olu┼čturdu─ču bir gruptur).

Boylamsal ara┼čt─▒rmalar ise, do─čum y─▒l─▒n─▒ sabit tutarak, k├╝lt├╝rel-
tarihsel de─či┼čimlerin ya┼č de─či┼čimiyle kar─▒┼čmas─▒n─▒ engellemek isterler.
Ancak bu ara┼čt─▒rmalar da “ya┼č” de─či┼čkeni ile “├Âl├ž├╝m y─▒l─▒” de─či┼čkenini
birbirine kar─▒┼čt─▒r─▒rlar. ├ľrne─čin, 1960-1980 y─▒llar─▒ aras─▒nda sigara i├žmedeki
ani d├╝┼č├╝┼č ya┼čla birlikte azalan ci─čer kapasitesi ile ├žak─▒┼čabilir.

Genellikle boylamsal yakla┼č─▒m─▒n kesitsel yakla┼č─▒ma ye─člendi─či
s├Âylenebilir. ├ç├╝nk├╝ ├Âl├ž├╝m y─▒llar─▒na ba─čl─▒ de─či┼čimlerin etkisi do─čum
y─▒l─▒na ba─čl─▒ olanlara g├Âre daha kolayl─▒kla denetlenebilir. Do─čum y─▒l─▒na
ba─čl─▒ olarak ortaya ├ž─▒kan ├žarp─▒c─▒ tarihsel-k├╝lt├╝rel etkenleri tam olarak
kestirmek ve ├Âl├ž├╝mlerdeki etkisini saptamak ├žok daha zordur (D.C.
Kimmel, 1974).

Ara┼čt─▒rma t├╝rlerini ve y├Ântemlerini bir arada incelemekte yarar
var (bk. Tablo 3). Daha ├Ânce de belirtildi─či gibi, kesitsel desen, iki ya
da daha fazla ya┼č grubunun ayn─▒ anda ara┼čt─▒r─▒lmas─▒ ve sonu├žlar─▒n
kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒lmas─▒d─▒r. Bu kar┼č─▒la┼čt─▒rma ayn─▒ ya┼čam d├Ânemindeki farkl─▒
b├Âl├╝kler (6 ya┼č─▒ndakiler ile 10 ya┼č─▒ndakiler) aras─▒nda ya da farkl─▒
ya┼čam d├Ânemlerindeki b├Âl├╝kler (18 ya┼č─▒ndakiler ile 60 ya┼č─▒ndakiler)
aras─▒nda olabilir. Kesitsel desenin sorunu, ya┼čla birlikte ortaya ├ž─▒kan
farkl─▒l─▒klar─▒n geli┼čimsel de─či┼čim mi, yoksa farkl─▒ b├Âl├╝─č├╝n ├╝yesi olman─▒n
m─▒ sonucu oldu─čunu belirleyememesidir. S├Âz gelimi, yeti┼čkinlerde
ZB puanlar─▒n─▒ ele alan kesitsel bir ara┼čt─▒rma zekada 40
ya┼člar─▒nda ba┼člayan d├╝┼č├╝┼č├╝n oldu─čunu d├╝┼č├╝nmemize yol a├žabilir.
Oysa 1990 y─▒l─▒nda 80 ya┼č─▒nda incelenen ki┼čiler 1910’da do─čmu┼člard─▒,
20 ya┼č─▒nda incelenenler ise 1970’de. B├Âl├╝kler aras─▒ndaki bu zaman
i├žinde toplumsal ve k├╝lt├╝rel ├ževreler pek ├žok bak─▒mdan de─či┼čmi┼čtir,
dolay─▒s─▒yla bu de─či┼čimler zihinsel becerilerin geli┼čimini ve korunmas─▒n─▒
etkilemi┼č olabilir. Bu b├Âl├╝k etkisi (cohort effect) sorunu ilgili
b├Âl├╝mlerde yeniden ele al─▒nacakt─▒r.

Boylamsal desen’de ayn─▒ b├Âl├╝kten olan insanlar haftalar, aylar,
hatta y─▒llar boyunca izlenirler. Ayn─▒ insanlar kendi kendileriyle
├Ârne─čin 8 ya┼č─▒nda ve 20 ya┼č─▒nda kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒l─▒rlar. Bu durumda bireydeki
de─či┼čimler a├ž─▒─ča ├ž─▒kar; b├Âl├╝k farkl─▒l─▒klar─▒ da ara┼čt─▒rman─▒n sonu├žlar─▒n─▒
etkilemez. Ancak bu ara┼čt─▒rma t├╝r├╝n├╝n de kendine ├Âzg├╝ sorunlar─▒
vard─▒r. Boylamsal ara┼čt─▒rmalar geli┼čimi toplumun havas─▒yla kar─▒┼čt─▒rabilirler.
S├Âz gelimi, boylamsal bir ara┼čt─▒rmada deneklerin uyu┼čturucu
ve alkol kullan─▒m─▒na, 1990’da incelendiklerinde yirmi y─▒l ├Ânce
incelendiklerinden daha az y├Âneldikleri bulunabilir. Bu de─či┼čimin
ya┼članman─▒n m─▒ yoksa toplumun yirmi y─▒l i├žinde uyu┼čturucuyu normal
g├Ârmekten tehlikeli bulmaya do─čru de─či┼čmesinin mi sonucu oldu─ču
belirsizdir. Tarihsel de─či┼čimin davran─▒┼č─▒ etkiledi─či bilinmektedir.

Yukar─▒da a├ž─▒kland─▒─č─▒ gibi, ara┼čt─▒rmac─▒lar bu iki ara┼čt─▒rma t├╝r├╝n├╝n
sorunlar─▒ndan kurtulabilmek i├žin ikisini birle┼čtiren ├╝├ž├╝nc├╝ bir t├╝r
├Ânermi┼člerdir: S─▒rasal desen. Warner Schaie’nin ZB puanlar─▒n─▒n ya┼čla
birlikte k├Âkl├╝ bir bi├žimde azalmad─▒─č─▒n─▒ g├Âsteren ara┼čt─▒rmas─▒ s─▒rasal desenin
en tan─▒nm─▒┼č ├Ârneklerinden biridir. Bu ara┼čt─▒rmada ├Ânce iki ya da
daha fazla b├Âl├╝─če kesitsel bir ara┼čt─▒rmada test verilmi┼čtir; y─▒llar sonra
ayn─▒ b├Âl├╝klere boylamsal veri elde etmek ├╝zere yeniden test verilmi┼čtir;
ayn─▒ anda, yeni bir kesitsel ara┼čt─▒rma ilk b├Âl├╝klerden al─▒nan
yeni gruplar ve yeni bir b├Âl├╝kten al─▒nan bir grup ├╝zerinde ├Ânceki
ara┼čt─▒rmay─▒ yinelemi┼čtir (Hoffman ve ark., 1994).

YET─░┼×K─░NL─░K PS─░KOLOJ─░S─░-1

YET─░┼×K─░NL─░K PS─░KOLOJ─░S─░

Bilimsel yay─▒nlarda “yeti┼čkinlik” terimi genellikle “bebeklik”,
“├žocukluk”, “ergenlik” terimleri kadar a├ž─▒k ve somut de─čildir. ├ľrne─čin
Freud, yeti┼čkin ya┼čam─▒ daha ├Ânce olu┼čmu┼č ki┼čilik yap─▒s─▒n─▒n y├╝zeyinde
sadece bir dalgalanma olarak g├Âr├╝r. Piaget ergenlikten sonra ├Ânemli
bili┼čsel de─či┼čimlerin olu┼čmad─▒─č─▒n─▒ varsayar; Kohlberg ahlak geli┼čiminin
erken yeti┼čkinlik y─▒llar─▒nda tamamland─▒─č─▒n─▒ kabul eder.

Bilim d├╝nyas─▒, Erikson, B├╝hler, Jung gibi psikologlar─▒ izleyerek,
yeti┼čkinli─čin tek ba┼č─▒na duran, ergenlikle ya┼čl─▒l─▒k aras─▒nda ayr─▒mla┼čmam─▒┼č
bir bi├žimde yer alan bir evre olmad─▒─č─▒n─▒ kabul etmeye ba┼člam─▒┼čt─▒r.
Yeti┼čkinli─čin bir “varl─▒k durumu” oldu─ču anlay─▒┼č─▒, yerini yeti┼čkinli─čin
bir “olu┼čum s├╝reci” oldu─ču g├Âr├╝┼č├╝ne b─▒rakmaktad─▒r.

:::::::::::::::::

1. Yeti┼čkinli─čin Tan─▒mlanmas─▒

Yeti┼čkin (adult) s├Âzc├╝─č├╝ Latince b├╝y├╝mek (adolescere) fiilinin
ge├žmi┼č zaman ortac─▒ndan t├╝remi┼čtir, dolay─▒s─▒yla “yeti┼čkin” bir ki┼či
“b├╝y├╝m├╝┼č” bir ki┼či say─▒l─▒r. Buradaki tan─▒m sorunu, yeti┼čkinin sadece
fiziksel ├Âzellikler bak─▒m─▒ndan de─čil, psikolojik ├Âzellikler bak─▒m─▒ndan
da dikkate al─▒nmas─▒ gere─činden do─čmaktad─▒r. Yeti┼čkin ki┼činin fiziksel
ve psikolojik bak─▒mdan olgunla┼čm─▒┼č oldu─ču varsay─▒l─▒r. Oysa fiziksel
olgunla┼čmay─▒ ├Âl├žmek g├╝├žt├╝r, psikolojik olgunla┼čmay─▒ tan─▒mlamak bile
g├╝├žt├╝r, ├ž├╝nk├╝ birtak─▒m psikolojik s├╝re├žler ya┼čl─▒l─▒k y─▒llar─▒na dek geli┼čmeyi
s├╝rd├╝rmektedir. Fiziksel ve psikolojik olgunla┼čmay─▒ ├Âl├žme g├╝├žl├╝─č├╝
nedeniyle bir├žok geli┼čimci sorunu atlam─▒┼č ve sadece ya┼č d├╝zeyine
dayal─▒ bir tan─▒m─▒ benimsemi┼čtir. Oysa ya┼č ve ya┼č s─▒n─▒rlar─▒ konusunda
da bir anla┼čman─▒n oldu─ču s├Âylenemez.

Bir├žok toplumda yeti┼čkinli─čin ba┼člang─▒c─▒, ├Â─črenim ya┼čam─▒n─▒ bitirmi┼č,
tam-zamanl─▒ bir i┼če girmi┼č ve evlenmi┼č olmakla tan─▒mlanmaktad─▒r.
Bununla birlikte, bir yeti┼čkin olmak toplumun farkl─▒ kesimleri i├žin
├žok farkl─▒ bir konudur. ├ťstelik yeti┼čkinli─čin kendisi de toplumdaki
farkl─▒ ya┼č gruplar─▒ i├žin farkl─▒ anlamlara gelir. Yeti┼čkinlik bir tek de─čil
bir├žok ya┼čant─▒ i├žerdi─či i├žin herkesin yeti┼čkinlik anlay─▒┼č─▒ ├Ânemli ├Âl├ž├╝de
farkl─▒la┼č─▒r. Halk─▒n yeti┼čkinlik konusundaki duygular─▒, tutumlar─▒ ve
inan├žlar─▒ toplum i├žinde yeti┼čkin olan bireylerin oran─▒ndan da etkilenir.
G├╝n├╝m├╝zde gen├žli─če y├Ânelik vurgulaman─▒n ├že┼čitli ko┼čullar d├╝zeldik├že
gelecekte yeti┼čkinli─če y├Ânelece─či beklenebilir.

├ľte yandan, yeti┼čkinli─čin ya┼čl─▒l─▒kla, biyolojik ve toplumsal de─či┼čimle
bir tutulmas─▒ da ortak bir y├Ânelimdir. “Biyolojik ya┼članma”, insan
organizmas─▒n─▒n yap─▒ ve i┼čleyi┼činin zaman i├žindeki de─či┼čimlerine
dayan─▒r. “Toplumsal ya┼članma” ise, bir bireyin zaman i├žinde rolleri
├╝stlenmesindeki ve terketmesindeki de─či┼čimlere dayan─▒r. Bir birey,
do─čumdan ├Âl├╝me, hem toplum taraf─▒ndan d├╝zenlenmi┼č evrelerden,
hem de biyolojik evrelerden ge├žer. Dolay─▒s─▒yla, bireyin ya┼čam d├Âng├╝s├╝
ge├ži┼č noktalar─▒yla i┼čaretlenmi┼čtir. Toplumun g├Âz├╝nde ya┼č, ya┼čam
s├╝resindeki belirli noktalarla ba─člant─▒l─▒ bir davran─▒┼č beklentileri dizisidir.
Toplum, de─či┼čik ya┼člarda olunacak ve yap─▒lacak uygun ┼čeyleri tan─▒mlar,
buna “ya┼č normlar─▒” ad─▒ verilir. ├ľrne─čin bir erkek ya da kad─▒n
i├žin “en uygun” evlenme, okulu bitirme, ├žocuk sahibi olma, emekliye
ayr─▒lma ya┼č─▒n─▒ toplum belirler. Bireyler ki┼čisel isteklerini (kendi
i├žselle┼čmi┼č ya┼č normlar─▒n─▒) toplumun ya┼č normlar─▒na uydurmaya y├Ânelirler.

Ya┼č normlar─▒ bir role ili┼čkin “resmi” kurallarla d├╝zenlendikleri
zaman ├žok a├ž─▒kt─▒rlar. ├ľrne─čin, se├žimlerde oy verme ya┼č─▒, emekliye
ayr─▒lma ya┼č─▒ b├Âyledir. Ya┼č normlar─▒ de─či┼čik ya┼člara uygun roller konusundaki
beklentiler a├ž─▒s─▒ndan ise “gayriresmi” olurlar; ki┼čilerin baz─▒ etkinlikler
i├žin “├žok gen├ž”, “├žok ya┼čl─▒”, “tam ya┼č─▒nda” oldu─čunu s├Âylemek g
gibi. “Ya┼č─▒na g├Âre davran!” uyar─▒s─▒ ya┼čam beklentilerinin ├žo─čunu etkiler.

:::::::::::::::::

2. Yeti┼čkinli─čin Evreleri

Evre kuramc─▒lar─▒ ├žocuk geli┼čimi gibi yeti┼čkin geli┼čiminin de birbirini
izleyen evrelerden olu┼čtu─čunu kabul ederler. 1970’lerde Daniel
J. Levinson ve Yale ara┼čt─▒rmac─▒lar─▒ yeti┼čkinlikteki geli┼čim evrelerini
saptamaya ├žal─▒┼čt─▒lar ve erkek yeti┼čkinin geli┼čiminde alt─▒ evre saptad─▒lar.
Levinson ve arkada┼člar─▒ yeti┼čkinli─čin tcmel g├Ârevinin ya┼čamboyu
s├╝ren bir yap─▒ yaratmak oldu─čunu kabul ederler. Bir erkek, yeni
bir yap─▒ yaratarak ya da eskisini yeniden de─čerlendirerek ya┼čam─▒n─▒ d├Ânem
d├Ânem yeniden kurmal─▒d─▒r. Levinson’un, Erikson’un psikososyal
kuram─▒na dayanan geli┼čim kuram─▒nda yerle┼čik evreler ile ge├ži┼č evreleri
birbirini d├╝zenli bir s─▒ra i├žinde izler. Yerle┼čik evrelerde insanlar
ama├žlar─▒n─▒ az ├žok sakin bir bi├žimde izlerler; ge├ži┼č evrelerinde ise insan─▒n
ya┼čam yap─▒s─▒nda b├╝y├╝k de─či┼čimler olur.

─░lerde a├ž─▒klanaca─č─▒ gibi, Levinson’un evre kuram─▒nda temel kavram
ya┼čam yap─▒s─▒ kavram─▒d─▒r. Ya┼čam yap─▒s─▒, bireyin topluma girme
yollar─▒ (roller, ├╝yelikler, ilgiler, ya┼čam ├╝slubu, ama├žlar), ayn─▒ zamanda
bireyin ya┼čad─▒─č─▒ ki┼čisel anlamlar, d├╝┼člemler, de─čerler olarak tan─▒mlan─▒r.
Bu kuram ilk ve orta yeti┼čkinlikte ortaya ├ž─▒kan ├že┼čitli evreleri ve
ge├ži┼čleri saptamaktad─▒r. Betimlenen ya┼čam ak─▒┼č─▒, huzurlu ya da karga┼čal─▒
olabilen ge├ži┼člerle kesintiye u─črayan g├Ârece kararl─▒ d├Ânemlerden
olu┼čmaktad─▒r. Ge├ži┼č’ler bir insan─▒n ya┼čam─▒n─▒ yeniden de─čerlendirmesine
ve varolan ya da yeni bir ya┼čam yap─▒s─▒na yeniden ba─članmas─▒na
ili┼čkin bir bunal─▒m─▒ i├žerir. Yeni bir ya┼čam yap─▒s─▒ se├žilirse meslekte,
ya┼čam ├╝slubunda, evlilikte dramatik de─či┼čimler olabilir. Levinson’un
erkek yeti┼čkinin geli┼čimi d├Ânemleri tablosu a┼ča─č─▒da yer almaktad─▒r
(Tablo 7).

Levinson’un erkek yeti┼čkinin geli┼čim d├Ânemlerine ili┼čkin a├ž─▒klamalar─▒
┼č├Âyledir:

a. Aileden ayr─▒lma. Onlu y─▒llar─▒n sonu ve yirmilerin ba┼člar─▒nda
ba┼člayan bu d├Ânem, aile odakl─▒ ergen ya┼čam─▒ ile yeti┼čkin d├╝nyas─▒na
girme aras─▒ndaki ge├ži┼č d├Ânemidir. Gen├ž erkek askerlik ya da ├╝niversite
gibi bir ge├ži┼č kurumu se├žebilir ya da evde kalmay─▒ s├╝rd├╝rerek
├žal─▒┼čmaya koyulabilir. Bu d├Ânem s─▒ras─▒nda ailede kalmak ile d─▒┼čar─▒ya
gitmek aras─▒nda hemen hemen e┼čit bir denge vard─▒r. Ailenin s─▒n─▒r─▒n─▒
tam olarak a┼čmak temel bir geli┼čim g├Ârevidir. ├ç├╝nk├╝ bu de─či┼čiklik
yeni roller edinmeyi, ya┼čam d├╝zenlemeleri yapmay─▒, daha ├Âzerk ve sorumlu
olmay─▒ gerektirir. Bu d├Ânem a┼ča─č─▒ yukar─▒ ├╝├ž-be┼č y─▒l s├╝rer.

Tablo 7

Yeti┼čkinin Geli┼čim D├Ânemleri

D├Ânemler – Ya┼člar

Aileden ayr─▒lma; aileden ba─č─▒ms─▒z olma ├žabas─▒ – 16-18’den 20-24’e

Yeti┼čkin d├╝nyas─▒na kat─▒lma; yeni bir ev, yeti┼čkin
rollerinin ke┼čfi ve ├╝stlenilmesi, ilk ya┼čam yap─▒s─▒n─▒n
bi├žimlendirilmesi – 20’lerin ba┼člar─▒ndan 28’e

Otuz ya┼č ge├ži┼či; ya┼čam yap─▒s─▒n─▒n yeniden
de─čerlendirilmesi – 28’den 30’a

Durulma; kararl─▒ bir yuva kurma, ba┼č─▒na buyruk
olma – 30’lar─▒n ba┼člar─▒ndan 38’e

Orta ya┼č ge├ži┼či; ya┼čam yap─▒s─▒n─▒n yeniden
de─čerlendirilmesi – 38’den 40’lar─▒n ba┼člar─▒na

Orta yeti┼čkinli─čin kararl─▒l─▒k kazanmas─▒ – 40’lann ortalar─▒

Kaynak: Levinson ve ark., 1974. Aktaran Liebert ve
Wicks-Nelson, 1981

b. Yeti┼čkin d├╝nyas─▒na kat─▒lma. Bu d├Ânem erke─čin ya┼čam─▒nda
ailesinin odak noktas─▒ olmaktan ├ž─▒kmas─▒yla ba┼člar. Yeti┼čkin arkada┼člar,
cinsel ili┼čkiler ve ├žal─▒┼čma ya┼čam─▒yla erkek kendini bir yeti┼čkin olarak
tan─▒mlamaya ba┼člar. Bu yeni tan─▒m ona, onu geni┼č topluma g├Ât├╝recek
ge├žici ya┼čam yap─▒s─▒n─▒ bi├žimlendirme olana─č─▒n─▒ verir. Bu d├Ânem
s─▒ras─▒nda erkek, yeti┼čkin rollerini, sorumluluklar─▒n─▒ ke┼čfeder ve ├╝stlenir.
Bir i┼č kurabilir, bir meslek geli┼čtirebilir, sonra onu terkedebilir;
otuz ya┼č dolaylar─▒nda, ya┼čam─▒na daha fazla d├╝zen ve kararl─▒l─▒k getirmesi
konusunda bask─▒lar art─▒ncaya dek, bunal─▒m─▒n─▒ art─▒ran bir ba┼č─▒bo┼člu─ča
kap─▒labilir.

c. Durulma. Bu d├Ânem genellikle otuzlu y─▒llar─▒n ba┼člar─▒nda
ba┼člar. Erkek, toplum i├žindeki yerini alm─▒┼č, bir yuva kurmu┼č, uzun
s├╝reli planlar yapm─▒┼č ve bunlar─▒n pe┼čine d├╝┼čm├╝┼č, gelece─čine ili┼čkin bir
g├Âr├╝┼č, bir d├╝┼č geli┼čtirmi┼čtir. Sonraki y─▒llarda ya┼čam ├žizgisinde temel
de─či┼čiklik, d├╝┼č k─▒r─▒kl─▒─č─▒na u─črama, aldanma ya da ilk d├╝┼če yeterince
ula┼čamama ile ortaya ├ž─▒kar.

d. Ba┼č─▒na buyruk olma. Bu d├Ânem otuzlu y─▒llar─▒n ortas─▒yla
sonlar─▒ aras─▒nda ortaya ├ž─▒kar, erken yeti┼čkinli─činin en y├╝ksek noktas─▒n─▒
ve gelece─čin ba┼člang─▒c─▒n─▒ temsil eder. Bu d├Ânemde erkek, ne elde etmi┼č
olursa olsun yeterince ba─č─▒ms─▒z olmad─▒─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝n├╝r. ├ťst├╝ndekilerin
otoritesinden kurtulmak ister, genellikle ├╝stlerinin kendisini ├žok
fazla kontrol ettiklerini ve ona ├žok az serbestlik tan─▒d─▒klar─▒n─▒ d├╝┼č├╝n├╝r.
Kendi kararlar─▒n─▒ verebilece─či ve i┼či ger├žekten y├╝r├╝tebilece─či zaman─▒
sab─▒rs─▒zl─▒kla bekler. E─čer birlikte ├žal─▒┼čt─▒─č─▒ daha deneyimli bir arkada┼č─▒
ya da patronu varsa, bu d├Ânemde onlardan uzakla┼č─▒r. Bu d├Ânemde erkekler
toplum taraf─▒ndan, en ├žok de─čer verdikleri rolleri i├žinde tan─▒nmak
isterler. ├ľnemli bir ilerleme, terfi ya da bir ba┼čka yolla tan─▒nmak
isterler.

e. Orta ya┼č ge├ži┼či. Bu d├Ânem, daha kararl─▒ iki d├Ânem aras─▒na
geli┼čimsel bir ge├ži┼č d├Ânemi, d├Ân├╝m noktas─▒, s─▒n─▒rd─▒r. Bu d├Ânem
├žo─čunlukla erkek k─▒rklar─▒ndayken ortaya ├ž─▒kar ve erkek ba┼čar─▒l─▒ da ba┼čar─▒s─▒z
da olsa ger├žekle┼čir. Bir erkek son derece ba┼čar─▒l─▒ olabilir, yine
de bir bo┼čluk ve ac─▒ bir tat duyar. E─čer ba┼čar─▒s─▒zsa bir t├╝rl├╝ k├Â┼čeyi
d├Ânememenin ac─▒s─▒n─▒ ya┼čar. Genel olarak, “┼čimdi elimde ne var?” sorusu
ile “ger├žekten istedi─čim ne?” sorusu aras─▒ndaki farkl─▒l─▒k erkekte bir
ruh aray─▒┼č─▒ ara d├Ânemi yarat─▒r.

f. Yeniden kararl─▒l─▒k kazanma. K─▒rk be┼č ya┼č dolaylar─▒nda orta
yeti┼čkinlik ya┼čam─▒na temel olu┼čturacak yeni bir ya┼čam yap─▒s─▒ bi├žimlenmeye
ba┼člar ve ├╝├ž-d├Ârt y─▒l s├╝rer. Bu, son geli┼čim d├Ânemi de─čildir,
ancak Yale ara┼čt─▒rmac─▒lar─▒n─▒n inceledi─či son d├Ânemdir. Bu d├Ânem, yeniden
meydan okunan, yeni bunal─▒mlar─▒n ya┼čand─▒─č─▒, benli─če y├Ânelik
tehdidin olu┼čtu─ču bir d├Ânemdir. Freud, Jung, Goya, Gandhi gibi erkekler
derin bir orta ya┼č bunal─▒m─▒ ya┼čam─▒┼člar ve bundan m├╝thi┼č yarat─▒c─▒
kazan├žlar elde etmi┼člerdir. Dylan Thomas, F. Scott Fitzgerald,
Sinclair Lewis gibi erkekler ise bu bunal─▒mla ba┼ča ├ž─▒kamam─▒┼člar ve
bundan zarar g├Ârm├╝┼člerdir (Vander Zanden, 1981).

Yeti┼čkin geli┼čimi konusunun gitgide daha fazla ilgi ├žekmesine
kar┼č─▒n, yeti┼čkin kad─▒n─▒n geli┼čim evrelerinin hen├╝z pek ara┼čt─▒r─▒lmam─▒┼č
oldu─ču s├Âylenebilir. Levinson’un erkek yeti┼čkinin geli┼čiminde saptad─▒─č─▒
evrelerin kad─▒n yeti┼čkine uygulanamayaca─č─▒ da a├ž─▒kt─▒r. Kad─▒na
y├╝klenen geleneksel rollerin g├╝n├╝m├╝zde h─▒zla de─či┼čmesi ve yerini daha
├ža─čda┼č rollere ve anlay─▒┼člara b─▒rakmas─▒yla, kad─▒n─▒n yeti┼čkinlik deneyiminin
art─▒k erke─činkinden ├žok farkl─▒ olaca─č─▒, dolay─▒s─▒yla farkl─▒ bir
evreler kuram─▒n─▒ gerektirece─či s├Âylenebilir.

Nitekim, ara┼čt─▒rmalar kad─▒nlar─▒n da benzer evrelerden, ama birtak─▒m
├Ânemli farkl─▒l─▒klarla ge├žtiklerini g├Âstermektedir. ├ľrne─čin, kad─▒nlar
otuzlu ya┼člar─▒nda “durulma” yerine ya┼čam yap─▒lar─▒na yeni ba─član─▒mlar
getirmeyi denemektedirler.

├ľte yandan, yeti┼čkin geli┼čiminde evre yakla┼č─▒m─▒n─▒n yeti┼čkin ya┼čam─▒n─▒
a┼č─▒r─▒ ├Âl├ž├╝de basitle┼čtird─░─či ileri s├╝r├╝lmektedir. Bernice L. Neugarten
bu sava ├╝├ž kan─▒t getirmektedir. Birincisi, ya┼čam olaylar─▒ zaman
dizisinin gitgide daha az d├╝zenli olmas─▒ ve genel ├žizgilerin daha ak─▒c─▒
bir ya┼čam d├Âng├╝s├╝ne y├Ânelmesidir. ─░kincisi, her ya┼čtan yeti┼čkinlerin
bildirdi─či psikolojik temalar─▒n, tek bir sabit d├╝zen i├žinde tipik bir bi├žimde
geli┼čmeyen ve durmadan yeni bi├žimlerde ortaya ├ž─▒kan temalar
olmas─▒d─▒r. ├ť├ž├╝nc├╝s├╝, ya┼čam s├╝resi boyunca pek ├žok i├žsel de─či┼čimin
evreye benzemeyen bi├žimde yava┼č yava┼č ortaya ├ž─▒kmas─▒d─▒r.

Lawrence Kohlberg, do─čru bir evre kuram─▒n─▒n ┼ču d├Ârt niteli─či ta┼č─▒d─▒─č─▒n─▒
savunmaktad─▒r: 1) Bir evre kuram─▒ geli┼čimin belirli noktalar─▒nda
yer alan yap─▒larda niteliksel farkl─▒l─▒klar i├žerir. 2) Bu farkl─▒ yap─▒lar
bireysel geli┼čimde de─či┼čmez bir s─▒ra, d├╝zen ya da ardarda geli┼č
g├Âsterir; k├╝lt├╝rel etkenler geli┼čimi h─▒zland─▒rabilir, yava┼člatabilir ya da
durdurabilir, ama s─▒ras─▒n─▒ de─či┼čtiremez. 3) Farkl─▒ bir yap─▒y─▒ olu┼čturan
de─či┼čik ├Âgeler b├╝t├╝nle┼čmi┼č bir yan─▒tlar demeti olarak ortaya ├ž─▒karlar.
4) Evreler hiyerar┼čik bir b├╝t├╝nle┼čme g├Âsterirler; daha y├╝ksek evreler
daha a┼ča─č─▒ evrelerdeki yap─▒lar─▒n yerini al─▒r ya da onlarla b├╝t├╝nle┼čirler.

Neugarten do─čru bir evre kuram─▒n─▒n bu niteliklerinin genellikle
yeti┼čkinli─če uygulanamayaca─č─▒n─▒ ileri s├╝rmektedir. ├ç├╝nk├╝ niteliksel
de─či┼čimleri farketmek ├žo─ču zaman g├╝├žt├╝r; kat─▒ bir bi├žimde belirlenmi┼č
biyolojik bir zaman d├╝zeni yoktur; ├Ânemli ya┼čam olaylar─▒ ├žocukluktakinden
daha de─či┼čken bir d├╝zen i├žinde ortaya ├ž─▒kar.

Levinson da, bir evre kuram─▒n─▒n yeti┼čkinlerin bir dizi evre i├žinde
de─či┼čmez ad─▒mlarla ilerledikleri anlam─▒na gelmedi─čini kabul etmektedir.
Bir insan─▒n ya┼čam─▒ndaki de─či┼čimin derecesi ve h─▒z─▒ ki┼čilikten ve
├ževresel etkenlerden etkilenir. Levinson, insanlar─▒n farkl─▒l─▒─č─▒ nedeniyle
yeti┼čkinlikteki geli┼čimin d├╝zenden yoksun oldu─čunu ileri s├╝renlere
de kat─▒lmamakta, g├Ârevinin insanlar─▒n ya┼čam─▒n─▒n zaman i├žindeki a├ž─▒l─▒m─▒n─▒n
temel ilkelerini bulmak oldu─čunu savunmaktad─▒r (Vander Zanden, 1981).

GEL─░┼×─░M PS─░KOLOJ─░S─░-3 (Kuramlar)

Geli┼čim Psikolojisi,
Geli┼čimin Temel ─░lkeleri ,
PIAGETÔÇÖin Bili┼čsel Geli┼čim Kuram─▒ ─░le ─░lgili Temel Kavramlar,
P─░AGET Bili┼čsel Geli┼čim D├Ânemler,
HE─░NZ Werner Kuram─▒ ,
JEROME BRUNER Kuram─▒,
Dil Geli┼čimi ,
Ki┼čilik Geli┼čimi ,
Savunma Mekanizmalar─▒ ,
Erik EriksonÔÇÖun Psikososyal Geli┼čim D├Ânemleri ,
Rogres ve Benlik Kuram─▒,
Maslow ve Kendini Ger├žekle┼čtirme Teorisi,
Ahlak Geli┼čimi,
Zihinsel Geli┼čim
Burdan bilgisayar─▒n─▒za indirebilirsiniz.>>>>>>>>>>>>>geli┼čim kuramlar─▒

 

Geli┼čim Kuramlar─▒

Geli┼čimin ara┼čt─▒r─▒lmas─▒nda kuramlar─▒n rol├╝n├╝n ne oldu─ču konusunda
├že┼čitli yan─▒tlar vard─▒r. Kuramlar, her ┼čeyden ├Ânce olgular─▒n
d├╝zenlenmesi ve yo─čunla┼čt─▒r─▒lmas─▒ i├žin temel sa─člayan betimleyici-
a├ž─▒klay─▒c─▒ bir rol oynarlar. Kuramlar ayr─▒ca gelecek olaylar─▒ kestirme
olana─č─▒n─▒ da sa─člarlar. Ancak bir kuram─▒n “s─▒nanabilir” ve dolay─▒s─▒yla
“reddedilebilir” ya da “yanl─▒┼članabilir” olmas─▒ da gerekir.

Bir psikoloji kuram─▒n─▒n di─čer psikoloji kuramlar─▒yla ve disiplinleriyle
b├╝t├╝nle┼čmesi de ├Ânemli bir noktad─▒r. Dolay─▒s─▒yla, kapsaml─▒
bir geli┼čim kuram─▒n─▒n olu┼čturulmasmda a┼ča─č─▒daki ilkelerin ├Ânemi
vurgulanmaktad─▒r:

– “Genel bir psikolojik geli┼čim kuram─▒, ba┼člang─▒├žta i├žinde di─čer
kuramsal ve amprik y├Ânelimlerin b├╝t├╝nle┼čebilece─či halen varolan bir
kurama dayan─▒r”. ├ľrne─čin bir geli┼čim kuram─▒, felsefe, sosyal psikoloji,
matematik, uygulamal─▒ psikiyatri, psikopatoloji, psikoterapi, e─čitim
gibi bir├žok bilgi alan─▒yla ili┼čkilendirilebilir.

– “Bir psikolojik geli┼čim kuram─▒, insan geli┼čiminin bir alan─▒n─▒
odak noktas─▒ olarak kabul edip i├žindeki ve ├ževresindeki di─čer geli┼čim
alanlar─▒yla b├╝t├╝nle┼čerek g├╝venilir bi├žimde ortaya ├ž─▒kabilir”. ├ľrne─čin
Piaget’in kuram─▒ bili┼čsel bir kuramd─▒r, psikolojinin di─čer alanlar─▒ndan
(geli┼čim psikolojisi, ├Â─črenme psikolojisi, sosyal psikoloji) bili┼čsel alana
do─čru bir y├Ânelme vard─▒r.

– “Bir psikolojik geli┼čim kuram─▒ geni┼č say─▒daki disiplinlerden
s├╝z├╝lerek ortaya ├ž─▒kar”. Disiplinleraras─▒ bir yakla┼č─▒m, genel bir psikoloji
kuram─▒ i├žin gerekli daha derin ara┼čt─▒─▒malara olanak verir. De─či┼čik
disiplinler de ayn─▒ alan ├╝zerine e─čilebilirler, disiplinlerin bir araya
gelmesi kuramlar─▒n birbiri i├žinde erimesini sa─člar, sonu├žta kesitsel ve
bir├žok alan─▒ kapsayan ve derinli─če ula┼čmay─▒ sa─člayan teknikler elde
edilebilir.

– “Bir psikolojik geli┼čim kuram─▒, bireyin ├Âznel olarak ya┼čad─▒─č─▒
t├╝m psikolojik ├ževreyi i├žine al─▒r”. B├Âylece bir geli┼čim kuram─▒ d├╝┼č├╝nce,
duygu, benlik, ahlak, yarat─▒c─▒l─▒k, toplumsalla┼čma gibi geli┼čim alanlar─▒n─▒,
bireyin okul, toplum, k├╝lt├╝r gibi ortamlardaki durumunu inceleyebilir.

– “Bir psikolojik geli┼čim kuram─▒, bir insan─▒n t├╝m psikolojisi ile
ilgili olan mevcut kavramlar─▒n hepsiyle ilgilenir.” ├ľrne─čin bir kuram,
do─ča-kazan─▒m gibi tart─▒┼čma konular─▒yla, kritik d├Ânemler, ├žocuk yeti┼čtirme
teknikleri, anksiyetenin geli┼čimsel i┼člevi gibi sorunlarla ilgilenir.

– “Bir psikolojik geli┼čim kuram─▒, sentez ve b├╝t├╝nle┼čtirme ├Âzelli─činin
yan─▒s─▒ra, baz─▒ uzla┼čmaz ├Â─čeleri reddetmek zorunda kalabilir”.
├ľrne─čin, davran─▒┼č├ž─▒l─▒─č─▒n Piaget’in kuram─▒yla ters d├╝┼čt├╝─č├╝ a├ž─▒kt─▒r. Ancak,
de─či┼čik bir yakla┼č─▒mla ├Âyle bir reddetme yolu izlemeyebilir ve
davran─▒┼č├ž─▒ yakla┼č─▒mlar safd─▒┼č─▒ edilmeyebilir.

– “Bir psikoloji kuram─▒ belirli uygulamalar i├žin ├Âzel ba─člant─▒
s├╝re├žleri geli┼čtirebilir”. ├ľrne─čin, bir geli┼čim kuram─▒n─▒n e─čitim programlar─▒
geli┼čtirmede ├Ânemli katk─▒lar─▒ olabilir.

– “Bir psikoloji kuram─▒ bir geli┼čim evreleri tasla─č─▒ i├žerebilir”.
Evrelerin varl─▒klar─▒ ve ├Âzellikleri tart─▒┼čma konusu olmakla birlikte
betimleyici ve a├ž─▒klay─▒c─▒ rolleri kabul edilmektedir.

– “Bir psikoloji kuram─▒ b├╝t├╝n k├╝lt├╝r ve alt k├╝lt├╝rlerle ili┼čkilidir.”

– “Bir psikolojik geli┼čim kuram─▒ toplumsal normdan ayr─▒lan bireyin
geli┼čimine de yer vermelidir”. Ama├ž, daha kapsaml─▒ bir insan
geli┼čimi i├žin bir├žok kaynak ve i├žg├Âr├╝den ├╝r├╝n alabilmektir. Karl Popper’in
dedi─či gibi, kuramlar d├╝nyay─▒ bilimsel olarak avlayabilmek i├žin
a─č olarak kullan─▒l─▒rlar, b├╝t├╝n ├žaba a─č─▒ daha ince ├Ârebilmek olmal─▒d─▒r
(S. ve C. Modgil, 1980).

Modern geli┼čim ara┼čt─▒rmalar─▒n─▒n ├žo─ču kuramlar─▒n yol g├Âstericili─činde
yap─▒lm─▒┼č ve yap─▒lmaktad─▒r. ├ľzellikle d├Ârt b├╝y├╝k psikoloji
kuram─▒ b├╝t├╝n ara┼čt─▒rmalar─▒ etkilemektedir.

Geli┼čim psikolojisine y├Ân veren temel kuramlardan biri olgunla┼čma
kuram─▒ (maturational theory)’dir. Bu kuram─▒n dayand─▒─č─▒ temel
d├╝┼č├╝nce, ├žocukta zaman i├žinde g├Âr├╝len de─či┼čimlerin ├žo─čunun bedendeki
├Âzel ve ├Ânceden belirlenmi┼č bir ┼čema ya da plana g├Âre ortaya
├ž─▒kt─▒─č─▒d─▒r. Bu g├Âr├╝┼če g├Âre olgunla┼čma bu plan─▒n do─čal a├ž─▒l─▒m─▒n─▒n ortaya
├ž─▒kmas─▒d─▒r. B├╝t├╝n geli┼čimlerin do─čal s├╝re├žlerin ve biyolojik planlar─▒n
a├ž─▒l─▒m─▒yla kendi kendine d├╝zenlendi─čini savunan bu g├Âr├╝┼č Arnold
Gessell taraf─▒ndan geli┼čtirilmi┼čtir. Gessell, ├Âncelikle ├žocuklar─▒n
fiziksel ve devinimsel geli┼čimini incelemi┼č ve -├žok az bir muhalefete
kar┼č─▒- pek ├žok kabul g├Ârm├╝┼čt├╝r. Buna kar┼č─▒l─▒k, ki┼čilik ve zihin geli┼čimine
ili┼čkin olgunla┼čmac─▒ g├Âr├╝┼č ┼čiddetle ele┼čtirilmektedir.

Sigmund Freud’un geli┼čtirdi─či psikanalitik kuram (psychoanalytic
theory), insan─▒n psikolojik bak─▒mdan evrensel ilkelere uygun olarak
geli┼čti─čini kabul eder. Ancak Freud bir bireysel ki┼čili─čin i┼člevsel
y├Ânlerinin toplumsal bir ba─člam i├žinde bi├žimlendi─čine de inan─▒r. Freud’un
geli┼čimciIere en ├Ânemli katk─▒s─▒, t├╝m ya┼čam boyunca s├╝recek ├Âr├╝nt├╝lerin
olu┼čmas─▒nda erken ya┼čam deneyimlerinin ├Ânemini vurgulamas─▒d─▒r.

Toplumsal ├Â─črenme kuram─▒ (social learning theory) geleneksel
davran─▒┼č├ž─▒l─▒─č─▒ a┼čarak, ki┼čisel ve ├ževresel etkenlerin hepsinin birbiri
i├žine girmi┼č belirleyiciler olarak etkide bulundu─čunu savunur. Davran─▒┼č─▒n
├ževreden etkilendi─či do─črudur, fakat ├ževre de k─▒smen bizim taraf─▒m─▒zdan
yarat─▒l─▒r. Bu yakla┼č─▒m son derece etkili olmu┼čtur, ├ž├╝nk├╝
toplumsal geli┼čim s├╝re├žlerinin etkisiyle do─črudan ili┼čkilidir.

Psikolojik geli┼čimi kavraman─▒n bir ba┼čka yolu da d├╝┼č├╝nme ve
bilme s├╝re├žlerinin geli┼čimini ara┼čt─▒rmakt─▒r. Bili┼čsel geli┼čim kuram─▒
(cognitive-developmental theory)’n─▒n en ├Ânemli ad─▒ Jean Piaget’tir.
Piaget’in ├žal─▒┼čmalar─▒ toplumsal ve ahlaksal geli┼čimin de bili┼čsel
temelleriyle anla┼č─▒labilece─čini g├Âstermi┼čtir. Bili┼čsel geli┼čim kuram─▒,
temeldeki yap─▒ ile ya┼čant─▒ aras─▒ndaki dinamik etkile┼čimi vurgular; bili┼čsel
yeteneklerin geli┼čimine ve zihnin simgesel tasar─▒mlar─▒ anlama ve kullanma
becerisine ├Ânem verir.

Geli┼čim, ilerleyici (progressive), s─▒rasal (sequential) ve ku┼čaklar
boyunca ayn─▒ ├Âr├╝nt├╝y├╝ izleyen bir olu┼čumdur; ayn─▒ zamanda d├Âng├╝sel
(circular)dir, ├ž├╝nk├╝ her ku┼čak olgunla┼čt─▒k├ža gelecek ku┼ča─č─▒ b├╝y├╝t├╝r.
Ya┼čam d├Âng├╝s├╝n├╝n do─čas─▒ konusunda yazarlar, filozoflar, toplumbilimciler
├že┼čitli g├Âr├╝┼čler ortaya atm─▒┼člard─▒r. Ya┼čam d├Âng├╝s├╝n├╝n ilerleyen
ve s─▒rasal de─či┼čimleri konusunda, bu de─či┼čimlerin neden bir s─▒ra
ile meydana geldi─či, ne kadar─▒n─▒n biyolojik ne kadar─▒n─▒n toplumsal ya
da psikolojik etkenlerle belirlendi─či, bu de─či┼čimlerin b├╝t├╝n k├╝lt├╝rlerde
ve b├╝t├╝n bireylerde aynen ortaya ├ž─▒k─▒p ├ž─▒kmad─▒─č─▒… sorunlar─▒n─▒ a├ž─▒klayan
tek bir kuram hen├╝z ortaya at─▒labilmi┼č de─čildir.

Bununla birlikte, ├Âzellikle evrelere dayal─▒ geli┼čim kuramlar─▒n─▒n
t├╝m ya┼čam d├Âng├╝s├╝n├╝ kapsayacak bi├žimde kurulduklar─▒ s├Âylenebilir.
Sigmund Freud, Erik Erikson ve Jean Piaget insan geli┼čimini evrelere
ay─▒rarak inceleyen en ├Ânemli evre kuramc─▒lar─▒d─▒r. Daha ├Ânce belirtildi─či
gibi, evre kuramc─▒lar─▒ geli┼čimi, g├Ârece s─▒rasal, ani ve sabit bir de─či┼čimler
dizisi olarak g├Âr├╝rler. Evre kavram─▒, insan geli┼čimi ├žizgisinin
a┼čamal─▒ d├╝zeylere b├Âl├╝nd├╝─č├╝ g├Âr├╝┼č├╝ne dayan─▒r. Freud, her insan─▒n
oral, anal, fallik, lalent ve genital olmak ├╝zere bir dizi psikoseks├╝el
evreden ge├žerek geli┼čti─čini, ancak bu geli┼čmede ├Âzellikle ya┼čam─▒n ilk
y─▒llar─▒n─▒n ├Ânemli oldu─čunu kabul eder. Her evre, bireyin bir sonraki

Tablo 4

Ya┼čam S├╝resinde Geli┼čim Evreleri

EVRE: DO─×UM ├ľNCES─░ EVRE

Ya┼č d├Ânemi: Gebelikten do─čuma

Temel ├Âzellikler: fiziksel geli┼čim

Bili┼čsel evre P─░AGET: –

Ruhsal-cinsel evre FREUD: –

Ruhsal-toplumsal evre ER─░KSON: –

Ahlak evresi KOHLBERG: –

EVRE: BEBEKL─░K

Ya┼č d├Ânemi: Do─čumdan yakla┼č─▒k 18’inci aya

Temel ├Âzellikler: Geli┼čmi┼č hareket; basit dil;
toplumsal ba─članma

Bili┼čsel evre P─░AGET: Duyusal devinimsel

Ruhsal-cinsel evre FREUD: Oral; anal

Ruhsal-toplumsal evre ER─░KSON: G├╝ven/G├╝vensizlik

Ahlak evresi KOHLBERG: Ahlak-├Âncesi (Evre 0)

EVRE: ERKEN ÇOCUKLUK

Ya┼č d├Ânemi: Yakla┼č─▒k 18’inci aydan yakla┼č─▒k 6’─▒nc─▒ y─▒la

Temel ├Âzellikler: ─░yi geli┼čmi┼č dil; cinsel tip;
grup oyunu; okula haz─▒rl─▒─č─▒n biti┼či

Bili┼čsel evre P─░AGET: ─░┼člem-├Âncesi

Ruhsal-cinsel evre FREUD: Fallik; Oedipal

Ruhsal-toplumsal evre ER─░KSON: ├ľzerklik/Ku┼čku;
Giri┼čim/Su├žluluk

Ahlak evresi KOHLBERG: ─░taat ve ceza (Evre 1);
Kar┼č─▒l─▒kl─▒l─▒k (Evre 2)

{loadposition header}

EVRE: GEÇ ÇOCUKLUK

Ya┼č d├Ânemi: Yakla┼č─▒k 6’─▒nc─▒ y─▒ldan yakla┼č─▒k 13’├╝nc├╝ y─▒la

Temel ├ľzellikler: Bir├žok bili┼čsel s├╝re├ž yeti┼čkin
d├╝zeyinde (i┼člem h─▒z─▒ hari├ž); oyun grubu

Bili┼čsel evre P─░AGET: Somut i┼člem

Ruhsal-cinsel evre FREUD: ├ľrt├╝l├╝ d├Ânem

Ruhsal-toplumsal evre ER─░KSON: ├çal─▒┼čkanl─▒k/A┼ča─č─▒l─▒k duygusu

Ahlak evresi KOHLBERG: ─░yi ├žocuk (Evre 3)

EVRE: ERGENL─░K

Ya┼č d├Ânemi: Yakla┼č─▒k 13’├╝nc├╝ y─▒ldan yakla┼č─▒k 20’inci y─▒la

Temel ├Âzellikler: Erinlikle ba┼člar, olgunlukla biter;
y├╝ksek bili┼čsel d├╝zeylere ula┼čma; anababadan ba─č─▒ms─▒zl─▒k;
cinsel ili┼čki evreye ge├žmeden ├Ânce ├ž├Âzmek zorunda oldu─ču
bir ├žat─▒┼čma i├žerir.

Bili┼čsel evre P─░AGET: Soyut i┼člem

Ruhsal-cinsel evre FREUD: Genital evre

Ruhsal-toplumsal evre ER─░KSON: Kimlik/Rol kar─▒┼č─▒kl─▒─č─▒

Ahlak evresi KOHLBERG: Yasa ve d├╝zen (Evre 4)

EVRE: GEN├ç YET─░┼×K─░NL─░K

Ya┼č d├Ânemi: Yakla┼č─▒k 20’inci y─▒ldan yakla┼č─▒k 45’inci y─▒la

Temel ├Âzellikler: Meslek ve aile geli┼čimi

Bili┼čsel evre P─░AGET: –

Ruhsal-cinsel evre FREUD: –

Ruhsal-toplumsal evre ER─░KSON: Yak─▒nl─▒k/Yal─▒t─▒lm─▒┼čl─▒k

Ahlak evresi KOHLBERG: Toplumsal anla┼čma (Evre 5)

EVRE: ORTA YA┼×

Ya┼č d├Ânemi: Yakla┼č─▒k 45’inci y─▒ldan yakla┼č─▒k 65’inci y─▒la

Temel ├Âzellikler: Meslekte en y├╝ksek d├╝zey; kendini
de─čerlendirme; “bo┼č yuva” bunal─▒m─▒; emeklilik

Bili┼čsel evre P─░AGET: –

Ruhsal-cinsel evre FREUD: –

Ruhsal-Toplumsal evre ER─░KSON: ├ťretkenlik/Kendine d├Ân├╝kl├╝k

Ahlak evresi KOHLBERG: ─░lkeli evre (Evre 6 ve 7,
ikiside ender)

EVRE: ─░LER─░ YA┼×

Ya┼č d├Ânemi: Yakla┼č─▒k 65’inci y─▒ldan ├Âl├╝me

Temel ├ľzellikler: Aileden, ba┼čar─▒lardan tad alma;
ba─č─▒ml─▒l─▒k; dulluk; k├Ât├╝ sa─čl─▒k

Bili┼čsel evre P─░AGET: –

Ruhsal-cinsel evre FREUD: –

Ruhsal-toplumsal evre ER─░KSON: B├╝t├╝nl├╝k/Umutsuzluk

Ahlak evresi KOHLBERG: –

EVRE: ├ľL├ťM

Ya┼č d├Ânemi: –

Temel ├Âzellikler: ├ľzel anlamda bir “evre”

Bili┼čsel evre P─░AGET: –

Ruhsal-cinsel evre FREUD: –

Ruhsal-toplumsal evre ER─░KSON: –

Ahlak evresi KOHLBERG: –

Kaynak: Ph. G. Zimbardo, Psychology and Life, 1979.

Psikanalitik gelene─če ba─čl─▒ bir kuramc─▒ olan Erikson sekiz psikososyal
evre ay─▒rt eder; birey bunlar─▒n her birinde ba┼čar─▒yla ├ž├Âzmek zorunda oldu─ču
temel bir ├žat─▒┼čma ya┼čar. Erikson’un kuram─▒, ki┼činin ya┼čam s├╝resi
(life span) boyunca yer alan s├╝rekli bir ki┼čilik geli┼čimi s├╝recinden s├Âz
ederek Freud’un kuram─▒n─▒ a┼čar. Piaget, b├╝y├╝mekte olan ├žocu─čun i├žinde
ya┼čad─▒─č─▒ d├╝nyaya nas─▒l uyum sa─člad─▒─č─▒ sorununu temel olarak al─▒r ve
d├Ârt bili┼čsel geli┼čim evresi saptar. Kohlberg, Piaget’i izleyerek, ahlak
alan─▒nda alt─▒ evreli bir geli┼čim kuram─▒ olu┼čturmu┼čtur.

Tablo 4’te, ya┼čam s├╝resinde ortaya ├ž─▒kan geli┼čim evreleri belli
ba┼čl─▒ kuramlar a├ž─▒s─▒ndan, bu evrelerin yakla┼č─▒k ya┼člar─▒ ve temel olaylar─▒
belirtilerek g├Âsterilmektedir; Tablo 5 kuramlar─▒ kar┼č─▒la┼čt─▒rmaktad─▒r.

Tablo 5

Geli┼čim Kuramlar─▒

B─░YOLOJ─░K KURAMLAR:

Geli┼čimin Do─čas─▒: Do─ča

Rehber S├╝re├ž: Olgunla┼čma

Birey: Etkin

Geli┼čimin Bi├žimi: Evre

Odak: Yap─▒da ve davran─▒┼čta g├Âzlenebilir de─či┼čimler

PS─░KOD─░NAM─░K KURAMLAR:

Geli┼čimin Do─čas─▒: Do─ča ve kazan─▒m

Rehber S├╝re├ž: Olgunla┼čma

Birey: Etkin

Geli┼čimin Bi├žimi: Evre

Odak: Ki┼čilik yap─▒s─▒nda i├žsel de─či┼čimler

KO┼×ULLANMA KURAMLARI:

Geli┼čimin Do─čas─▒: Kazan─▒m

Rehber S├╝re├ž: ├ľ─črenme

Birey: Edilgin

Geli┼čimin Bi├žimi: S├╝rekli

Odak: Davran─▒┼čta g├Âzlenebilir de─či┼čimler

B─░L─░┼×SEL TOPLUMSAL ├ľ─×RENME KURAMLARI:

Geli┼čimin Do─čas─▒: Kazan─▒m

Rehber S├╝re├ž: ├ľ─črenme

Birey: Il─▒ml─▒ etkin

Geli┼čimin Bi├žimi: S├╝rekli

Odak: Davran─▒┼čta g├Âzlenebilir de─či┼čimler

B─░L─░┼×SEL GEL─░┼×─░M KURAMLARI:

Geli┼čimin Do─čas─▒: Do─ča ve kazan─▒m

Rehber S├╝re├ž: Olgunla┼čma

Birey: Etkin

Geli┼čimin Bi├žimi: Evre

Odak: Zihinsey yap─▒da i├žsel de─či┼čimler

B─░LG─░-─░┼×LEM KURAMLARI:

Geli┼čimin Do─čas─▒: Kazan─▒m

Rehber S├╝re├ž: ├ľ─črenme

Birey: Etkin

Geli┼čimin Bi├žimi: S├╝rekli

Odak: Davran─▒┼čta g├Âzlenebilir de─či┼čimler

K├ťLT├ťREL-BA─×LAMSAL KURAMLAR:

Geli┼čimin Do─čas─▒: Do─ča ve kazan─▒m

Rehber S├╝re├ž: Olgunla┼čma ve ├Â─črenme

Birey: Etkile┼čimci

Geli┼čimin Bi├žimi: Sarmal

Odak: birey ile toplum aras─▒ndaki ili┼čki

Kaynak: Hoffman ve ark., 1994{loadposition header}

Geli┼čim alan─▒nda “olgunla┼čma kuram─▒” (A. Gesell) ve “etolojik
kuram” (K. Lorenz ve N. Tinbergen) genellikle biyolojik kuramlar
olarak adland─▒r─▒l─▒r. Freud’un “psikoseks├╝el kuram─▒” ve Erikson’un
“psikososyal kuram─▒” psikodinamik kuramlar ├žer├ževesinde yer al─▒r.
Bili┼čsel kuramlar grubunda Piaget’in “bili┼čsel geli┼čim kuram─▒”, Kohlberg’in
“ahlak geli┼čimi kuram─▒” ayr─▒ca “toplumsal bili┼č kuramlar─▒”,
“bilgi-i┼člem kuramlar─▒” bulunur. ├ľ─črenme kuramlar─▒ i├žinde “ko┼čullanma
kuramlar─▒” (Pavlov, Watson, Skinner) geleneksel kuramlard─▒r,
bunlar─▒ “toplumsal ├Â─črenme kuramlar─▒” (Dollard, Miller) izler; bu
grupta en yeni ak─▒m “bili┼čsel toplumsal ├Â─črenme kuram─▒” (Bandura)
olarak ortaya ├ž─▒kar. Geli┼čim alan─▒nda son olarak k├╝lt├╝rel-ba─člamsal
kuramlar’─▒ buluyoruz; Vygotsky’nin “toplumsal-tarihsel kuram─▒” ve
Bronfenbrenner’in “ekolojik kuram─▒” bu grupta yer almaktad─▒r (bk.
Tablo 5). B├╝t├╝n bu kuramlar insan geli┼čiminin d├╝zenli oldu─ču, dolay─▒s─▒yla
davran─▒┼č─▒n ├Ânceden kestirilebilece─či say─▒lt─▒s─▒na dayan─▒rlar.
Bir ayr─▒ks─▒l─▒k d─▒┼č─▒nda b├╝t├╝n kuramlar bireyi etkin bir varl─▒k olarak
g├Âr├╝rler. Bir kuram─▒n insan─▒n do─čas─▒n─▒, geli┼čimin ├Âz├╝n├╝ nas─▒l g├Ârd├╝─č├╝
sorusu kuramlar─▒n de─čerlendirilmesinde en ├Ânemli noktad─▒r (bu temel
g├Âr├╝┼čler a┼ča─č─▒da kuramlar kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒l─▒rken a├ž─▒klanmaktad─▒r).

Kuramlar─▒n Kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒lmas─▒

├ľnceki sayfalarda k─▒saca ├Âzetledi─čimiz geli┼čim kuramlar─▒n─▒ burada
daha ayr─▒nt─▒l─▒ bi├žimde ele alacak ve aralar─▒ndaki ili┼čkileri de
ara┼čt─▒raca─č─▒z. B├Âylece, geli┼čimin duygusal, bili┼čsel, toplumsal boyutlar─▒
aras─▒ndaki ihmal edilemez ba─člar─▒ da g├Ârm├╝┼č olaca─č─▒z. Bu arada kuramlara
y├Âneltilen temel ele┼čtiriler de ortaya konmu┼č olacakt─▒r. Ancak
bu ayr─▒nt─▒lara girmeden ├Ânce kuramlar─▒n gerisinde yer alan d├╝nya g├Âr├╝┼člerini
incelemekte yarar g├Âr├╝yoruz. Perlmutter ve Hall’─▒n (1992)
belirtti─či gibi, geli┼čimciler, geli┼čme s├╝re├žlerini a├ž─▒klamaya y├Ânelik
kuramlar─▒n─▒ kurarken insan─▒n do─čas─▒na ve davran─▒┼č s├╝re├žlerine ili┼čkin
de─či┼čik modellere dayan─▒rlar. Her model farkl─▒ bir d├╝nya g├Âr├╝┼č├╝n├╝
temel al─▒r ve geli┼čimi temsil edecek farkl─▒ bir analoji kullan─▒r. B├Âylece,
geli┼čimciler taraf─▒ndan temel al─▒nan d├╝nya g├Âr├╝┼č├╝ onlar─▒n geli┼čimin
de─či┼čik y├Ânlerini tan─▒mlama, ara┼čt─▒rma ve yorumlama yollar─▒n─▒ etkiler.
Perlmutter ve Hall belliba┼čl─▒ ├╝├ž model oldu─čunu s├Âylemektedir:
Mekanistik, organizmik, diyalektik (ba┼čka yazarlar─▒n ba┼čka s─▒n─▒flamalar
yapt─▒─č─▒ g├Âzden ka├ž─▒r─▒lmamal─▒). Onlara g├Âre bu modellerin hi├žbiri
ne do─čru ne de yanl─▒┼čt─▒r; ama herbiri geli┼čimi anlamada rehber olarak
kullan─▒labilir (bk. Tablo 6. Okuyucunun Tablo 5 ile Tablo 6’y─▒ birlikte
incelemesi yararl─▒ olacakt─▒r).

Tablo 6

Geli┼čime ─░li┼čkin D├╝nya G├Âr├╝┼čleri

BENZETME:

Mekanistik: Makina

Organizmik: Organizma

Diyalektik: Orkestra m├╝zi─či

B─░REY:

Mekanistik: Genel olarak edilgin

Organizmik: Etkin

Diyalektik: Etkile┼čimsel

ODAK:

Mekanistik: Davran─▒┼čta g├Âzlenebilir de─či┼čimler

Organizmik: Yap─▒da i├žsel de─či┼čimler

Diyalektik: Birey ile toplum aras─▒nda ili┼čki

DE─×─░┼×─░M T├ťR├ť:

Mekanistik: Niceliksel

Organizmik: Niteliksel

Diyalektik: Niceliksel ve niteliksel

Kaynak: Perlmutter ve Hall, 1992.

Mekanistik modeller makina benzetmesini kullan─▒r ve geli┼čimin
de makinan─▒n i┼čleyi┼čini y├Âneten yasalar gibi d├╝zenli yasalara ba─čl─▒
oldu─čunu kabul eder. Geli┼čimi d─▒┼č g├╝├žler etkiler; davran─▒┼č ge├žmi┼čteki
deneyimlerle ve ┼čimdiki durumlarla bi├žimlenir. ─░nsanlar─▒n duygular─▒,
d├╝┼č├╝nceleri ve eylemleri de─či┼čir, ama yap─▒lar─▒ de─či┼čmez (otuz ya┼č─▒ndaki
biriyle yedi ya┼č─▒ndakinin bili┼čsel yap─▒lar─▒ farkl─▒ de─čildir). Bu modelde
davran─▒┼č uyar─▒lman─▒n sonucudur, dolay─▒s─▒yla insanlar─▒n eylemleri
├ževreye tepkiler do─črultusunda a├ž─▒klan─▒r. ├ľ─črenme kuramc─▒lar─▒ davran─▒┼č─▒
a├ž─▒klarken ve baz─▒ bili┼č kuramc─▒lar─▒ zihnin i┼čleyi┼čini a├ž─▒klarken
bu modeli kullan─▒rlar. Bu yakla┼č─▒mda insan edilgin bir varl─▒kt─▒r (ancak,
bu modelden kaynaklanan “toplumsal bili┼č kuram─▒”nda birey
ak─▒lc─▒ ba─člamda etkin say─▒lmaktad─▒r). Organizmik modeller insan─▒ etkin
ve de─či┼čen organizmalar olarak g├Âr├╝rler. ─░nsanlar ├ževreyle etkile┼čtikleri
i├žin k├Âkl├╝ bir bi├žimde de─či┼čirler. D├╝┼č├╝ncedeki geli┼čme deneyimin
basit bir sonucu de─čildir, yap─▒daki biyolojik temelli ├Âzel bir
de─či┼čimi yans─▒t─▒r (otuz ya┼č─▒ndaki birinin bili┼čsel s├╝re├žleri yedi ya┼č─▒ndaki
birininkinden niteliksel olarak farkl─▒d─▒r). Organizmik yakla┼č─▒m
geli┼čimin hedefiyle ve davran─▒┼č─▒n ├Ârg├╝tlenme bi├žimiyle ilgilenir; davran─▒┼č─▒n
d─▒┼čsal nedenini de─čil, bireyin i├žindeki de─či┼čim kurallar─▒n─▒ tan─▒ma
ve t├╝m sistemi betimleme amac─▒n─▒ g├╝der. Bu yakla┼č─▒mda birey etkindir,
etkinli─činin kayna─č─▒ da kendisidir. Diyalektik yakla┼č─▒m insan─▒n
s├╝rekli de─či┼čen bir ├ževreyle etkile┼čim i├žinde oldu─čunu kabul eder.
Geli┼čim, aralar─▒nda hi├žbir zaman yetkin bir uyum bulunmayan biyolojik,
fiziksel, psikolojik ve toplumsal boyutlara sahiptir. Diyalektik
yakla┼č─▒m birey ile toplum aras─▒ndaki ili┼čkiye odaklan─▒r; bireyin geli┼čimi
b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de tarihsel andaki olaylardan etkilenir (bu nedenle, y├╝zy─▒l─▒m─▒zda
do─čmu┼č birinin geli┼čimi ge├žen y├╝zy─▒lda do─čmu┼č birininkinden
farkl─▒ olacakt─▒r). Diyalektik yakla┼č─▒m─▒n mekanistik ve organizmik
yakla┼č─▒mlar─▒n kavramlar─▒n─▒ b├╝t├╝nle┼čtirebilece─čini ileri s├╝ren geli┼čimciler
vard─▒r (Perlmutter ve Hall, 1992).

┼×imdi, daha ├Ânce s├Âz├╝n├╝ etti─čimiz geli┼čim kuramlar─▒n─▒ birbiriyle
kar┼č─▒la┼čt─▒rarak inceleyebiliriz.

Olgunla┼čma kuram─▒ insano─člunun s─▒rasal bir b├╝y├╝me (sequential
growth) g├Âsterdi─či ilkesini embriyoloji ├žal─▒┼čmalar─▒ndan alm─▒┼čt─▒r. Embriyonun
epigenetik olarak baz─▒ evrelerden ge├žerek b├╝y├╝d├╝─č├╝ ve bu s─▒ran─▒n
her zaman sabit oldu─ču bu ├žal─▒┼čmalarda ortaya konmu┼čtur. ─░┼čte
bu embriyolojik modeli ├žocuk geli┼čimine uygulayan ki┼či Arnold Gesell
(1880-1961) olmu┼čtur. Gesell’e g├Âre, olgunla┼čma mekanizmas─▒
do─čumdan ├Ânce oldu─ču gibi sonra da geli┼čimi y├Ânlendirmeyi s├╝rd├╝r├╝r.
Geli┼čim h─▒zlar─▒ a├ž─▒s─▒ndan ├žocuklar aras─▒nda farkl─▒l─▒k olmakla birlikte
hepsi aynı sırayı izler. Çocuklar, sinir sistemleri yeterli derecede
olgunla┼čt─▒─č─▒nda, oturur, y├╝r├╝r ve konu┼čurlar. Bu geli┼čmede ├Â─črenmenin
├žok az katk─▒s─▒ vard─▒r. Ancak Gesell normal geli┼čim i├žin belirli ├ževresel
ko┼čullar─▒n da gerekli oldu─čunu kabul eder. Olgunla┼čma s├╝reci herhangi
bir bi├žimde zarar g├Ârd├╝─č├╝nde normal geli┼čim de engellenecektir.
├ľrne─čin embriyo oksijen yoklu─čuna u─črarsa organlar─▒n geli┼čiminde
ciddi sorunlar g├Âr├╝l├╝r. Do─čum sonras─▒ geli┼čimde de ├ževrenin belirli
ko┼čullar─▒ ta┼č─▒mas─▒ gerekmektedir. ├ľrne─čin, ├ževrelerinde yeterli derecede
uyaran olmayan, yeterli bak─▒m g├Ârmeyen kurum ├žocuklar─▒ iyi geli┼čemezler.
Gesell en ├Ânemli ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒ devinim geli┼čimi alan─▒nda
yapm─▒┼č, ancak olgunla┼čma mekanizmas─▒n─▒n b├╝t├╝n geli┼čimi belirledi─čini
kabul etmi┼čtir. Gesell’e g├Âre ├žocuk yeti┼čtirmek de olgunla┼čma
ilkesinin tan─▒nmas─▒yla ba┼člamal─▒d─▒r. ─░nsano─člu d├╝nyaya biyolojik evrimin
├╝r├╝n├╝ olan bir programla gelir; anababa belirli kurallara zorlamadan,
├žocu─ču kendisinden alaca─č─▒ do─čal ipu├žlar─▒na g├Âre e─čitmeyi bilmelidir.

Gesell’i ele┼čtiren kuramc─▒lara g├Âre, ├žocu─čun geli┼čiminde d─▒┼č ├ževre
i├ž plandan daha etkilidir. Gesell ayr─▒ca, geli┼čimdeki ya┼č normlar─▒n─▒
├žok kesin bi├žimde verdi─či, olabilecek de─či┼čiklikleri dikkate almad─▒─č─▒
i├žin de ele┼čtirilmektedir. Buna kar┼č─▒l─▒k Gesell’in, ├Âzellikle bebe─čin
devinim geli┼čimine ili┼čkin normlar─▒ hala ├žok de─čerlidir; ├žocu─čun kendini
ayarlamas─▒, anababan─▒n da buna duyarl─▒ olmas─▒ ilkesi de ge├žerli─čini
korumaktad─▒r.

Psikanalizin geli┼čim psikolojisine belli ba┼čl─▒ katk─▒s─▒ evre kavram─▒d─▒r.
Freud (1856-1939) insan geli┼čiminin ├že┼čitli evrelerini tutarl─▒ bir
sistem halinde betimleyen ilk bilim adam─▒d─▒r. Son olarak psikanaliz,
insan─▒n eylemlerinin ve d├╝┼č├╝ncelerinin ilk bak─▒┼čta g├Âr├╝ld├╝─č├╝nden daha
karma┼č─▒k oldu─čunu ├Â─čretmi┼čtir bize.

Psikanaliz kuram─▒ geli┼čim alan─▒n─▒ etkilemi┼č olmakla birlikte, ├ža─čda┼č
geli┼čimciler genellikle bir├žok psikanalitik g├Âr├╝┼č├╝ yetersiz ya da
yanl─▒┼č bulmaktad─▒rlar. ├ľrne─čin, ilk ├╝├ž psikoseks├╝el evrenin yeti┼čkinlikteki
ki┼čilik geli┼čimini belirledi─či g├Âr├╝┼č├╝ normal ├žocuklar─▒n ara┼čt─▒r─▒lmas─▒nda
pek az destek bulmu┼čtur. Ayr─▒ca, yeti┼čkinlikteki ki┼čilik ├Âzelliklerinin
ve davran─▒┼člar─▒n ├žo─čunun sosyo-k├╝lt├╝rel ├ževreden ve g├╝ndelik
ya┼čamdan etkilendi─či konusunda g├Âr├╝┼č birli─či vard─▒r. Psikanalizin
tarihsel ├Ânemi b├╝t├╝n bu tart─▒┼čmalar─▒ ba┼člatan ilk kuram olmas─▒d─▒r.

Toplumsal ├Â─črenme kuram─▒n─▒n en ├Ânemli ad─▒ olan Bandura insan
ya┼čam─▒nda “g├Âzlem yoluyla ├Â─črenme”nin ├Ânemini savunur. G├Âzlemsel
├Â─črenme d├Ârt s├╝re├ž i├žinde geli┼čir: Dikkat etme, ak─▒lda tutma, davran─▒┼č─▒
tekrarlama, peki┼čtirme ve g├╝d├╝leme. Asl─▒nda bu d├Ârt s├╝re├ž birbirinden
ayr─▒ de─čildir, birlikte i┼čler. Bandura bu d├Ârt s├╝rece dayanan “model
alarak ├Â─črenme” olgusunu, daha geni┼č bir ├žer├ževe i├žinde as─▒l
“toplumsalla┼čma” s├╝reci a├ž─▒s─▒ndan de─čerlendirir. Toplumsalla┼čma s├╝reci
i├žinde bir toplumun ├╝yelerine toplumsal kabul g├Âren davran─▒┼člar, cinsiyet
rolleri ├Â─čretilir. Ki┼či toplumsalla┼čt─▒k├ža d─▒┼č ├Âd├╝l ve ceza sistemlerine
ba─č─▒ml─▒ kalmadan kendi i├ž denetim ├Âr├╝nt├╝lerini geli┼čtirir. Ki┼či kendini
de─čerlendirme standartlar─▒n─▒ olu┼čtururken g├Âzlemledi─či modellerin
standartlar─▒n─▒ ├Ârnek al─▒r. Toplumsal ├Â─črenme kuramc─▒lar─▒ payla┼čma,
yard─▒mla┼čma, i┼čbirli─či gibi olumlu toplumsal davran─▒┼člar─▒n da bu modellerden
etkilendi─čini kabul ederler. Sonu├ž olarak bu yakla┼č─▒mda,
model davran─▒┼člar arac─▒l─▒─č─▒yla insana her t├╝r davran─▒┼č─▒n ├Â─čretilebilece─či
ilkesi benimsenmektedir.

Toplumsal ├Â─črenme kuramc─▒s─▒ Banduran─▒n g├Âr├╝┼čleri ile bili┼čsel
geli┼čim kuramc─▒s─▒ Piaget’in g├Âr├╝┼čleri aras─▒nda birle┼čen ve ayr─▒lan noktalar
vard─▒r. Her iki kuramc─▒ da ├žocu─ču ├Â─črenme s├╝reci i├žinde olduk├ža
etkin ve bili┼čsel bir varl─▒k olarak kabul eder. Ancak Bandura d─▒┼č ├ževrenin
etkilerini savunurken, Piaget i├ž g├╝├žlerin ├Ânemini vurgular. Piaget’e
g├Âre geli┼čim, d─▒┼čardan ├Â─čretilenden ba─č─▒ms─▒z olarak, ├žocu─čun i├žsel
ilgi ve merak─▒ sonucu kendi kendine ilerleyen bir s├╝re├žtir. Bu s├╝re├ž
baz─▒ i├žsel de─či┼čikliklerle evrelerin ortaya ├ž─▒kmas─▒n─▒ sa─člar. Daha ├žok
├ževreci olan Bandura ise Piaget’in g├Âr├╝┼člerini iki a├ž─▒dan ele┼čtirir. Bandura
ya g├Âre ├žocuklar ├ževreye i├žsel bir merak duyduklar─▒ i├žin de─čil,
peki┼čtiricilerle ├Âzendirildikleri i├žin ├Â─črenir, daha sonra bu d─▒┼č
de─čerlendirmeleri i├žselle┼čtirirler. Yine Bandura’ya g├Âre ├žocuklar─▒n ne
├Â─črendiklerini evreler de─čil izlenen modeller belirler; hatta toplumsal
├Â─črenme y├Ântemleriyle Piaget’in evrelerini de─či┼čtirmek bile olanakl─▒d─▒r.

Bili┼čsel geli┼čimciler d─▒┼č ├ževrenin ├žocuk ├╝zerindeki etkisinin ├Ânemini
kabul etmekle birlikte ├žocuktan kaynaklanan geli┼čime de yer vermek
istemektedirler. Dolay─▒s─▒yla geli┼čimciler, Bandura’n─▒n kendili─činden
├Â─črenme olgusunu ihmal edi┼čini ele┼čtirmektedirler. Geli┼čimcilere
g├Âre Bandura ├žok fazla ├ževrecidir ve bu tutum dikkatimizin ├žocuktan
uzakla┼čmas─▒na yol a├žmaktad─▒r (W. Crain, 1980).

Piaget’e g├Âre zeka geli┼čimi “s├╝rekli ve ilerleyici bir dengelenme
s├╝recidir” ve “geli┼čimin evreleri ya da d├╝zeyleri birbirini izleyen
dengelenme basamaklar─▒ndan olu┼čur.” Geli┼čim s─▒ras─▒nda birbiri ard─▒na ortaya
├ž─▒kan farkl─▒ b├╝t├╝nsel yap─▒lar do─ču┼čtan de─čildir, derece derece kurulurlar,
bir olu┼čumun sonucudurlar. Zeka esas olarak etkin bir do─čaya
sahiptir. Ruhsal ya┼čam─▒n hareket noktas─▒ bilin├ž de─čil, etkinliktir ve
ruhsal geli┼čim eylemin derece derece zihinselle┼čmesinden ibarettir.
Piaget’e g├Âre, “eylem d├╝┼č├╝nceden ├Ânce gelir.” Eylem i┼člemde i├žselle┼čir.
Pratik zeka kavramsal zeka haline gelir.

Bili┼čsel geli┼čim kuram─▒n─▒n belirledi─či evreler ile psikanalizin
belirledi─či evreler aras─▒nda kar┼č─▒la┼čt─▒rma yapmak yararl─▒ olacakt─▒r. Piaget
(1896-1980) daha ba┼člang─▒├žtan itibaren ve ara┼čt─▒rmalar─▒ boyunca kendi
bulgular─▒n─▒ psikanalizin bulgular─▒yla kar┼č─▒la┼čt─▒rmaya ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r. Sonunda
Piaget, 1933’deki psikanaliz kongresinde kendi zeka psikolojisi
ile psikanaliz aras─▒ndaki ili┼čkiyi ortaya koymu┼čtur. Piaget, duygusal
geli┼čimle bili┼čsel geli┼čim aras─▒nda ko┼čutluk oldu─čuna, ikisinin de evre
sistemi arac─▒l─▒─č─▒yla belirlenebilece─čine inanmaktad─▒r. Piaget zihinsel
ve duygusal evreleri sistemle┼čtirmekte ve her zihinsel evreye kar┼č─▒l─▒k
olan duygusal g├Âr├╝n├╝mleri belirtmektedir. Piaget’e g├Âre iki alan aras─▒ndaki
ko┼čutluk a├ž─▒k ve kesindir: Duygusal alan, yap─▒s─▒ zihinsel olan
davran─▒┼č─▒n enerji kayna─č─▒n─▒ olu┼čturur. Bu d├╝zenleme Piaget’in evre sistemini
genelle┼čtirmekte ve evre anlay─▒┼č─▒ ki┼čili─činin evreleri anlay─▒┼č─▒
haline gelmektedir.

Piaget’e g├Âre Freud’un temel ke┼čiflerinden biri, ├žocu─čun duygusal
alan─▒n iyi belirlenmi┼č evrelerinden ge├žerek geli┼čmesi, evreler aras─▒nda
yetkin bir s├╝reklili─čin olmas─▒ olgusudur. Piaget’in Freud’a y├Âneltti─či
temel ele┼čtiri ise, ke┼čfetti─či duygusal olgular─▒ yorumlamas─▒n─▒n yetersiz
kalmas─▒ y├Ân├╝ndedir. Piaget’e g├Âre bu yetersizli─čin nedeni Freud’un hala
geleneksel ├ža─čr─▒┼č─▒mc─▒ psikoloji ├žer├ževesinde d├╝┼č├╝nmesidir. Piaget
Freud’un ke┼čfetti─či temel duygusal olgular─▒n kendi evre anlay─▒┼č─▒yla ve
sistemiyle kolayca b├╝t├╝nle┼čtirilebilece─či inanc─▒ndad─▒r.

Piaget’e g├Âre, geli┼čimde bili┼čsel ├Âgeler ile duygusal ├Âgeler birbirinden
ay─▒rt edilemez. Duygusal alan, zekan─▒n yap─▒lar─▒n─▒n de─čil i┼čleyi┼činin
tabi oldu─ču bir enerji kayna─č─▒ rol├╝n├╝ oynar. Ger├žekte enerjisiz
bir yap─▒ ve yap─▒s─▒z bir enerji olamayaca─č─▒ i├žin, her yeni yap─▒ya bir
enerji d├╝zenleme bi├žimi, her duygusal davran─▒┼č d├╝zeyine de belirli bir
bili┼čsel yap─▒ tipi denk d├╝┼čmelidir. Bu a├ž─▒dan bak─▒ld─▒─č─▒nda, Piaget’in
sistemindeki farkl─▒ evreler onlara denk d├╝┼čen duygusal g├Âr├╝n├╝mlerle
tamamlanabilir. Piaget’e g├Âre ger├žeklikte duygusal ve bili┼čsel davran─▒┼čtan
ayr─▒ ayr─▒ s├Âz etmek olanaks─▒zd─▒r; her davran─▒┼č “ayn─▒ zamanda
hem o, hem ├Âb├╝r├╝”d├╝r. Bunu kavramak i├žin yap─▒n─▒n ve enerjinin dilini
├Â─črenmek gerekir. Piaget’in yakla┼č─▒m─▒nda duygusal geli┼čim zihinsel
geli┼čime ba─čl─▒d─▒r. Fakat zeka ile duygu aras─▒nda bir do─ča fark─▒ vard─▒r:
“Davran─▒┼č─▒n enerjisi duygusal alan─▒ ortaya ├ž─▒kar─▒r; davran─▒┼č─▒n yap─▒lar─▒
ise bili┼čsel i┼člevleri ortaya ├ž─▒kar─▒r.” Duygusal alan zekan─▒n i┼čleyi┼čine
m├╝dahale eder, ama yap─▒lar yaratamaz. Piaget’e g├Âre, “Duygusal i┼člev,
ona ara├žlar─▒n─▒ sa─člayan ve onun hedeflerini ayd─▒nlatan zeka olmadan
hi├žbir ┼čey de─čildir.”

Bili┼čsel geli┼čim ile toplumsal geli┼čim aras─▒nda da ili┼čki kurulabilir;
bu ili┼čkiyi belirten en genel kavram “toplumsal bili┼č” (social cognition)
kavram─▒d─▒r. Toplumsal bili┼čin geli┼čimi, insani, toplumsal d├╝nyaya
ili┼čkin bili┼člerin geli┼čimidir. Bu geli┼čim, ben’in ben-olmayan’dan,
ki┼činin ki┼či-olmayan’dan ve bir ki┼činin ba┼čka bir ki┼čiden gitgide ayr─▒lmas─▒,
farkl─▒la┼čmas─▒ s├╝reci olarak tan─▒mlanabilir.

Piaget’e g├Âre ├žocu─ču ├ževre ile ili┼čkiye sokan etkinlik ├Âz├╝mleme
ve uyma s├╝re├žlerini i├žerir, zeka da bu ├Âzne-nesne ili┼čkisiyle tan─▒mlan─▒r.
├ľzne ile nesne aras─▒ndaki ilk ili┼čki ikili olmayan (ad├╝alistik) bir
farkl─▒la┼čmam─▒┼čl─▒k ili┼čkisidir; bu ili┼čkide ben ile ben-olmayan aras─▒nda
hi├žbir ay─▒r─▒m yoktur. Sonra iki y├Ânl├╝ bir hareketle, yani deneyimin
de─čerlendirilmesini sa─člayan d─▒┼čsalla┼čt─▒rma hareketiyle ve zihinsel i┼čleyi┼čin
bilincini kazand─▒ran i├žselle┼čtirme hareketiyle, kendi ├Âzerklikleri
ve etkile┼čimleri i├žinde ├Âznenin kurulmas─▒ ve d├╝nyan─▒n kurulmas─▒ ger├žekle┼čir.
Piaget’e g├Âre, “zeka ne benin bilinciyle ba┼člar, ne de nesnelerin
bilinciyle; zeka bunlar─▒n etkile┼čiminin bilinciyle ba┼člar ve bu etkile┼čimin
iki kutbunun ayn─▒ anda birbirine y├Ânelmesiyle, zeka kendi
kendini ├Ârg├╝tlerken d├╝nyay─▒ da ├Ârg├╝tler.” Ba┼člang─▒├žta her ┼čey ├Âzne ve
onun eylemi ├╝zerinde odakla┼čm─▒┼čt─▒r; sonra derece derece merkezden
ayr─▒lma (decentration) ger├žekle┼čir, b├Âylece ├Âzne di─čer nesneler aras─▒nda
bir nesne olur. Piaget’e g├Âre bu geli┼čimi belirleyen ilke ┼čudur:
B├╝t├╝nsel bir benmerkezlilikten nesnelli─če ge├ži┼č (Tran-Thong, 1978).

Flavell’e g├Âre, toplumsal bili┼č, insani nesnelerin ve onlar─▒n yapt─▒klar─▒n─▒n
bili┼či anlam─▒na gelmektedir. Bu bili┼čin i├žinde ben’e, di─čer insanlara,
toplumsal ili┼čkilere, ├Ârg├╝tlere ve kurumlara, genel olarak insani,
toplumsal d├╝nyam─▒za ili┼čkin alg─▒, d├╝┼č├╝nme ve bilgi vard─▒r. Toplumsal
bili┼č insanlar─▒ ve insan─▒n yapt─▒klar─▒n─▒ konu edinir. ├ľrne─čin makinalar,
matematik, ahlaksal yarg─▒lar insani bili┼čin konular─▒ ve ├╝r├╝nleridir;
ama yaln─▒zca sonuncusu insani toplumsal bili┼čin konusu say─▒labilir.
Toplumsal bili┼č kesinlikle toplumsal d├╝nyay─▒ ele al─▒r, fiziksel ve
mant─▒ksal-matematiksel olan─▒ de─čil. B├Âylece toplumsal bili┼č alan─▒ndaki
├Âzel geli┼čim e─čilimleri ┼ču alanlarda ortaya ├ž─▒kmaktad─▒r: Alg─▒lar,
duygular, d├╝┼č├╝nceler, niyetler, ben, ki┼čilik, ahlak.

Bilindi─či gibi, Piaget’in kuram─▒ ├Âncelikle ├žocuklar─▒n bili┼čsel
geli┼čimiyle ve onlar─▒n fiziksel d├╝nyan─▒n i┼čleyi┼čini anlay─▒┼člar─▒yla ilgilidir.
Kuram─▒n temel say─▒lt─▒s─▒, insanlar─▒ ve toplumsal ili┼čkileri anlamada
etkili olan bili┼čsel etkenlerin fiziksel d├╝nyay─▒ anlamada rol├╝ olan
etkenlerle ayn─▒ oldu─čudur. Piaget toplumsal d├╝nyan─▒n ├žocu─ču fiziksel
d├╝nyayla ayn─▒ bi├žimde etkiledi─čini kabul etmektedir. Bu temel kabulleri
nedeniyle Piaget’in modeli -toplumsal deneyimi geli┼čimin kayna─č─▒
olarak kabul etse bile- toplumsal alanla ├žok az ilgilenmektedir. G├╝n├╝m├╝z├╝n
bili┼čsel kuramc─▒lar─▒ ise Piaget’in toplumsal deneyimle ilgili
g├Âr├╝┼č├╝n├╝ pek payla┼čmamaktad─▒rlar. Onlara g├Âre toplumsal deneyimin
├žocuk ├╝zerindeki etkisi Piaget’in sand─▒─č─▒ndan hem daha farkl─▒, hem de
daha ├Ânemlidir. Toplumsal bili┼č kavram─▒n─▒n ortaya ├ž─▒kmas─▒ da i┼čte bunun
sonucu olmu┼čtur (Vasta ve ark., 1992).

{loadposition header}

YET─░┼×K─░NL─░K PS─░KOLOJ─░S─░-2

3. Yeti┼čkinlik Kuramlar─▒

Bu b├Âl├╝mde aktar─▒lacak kuramlar, asl─▒nda t├╝m ya┼čam d├Âng├╝s├╝n├╝
a├ž─▒klayan ama (├Ârne─čin Freud ya da Piaget’den farkl─▒ olarak) yeti┼čkinlik
y─▒llar─▒da da ├Ânemle e─čilen kuramlard─▒r.

a. B├╝hler’in ─░nsan Ya┼čam─▒n─▒n Ak─▒┼č─▒ Kuram─▒.

Charlotte B├╝hler ve ├Â─črencileri ya┼čam ak─▒┼č─▒n─▒ (life course) 1930’larda
Viyana da toplad─▒klar─▒ ya┼čam ├Âyk├╝s├╝ ve ├Âzya┼čam ├Âyk├╝s├╝ verilerini
kullanarak incelemi┼člerdir. Ya┼čam d├Âng├╝s├╝nde meydana ├ž─▒kan
olaylar, tutumlar ve ba┼čar─▒lardaki de─či┼čimlere dayanan evrelerin d├╝zenli
ak─▒┼č─▒n─▒ ortaya koyan bir y├Ântembilim geli┼čtirmi┼člerdir. Ayn─▒ zamanda,
ya┼čam├Âyk├╝lerinde ortaya ├ž─▒kan ya┼čam ak─▒┼č─▒ ile biyolojik ya┼čam
ak─▒┼č─▒ aras─▒ndaki ko┼čutlukla da ilgilenmi┼člerdir. B├Âylece be┼č biyolojik
d├Ânem saptam─▒┼člard─▒r. 1) ─░lerleyici b├╝y├╝me, 15 ya┼č─▒na kadar; 2)
B├╝y├╝menin cinsel ├╝retme yetene─čiyle birlikte s├╝rmesi, 15-25 ya┼člar; 3)
B├╝y├╝mede kararl─▒l─▒k, 25-45 ya┼člar; 4) Cinsel ├╝retme yetene─činin yitirilmesi,
45-65 ya┼člar; 5) Gerileyen b├╝y├╝me ve biyolojik ini┼č, 65 ya┼č ve ├Âtesi.

Tablo 8

B├╝hler’in Ya┼čam D├Ânemleri

Ya┼člar – D├Ânemler

0-15 – Evdeki ├žocuk, kendi belirledi─či ama├žlardan yoksun.

15-25 – Geni┼čleme haz─▒rl─▒─č─▒ ve kendi belirledi─či ama├žlar─▒ deneme.

25-45 – Y├╝kselme: Ama├žlann─▒ ├Âzel ve kesin bi├žimde kendinin belirlemesi.

45-65 – Bu ama├žlar i├žin ├žabalaman─▒n sonu├žlar─▒n─▒ kendinin de─čerlendirmesi.

65 ve sonras─▒ – “Doyum ve ba┼čar─▒s─▒zl─▒─č─▒n ya┼čanmas─▒: Kalan y─▒llar─▒n─▒n
s├╝regiden u─čra┼člarla veya ├žocuklu─čun gereksinim giderici y├Ânelimlerine
geri d├Ân├╝┼čle ge├žirilmesi.”

Kaynak: A.J. Horner, 1968, aktaran Kimmel, 1974.

D├Ârt y├╝z ya┼čam├Âyk├╝s├╝n├╝n incelenmesine dayand─▒rd─▒klar─▒ ara┼čt─▒rmalar─▒nda
B├╝hler ve ekibi, bu be┼č biyolojik d├Âneme kar┼č─▒l─▒k olan
be┼č ya┼čam d├Ânemi ├Ânermi┼člerdir.

B├╝hler’in ├Â─črencilerinden Frenkel geli┼čimsel ilerlemeyi a┼ča─č─▒daki
bi├žimde a├ž─▒klamaktad─▒r:

“├çocukluktan -ya┼čam─▒n birinci d├Âneminden- yeni
kurtulmu┼č gen├ž insan ya┼čam─▒ konusunda ilk planlar─▒ yapar
ve ilk kararlar─▒ al─▒r; bu, ergenlikte ya da hemen sonras─▒nda
ger├žekle┼čir. Hemen ard─▒ndan ya┼čam─▒n ikinci d├Ânemi ba┼člar.
Bu d├Ânem gen├ž insan─▒n ger├žeklikle kar┼č─▒la┼čma -temas kurma-
iste─čiyle nitelenir. ─░nsanlarla ve mesleklerle ili┼čkisi bu
amaca d├Ân├╝kt├╝r. Ki┼čili─činde bir ‘geni┼čleme’ olur. Ya┼čam─▒n─▒n
ne getirece─čini ├Â─črenebilmek i├žin tutumlar─▒nda g├Âsterdi─či
ge├žicilik de karakteristiktir. ─░kinci d├Ânemin sonunda bireyler
ya┼čama kar┼č─▒ kesin bir tutum sahibi olmu┼člard─▒r. ├ť├ž├╝nc├╝
d├Ânemde canl─▒l─▒k hala en y├╝ksek noktas─▒ndad─▒r, ama art─▒k
belirli bir y├Ân ve ├Âzellik kazanm─▒┼čt─▒r. Bu nedenle bu d├Ânem
├žo─ču zaman ├Âznel deneyimlerin en yo─čun oldu─ču d├Ânem
olma ├Âzelli─čini ta┼č─▒r. D├Ârd├╝nc├╝ d├Âneme ge├ži┼č genellikle bir
bunal─▒mla kendini g├Âsterir, ├ž├╝nk├╝ bireyin gittik├že a├ž─▒lan
g├╝├žleri bu noktada duraklamaya ba┼člam─▒┼čt─▒r, fiziksel yetene─če
ya da biyolojik gereksinmelere ba─čl─▒ bir├žok ┼čeyden
vazge├žmesi gerekmi┼čtir. Biyolojik e─črideki ve onunla ba─člant─▒l─▒
etkinliklerdeki d├╝┼č├╝┼če kar┼č─▒n, bu d├Ânem ya┼čam─▒n
├╝retkenli─či ve yararlar─▒ konusunda y├╝kselen bir ilgi ├žizgisi
g├Âsterir. Be┼činci d├Ânem en ├žok s├Âz├╝ edilen d├Ânem olarak,
├Âl├╝m├╝n yak─▒nla┼čmas─▒, yaln─▒zl─▒k yak─▒nmalar─▒ nedeniyle dinsel
sorunlar─▒n a─č─▒rl─▒k kazand─▒─č─▒ d├Ânemdir. Bu son d├Ânem
genellikle ge├žmi┼če ili┼čkin ya┼čant─▒lar ve gelece─če ili┼čkin d├╝┼č├╝ncelerle,
yani ├Âl├╝m├╝n yakla┼čmas─▒na ve insan─▒n ge├žmi┼č
ya┼čam─▒na ili┼čkin d├╝┼č├╝ncelerle doludur.” (Frenkel, 1936)

B├╝hler’in g├Âr├╝┼č├╝, b├╝y├╝me, kararl─▒l─▒k kazanma ve ini┼če ge├žme gibi
biyolojik s├╝re├žler ile, etkinlik ve ba┼čar─▒larda geni┼čleme, y├╝kselme
ve daralma gibi psikososyal s├╝re├žler aras─▒ndaki ko┼čutlu─ču vurgular.
├ço─ču zaman biyolojik e─čri psikososyal e─čriden daha ilerdedir; bu, zihinsel
yeteneklerine g├╝venen bir insan─▒n fiziksel g├╝├žleri ini┼če ge├žmeye
ba┼člad─▒ktan sonra bile daha y─▒llarca y├╝ksek bir ├╝retkenlik d├╝zeyi
s├╝rd├╝rmesi durumunda do─črudur.

B├╝hler, kuram─▒n yeniden d├╝zenlenmesinde, bir bireyin kendi ya┼čam─▒
i├žin ama├žlar saptamas─▒ s├╝recini vurgulamaktad─▒r. B├Âylece bu geli┼čim
s─▒ralamas─▒ ya┼čam─▒n farkl─▒ d├Ânemlerinde bir bireyin ama├ž saptamadaki
farkl─▒ bak─▒┼č a├ž─▒lar─▒n─▒ da yans─▒tmaktad─▒r. ├ľrne─čin, y├╝kselme
d├Âneminde ├Âzdoyuma ideal bi├žimde yol g├Âsteren ama├žlar ya┼čam─▒n ilk
on y─▒l─▒nda derece derece kurulmaktad─▒r; baz─▒ enerjik insanlar bu
ama├žlar─▒ d├Ârd├╝nc├╝ d├Ânemde yeniden g├Âzden ge├žirebilir ve yeni ama├žlar
saptayabilirler; fakat bir├žok insan i├žin ya┼čam─▒n ikinci yar─▒s─▒nda
ama├žlar b├╝y├╝k olas─▒l─▒kla dura─čanl─▒k ve emeklilikle yer de─či┼čtirir.

Kuhlen bu b├╝y├╝me, y├╝kselme ve daralma kuram─▒n─▒ biraz de─či┼čtirdi.
Kuhlen’e g├Âre b├╝y├╝me-geni┼čleme g├╝d├╝leri (ba┼čar─▒, g├╝├ž, yarat─▒c─▒l─▒k
ve kendini ger├žekle┼čtirme) bireyin davran─▒┼č─▒na ya┼čam─▒n─▒n ilk
yar─▒s─▒nda egemendirler; bunlar, g├Âreli olarak doyurulduklar─▒ (ba┼čar─▒
ya da seks gereksinmesinde oldu─ču gibi) ve ki┼či yeni toplumsal konumlara
geldi─či i├žin (anne olmak ya da bir kurulu┼čun ba┼čkan─▒ olmak
├Ârneklerinde oldu─ču gibi) ki┼činin ya┼čam─▒ boyunca de─či┼čebilirler. Kuhlen,
ya┼č─▒n ilerlemesiyle birlikte gereksinmelerin “do─črudan” doyurulmas─▒n─▒n
yerini “dolayl─▒” ya da “ba┼čkalar─▒n─▒n doyumu ile” doyurulmas─▒n─▒n
ald─▒─č─▒n─▒ belirtmektedir. Dolay─▒s─▒yla insan─▒n ya┼čam d├Âng├╝s├╝
bir “geni┼čleme ve daralma e─črisi” olarak nitelenebilir.

Kuhlen’in a├ž─▒klama modelinde, ya┼čam─▒n ikinci yar─▒s─▒nda anksiyete
ve tehdit daha ├Ânemli bir g├╝d├╝lenme kayna─č─▒ olmaktad─▒r. Bu, geni┼člemenin
sona erece─čini hissetti─či ve yerine konmaz yitimlerle kar┼č─▒la┼čt─▒─č─▒
orta ya┼člarda ba┼člayabilir. Kuhlen, ilerleyen ya┼čla birlikte bireylerin
daha az mutlu oldu─čunu, kendilerini daha olumsuz g├Ârd├╝klerini
ve ├Âzg├╝venlerini yitirdiklerini belirten pek ├žok ara┼čt─▒rmadan s├Âz
etmektedir; ya┼čl─▒ insanlardaki anksiyete belirtilerinin art─▒┼č─▒ dikkati
├žekmektedir. Bu veriler, erkeklerle ve a┼ča─č─▒ s─▒n─▒ftan ki┼čilerle
kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒ld─▒─č─▒nda, kad─▒nlar─▒n ve yukar─▒ s─▒n─▒ftan ki┼čilerin ya┼članmaktan
daha fazla etkilendi─čini g├Âstermektedir.

├ľzet olarak, yeti┼čkin geli┼čimine ili┼čkin bu g├Âr├╝┼č, ya┼čam d├Âng├╝s├╝n├╝n
iki genel e─čilim i├žinde g├Âr├╝lebilece─čini belirtmektedir: B├╝y├╝me-geni┼čleme
ve daralma. Ya┼čam─▒n ortalar─▒nda bir yerde bu iki kar┼č─▒t
e─čilim aras─▒nda b├╝y├╝k bir d├Ân├╝m noktas─▒ yer alabilir. B├╝hler bu d├Ân├╝m
noktas─▒n─▒, orta y─▒llar─▒n -yakla┼č─▒k 40-45 ya┼člar- y├╝kselme d├Ânemini
izleyen kendini de─čerlendirme d├Âneminde g├Ârmektedir. Kuhlen
bu d├Ân├╝m noktas─▒n─▒n daha az belirgin oldu─čunu s├Âylemektedir; bu
nokta, ilk b├╝y├╝me-geni┼čleme g├╝d├╝lerinin doyurulmas─▒ sonucu yeni
g├╝d├╝lerin ortaya ├ž─▒kmas─▒ olabilir, fiziksel ve toplumsal yitimler sonucu
ortaya ├ž─▒kabilir, belirli bir duruma “kapanm─▒┼č olma” duygusundan
do─čabilir, ya┼čam─▒n yar─▒s─▒n─▒ ya┼čam─▒┼č olman─▒n sonucu olabilir. B├╝y├╝k
olas─▒l─▒kla, bu d├Ân├╝m noktas─▒ biyolojik, psikolojik ve toplumsal etkenlerin
etkile┼čiminden do─čmaktad─▒r. B├╝hler, ara┼čt─▒rmalar─▒ sonucunda,
ama├ž saptamadaki -ya da g├╝d├╝lenmedeki- bu de─či┼čiklik kadar ├Ânemli
bir di─čer konunun da, bireyin ama├žlar─▒ do─črultusunda doyuma ula┼č─▒p
ula┼čmad─▒─č─▒n─▒ de─čerlendimmesi oldu─čunu belirtmektedir; bu de─čerlendirme,
ya┼čl─▒l─▒k uyumsuzlu─čunda biyolojik gerileme ve g├╝vensizlikten
├žok daha etkili (kritik) olmaktad─▒r.

b. Jung’un Ya┼čam Evreleri Anlay─▒┼č─▒

B├╝hler’in ya┼čam d├Âng├╝s├╝ne ili┼čkin g├Âr├╝┼č├╝ sistemli ya┼čam├Âyk├╝s├╝
incelemelerine, Kuhlen’inki g├Ârg├╝l ara┼čt─▒rmalara dayan─▒rken, Jung’un
ya┼čam evrelerine ili┼čkin g├Âr├╝┼č├╝ ├Âncelikle klinik ├žal─▒┼čmalar─▒na ve kendi
psikoloji kuram─▒na dayanmaktad─▒r. Jung ya┼čam evrelerini a├ž─▒klamaya
“gen├žlik” ile ba┼člar ve bu evreyi erinlik sonras─▒ndan orta y─▒llara (35-40
ya┼člar─▒) dek uzat─▒r. Jung psyche’nin sorunlar─▒na e─čilmi┼č, ancak ├žocuklu─ču
bu incelemeye katmam─▒┼čt─▒r. Jung’a g├Âre ├žocuk, anababas─▒na, e─čitimcilere
ve doktorlara sorun olabilir, ama ├žocu─čun kendi sorunlar─▒
yoktur; yaln─▒zca yeti┼čkin “kendi hakk─▒nda ku┼čkular duyabilir”.

Gen├žlik d├Ânemi, ├žocuklu─čun cinsel i├žg├╝d├╝ ve a┼ča─č─▒l─▒k duygular─▒na
ili┼čkin d├╝┼č├╝n terkedildi─či ve genel olarak ya┼čam ufkunun geni┼čledi─či
d├Ânemdir. Bundan sonraki ├Ânemli de─či┼čik 35-40 ya┼člar─▒ aras─▒nda
ba┼člar. Jung bu de─či┼čimi ┼č├Âyle anlat─▒r:

“Ba┼člang─▒├žta bu de─či┼čim belirgin ve bilin├žli de─čildir.
Daha ├žok, de─či┼čimin dolayl─▒ belirtileri bilin├žd─▒┼č─▒nda meydana
gelen de─či┼čimden kaynaklan─▒rlar. ├ço─ču zaman, sanki ki┼činin
karakterinin yava┼č yava┼č de─či┼čmesi gibidir. Bazen ├žocukluktan
beri kaybolmu┼č baz─▒ ├Âzelliklerin su y├╝z├╝ne ├ž─▒kt─▒─č─▒
g├Âr├╝l├╝r, bazen ki┼činin ├Ânceki e─čilim ve ilgileri zay─▒flar
ve yerini yenilerine b─▒rak─▒r. Bazen de tersine -bu ├žok s─▒k
olur- ki┼činin inan├ž ve ilkeleri, ├Âzellikle ahlaki olanlar g├╝├žlenir,
gittik├že sertle┼čir ve 50 ya┼č dolay─▒nda birey ho┼čg├Âr├╝s├╝zl├╝k
ve fanatiklik d├Ânemine girer; sanki bu ilkelerin varl─▒─č─▒
tehdit alt─▒ndad─▒r ve onlar─▒ daha bir g├╝├žle korumak gerekmektedir.”
(Jung, 1933)

Jung, n├Ârotik hastal─▒klar─▒, “gen├žlik evresinin psikolojisi”nin orta
y─▒llara ta┼č─▒nmak istenmesi olarak g├Âr├╝r -t─▒pk─▒ gen├žlikteki n├Ârotik
rahats─▒zl─▒klar─▒n ├žocuklu─ču terk edememekten kaynaklanmas─▒ gibi-.
Ya┼čl─▒l─▒kta ise Jung, “psyche’de derin ve garip de─či┼čimler” g├Âr├╝r. ─░nsanlarda
├Âzellikle psyche alan─▒ i├žinde kar┼č─▒tlar─▒na do─čru de─či┼čme e─čilimi
vard─▒r. ├ľrne─čin ya┼čl─▒ erkekler gittik├že daha “di┼čil”, ya┼čl─▒ kad─▒nlar
da gittik├že daha “eril” olmaktad─▒rlar. Jung, “ya┼čam─▒n ├želi┼čkisini peki┼čtiren
g├╝├žl├╝ bir i├žsel s├╝re├ž”ten s├Âz eder. Genel olarak Jung, “ya┼čam─▒n
├Â─čleden sonras─▒n─▒ sabah program─▒na g├Âre ya┼čayamayaca─č─▒m─▒z─▒”
ileri s├╝rer, “sabah b├╝y├╝k olan ak┼čam├╝st├╝ k├╝├ž├╝lecek ve sabah do─čru
olan ak┼čam├╝st├╝ yalan olacakt─▒r.”

─░nsan ya┼čam─▒n─▒n ileri ya┼člara dek s├╝rmesinin ├žocuklara bakmak
gibi bir amac─▒ olmal─▒d─▒r. Ancak bu g├Ârev de yerine getirildikten sonra
ya┼čam─▒n amac─▒ ne olacakt─▒r’? Bu ama├ž Bat─▒ toplumlar─▒nda s─▒kl─▒kla g├Âr├╝ld├╝─č├╝
gibi gen├žlerle rekabete girmek midir? Jung, bir├žok ilkel toplumlarda
ya┼čl─▒ insanlar─▒n bilgelik kayna─č─▒ olduklar─▒n─▒, “kavmin k├╝lt├╝rel
miras─▒n─▒ dile getiren gizlerin ve yasalar─▒n bek├žileri” olarak g├Ârev
yapt─▒klar─▒n─▒ belirtir. Buna kar┼č─▒l─▒k modern insan, ya┼čama ili┼čkin belirli
bir amac─▒ ve anlay─▒┼č─▒ olmad─▒─č─▒ i├žin, ileriye bakaca─č─▒na ya┼čam─▒n ilk
yar─▒s─▒na tak─▒l─▒p kalmaktad─▒r. Jung, pek ├žok insan─▒n ileri ya┼člara
doyurulmam─▒┼č isteklerle ula┼čt─▒─č─▒n─▒, ancak geriye bakmalar─▒n─▒n tehlikeli
oldu─čunu ve gelece─če ili┼čkin bir ama├ž edinmeleri gerek─čini savunur.
B├╝t├╝n b├╝y├╝k dinlerin ├Âl├╝mden sonra da bir ya┼čam vadetmeleri bu
y├╝zdendir ve insanlar─▒n ya┼čamlar─▒n─▒n ikinci yar─▒s─▒nda da bir ama├ž
edinmelerini sa─člar. Jung, ├Âl├╝mde bir ama├ž bulman─▒n sa─čl─▒kl─▒ oldu─čunu
ve bundan ka├ž─▒nman─▒n ya┼čam─▒n ikinci yar─▒s─▒n─▒ ama├žtan yoksun
b─▒rakarak sa─čl─▒ks─▒z k─▒ld─▒─č─▒n─▒ ileri s├╝rer. Jung, ya┼čam─▒n ikinci yar─▒s─▒nda
bireyin dikkatinin kendi i├ž d├╝nyas─▒na y├Âneldi─čini ve bu i├ž ke┼čfin ya┼čama
b├╝t├╝nl├╝k ve anlam kazand─▒rarak ├Âl├╝m├╝ kabullenmede yard─▒mc─▒ oldu─čunu savunur.

├ľzetle, Jung’a g├Âre ki┼čilik, ya┼čam d├Âng├╝s├╝n├╝n birinci ve ikinci
d├Âneminde farkl─▒ y├Ânlerde geli┼čir. Birinci d├Ânemde birey d─▒┼č d├╝nyaya
do─čru a├ž─▒l─▒r, d─▒┼č d├╝nyayla ili┼čki kurma kapasitesini geli┼čtirir, toplumsal
├Âd├╝ller kazanmaya ├žal─▒┼č─▒r. Ayr─▒ca, b├Âyle davranmak kad─▒n ve erkek
cinsel kimli─činin geli┼čtirilmesi i├žin de gereklidir. Bu d├Ânemde tek
yanl─▒l─▒k bir bak─▒ma gerekli, hatta zorunludur. Gen├ž insanlar─▒n i├ž do─čalar─▒yla
ilgilenmelerinin bir yarar─▒ yoktur; g├Ârevleri ┼čimdilik yaln─▒zca
d─▒┼č d├╝nyan─▒n istemlerini kar┼č─▒lamakt─▒r.

Ruhsal ya┼čamda 40 ya┼č─▒na do─čru ba┼člayan de─či┼čimde birey art─▒k
hedeflerinin ve h─▒rslar─▒n─▒n ├Ânemini yitirdi─čini hisseder, kendisini durgun,
├ž├Âkk├╝n ve eksik olarak alg─▒lar. Jung’a g├Âre bu olgu toplumsal ba┼čar─▒
kazanm─▒┼č insanlarda bile g├Âzlemlenebilir, ├ž├╝nk├╝ bu toplumsal
ba┼čar─▒lar ki┼čilikte ya┼čanmadan kalan ├Âzelliklerin bedeli olarak kazan─▒lm─▒┼čt─▒r.
Ancak insan bu bunal─▒mdan ├ž─▒k─▒┼č yolunu bulabilir. Bilin├žd─▒┼č─▒
ki┼čiyi i├ž d├╝nyas─▒na d├Ânmesi ve ya┼čam─▒n anlam─▒n─▒ ara┼čt─▒rmas─▒ i├žin
y├╝reklendirir. Bu d├Ânemde enerjimizi d─▒┼č d├╝nyayla ba┼četme ├žabas─▒ndan
uzakla┼čt─▒r─▒p i├ž d├╝nyam─▒zda odakla┼čt─▒rmaya ba┼člar─▒z. B├Âylece ne
zamand─▒r ger├žekle┼čtirilmemi┼č gizilg├╝├žlerimizi tan─▒mak i├žin bilin├žd─▒┼č─▒n─▒
dinlemeye y├Âneliriz.

c. Erikson: ─░nsan─▒n Sekiz ├ça─č─▒

Erikson’un insan geli┼čimi kuram─▒ da ├Âncelikle klinik g├Âzlemlerine
ve kuramsal psikolojisine dayan─▒r. Yine de bu kuram bu konuda
bug├╝ne kadar ileri s├╝r├╝lm├╝┼č en kapsaml─▒ a├ž─▒klamad─▒r. Bunun nedeni,
Erikson’un t├╝m ya┼čam boyunca geli┼čimin ├že┼čitli y├Ânleri (bili┼čsel, duygusal,
toplumsal y├Ânleri) aras─▒nda ba─člant─▒lar kurabilmi┼č ve disiplinleraras─▒
bir kuram geli┼čtirebilmi┼č olmas─▒d─▒r. Erikson’un bu ba┼čar─▒s─▒
meslekta┼člar─▒n─▒n -a┼ča─č─▒da kendi s├Âzleriyle aktar─▒lan- tan─▒kl─▒─č─▒yla da
vurgulanmaktad─▒r:

“Psikososyal evreler s─▒ras─▒ i├žinde i├žg├╝d├╝sel g├╝├žlerle
organizma tarzlar─▒n─▒n ba─člant─▒s─▒n─▒ a├ž─▒klamaya ├žal─▒┼čt─▒k. Listelenen
evrelerin kesin say─▒s─▒nda ya da kullan─▒lan b├╝t├╝n terimlerde
─▒srar edemesek bile, form├╝le edildikleri zaman disiplinleraras─▒
kabul g├Âren baz─▒ geli┼čim ilkelerini vurgulad─▒k;
a├ž─▒k├žas─▒, ┼čemam─▒z─▒n genel kabul├╝ i├žin di─čer baz─▒ (daha ├Ânce
s├Âz├╝ edilen) disiplinlere ba─čl─▒ olmak durumunday─▒z. Psikolojik
y├Ânde ise, ger├žek d├╝nya ile kesin ve kavramsal ili┼čki
kapasitesi olan ve her evrede geli┼čen bili┼čsel b├╝y├╝me’nin
ge├žerli g├╝c├╝ vard─▒r. Bu Hartmann’─▒n (1939) tan─▒mlad─▒─č─▒ anlamda
en vazge├žilmez bir “ego ayg─▒t─▒”d─▒r. B├Âylece, Piaget’in
tan─▒mlad─▒─č─▒ anlamda zekan─▒n “duyusal-devinimsel” y├Ânleri
ile temel g├╝ven, “sezgisel-simgesel” y├Ânler ile oyun ve
giri┼čim, “somut-i┼člemsel” ba┼čar─▒ ile ├žal─▒┼čkanl─▒k duygusu ve
son olarak “soyut i┼člemler” ve “mant─▒ksal evirmeler” ile
kimlik geli┼čimi aras─▒ndaki ili┼čkiyi izlemek yararl─▒ olabilir.
Burada belirtilenleri baz─▒ disiplinleraras─▒ toplant─▒larda sab─▒rla
dinleyen Piaget, daha sonra, kendi evreleri ile bizimkiler
aras─▒nda en az─▒ndan ├želi┼čki g├Ârmedi─čini kabul etmi┼čtir.
Greenspan, “Piaget’in; Erikson’un, Freud’un kuram─▒n─▒n psikososyal
y├Ânlere uzant─▒s─▒ olan kuram─▒na olduk├ža sempati
duydu─čunu” (1979) belirtmi┼čtir. Ve ondan ┼čunu nakletmektedir:
“Erikson’un evrelerinin en b├╝y├╝k ba┼čar─▒s─▒, kesinlikle,
Freud’un mekanizmalar─▒n─▒ daha genel davran─▒┼č tipleri i├žine
yerle┼čtirerek ├Ânceki kazan─▒mlar─▒n sonraki d├╝zeylerle s├╝rekli
olarak b├╝t├╝nle┼čmesini g├Âstermeye ├žal─▒┼čmas─▒d─▒r (Piaget,
1960)” (Erikson, 1982).

Erikson’un epigenetik kuram─▒ da Freud’un psikanalitik kuram─▒
gibi ├žocukluk geli┼čimine a─č─▒rl─▒k verir ve ilk d├Ârt evresi b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de
Freud’un ├žocukluk evrelerinin geni┼čletilmi┼č bi├žimidir. Bu nedenle a┼ča─č─▒da
yaln─▒zca -ergenli─či de i├žine alan- son d├Ârt evre ├Âzetlenecektir.

– Kimli─če kar┼č─▒ rol karma┼čas─▒. Erikson’un be┼činci evresi, erinli─čin
ba┼člamas─▒yla birlikte, bireyin toplumsal bir gereksinme olarak
ya┼čamdaki rol├╝n├╝ tan─▒mlamas─▒ ├žabas─▒yla ba┼člar ve genellikle ├Â─črenimini
bitirmesi, bir i┼če girmesi ve bir e┼č se├žimiyle sonlan─▒r. Bu evre bireyin
kimli─činin bir├žok y├Ân├╝n├╝n ├ž├Âz├╝me ba─čland─▒─č─▒ bir evredir, ama
bu olu┼čum tek bir etkene ba─članamaz ve tek bir olay di─čer bir evreye
ge├ži┼čin nedeni olamaz. Asl─▒nda yeti┼čkinlik evreleri bir├žok bak─▒mdan
birbirleri ├╝zerine bini┼čirler ya da ayn─▒ zamanda yer al─▒rlar. Ancak,
kimlik sorunlar─▒ ya┼čam boyunca s├╝rseler de, en ├žok bu evrede a─č─▒rl─▒k
ta┼č─▒rlar. Birey bu bunal─▒m─▒n─▒ olumlu bir bi├žimde ├ž├Âzemezse kimlik
kar─▒┼č─▒kl─▒─č─▒ i├žine d├╝┼čecek, bunun sonucu olarak da ya┼čam ├žer├ževesi
i├žinde oynad─▒─č─▒ rolden hi├žbir zaman emin olamayacakt─▒r. Bu kar─▒┼č─▒kl─▒─č─▒n
├ž├Âz├╝lmesi, soyut d├╝┼č├╝nme yetene─činin yans─▒t─▒ld─▒─č─▒ ilgi ve u─čra┼člarla
olabilece─či gibi, duygusal ba─član─▒mlarla da olabilir.

– Yak─▒nl─▒─ča kar┼č─▒ yal─▒t─▒lm─▒┼čl─▒k. Cinsel yak─▒nl─▒k kapasitesi ergenlikte
ba┼čl─▒yor olsa da, birey kimlik kar─▒┼č─▒kl─▒─č─▒ sorununu yeterince
├ž├Âzmeden tam bir yak─▒nl─▒k ili┼čkisi kurmay─▒ ba┼čaramaz. Dolay─▒s─▒yla,
bireyin bir ba┼čkas─▒n─▒n ├Âzel (tek) olu┼čunu ve insanl─▒─č─▒n─▒ de─čerlendirerek
onunla kayna┼čabilmesi i├žin ├Ânce kendisinin tam oldu─ču konusunda
belirli bir g├Âr├╝┼č sahibi olmas─▒ gereklidir. Daha ├Ânceki romantik
yak─▒nl─▒klar genellikle bireyin kendini romantik ili┼čki arac─▒l─▒─č─▒yla tan─▒ma
├žabalar─▒ndan ba┼čka bir┼čey de─čildir. Erikson (1968), “cinsel yak─▒nl─▒k
anlatmak istedi─čim yak─▒nl─▒─č─▒n sadece bir par├žas─▒d─▒r” demektedir;
“cinsel yak─▒nl─▒klar bireyin ger├žek ve kar┼č─▒l─▒kl─▒ psikososyal yak─▒nl─▒k
kapasitesi geli┼čtirmesinden ├Ânce de ya┼čanabilir. Arkada┼čl─▒kta olsun,
erotik kar┼č─▒la┼čmada ya da ortak ├žal─▒┼čmada olsun, kendi kimli─činden
emin olmayan gen├ž, ki┼čileraras─▒ yak─▒nl─▒ktan ka├ž─▒nacak ya da ger├žekten
birle┼čemeden ve kendisinden kurtulamadan s├╝rekli olarak y├╝zeysel
ili┼čkilere girecektir.”

– ├ťretkenli─če kar┼č─▒ durgunluk. Ya┼čam─▒n bu yedinci evresi en
uzun evre olabilir, ├ž├╝nk├╝ insan─▒n anabalal─▒k ve i┼č ba┼čar─▒lar─▒ ile
kendisinden de ├žok ya┼čayacak bir ┼čeyler ├╝retmesi olana─č─▒n─▒ i├žerir. Bu evre,
bireyin t├╝m ├╝retkenli─čini kapsayan ve gen├ž yeti┼čkinlikten ya┼čl─▒l─▒─ča
dek uzayan bir evredir ve ya┼čamda doyuma ula┼čma duygusunu sa─člamada
├Ânemli bir yer tutar. Bu evrenin olumsuz ├ž├Âz├╝m├╝ ya da ├ž├Âz├╝ms├╝zl├╝─č├╝,
durgunluk, s─▒k─▒lma, yoksulla┼čma duygular─▒yla ve bireyin fiziksel
ve psikolojik gerileyi┼čiyle a┼č─▒r─▒ u─čra┼čmas─▒yla kendini g├Âsterir.

– B├╝t├╝nle┼čmeye kar┼č─▒ umutsuzluk. Bu evre, gittik├že artan bir
bi├žimde ya┼čam─▒n s─▒n─▒rl─▒ oldu─ču ve ├Âl├╝me yak─▒nla┼č─▒ld─▒─č─▒ duygusuyla
ya┼čan─▒r. Bu olu┼čum ├žo─ču zaman emekliye ayr─▒lma ya da bir sa─čl─▒k bozuklu─čuyla
h─▒zlan─▒r. Bu evrenin en ├Ânemli g├Ârevi, bireyin kendi ya┼čam─▒n─▒
ve elde ettiklerini de─čerlendirerek ya┼čam─▒n─▒n tarih i├žinde anlaml─▒
bir ser├╝ven oldu─ču sonucuna ula┼čmas─▒d─▒r. ├ľnceki evrelerdeki ba┼čar─▒lar
ve elde edilenler bu bunal─▒m─▒n atlat─▒lmas─▒nda ├Ânemli bir rol oynarlar.
Bu evrenin olumsuz ├ž├Âz├╝m├╝ ise umutsuzluk, ├žaresizlik duygular─▒d─▒r.
Bu, varolu┼č├žu anlamda tam bir anlams─▒zl─▒k duygusudur, b├╝t├╝n ya┼čam─▒n─▒n
bo┼ča gitmi┼č oldu─ču ya da ba┼čka t├╝rl├╝ ya┼čanm─▒┼č olmas─▒ gerekti─či duygusudur.

Erikson’un kuram─▒nda son iki evre ya┼čam d├Âng├╝s├╝n├╝n orta ve ileri
y─▒llarn─▒ i├žermektedir. Robert Peck, orta ve ileri ya┼člar─▒n ├Ânemli
d├Ân├╝m noktalar─▒n─▒ daha kesin olarak belirleyebilmek i├žin yeni bir
d├╝zenleme ger├žekle┼čtirmi┼čtir.

Orta ya┼čtaki sorunlar:

– Akla kar┼č─▒ fiziksel g├╝ce de─čer verme. K─▒rk ya┼č dolaylar─▒nda
bir d├Ân├╝m noktas─▒ yer almaktad─▒r. Fiziksel g├╝├žlerine s─▒k─▒ s─▒k─▒ya sar─▒lan
ve bu g├╝├žler azald─▒k├ža ├ž├Âk├╝nt├╝ye u─črayan bireyler ile zihinsel g├╝├žlerini
├Âne alarak daha ba┼čar─▒yla ya┼članan bireyler s├Âz konusudur.

– ─░nsan ili┼čkilerinde toplumsalla┼čmaya kar┼č─▒ cinselle┼čme.
Erkek ve kad─▒nlar bu evrede cinselli─čin gittik├že daha az yo─čunluk ta┼č─▒d─▒─č─▒
arkada┼člar olarak kendilerini yeniden d├╝zenleyebilirlerse, ki┼čileraras─▒
ili┼čkiler daha bir derinlik ve anlay─▒┼č kazanmakta ve evlili─če yeni
bir boyut katmaktad─▒r.

– Duygusal esnekli─če kar┼č─▒ duygusal yoksulla┼čma. Bu evrede
duygusal alanda bir a├ž─▒kl─▒k ├Âng├Âr├╝lmektedir. Bu, anababan─▒n ├Âlmesi,
eski dost ├ževresinin da─č─▒lmas─▒, ├žocuklar─▒n evden ayr─▒lmas─▒ ile bireylerin
daha ├Ânce hi├ž ya┼čamad─▒klar─▒ ├že┼čitli insan ├ževrelerine uzanmalar─▒na
olanak sa─člar. Yeti┼čkinler ├žocuklar─▒n─▒n aileleriyle yine duygusal ba─člar
olu┼čturabilirler.

– Zihinsel esnekli─če kar┼č─▒ zihinsel kat─▒l─▒k. Bu evrede bireyin
yeni deneyim ve yorumlara a├ž─▒k olabilmesi ya da ge├žmi┼č ya┼čant─▒lar─▒n
bireyi g├╝ncel sorunlara farkl─▒ yan─▒tlar bulmaktan al─▒koymas─▒ s├Âz konusudur.

YET─░┼×K─░NL─░K PS─░KOLOJ─░S─░-3

Ya┼čl─▒l─▒ktaki sorunlar:

– Ego ayr─▒┼čmas─▒na kar┼č─▒ i┼č rol├╝n├╝n a─č─▒rl─▒k kazanmas─▒. Buradaki
g├Ârev de─či┼čik etkinlikler edinebilmektir. Bu etkinlikler, i┼čin yitirilmesi
(emeklilik) ya da al─▒┼č─▒lm─▒┼č rollerin yitirilmesi (├žocuklar─▒n evden
ayr─▒lmas─▒) durumlar─▒nda insan─▒ doyum duygusuna ula┼čt─▒rabilirler.

– Bedenin a┼č─▒lmas─▒na kar┼č─▒ bedene a┼č─▒r─▒ ilgi. Hemen b├╝t├╝n
ya┼čl─▒ insanlar hastal─▒ktan, artan a─čr─▒lardan ve ├že┼čitli rahats─▒zl─▒klardan
ge├žerler. Buna kar┼č─▒n baz─▒lar─▒ insan ili┼čkileri ve yarat─▒c─▒ etkinlikleriyle
ya┼čamdan tat almay─▒ s├╝rd├╝rerek ya┼članan bedenlerini a┼čmay─▒ ba┼čar─▒rlar.

– Ego a┼čk─▒nl─▒─č─▒na kar┼č─▒ egoya a┼č─▒r─▒ ilgi. ├çocuklarla, k├╝lt├╝re
yapt─▒klar─▒ katk─▒yla ve dostluklar─▒yla insanlar kendi davran─▒┼člar─▒n─▒n
├Ânemini ya┼čamlar─▒ndan sonraya da uzatabilirler. ├ľl├╝m ka├ž─▒n─▒lmazd─▒r
ve bu ger├žek b├╝t├╝n a─č─▒rl─▒─č─▒yla ilk kez ancak ya┼čl─▒l─▒kta alg─▒lanabilir;
ama insan yine de ailesinin ve insan t├╝m├╝n├╝n gelecek ku┼čaklar─▒nda,
├╝retti─či kendi fikirlerinde ya┼čam─▒na doyurucu bir anlam katabilir.

Yeti┼čkin geli┼čimi konusunda yukar─▒da ├Âzetlenen kuramlar, insan
ya┼čam d├Âng├╝s├╝n├╝n s─▒rasal ilerleyi┼čini anlamada yararl─▒ olabilecek ana
├žizgileri vermektedir. Ancak bu kuramlar, yaln─▒zca ├žok “genel” olmakla
kalmay─▒p, ayn─▒ zamanda ├žok “idealist”tirler. ├ç├╝nk├╝ bu kuramlar
“doyumlu bir geli┼čim”den ve “ba┼čar─▒l─▒ bir ya┼članma”dan s├Âz etmekte,
ancak tarihsel, toplumsal, k├╝lt├╝rel, ekonomik farkl─▒l─▒klar─▒n olas─▒
etkilerini hesaba katmamaktad─▒rlar. Ger├ži toplumsal s─▒n─▒f, etnik
├Âzellik, erkek-kad─▒n farkl─▒l─▒─č─▒ gibi etkenlerin yeti┼čkinlik geli┼čimindeki
etkilerini ara┼čt─▒ran ├žal─▒┼čmalar yap─▒lmaktad─▒r, ama bunlar─▒n sonu├žlar─▒
hen├╝z elde de─čildir, dolay─▒s─▒yla bu spek├╝latif kuramlar─▒n b├╝t├╝n ko┼čullarda
b├╝t├╝n insanlar─▒ kapsad─▒─č─▒ sav─▒ndan sak─▒nmak gerekmektedir
(D.C. Kimmel, 1974). Nitekim, yeti┼čkin geli┼čimini boylamsal yakla┼č─▒mla
ele alan ara┼čt─▒rmac─▒lar, Erikson’un ├žizdi─či ki┼čilik tablosunun
yaln─▒zca bireycili─čin egemen oldu─ču ve bireysel rollerin toplum taraf─▒ndan
s─▒k─▒ca denetlenmedi─či k├╝lt├╝rlerde ge├žerli oldu─čunu d├╝┼č├╝nmektedirler.
├ľte yandan, geli┼čimin her evresinde kar┼č─▒la┼č─▒lan geli┼čim
g├Ârevleri de cinsler aras─▒nda farkl─▒l─▒k g├Âstermektedir (farkl─▒ toplumsalla┼čma
ya┼čant─▒s─▒ nedeniyle). Dolay─▒s─▒yla, g├╝n├╝m├╝zde art─▒k b├╝t├╝n toplumlara
ve b├╝t├╝n insanlara ayn─▒ anda uygulanabilecek evrensel kuramlardan
s├Âz etmeye olanak yoktur.

d. Levinson’un ya┼čam yap─▒s─▒ kuram─▒:

Daniel J. Levinson, yeti┼čkin geli┼čiminin incelenmesinin hen├╝z
├žok yeni oldu─čunu belirtmektedir. Yakla┼č─▒k 1950’lerden beri konuyla
ilgilenilmekle birlikte, genel bir yeti┼čkin geli┼čimi kuram─▒ olu┼čturmakta
├žok az yol al─▒nm─▒┼čt─▒r. Bu s├╝re i├žinde psikolojinin bir├žok alan─▒nda bir
yeti┼čkin geli┼čimi yakla┼č─▒m─▒na gereksinme duyuldu─ču gitgide daha fazla
farkedilmi┼čtir. Levinson’a g├Âre yeti┼čkin geli┼čimi, bir disiplin olarak
psikoloji i├žin anlaml─▒ bir sorundur ve psikolojiyle sosyoloji, biyoloji,
tarih gibi di─čer disiplinler aras─▒nda ├Ânemli bir ba─člant─▒ halkas─▒d─▒r.

─░lk ├žal─▒┼čmalar─▒ndan yakla┼č─▒k on be┼č y─▒l sonra yeni bulgular─▒n─▒ yay─▒nlayan
Levinson’un yeti┼čkin geli┼čimi kuram─▒ ┼ču ├Âgeleri i├žermektedir:
a) Yeti┼čkin geli┼čimi alan─▒na temel bir ├žer├ževe sa─člayan “ya┼čam
ak─▒┼č─▒” ve “ya┼čam d├Âng├╝s├╝” kavramlar─▒; b) Ki┼čili─čin ve d─▒┼č d├╝nyan─▒n
bir├žok y├Ân├╝n├╝ i├žeren, ama bunlar─▒n hi├žbiriyle ayn─▒ olmayan ve kendi
farkl─▒ yolunda geli┼čen “bireysel ya┼čam yap─▒s─▒” kavram─▒; c) Bireysel
ya┼čam yap─▒s─▒n─▒n ilk ve orta yeti┼čkinlikteki geli┼čimini dile getiren bir
“yeti┼čkin geli┼čimi” anlay─▒┼č─▒. Ya┼čam yap─▒s─▒ geli┼čimi ki┼čilik geli┼čiminden,
toplumsal rollerden farkl─▒d─▒r ve onlarla kar─▒┼čt─▒r─▒lmamal─▒d─▒r. A┼ča─č─▒da
bu kavramlar Levinson’un kendi anlat─▒m─▒yla birer birer a├ž─▒klanmaktad─▒r.

Ya┼čam ak─▒┼č─▒ (life course). Ya┼čam ak─▒┼č─▒ y├╝ksek d├╝zeyde bir soyutlama
olmay─▒p betimsel bir terimdir ve bir ya┼čam─▒n ba┼člang─▒├žtan sona
geli┼čimi i├žindeki somut ├Âzelli─čine dayan─▒r. Terimin i├žindeki her iki
s├Âzc├╝─č├╝ de dikkatle kullanmak gerekir. “Ak─▒┼č” s├Âzc├╝─č├╝ s─▒ray─▒, ge├žici
dalgay─▒, ya┼čam─▒n y─▒llar boyunca a├ž─▒l─▒m─▒n─▒ inceleme gereksinmesini
belirtmektedir. Bir ya┼čam─▒n ak─▒c─▒l─▒─č─▒n─▒n incelenmesi, kararl─▒l─▒─č─▒ ve
de─či┼čimi, s├╝reklili─či ve s├╝reksizli─či, d├╝zenli ilerlemeyi ve kaotik
dalgalanmay─▒ dikkate almay─▒ gerektirmektedir. Yaln─▒zca belirli bir an
├╝zerinde odaklanmak ya da ├╝├ž d├Ârt an─▒ birbirinden kopuk olarak incelemek
yeterli de─čildir. Ya┼čam─▒ ilerleyi┼či i├žinde incelemek ve ge├žici s─▒ralar ya┼čam
boyunca ayr─▒nt─▒s─▒yla izlemek gerekmektedir. “Ya┼čam” s├Âzc├╝─č├╝ de
├žok ├Ânemlidir. Ya┼čam ak─▒┼č─▒ konusundaki bir ara┼čt─▒rma ya┼čam─▒n b├╝t├╝n
y├Ânlerini i├žermelidir: ─░├ž dilekler ve fantaziler, a┼čk ili┼čkileri, aileye,
i┼če, di─čer toplumsal sistemlere kat─▒l─▒m, beden de─či┼čimleri, iyi ve k├Ât├╝
zamanlar, ya┼čamda anlam─▒ olan her ┼čey. Ya┼čam ak─▒┼č─▒n─▒n incelenmesinde,
├Ânce ya┼čama belirli bir zamandaki b├╝t├╝n karma┼č─▒kl─▒─č─▒yla bakmak,
b├╝t├╝n ├Âgelerini ve bunlar─▒n b├╝t├╝ne etkilerini i├žermek zorunludur. ─░kinci
olarak bu b├╝t├╝n├╝n zaman i├žindeki evrimini belirlemek gerekmektedir.
Ya┼čam ak─▒┼č─▒n─▒n incelenmesi, insan bilimlerinin her biri, ki┼čilik,
toplumsal rol ya da biyolojik i┼čleyi┼č gibi ya┼čam─▒n bir y├Ân├╝n├╝ ele ald─▒─č─▒,
di─čerlerini ihmal etti─či i├žin g├╝├ž olmaktad─▒r. Her disiplin ya┼čam
ak─▒┼č─▒n─▒ ├žocukluk ya da ya┼čl─▒l─▒k gibi ayr─▒ par├žalara b├Âlmektedir. B├Âylece
ara┼čt─▒rmalar aralar─▒ndaki etkile┼čimi pek dikkate almadan, biyolojik
ya┼članma, ahlak geli┼čimi, meslek geli┼čimi, yeti┼čkin toplumsalla┼čmas─▒,
k├╝lt├╝rlenme, yitirme ya da strese uyum sa─člama gibi ├že┼čitli kuramsal
a├ž─▒lardan yap─▒lmaktad─▒r. De─či┼čik kuramsal yakla┼č─▒mlar─▒n birbirinden
yal─▒t─▒lm─▒┼č birimler de─čil, tek bir alan─▒n de─či┼čik y├Ânleri oldu─ču g├Âr├╝┼č├╝
yeni yeni kazan─▒lmaktad─▒r. Levinson’a g├Âre, bireysel ya┼čam ak─▒┼č─▒n─▒n
ara┼čt─▒r─▒lmas─▒ insan bilimlerinde ├že┼čitli disiplinleri birle┼čtiren yeni bir
├žok-disiplinli alan olarak yak─▒n gelecekte ortaya ├ž─▒kacakt─▒r.

Ya┼čam d├Âng├╝s├╝ (life cycle). Ya┼čam d├Âng├╝s├╝ d├╝┼č├╝ncesi ya┼čam
ak─▒┼č─▒ d├╝┼č├╝ncesinin ├Âtesine gitmektedir. “D├Âng├╝” imgesi insan─▒n ya┼čam
ak─▒┼č─▒nda alttan alta bir d├╝zenin var oldu─čunu telkin etmektedir; her
bireysel ya┼čam biricik olmakla birlikte, herkes ayn─▒ temel s─▒ra i├žinde
ya┼čar. Ya┼čam ak─▒┼č─▒ basit, s├╝rekli bir s├╝re├ž de─čildir; niteliksel a├ž─▒dan
farkl─▒ evreleri ya da mevsimleri vard─▒r. Y─▒l i├žinde (├Ârne─čin bahar ya┼čam
d├Âng├╝s├╝n├╝n ├ži├žeklenme mevsimidir) ya da g├╝n i├žinde (├Ârne─čin
g├╝ndo─čumu, ├Â─čle vakti, alaca karanl─▒k, karanl─▒k gibi) mevsimler vard─▒r.
A┼čkta, sava┼čta, politikada, sanatsal yarat─▒┼čta ve hastal─▒kta da mevsimler
vard─▒r.

Ya┼čam d├Âng├╝s├╝ imgesi ya┼čam ak─▒┼č─▒n─▒n belirli bir s─▒ra i├žinde
geli┼čti─čini d├╝┼č├╝nd├╝rmektedir. Bir mevsim toplam d├Âng├╝n├╝n b├╝y├╝k bir
par├žas─▒d─▒r; b├╝t├╝n├╝n par├žas─▒ olsa da her mevsimin kendi zaman─▒ vard─▒r,
hi├žbiri di─čerinden daha iyi ya da ├Ânemli de─čildir, her birinin kendi gerekli
yeri ve b├╝t├╝ne ├Âzel katk─▒s─▒ vard─▒r.

Ya┼čam d├Âng├╝s├╝nde ├Ânemli mevsimlerin neler oldu─ču konusunda
ne pop├╝ler k├╝lt├╝r ne de insan bilimleri a├ž─▒k bir yan─▒t getirebilmi┼čtir.
Modern d├╝nya bir b├╝t├╝n olarak ve evreleriyle kurulu bir ya┼čam d├Âng├╝s├╝
anlay─▒┼č─▒na -bilimsel, dinsel, felsefi ya da edebi- sahip de─čildir.
Ya┼čam d├Âng├╝s├╝n├╝n ├že┼čitli b├╝y├╝k par├žalar─▒n─▒ belirten standart bir dil
de yoktur. Egemen g├Âr├╝┼č ya┼čam d├Âng├╝s├╝n├╝ ├╝├ž b├Âl├╝me ay─▒rmaktad─▒r:
a) ├çocuklu─ču ve ergenli─či i├žeren yakla┼č─▒k 20 y─▒ll─▒k ilk b├Âl├╝m (yeti┼čkinlik
├Âncesi); b) 65 ya┼č─▒nda ba┼člayan sonuncu b├Âl├╝m (ya┼čl─▒l─▒k); c) bu
b├Âl├╝mler aras─▒nda yer alan, yeti┼čkinlik olarak bilinen bi├žimlenmemi┼č
zaman.

Bir y├╝zy─▒ldan beri insan geli┼čiminde en ├Ânemli ara┼čt─▒rma alan─▒n─▒
olu┼čturan yeti┼čkinlik ├Âncesi y─▒llar ├žok iyi bilinmektedir. Kabul edilen
g├Âr├╝┼če g├Âre ilk yirmi y─▒l i├žinde b├╝t├╝n insanlar ayn─▒ d├Ânemleri izlerler:
Do─čum ├Âncesi, bebeklik, ilk ├žocukluk, orta ├žocukluk, ├Ânergenlik ve
ergenlik. Her ne kadar b├╝t├╝n ├žocuklar ortak geli┼čim d├Ânemlerinden
ge├žiyorlarsa da, biyolojik, psikolojik ve toplumsal ko┼čullardaki
farkl─▒l─▒klar─▒n sonucu olarak tamamen farkl─▒ y├Ânlerde b├╝y├╝rler. Somut bi├žimi
i├žinde her bireysel ya┼čam ak─▒┼č─▒ tektir. Yeti┼čkinlik ├Âncesi geli┼čimin
incelenmesi evrensel d├╝zeni belirlemeyi ve her insan─▒n ya┼čam─▒n─▒ gitgide
bireyselle┼čtiren s├╝reci y├Âneten genel geli┼čim ilkelerini saptamay─▒
ama├žlar.

├çocuk geli┼čimi ara┼čt─▒rmalar─▒n─▒n Freud ve Piaget gibi ├Ânemli adlar─▒
geli┼čimin ergenli─čin sonunda b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de tamamland─▒─č─▒n─▒ ileri
s├╝rerler; bu say─▒lt─▒ya dayanarak yeti┼čkin geli┼čimiyle ya da bir b├╝t├╝n
olarak ya┼čam d├Âng├╝s├╝yle ilgilenmezler. 1950’lerden ba┼člayarak gerontoloji
konuyla ilgilenmi┼č, ama bir ya┼čam d├Âng├╝s├╝ anlay─▒┼č─▒ geli┼čtirecek
kadar ileri gitmemi┼čtir. Belki bunun bir nedeni yeti┼čkinlik y─▒llar─▒n─▒
incelemeden ├žocukluktan ya┼čl─▒l─▒─ča atlamas─▒d─▒r. Levinson’a g├Âre yeti┼čkinlik
konusunda daha fazla ┼čey ├Â─črendi─čimizde ┼čimdiki ya┼čl─▒l─▒k anlay─▒┼č─▒
da de─či┼čecektir. G├╝n├╝m├╝zde ya┼čam d├Âng├╝s├╝n├╝n bir mevsimi
(ya da mevsimleri olarak) yeti┼čkinlik konusunda ├žok az kuram ya da
ara┼čt─▒rma var. Ergenlikten sonraki ya┼č d├╝zeylerini betimleyen pop├╝ler
bir dil yok. “Gen├žlik”, “olgunluk”, “orta ya┼č” gibi s├Âzc├╝klerin anlam─▒
├žok belirsiz. Dildeki bu belirsizlik, yeti┼čkinli─čin k├╝lt├╝rel bir tan─▒m─▒n─▒n
olmamas─▒ndan ve insan ya┼čam─▒n─▒n bunun i├žinde nas─▒l geli┼čti─činin
bilinmemesinden do─čmaktad─▒r. ─░nsan bilimlerinde de yeti┼čkinli─čin do─čas─▒
konusunda uygun bir anlay─▒┼ča sahip de─čiliz.

Levinson, ya┼čam d├Âng├╝s├╝ kuram─▒n─▒n kendi ara┼čt─▒rmas─▒ndan ve
Erikson, Jung, Neugarten, Ortega y Gasset gibi yazarlar─▒n g├Âr├╝┼člerinden
do─čdu─čunu a├ž─▒klamaktad─▒r. Ya┼čam d├Âng├╝s├╝n├╝ bir ├ža─člar s─▒ralamas─▒
olarak kabul eden Levinson’a g├Âre her ├ža─č─▒n kendi biyo-psikososyal
niteli─či vard─▒r ve her biri b├╝t├╝ne farkl─▒ katk─▒larda bulunur. Bir
├ža─čdan di─čerine ya┼čam─▒m─▒zda ├Ânemli de─či┼čimler olur. ├ça─člar birbiriyle
k─▒smen ├žak─▒┼č─▒r, yeni bir ├ža─č bir ├Ânceki ├ža─č sonlara yakla┼č─▒rken
ba┼člar. Genellikle be┼č y─▒l s├╝ren ge├ži┼č ├ža─č─▒ ├Ânceki ├ža─č─▒ bitirir ve sonrakini
ba┼člat─▒r. ├ça─člar ve ge├ži┼č d├Ânemleri, her insan─▒n ya┼čam─▒n─▒n alt─▒ndaki
d├╝zeni sa─člayan ve bireysel ya┼čam ak─▒┼č─▒ndaki ince farkl─▒l─▒klara
izin veren ya┼čam d├Âng├╝s├╝n├╝n makro yap─▒s─▒na bi├žim verir.

Her ├ža─č ve geli┼čim d├Ânemi iyi tan─▒mlanm─▒┼č bir ortalama ya┼čta
ba┼člar ve biter. Birinci ├ža─č olan Yeti┼čkinlik ├ľncesi, d├Âllenme ile a┼ča─č─▒
yukar─▒ 22 ya┼č aras─▒nda yer al─▒r. Bu “olu┼čum y─▒llar─▒” s─▒ras─▒nda birey
y├╝ksek ├Âl├ž├╝de ba─č─▒ml─▒, farkl─▒la┼čmam─▒┼č bebeklikten yola ├ž─▒k─▒p, ├žocukluktan
ve ergenlikten ge├žerek, yeti┼čkin ya┼čam─▒n─▒n daha ba─č─▒ms─▒z ve
sorumlu ba┼člang─▒c─▒na do─čru b├╝y├╝r. Bu, en h─▒zl─▒ biyo-psikososyal b├╝y├╝menin
oldu─ču ├ža─čd─▒r. Ya┼čam─▒n ilk birka├ž y─▒l─▒ ├žocuklu─ča ge├ži┼či sa─člar,
bu zaman i├žinde yenido─čan biyolojik ve psikolojik a├ž─▒dan anneden
ayr─▒l─▒r ve ‘ben’ ile ‘ben-olmayan’ aras─▒ndaki ilk ay─▒r─▒m─▒ ger├žekle┼čtirir,
bu da s├╝rekli bireyle┼čme s├╝recinde ilk ad─▒md─▒r.

Yakla┼č─▒k 17-22 ya┼člar─▒ insan─▒n ─░lk Yeti┼čkinli─če Ge├ži┼č d├Ânemini
olu┼čturur, bu geli┼čim d├Âneminde ├Ânyeti┼čkinlik sona erer ve ilk yeti┼čkinlik
├ža─č─▒n─▒n temelleri at─▒l─▒r. Dolay─▒s─▒yla bu d├Ânem her iki ├ža─č─▒n da
par├žas─▒d─▒r, ama tam olarak ikisinin de par├žas─▒ de─čildir. Bireyle┼čmede
yeni bir a┼čama aileyle ili┼čkilerin de─či┼čmesi ve ├Ânyeti┼čkinlik d├╝nyas─▒n─▒n
di─čer ├Âgeleri olarak kazan─▒l─▒r ve yeti┼čkine yeti┼čkinler d├╝nyas─▒nda
bir yer olu┼čturmaya ba┼člar. ├çocu─ču merkez alan bak─▒┼č a├ž─▒s─▒ndan geli┼čimin
b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de tamamland─▒─č─▒ ve ├žocu─čun bir yeti┼čkin olarak olgunluk
kazand─▒─č─▒ s├Âylenebilir. Geli┼čim (├žocuk) psikolojisi geleneksel
olarak bu g├Âr├╝┼č├╝ benimsemi┼čtir: Levinson’un ya┼čam d├Âng├╝s├╝n├╝ bir
b├╝t├╝n olarak alan bak─▒┼č a├ž─▒s─▒ ise ilk ├ža─č─▒n geli┼čimsel kazan─▒mlar─▒n─▒n
yaln─▒zca bir temel, bir sonraki ├ža─č─▒ ba┼člatan bir hareket noktas─▒ sa─člad─▒─č─▒n─▒
kabul etmektedir. ─░lk Yeti┼čkinli─če Ge├ži┼č hem ├Ânyeti┼čkinli─čin
tam olgunlu─čunu, hem de yeni bir ├ža─č─▒n bebekli─čini temsil eder.

─░kinci ├ža─č olan ─░lk Yeti┼čkinlik yakla┼č─▒k 17-45 ya┼člar aras─▒nda yer
al─▒r ve ─░lk Yeti┼čkinli─če Ge├ži┼č’le ba┼člar. Bu, en b├╝y├╝k enerji ve bollu─čun,
en b├╝y├╝k ├želi┼čki ve stresin yeti┼čkin ├ža─č─▒d─▒r. Biyolojik a├ž─▒dan 20’li
ve 30’lu ya┼člar ya┼čam d├Âng├╝s├╝n├╝n doruk y─▒llar─▒d─▒r. Toplumsal ve psikolojik
a├ž─▒dan ilk yeti┼čkinlik g├╝├žl├╝ dileklerin bi├žimlendirilmesi ve izlenmesi,
toplumda uygun bir yer kazan─▒lmas─▒, bir aile kurulmas─▒ ve
├ža─č─▒n sonunda yeti┼čkin d├╝nyas─▒nda daha sayg─▒n bir konuma ula┼č─▒lmas─▒
mevsimidir. Bu ├ža─č, a┼čk, cinsellik, aile ya┼čam─▒, mesleki ilerleme,
yarat─▒c─▒l─▒k ve ya┼čam─▒n b├╝y├╝k hedeflerinin ger├žekle┼čtirilmesi konusunda
zengin bir doyum zaman─▒ olabilir. Buna kar┼č─▒l─▒k, ezici stresler de burada
yer alabilir. ─░lk yeti┼čkinlik bizim kendi tutkular─▒m─▒z─▒n ve isteklerimizin
darbesini en ├žok yedi─čimiz ├ža─čd─▒r. Uygun ko┼čullar alt─▒nda bu
├ža─čda ya┼čaman─▒n ├Âd├╝lleri de ├žok b├╝y├╝kt├╝r, ama bedel ├žo─ču zaman yarara
denktir, hatta onu a┼čar.

Yakla┼č─▒k 40-45 ya┼člar aras─▒nda yer alan Orta Ya┼č Ge├ži┼či ilk yeti┼čkinli─či
sona erdirir ve orta yeti┼čkinli─či ba┼člat─▒r. Bu iki ├ža─č aras─▒ndaki
ay─▒r─▒m ve onlar─▒ ay─▒ran ve birle┼čtiren geli┼čim d├Ânemi olarak Orta
Ya┼č Ge├ži┼či kavram─▒ bu ┼čeman─▒n en tart─▒┼čmal─▒ konular─▒ aras─▒ndad─▒r. Bununla
birlikte, ara┼čt─▒rmalar ya┼čam─▒n niteli─činin ilk ve orta yeti┼čkinlik
aras─▒nda farkedilir derecede de─či┼čti─čini g├Âstermektedir. Benzer g├Âzlemler
Jung’un, Erikson’un, Ortega’n─▒n ├žal─▒┼čmalar─▒nda da yer almaktad─▒r.
De─či┼čim s├╝reci Orta Ya┼č Ge├ži┼či’nde ba┼člamakta ve ├ža─č boyunca
s├╝rmektedir. Bu ge├ži┼čin geli┼čim g├Ârevlerinden biri bireyle┼čmede yeni
bir a┼čamaya ba┼člamakt─▒r. Bu olgu bizi daha sevecen, daha d├╝┼č├╝nceli
ve tedbirli, i├ž ├žat─▒┼čmalardan ve d─▒┼č istemlerden daha az etkilenmi┼č,
kendimizi ve ba┼čkalar─▒n─▒ daha i├žtenlikle seven biri yapabilir. Bu olmaks─▒z─▒n
ya┼čam─▒m─▒z sa├žma ve tats─▒z olur.

├ť├ž├╝nc├╝ ├ža─č olan Orta Yeti┼čkinlik yakla┼č─▒k 40-65 ya┼člar aras─▒nda
yer al─▒r. Bu ├ža─č boyunca biyolojik kapasitelerimiz ilk yeti┼čkinlikten
daha a┼ča─č─▒d─▒r, ama normalde enerjik, ki┼čisel olarak doyum verici ve
toplumsal olarak de─čerli bir ya┼čam i├žin hala yeterlidir. Biz yaln─▒z
kendimizin ve ba┼čkalar─▒n─▒n i┼činden sorumlu de─čiliz, ayn─▒ zamanda yak─▒nda
egemen ku┼ča─ča kat─▒lacak olan ┼čimdiki gen├ž yeti┼čkinler ku┼ča─č─▒n─▒n
geli┼čiminden de sorumluyuz.

Bir sonraki ├ža─č olan Son Yeti┼čkinlik yakla┼č─▒k 60 ya┼č─▒nda ba┼člar.
60-65 ya┼člar aras─▒nda yer alan Son Yeti┼čkinlik Ge├ži┼či orta ve son
yeti┼čkinli─či birle┼čtirir ve her ikisinin de par├žas─▒d─▒r. Levinson son
yeti┼čkinlikle ilgili g├Âr├╝┼člerini daha ├Ânceki kitab─▒nda (1978) tart─▒┼čm─▒┼čt─▒.

Ya┼čam yap─▒s─▒ (life structure). Levinson ├Âncelikle bir ki┼činin ├Âzel
bir zamandaki ya┼čam─▒n─▒n do─čas─▒yla ve bu ya┼čam─▒n y─▒llar i├žindeki ak─▒┼č─▒yla
ilgilendi─čini belirtmektedir. Ara┼čt─▒rmalar─▒n─▒n anahtar kavram─▒
olan “ya┼čam yap─▒s─▒” kavram─▒, bir ki┼činin belirli bir zamandaki ya┼čam─▒n─▒n
temelini olu┼čturan ├Âr├╝nt├╝y├╝ dile getirir. Levinson bu kavram─▒n
kendi yeti┼čkin geli┼čimi anlay─▒┼č─▒n─▒n temel dire─či oldu─čunu s├Âylemektedir.
Ona g├Âre yeti┼čkin geli┼čimindeki d├Ânemler ya┼čam yap─▒s─▒n─▒n
evrimindeki d├Ânemlerdir. Ya┼čam yap─▒s─▒ teriminin anlam─▒ ki┼čilik
terimiyle kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒larak anla┼č─▒labilir. Bir ki┼čilik yap─▒s─▒ kuram─▒ somut
bir “Ben ne t├╝r bir ki┼čiyim?” sorusuna verilen yan─▒t─▒ kavramla┼čt─▒rma
yoludur. ├çe┼čitli kuramlar bu soruyu, ├Ârne─čin ├Âzellikler, beceriler, dilekler,
├žat─▒┼čmalar, savunmalar ya da de─čerler do─črultusunda d├╝┼č├╝nme
ve birini ya da di─čerlerini belirleme yollar─▒n─▒ sunarlar. Bir ya┼čam
yap─▒s─▒ kuram─▒ ise daha fazla bir soru olan “┼×u anda ya┼čam─▒m neye benziyor?”
sorusuna verilen yan─▒t─▒ kavramla┼čt─▒rma yoludur. Bu soruyu
d├╝┼č├╝nmeye ba┼člad─▒─č─▒m─▒zda ba┼čka pek ├žok soru da akl─▒m─▒za gelir:
Ya┼čam─▒m─▒n en ├Ânemli b├Âl├╝mleri hangileridir ve aralar─▒ndaki ili┼čki
nas─▒ld─▒r? Zaman─▒m─▒n ve enerjimin ├žo─čunu nereye harc─▒yorum? Daha
doyumlu ya da anlaml─▒ k─▒lmak istedi─čim ili┼čkiler (e┼č, a┼čk, aile, meslek,
din, bo┼č zaman vb.) var m─▒d─▒r? Ya┼čam─▒ma katmak istedi─čim ┼čeyler var
m─▒? Ya┼čam─▒mda ┼ču andaki yeri k├╝├ž├╝k olan, ama daha fazla yer tutmas─▒n─▒
istedi─čim ilgiler, ili┼čkiler var m─▒? Bu sorular─▒ d├╝┼č├╝n├╝rken d─▒┼č
d├╝nyan─▒n bizim i├žin en anlaml─▒ olan y├Ânlerini farketmeye ba┼člar, bunlar─▒n
her biriyle ili┼čkimizi belirler ve ├že┼čitli ili┼čkilerin m├╝dahalesini
de─čerlendiririz. Kendi ili┼čkilerimizin bir tek ├Âr├╝nt├╝ ya da yap─▒yla
eksik bi├žimde b├╝t├╝nle┼čti─čini g├Âr├╝r├╝z.

Ya┼čam yap─▒s─▒n─▒n birincil ├Âgeleri ki┼činin d─▒┼č d├╝nyada ba┼čkalar─▒yla
“ili┼čkiler”idir. Ba┼čkas─▒ bir ki┼či, bir grup, kurum ya da k├╝lt├╝r, ├Âzel
bir nesne ya da yer olabilir. Anlaml─▒ bir ili┼čki, bir benlik yat─▒r─▒m─▒
(istekler, de─čerler, ba─članma, enerji, beceri), di─čer ki┼činin ya da varl─▒─č─▒n
kar┼č─▒l─▒kl─▒ yat─▒r─▒m─▒n─▒, ili┼čkiyi i├žeren, bi├žimlendiren ve onun bir par├žas─▒
olan bir ya da daha fazla toplumsal ba─člam─▒ i├žine al─▒r. Her ili┼čki zaman
i├žinde hem istikrar, hem de─či┼čim g├Âsterir ve ya┼čam yap─▒s─▒n─▒n
kendisinin de─či┼čmesi nedeniyle ki┼činin ya┼čam─▒nda de─či┼čik i┼člevleri
vard─▒r.

Bir bireyin pek ├žok de─či┼čik “ba┼čkas─▒” ile anlaml─▒ ili┼čkileri olabilir.
Anlaml─▒ bir ba┼čkas─▒ bireyin g├╝ndelik ya┼čam─▒ndaki g├╝ncel bir ki┼či
olabilir. Dostlar, sevgililer, e┼čler aras─▒ndaki, ana baba ve onlar─▒n de─či┼čik
ya┼člardaki ├žocuklar─▒ aras─▒ndaki, amirler ve astlar, ├Â─čretmenler ve
├Â─črenciler aras─▒ndaki ki┼čileraras─▒ ili┼čkileri incelememiz gerekmektedir.
Anlaml─▒ ba┼čkas─▒ ge├žmi┼čten biri ya da dinden, mitostan, d├╝┼č ├╝r├╝nlerinden
ya da ├Âzel d├╝┼člemden al─▒nm─▒┼č simgesel ya da imgesel bir ki┼či olabilir.
Bir grup, kurum ya da toplumsal hareket gibi bir kollektif varl─▒k
da ba┼čkas─▒ olabilir: Bir b├╝t├╝n olarak do─ča ya da okyanus, da─člar, yaban─▒l
ya┼čam, genel olarak vadiler ya da ├Âzel olarak Moby Dick (├╝nl├╝
balina) gibi bir do─ča par├žas─▒; bir ├žiftlik, bir kent, bir ├╝lke, “ki┼činin
kendi odas─▒” ya da bir kitap ya da tablo gibi bir nesne ya da yer.

Ya┼čam yap─▒s─▒ kavram─▒, bir yeti┼čkinin b├╝t├╝n anlaml─▒ ba┼čkalar─▒yla
ili┼čkilerinin do─čas─▒n─▒ ve ├Âr├╝nt├╝le┼čmesini ve bu ili┼čkilerin y─▒llar boyunca
g├Âsterdi─či evrimi incelememizi gerektirir. Bu ili┼čkiler ya┼čam─▒m─▒z─▒n
├Âr├╝ld├╝─č├╝ kuma┼č─▒ olu┼čturur, ya┼čam ak─▒┼č─▒na bi├žim verirler, onlar arac─▒l─▒─č─▒yla
├ževremizdeki d├╝nyaya -iyi ya da k├Ât├╝ bi├žimde- kat─▒l─▒r─▒z. Bir
ya┼čam yap─▒s─▒ herhangi bir zamanda bir├žok ve ├že┼čitli ├Âgeler i├žerebilir.
Ama sadece bir ya da iki -nadiren ├╝├ž- ├Âgenin bu yap─▒da merkezi bir
yer tuttu─ču g├Âr├╝lmektedir. ├ço─ču zaman evlilik -aile ve meslek bir ki┼činin
ya┼čam─▒n─▒n merkezi ├Âgeleridir- Merkezi ├Âgeler benlik i├žin en anlaml─▒
ve ya┼čam ak─▒┼čm─▒ geli┼čtiren ├Âgelerdir; bireyin zaman─▒n─▒ ve enerjisini
en ├žok bunlar al─▒r ve di─čer ├Âgelerin niteli─čini g├╝├žl├╝ bir bi├žimde etkilerler.
Yan ├Âgelerin de─či┼čtirilmesi ya da b─▒rak─▒lmas─▒ kolayd─▒r, bunlara
benli─čin yat─▒r─▒m─▒ ├žok azd─▒r ve ki┼činin ya┼čam─▒na az bir etkiyle
de─či┼čtirilmeleri olanakl─▒d─▒r.

─░lk ve orta yeti┼čkinlikte geli┼čim d├Ânemleri. Levinson erkeklerin ve
kad─▒nlar─▒n ya┼čam─▒ndaki ya┼čam yap─▒s─▒n─▒n evrimini izlerken temel bir
de─či┼čmez ├Âr├╝nt├╝ buldu─čunu belirtmektedir: Ya┼čam yap─▒s─▒ yeti┼čkinlik
y─▒llar─▒ boyunca ya┼ča ba─čl─▒ d├Ânemlerle g├Ârece d├╝zenli bir s─▒ra i├žinde
geli┼čmektedir. ┼×a┼č─▒rt─▒c─▒ olan, b├Âyle bir d├╝zenlili─čin yeti┼čkin geli┼čiminde
ortaya ├ž─▒kmas─▒, ego geli┼čiminde, ahlak geli┼čiminde, meslek geli┼čiminde
ve ya┼čam─▒n di─čer ├Âzel y├Ânlerinde var olmamas─▒d─▒r.

S─▒ra, bir yap─▒-kurma ve yap─▒-de─či┼čtirme dizisinden ibarettir. Yap─▒
kurma (structure-building) d├Âneminde ilk g├Ârevimiz bir ya┼čam yap─▒s─▒
olu┼čturmak ve ya┼čam─▒m─▒z─▒ onun i├žine koymakt─▒r. Baz─▒ temel se├žimleri
yapmak, onlar─▒n ├ževresinde bir yap─▒ olu┼čturmak, de─čerlerimizi ve
ama├žlar─▒m─▒z─▒ bu yap─▒n─▒n d─▒┼č─▒nda izlemektir. Bir yap─▒ kurmay─▒ ba┼čard─▒─č─▒m─▒zda
ya┼čam─▒n mutlaka rahat olmas─▒ gerekmez. Bir yap─▒ kurma
g├Ârevi ├žo─ču zaman ├žok zahmetlidir ve umdu─čumuz kadar doyurucu
olmad─▒─č─▒n─▒ g├Ârebiliriz. Yap─▒-kurma d├Ânemi genellikle 5-7, en fazla 10
y─▒l s├╝rer.

Bir ge├ži┼č d├Ânemi varolan ya┼čam yap─▒s─▒n─▒ sona erdirir ve bir yenisi
i├žin olanak yarat─▒r. Her ge├ži┼č d├Âneminin birincil g├Ârevleri, varolan
yap─▒y─▒ yeniden de─čerlendirmek, benlikte ve d├╝nyada de─či┼čim olanaklar─▒n─▒
ara┼čt─▒rmak ve sonraki d├Ânemdeki yeni bir ya┼čam yap─▒s─▒na temel
olu┼čturacak ├Ânemli se├žimleri yapmaya y├Ânelmektir. Ge├ži┼č d├Ânemleri
genellikle be┼č y─▒l s├╝rer. Yeti┼čkinlik ya┼čam─▒m─▒z─▒n yakla┼č─▒k yar─▒s─▒ geli┼čimsel
ge├ži┼člere harcan─▒r. Hi├žbir ya┼čam yap─▒s─▒ s├╝rekli de─čildir, periyodik
de─či┼čim varolu┼čumuzun do─čas─▒nda vard─▒r.

Bir ge├ži┼č d├Âneminin sonlar─▒nda ki┼či ├Ânemli se├žimler yapmaya,
onlara anlam vermeye ve onlar─▒n ├ževresinde bir ya┼čam yap─▒s─▒ kurmaya
ba┼člar. Bu se├žimler bir anlamda ge├ži┼čin en ├Ânemli ├╝r├╝n├╝d├╝r. Ge├ži┼čin
b├╝t├╝n ├žabalar─▒ -i┼či ve evlili─či iyile┼čtirme, se├ženek ya┼čam bi├žimlerini
ke┼čfetme, kendisiyle bar─▒┼č─▒k olma ├žabalar─▒- g├Âsterildi─činde se├žimler
yap─▒lmal─▒ ve en iyisine yer verilmelidir. Ki┼či sonraki a┼čamaya ge├žmesine
arac─▒ olacak bir ya┼čam yap─▒s─▒n─▒ yaratmaya ba┼člamal─▒d─▒r.

Levinson’un ilk ve orta yeti┼čkinlikteki geli┼čim d├Ânemleri (Tablo
9) a┼ča─č─▒da s─▒ralanm─▒┼čt─▒r; her d├Ânem belirli ortalama ya┼člarda ba┼člay─▒p
bitmekte, ortalaman─▒n alt─▒nda ve ├╝st├╝nde en fazla iki y─▒ll─▒k bir
farkl─▒l─▒k olmaktad─▒r.

Tablo 9

Levinson’a g├Âre ilk ve orta yeti┼čkinlikte geli┼čim d├Ânemleri

ONYET─░┼×K─░NL─░K ├çA─×I: 0-22

─░LK YET─░┼×K─░NL─░K ├çA─×I: 17-45

─░lk Yeti┼čkinlik Ge├ži┼či: 17-22

ORTA YET─░┼×K─░NL─░K ├çA─×I: 40-65

─░lk yeti┼čkinlik i├žin ya┼čam yap─▒s─▒na giri┼č: 22-28

30 ya┼č ge├ži┼či: 28-33

─░lk yeti┼čkinli─čin ya┼čam yap─▒s─▒n─▒ sonu├žland─▒rma: 33-40

Orta Ya┼č Ge├ži┼či: 40-45

GE├ç YET─░┼×K─░NL─░K ├çA─×I: 60-?

Orta yeti┼čkinlik i├žin ya┼čam yap─▒s─▒na giri┼č: 45-50

50 ya┼č ge├ži┼či: 50-55

Orta yeti┼čkinkinli─čin ya┼čam yap─▒s─▒n─▒ sonu├žland─▒rma: 55-60

─░leri Ya┼č Ge├ži┼či: 60-65

Kaynak: D.J. Levinson. 1986.

1. ─░lk Yeti┼čkinli─če Ge├ži┼č: 17-22 ya┼člar aras─▒nda yer al─▒r, yeti┼čkinlik
├Âncesi ile ilk yeti┼čkinlik aras─▒nda geli┼čimsel bir k├Âpr├╝ g├Ârevi g├Âr├╝r.

2. ─░lk Yeti┼čkinlik ─░├žin Ya┼čam Yap─▒s─▒ Giri┼či: 22-28 ya┼člar aras─▒nda
yer al─▒r, yeti┼čkin ya┼čam─▒n─▒n ilk bi├žimini olu┼čturma ve s├╝rd├╝rme d├Ânemidir.

3. 30 Ya┼č Ge├ži┼či: 28-33 ya┼člar aras─▒ndad─▒r. Giri┼č yap─▒s─▒n─▒ yeniden
de─čerlendirme, de─či┼čtirme ve sonraki ya┼čam yap─▒s─▒na temel yaratma
olana─č─▒ sa─člar.

4. ─░lk Yeti┼čkinli─čin Ya┼čam Yap─▒s─▒n─▒ Sonu├žland─▒rma: 33-40 ya┼člar.
─░lk yeti┼čkinlik ├ža─č─▒n─▒ tamamlama ve gen├žlik dileklerimizi ger├žekle┼čtirme
arac─▒d─▒r.

5. Orta Ya┼č Ge├ži┼či: 40-45 ya┼člar. Hem ilk yeti┼čkinli─či bitirmeye,
hem de orta yeti┼čkinli─či ba┼člatmaya yarayan bir ba┼čka b├╝y├╝k ge├ži┼č
├ža─č─▒d─▒r.

6. Orta Yeti┼čkinlik ─░├žin Ya┼čam Yap─▒s─▒na Giri┼č: 45-50 ya┼člar. ├ľnceki
d├Ânemin benzeridir, yeni bir ├ža─čdaki ya┼čama ilk temellerini sa─člar.

7. 50 Ya┼č Ge├ži┼či: 50-55 ya┼člar. Ya┼čam yap─▒s─▒na giri┼či de─či┼čtirmek
ve belki iyile┼čtirmek i├žin bir orta ya┼č olana─č─▒ sunar.

8. Orta Ya┼č─▒n Ya┼čam Yap─▒s─▒n─▒ Sonu├žland─▒rma. 55-60 ya┼člar. Orta
yeti┼čkinlik ├ža─č─▒n─▒ sona erdirmemizin ├žer├ževesini olu┼čturur.

9. Son Yeti┼čkinlik Ge├ži┼či. 60-65 ya┼člar. Orta ve son yeti┼čkinlik
aras─▒nda yer alarak iki d├Ânemi ay─▒ran ve ba─člayan s─▒n─▒r d├Ânemidir.

─░lk yeti┼čkinli─čin yakla┼č─▒k 17-33 ya┼člar aras─▒nda yer alan ba┼čtaki
├╝├ž d├Ânemi bu ├ža─č─▒n ‘acemilik evresi’ni olu┼čturur. Bu d├Ânemler, ergenli─čin
├Âtesine ge├žme, ge├žici ama zorunlu olarak bir ya┼čam yap─▒s─▒ giri┼či
olu┼čturma ve bu yap─▒n─▒n s─▒n─▒rlar─▒n─▒ ├Â─črenme olana─č─▒n─▒ sa─člar. 33-45
ya┼člar aras─▒ndaki son iki d├Ânem bu ├ža─č─▒n ├žabalar─▒n─▒n getirdi─či “sonu├žland─▒rma
evresi”dir. Benzer bir s─▒ra orta yeti┼čkinlikte de vard─▒r. Orta
yeti┼čkinlik de 40-55 ya┼člar aras─▒nda ├╝├ž d├Ânemlik bir acemilik evresiyle
ba┼člar. Orta Ya┼č Ge├ži┼či hem sona erme hem de ba┼člamad─▒r. 40 ya┼člar─▒m─▒z─▒n
ba┼č─▒nda ilk yeti┼čkinli─čimizin olgunlu─ču ve orta yeti┼čkinli─čin
bebekli─či i├žindeyizdir. Her ├ža─čdaki acemilikleri, bir ya┼čam yap─▒s─▒
giri┼čini deneme ve bunu orta ├ža─č ge├ži┼činde s─▒nama ve de─či┼čtirme olana─č─▒n─▒
buluncaya kadar s├╝rd├╝r├╝r├╝z. Yaln─▒zca ya┼čam yap─▒s─▒n─▒ sonu├žland─▒rma
d├Âneminde ve onu izleyen ge├ži┼č ├ža─č─▒nda bu mevsimin sonucunu
almaya ve sonraki basama─ča ge├žmeye ba┼člar─▒z.

YET─░┼×K─░NL─░K PS─░KOLOJ─░S─░-4

e. Gould’un d├Ân├╝┼č├╝m kuram─▒

Roger L. Gould’un (1972-1975) yeti┼čkinin geli┼čimine ili┼čkin kuram─▒
bu geli┼čimin bir dizi d├Ân├╝┼č├╝mden (transformations) ge├žerek
olu┼čtu─čunu kabul etmektedir. ─░nsanlar her d├Ân├╝┼č├╝mde benlik-kavramlar─▒n─▒
yeniden bi├žimlendirir, ├žat─▒┼čmalar─▒ yeniden ├ž├Âzerler. Gould’un
kuram─▒ Levinson’unkiyle ayn─▒ tarihlerde (1970’ler) kurulmu┼čtur ve
onunkiyle ko┼čutluk g├Âsterir (ancak Gould’un kuram─▒ her iki cinsi de
ele almaktad─▒r); Levinson gibi Gould da yeti┼čkinli─či kararl─▒ bir duygular
ve g├╝d├╝ler zaman─▒ olmaktan ├žok, bir de─či┼čim zaman─▒ olarak g├Âr├╝r.
Gould’un d├Ân├╝┼č├╝m kuram─▒na g├Âre gen├ž yeti┼čkinler d├Ârt evreden ge├žerler.
Ergenli─čin sonunda ba┼člay─▒p 22 ya┼č─▒na kadar giden birinci evrede
(16-22 ya┼člar) insanlar anababalar─▒n─▒n d├╝nyas─▒ndan ayr─▒l─▒r ve
kimliklerini g├╝├žlendirirler. ├ľzerkli─čin yerle┼čmesiyle birlikte ikinci evreye
(22-28 ya┼člar) ge├žer ve ama├žlar─▒n─▒ ger├žekle┼čtirmeye giri┼čirler.
28-34 ya┼člar aras─▒nda (Levinson’un 30 ya┼č ge├ži┼čine benzer) bir ge├ži┼č
evresinden ge├žer ve ├Ânceki ama├žlar─▒n─▒, evliliklerini yeniden de─čerlendirmeye
koyulurlar. Yakla┼č─▒k 35 ya┼č─▒nda ho┼čnutsuzluklar─▒ artar ve
yakla┼čan orta ya┼člar─▒n fark─▒na varmaya ba┼člarlar; ya┼čam ┼čimdi onlara
zor, belirsiz ve ac─▒l─▒ gelebilir. 45 ya┼č─▒na kadar s├╝ren bu istikrars─▒z evrede
baz─▒ bekarlar evlenebilir, baz─▒ evliler bo┼čanabilir, bir ev kad─▒n─▒
├žal─▒┼čmaya ba┼člayabilir, ├žocuksuz bir ├žift ├žocuk yapmaya karar verebilir.
Bu evrede tabloya yeni bir ├Âge kat─▒l─▒r: Zaman kavram─▒. Zaman─▒n
bask─▒s─▒ hissedilmeye ba┼član─▒r ve ya┼čamda yap─▒lacak ├Ânemli de─či┼čimlerin
hemen yap─▒lmas─▒ gerekti─či farkedilir. ├çal─▒┼čma g├╝d├╝s├╝ de─či┼čir,
meslek ya┼čam─▒ s─▒k─▒c─▒ gelmeye ba┼člar. Ya┼čam─▒n bu evresi, Levinson’un
orta ya┼č ge├ži┼činde oldu─ču gibi, karars─▒z, ├žalkant─▒l─▒, s─▒k─▒nt─▒l─▒ bir evredir.
Buna kar┼č─▒l─▒k 45-50 ya┼člar kararl─▒ y─▒llard─▒r. Evlilik doyumu artar, dostlar
daha ├Ânemli olur, paran─▒n ├Ânemi azal─▒r, ya┼čama olumlu bak─▒l─▒r.
Ya┼čama bu olumlu yakla┼č─▒m ellili ya┼člarda artma e─čilimi g├Âsterir.

Kuramlar─▒n De─čerlendirilmesi.

Yeti┼čkin geli┼čimine ili┼čkin kuramlarda ├Ân├╝m├╝ze en ├žok ├ž─▒kan
kavram ge├ži┼č (transition) kavram─▒d─▒r. Ge├ži┼čler, de─či┼čen ya┼čant─▒lara
tepki olarak ya┼čam─▒m─▒z─▒ yeniden d├╝zenlememizi ya da ama├žlar─▒m─▒z─▒
yeniden yap─▒land─▒rmam─▒z─▒ i├žeren de─či┼čimlerdir. Evlenmek, i┼če girmek,
├žocuk sahibi olmak, ev sat─▒n almak geli┼čimsel ge├ži┼člere yol a├žan olaylard─▒r.
Hoffman ve arkada┼člar─▒na (1994) g├Âre, bu de─či┼čimlerin ne derece
stres kayna─č─▒ oldu─ču konusu ge├ži┼člerin do─čas─▒na ili┼čkin en ├Ânemli
kuramsal sorundur. Ge├ži┼člerin fiziksel ve psikolojik s─▒k─▒nt─▒lar─▒n ya┼čand─▒─č─▒
d├Ânemler oldu─ču konusunda g├Âr├╝┼č birli─či yoktur. Levinson’a g├Âre
ge├ži┼čler y├╝ksek derecede stresli zamanlard─▒r. ├ľrne─čin, onun inceledi─či
erkek deneklerin ├žo─ču “30 ya┼č ge├ži┼či” s─▒ras─▒nda ─▒l─▒ml─▒ ya da ciddi bunal─▒mlar
ya┼čam─▒┼člard─▒r. Oysa, daha ├Ânce de belirtildi─či gibi, Neugarten
bu g├Âr├╝┼če kat─▒lmamaktad─▒r. Neugarten’e g├Âre ge├ži┼čler ancak ├Ânceden
beklenmedikleri zaman y├╝ksek derecede stres kayna─č─▒ olurlar. E─čer
bir olay ├Ânceden bekleniyorsa ve ya┼čam ak─▒┼č─▒n─▒n normal bir par├žas─▒
olarak g├Âr├╝l├╝yorsa ├žok az strese yol a├žabilir. Buna kar┼č─▒l─▒k, e─čer bir
olay normal ya┼čam ak─▒┼čm─▒n par├žas─▒ de─čilse, beklenen bir olay ortaya
├ž─▒km─▒yorsa ya da bir olay erken ya da ge├ž gelerek ki┼činin toplumsal
saatiyle ├žat─▒┼č─▒yorsa b├╝y├╝k bir strese yol a├žabilir ve duygusal bunal─▒m─▒
k├Âr├╝kleyebilir. ├ľrne─čin, kad─▒nlara ya┼čamlar─▒ndaki bunal─▒mlar─▒n soruldu─ču
ara┼čt─▒rmalarda, kad─▒nlar─▒n evlenmeyi ya da ├žocuk do─čurmay─▒
de─čil, bo┼čanmay─▒, trafik kazas─▒n─▒, i┼č de─či┼čtirmeyi ya da anababa ├Âl├╝m├╝n├╝
ya┼čam ak─▒┼člar─▒n─▒ alt├╝st eden olaylar sayd─▒klar─▒ g├Âr├╝lmektedir.
─░ki kuramc─▒n─▒n g├Âr├╝┼čleri aras─▒ndaki fark ge├ži┼čin kayna─č─▒ konusunda
ortaya ├ž─▒kmaktad─▒r. Neugarten’e g├Âre ge├ži┼čin nedeni fiziksel ya da toplumsal
olaylard─▒r. Levinson’a g├Âre ise ki┼činin i├žinde olu┼čan s├╝re├žlerdir;
├ž├╝nk├╝ eski geli┼čim g├Ârevleri uygunlu─čunu yitirmekte, yeni g├Ârevler
ortaya ├ž─▒kmaktad─▒r. Ona g├Âre, ├Ârne─čin bo┼čanma i├žsel s├╝re├žlerin
nedeni de─čil sonucudur.

Hoffman ve arkada┼člar─▒na (1994) g├Âre ge├ži┼člerin do─čas─▒ yan─▒nda
bir ba┼čka konu da, yeti┼čkinli─čin zaman─▒ sorunudur. ─░lerde g├Ârece─čimiz
gibi, bir ki┼činin ne zaman olgun say─▒laca─č─▒ sorusunun yan─▒t─▒ kolay
de─čildir (kronolojik ya┼č─▒n iyi bir ├Âl├ž├╝t olmad─▒─č─▒n─▒ biliyoruz). B├╝t├╝n
yeti┼čkin geli┼čimi kuramlar─▒nda olgunlu─čun baz─▒ ├Âgeleri ortakt─▒r: Yak─▒nl─▒k
kurma, sevme ve sevilme, cinsel tepki verme gibi. Yine b├╝t├╝n
kuramlar toplumsall─▒─č─▒, arkada┼člar─▒ olmay─▒, ├Âzveride bulunmay─▒
vurgulamaktad─▒r. Ayr─▒ca, olgun insanlar yeteneklerini ve ama├žlar─▒n─▒ bilen,
├╝retici bir i┼če ilgi duyan ve onu yapmaya yetene─či olan ki┼čilerdir.
Olgunluk sorununu incelemenin yollar─▒ndan biri, ya┼čam─▒n ├Âzel bir
an─▒nda kar┼č─▒la┼č─▒lan olaylarla ba┼čar─▒l─▒ bi├žimde ba┼ča ├ž─▒kma yetene─čini
ele almakt─▒r. S├Âz gelimi, Erikson’un kuram─▒nda erken yeti┼čkinlikte olgunluk
ba┼čkas─▒yla yak─▒n ili┼čki kurabilme yetene─čidir. Olgunlu─ču incelemenin
bir ba┼čka yolu da ki┼čilerin benlik alg─▒lar─▒na bakmakt─▒r. B├╝y├╝d├╝─č├╝m├╝z├╝
hissetmemizi sa─člayan nedir? Ara┼čt─▒rmalar anababa olman─▒n
ve kendi g├╝c├╝ne dayanman─▒n en kesin olgunluk belirtisi oldu─čunu
g├Âstermektedir. Olgunluk durmadan de─či┼čen beklentilere ve sorumluluklara
s├╝rekli bir uyum sa─člama s├╝recini i├žerir. ─░nsanlar evlenmeden
ya da ├žocuk sahibi olmadan, bir i┼čte ├žal─▒┼čmadan da olgun olabilirler;
onlar─▒ olgun yapan, kim olduklar─▒n─▒, nereye gittiklerini, hangi ama├žlar
i├žin ├žal─▒┼čt─▒klar─▒n─▒ bilmeleridir (Hoffman ve ark., 1994).

:::::::::::::::::

4. Yeti┼čkin Psikolojisinin Temel Sorunlar─▒

─░lerde ayr─▒nt─▒l─▒ olarak a├ž─▒klanaca─č─▒ gibi, yeti┼čkin psikolojisinin
ele ald─▒─č─▒ iki temel sorun vard─▒r. Bunlardan biri ki┼čili─čin zaman i├žinde
de─či┼čip de─či┼čmedi─či sorunu, di─čeri de zekan─▒n ya┼čla birlikte azal─▒p
azalmad─▒─č─▒ sorunudur.

a. Ki┼čilik sorunu. ─░nsanlar ergenlikten yeti┼čkinli─če ge├žerken ergen
ve yeti┼čkin benlikleri aras─▒nda kesin bir s├╝reksizlik ya┼čamazlar
genellikle. Bununla birlikte benlik-kavram─▒ (self-concept) baz─▒ de─či┼čimler
g├Âsterebilir (benlik-kavram─▒, benli─če ili┼čkin alg─▒lar─▒n ├Ârg├╝tlenmi┼č,
b├╝t├╝nle┼čmi┼č, tutarl─▒ ├Âr├╝nt├╝s├╝ olarak tan─▒mlan─▒r). ├ç├╝nk├╝ benlik
kavram─▒ i├žinde benli─če ili┼čkin ┼čimdiki g├Âr├╝┼čler bulundu─ču gibi, gelece─če
ili┼čkin olas─▒ de─čerlendirmeler de vard─▒r. Bu olas─▒ benlikler
├Ânemlidir, ├ž├╝nk├╝ bunlar bir ki┼činin yapaca─č─▒ ve yapmayaca─č─▒ eylemleri
etkileyerek ┼čimdiki davran─▒┼ča yol g├Âsterirler. ├ľte yandan, ki┼činin fiziksel
g├Âr├╝n├╝m├╝, yetenekleri, rolleri benlik-kavram─▒yla yak─▒ndan ili┼čkilidir
ve bunlar da gen├ž yeti┼čkinlik s─▒ras─▒nda ki┼čilikte hem s├╝reklilik
hem de de─či┼čim oldu─čunu g├Âstermektedir. Ba┼čka bir deyi┼čle, ki┼čili─čin
zaman i├žinde hem de─či┼čen hem de sabit kalan y├Ânleri vard─▒r.

Ki┼čili─čin s├╝reklili─či sorunu as─▒l orta yeti┼čkinlik d├Ânemi a├ž─▒s─▒ndan
tart─▒┼č─▒lmaktad─▒r. Orta yeti┼čkinlik d├Ânemine ula┼čan bir birey ki┼čili─činin
ergenlikten beri ├Ânemli ├Âl├ž├╝de de─či┼čti─čini d├╝┼č├╝n├╝r; buna kar┼č─▒l─▒k ki┼čilik
orta y─▒llar boyunca olduk├ža sabit kal─▒yor g├Âr├╝nmektedir. Ara┼čt─▒rmalar
deneklerin ayn─▒ ki┼čilik testine 20 ya┼č─▒nda ve 45 ya┼č─▒nda asl─▒nda
ayn─▒ yan─▒tlar─▒ verdi─čini, g├Âr├╝n├╝rdeki farkl─▒l─▒─č─▒n bireyin gen├žlikteki
benli─čine orta ya┼člardaki bak─▒┼č─▒nda ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒n─▒ g├Âstermektedir.
Ki┼čilikleri y─▒llar boyunca g├Ârece ayn─▒ kald─▒─č─▒ halde insanlar kendilerini
de─či┼čmi┼č olarak alg─▒lamaktad─▒rlar. Buradaki temel sorun de─či┼čimin
olas─▒ olup olmad─▒─č─▒ de─čil, ne kadar oldu─ču ve ├Ânceden kestirilip
kestirilemeyece─či sorunudur. Ara┼čt─▒rmalar ki┼čili─čin belliba┼čl─▒ y├Ânlerinin
yeti┼čkinlik d├Ânemi boyunca genellikle sabit kald─▒─č─▒n─▒ ortaya koymaktad─▒r.
├ľrne─čin, i├žtepisel ergenler i├žtepisel yeti┼čkinler olmakta, utanga├ž
ergenler yine utanga├ž yeti┼čkinler olarak kalmaktad─▒r. Bu konuda boylamsal
ara┼čt─▒rmalar─▒n kesitsel ara┼čt─▒rmalardan daha g├╝venilir sonu├žlar
verdi─či de bilinmektedir. Ki┼čili─čin en az sabit g├Âr├╝nd├╝─č├╝ d├Ânem, bireylerin
meslek rollerine ve evlili─če girdi─či gen├ž yeti┼čkinli─če ge├ži┼č
d├Ânemidir; bu ge├ži┼č tamamland─▒ktan sonra ki┼čilik yine kararl─▒l─▒k
kazanmaktad─▒r. Baz─▒ ki┼čiler ki┼čilik de─či┼čimleri g├Âsterseler bile bunlar─▒n
genellikle beklenmedik (e┼čin erken ├Âl├╝m├╝ gibi) ya┼čant─▒larla ba─člant─▒l─▒
oldu─ču anla┼č─▒lmaktad─▒r. ┼×u halde, ki┼činin ya┼čam─▒ k├Âkl├╝ bir bi├žimde
de─či┼čmedik├že ki┼čili─či de g├Ârece sabit kalmaktad─▒r.

Bu durumda orta ya┼č bunal─▒m─▒ ya┼čant─▒s─▒ nas─▒l a├ž─▒klanacakt─▒r? Bilindi─či
gibi, orta ya┼č bunal─▒m─▒ kavram─▒, orta ya┼č─▒n geli┼čim g├Ârevleri
bir ki┼činin i├žsel kaynaklar─▒n─▒ ve toplumsal desteklerini a┼čma tehdidini
yaratt─▒─č─▒nda ortaya ├ž─▒kan fiziksel ve psikolojik rahats─▒zl─▒k durumunu
dile getirir. Levinson’un ve Gould’un yeti┼čkinlik kuramlar─▒nda bu durumun
orta ya┼č ge├ži┼čine e┼člik etti─či kabul edilmektedir. Ayr─▒ca pop├╝ler
yay─▒nlar da b├Âyle bir bunal─▒m─▒ ya┼čam─▒n ka├ž─▒n─▒lmaz bir y├Ân├╝ olarak
sunmaktad─▒rlar. Oysa boylamsal ara┼čt─▒rmalar─▒n ├žo─ču genel bir orta ya┼č
bunal─▒m─▒n─▒n varl─▒─č─▒n─▒ saptayabilmi┼č de─čildir. Ne orta y─▒llarda ne de
ba┼čka bir d├Ânemde b├Âyle bir duygusal kar─▒┼č─▒kl─▒k zorunlu olarak ya┼čanmaktad─▒r.
Baz─▒ ki┼čilerin k─▒rkl─▒ ya┼člar─▒nda ya┼čad─▒─č─▒ bunal─▒mlar insanlar─▒n
otuzlar─▒nda ya da altm─▒┼člar─▒nda ya┼čad─▒─č─▒ ├žalkant─▒lardan daha fazla
olas─▒ de─čildir. ├ťstelik orta ya┼člar─▒n ya┼čam─▒n en doyumlu d├Ânemi oldu─čunu
kabul eden ara┼čt─▒rmac─▒lar da vard─▒r. ─░lerde g├Ârece─čimiz gibi, birtak─▒m
geli┼čimsel olaylar (evlenme, menopoza girme, emekli olma,
vb.) benlik-kavram─▒nda ve kimlikte de─či┼čimler yaratabilir, ama bunlar
beklenen zamanlarda geldi─činde bunal─▒ma yol a├žmazlar; ayr─▒ca beklenmeyen
de─či┼čimler bile her zaman k├Ât├╝ de─čildir.

Bilindi─či gibi, ya┼čamdaki de─či┼čimlerle ba┼četme yollar─▒m─▒z benli─čimizi
nas─▒l alg─▒lad─▒─č─▒m─▒z─▒ da etkilemektedir. Yeti┼čkinlerin ├žo─ču benlikleri
hakk─▒nda orta ya┼člar─▒n sonlar─▒nda yeti┼čkinli─čin ba┼člar─▒nda oldu─čundan
daha iyi duygulara sahiptir. Ara┼čt─▒rmalara g├Âre ya┼čamdan en
az doyum alan ki┼čiler gen├ž yeti┼čkinler, en doyumlu ki┼čiler de elli ya┼č─▒n─▒
ge├žmi┼č yeti┼čkinlerdir. Doyumdaki bu art─▒┼č─▒n k─▒smen benlik denetimindeki
art─▒┼č─▒n sonucu oldu─ču d├╝┼č├╝n├╝lmektedir. ─░nsanlar orta ya┼člarda
ilerledik├že sorularla ba┼četmede ergenliktekinden ve gen├ž yeti┼čkinliktekinden
daha olgun yollar kullanmakta, daha ger├žek├ži olmaktad─▒rlar.

─░leri ya┼člardaki duruma gelince, yeti┼čkinlik kuramlar─▒ ya┼članman─▒n
ki┼čilik ├╝zerindeki etkisinin cinsler a├ž─▒s─▒ndan farkl─▒l─▒k g├Âsterdi─čini
├Âne s├╝rmektedirler. Benlik-kavram─▒ndaki cinsiyet farkl─▒l─▒klar─▒ yeti┼čkinli─čin
ileri y─▒llar─▒na do─čru ilerledik├že azalmaktad─▒r. Buna g├Âre, erkekler
ve kad─▒nlar ergenli─čin sonlar─▒nda ve yeti┼čkinli─čin ba┼člar─▒nda tamamen
farkl─▒d─▒rlar, buna kar┼č─▒l─▒k ileri y─▒llarda birbirlerine benzer olurlar.
Ya┼čl─▒ erkekler kendilerini eskisinden daha az egemen ve daha
fazla i┼čbirli─čine yatk─▒n g├Âr├╝rler; ya┼čl─▒ kad─▒nlar ise kendilerini
gen├žliklerindekinden daha az boyun e─čici ve daha fazla at─▒lgan, otoriter ve
yetenekli bulurlar. Bu de─či┼čimin olas─▒ nedenleri ilgili b├Âl├╝mlerde
tart─▒┼č─▒lmaktad─▒r. ├ľte yandan, benlik-kavram─▒nda ve benlik sayg─▒s─▒nda
sorunlar ya┼čand─▒─č─▒nda ya┼čl─▒ erkeklerin ve kad─▒nlar─▒n tepkisi farkl─▒
olmaktad─▒r. ├ľrne─čin, ya┼čl─▒ erkekler kad─▒nlardan daha fazla alkole y├Ânelmekte,
ya┼čl─▒ kad─▒nlar da erkeklerden daha fazla depresyona girmektedir.
Stres, ├Âzellikle denetim duygusu a┼č─▒nd─▒─č─▒ ya da toplumsal destek
yitirildi─či zaman y─▒k─▒c─▒ olmaktad─▒r.

b. Zeka sorunu. Ki┼čilikte oldu─ču gibi zeka alan─▒nda da de─či┼čim
sorununu bak─▒┼č a├ž─▒s─▒na g├Âre yorumlamak olanakl─▒d─▒r. Zekaya testlerdeki
ba┼čar─▒ a├ž─▒s─▒ndan bak─▒ld─▒─č─▒nda ya┼čla birlikte d├╝zenli bir d├╝┼č├╝s
g├Âr├╝l├╝r, buna kar┼č─▒l─▒k deneyim bu tabloyu tersine ├ževirmektedir. ─░leri
ya┼člardaki bir├žok yeti┼čkinin ├╝retici etkinli─či nicelik a├ž─▒s─▒ndan azalmakta,
ama nitelik a├ž─▒s─▒ndan sabit kalmaktad─▒r.

Bilindi─či gibi, psikometrik ├Âl├ž├╝mlerdeki puanlar ya┼čla birlikte
azalma e─čilimi g├Âstermekte, buna kar┼č─▒l─▒k yeti┼čkinlerin edimi (performans)
y├╝ksek d├╝zeyde kalabilmektedir. ┼×u halde, yaln─▒zca ZB puan─▒n─▒n
├Âl├ž├╝lmesi yeti┼čkin zekas─▒n─▒n belirlenmesinde yeterli bir yol de─čildir.
Zekan─▒n ├že┼čitli g├Âr├╝n├╝mleri farkl─▒ y├Ânlerde de─či┼čti─čine g├Âre,
ayn─▒ bir ZB puan─▒n─▒n farkl─▒ ya┼člarda farkl─▒ anlamlara gelece─či s├Âylenebilir.
Kesitsel ara┼čt─▒rmalar, bir├žok yetene─čin orta ya┼člar─▒n ba┼člar─▒nda
en ├╝st noktaya ├ž─▒kt─▒─č─▒n─▒, sonra ellilerin sonlar─▒na ya da altm─▒┼člar─▒n
ba┼člar─▒na kadar s├╝ren bir platonun geldi─čini, bunu yetmi┼člerden sonra
h─▒zlanan a┼čamal─▒ bir d├╝┼č├╝┼č├╝n izledi─čini g├Âstermektedir. Ancak zekan─▒n
b├╝t├╝n y├Ânlerinin ayn─▒ bi├žimde ya┼članmad─▒─č─▒ puanlar─▒n incelenmesinden
ortaya ├ž─▒kmaktad─▒r. ├ľrne─čin, birikimli zeka’y─▒ ├Âl├žen s├Âzel
├Âl├žeklerin puanlar─▒ altm─▒┼čl─▒ ya┼člar─▒n ortalar─▒na kadar artmay─▒ s├╝rd├╝rmektedir.
Buna kar┼č─▒l─▒k ak─▒c─▒ zeka puanlar─▒ orta yeti┼čkinlikte sabit kalmakta,
ama ya┼čam─▒n geri kalan y─▒llar─▒nda d├╝┼č├╝┼č g├Âstermektedir. Klasik
ya┼članma ├Âr├╝nt├╝s├╝ ad─▒ verilen bu ├Âr├╝nt├╝n├╝n evrensel oldu─ču kabul
edilmektedir; yani bu ├Âr├╝nt├╝ cinsiyet, sosyoekonomik d├╝zey, toplumsal
s─▒n─▒f, etnik k├Âken fark─▒ tan─▒maks─▒z─▒n ge├žerli g├Âr├╝nmektedir. ├ľte
yandan, boylamsal ara┼čt─▒rmalar zeka b├Âl├╝m├╝ puanlar─▒ndaki b├Âl├╝k
farkl─▒klar─▒n─▒ ve bireysel farkl─▒l─▒klar─▒ g├Âstermektedir. Hem zekan─▒n
farkl─▒ y├Ânlerindeki de─či┼čimler, hem de farkl─▒ ara┼čt─▒rma t├╝rlerinin ortaya
koydu─ču farkl─▒ bulgular ilgili b├Âl├╝mlerde ele al─▒nmaktad─▒r. Burada
ele alaca─č─▒m─▒z son bir olgu sonul d├╝┼č├╝┼č kavram─▒yla ilgilidir. Bu
kavram sa─čl─▒k ile zeka b├Âl├╝m├╝ aras─▒ndaki ba─člant─▒ya dayanmakta ve
ZB puanlar─▒nda ├Âl├╝mden hemen ├Ânce ortaya ├ž─▒kan ├Ânemli d├╝┼č├╝┼č├╝ dile
getirmektedir. Buradaki d├╝┼č├╝┼č ya┼ča de─čil, ├Âl├╝ml├╝l├╝─če ba─čl─▒d─▒r ve a├ž─▒k
bir bi├žimde bedensel bozulman─▒n ya da hasar─▒n sonucudur. Baz─▒ boylamsal
ara┼čt─▒rmalara g├Âre bu keskin d├╝┼č├╝┼č ├Âl├╝mden ├Ânceki be┼č y─▒l s├╝resince
ortaya ├ž─▒kmaktad─▒r, baz─▒lar─▒na g├Âre de ya┼čam─▒n son on ay─▒ ile
s─▒n─▒rl─▒d─▒r (Hoffman ve ark., 1994).

:::::::::::::::::

─░K─░NC─░ B├ľL├ťM

GEN├ç YET─░┼×K─░NL─░K

:::::::::::::::::

GEN├ç YET─░┼×K─░NL─░K

“Gen├ž yeti┼čkinlik” (young adulthood) d├Ânemi, yeti┼čkinli─če giri┼či
temsil etti─či i├žin insan ya┼čam─▒ndaki en ├Ânemli d├Ân├╝m noktalar─▒ndan
biridir. Bu nedenle, ergenlikteki geli┼čim bir bak─▒ma yeti┼čkinli─če haz─▒rlanma
olarak g├Âr├╝lebilir. Ancak ki┼či ergenlikten ├ž─▒k─▒p hemen yeti┼čkinli─če
giriyor da de─čildir.

Yeti┼čkinlik d├Âneminin evreleri ve ya┼č s─▒n─▒rlar─▒ ├že┼čitli yazarlarca
farkl─▒ bi├žimde belirtilmi┼čtir. Neugarten ve Moore (1968) yeti┼čkinlikte
├╝├ž d├Ânem ay─▒t ederler:

1) Gen├ž yeti┼čkinlik: 20-30 ya┼člar.

2) Orta y─▒llar ya da orta yeti┼čkinlik: 40’lar, 50’ler ve 60’lar─▒n
ba┼člar─▒.

3) Ya┼čl─▒l─▒k: 65 ve sonras─▒.

Gen├ž yeti┼čkinlik d├Âneminin ya┼člar─▒ konusunda da tam bir anla┼čman─▒n
oldu─ču s├Âylenemez. ├ľrne─čin Havighurst’e g├Âre 18-35, Erikson’a
g├Âre 20-40. B├╝hler’e g├Âre 25-45 ya┼člar─▒ aras─▒ gen├ž yeti┼čkinlik
d├Ânemidir. Bu farkl─▒l─▒k, de─či┼čik sosyoekonomik s─▒n─▒flar─▒n, uluslar─▒n,
k├╝lt├╝rlerin ko┼čullar─▒, tarihsel olaylar, ki┼čilik farkl─▒l─▒klar─▒ gibi
etkenlerden kaynaklanmaktad─▒r. Bu ola─čan de─či┼čkenlik nedeniyle yeti┼čkinlik
evrelerini ya┼č olarak kesin bir bi├žimde g├Âstermek ├žok g├╝├žt├╝r.

Bir ba┼čka g├╝├žl├╝k de, g├╝n├╝m├╝z gen├žli─činde g├Âr├╝len de─či┼čimlerden
kaynaklanmaktad─▒r. G├╝n├╝m├╝zde gen├ž insanlar daha h─▒zl─▒ b├╝y├╝mekte,
ancak geli┼čimlerini daha uzun zamanda tamamlamaktad─▒rlar.
B├Âylece, ├žocuklu─čun son g├╝nleri ile yeti┼čkinli─čin ba─č─▒ms─▒zl─▒k d├Ânemi
aras─▒ndaki zaman s├╝resi gittik├že uzamaktad─▒r. G├╝n├╝m├╝zde art─▒k lise
diplomas─▒ zorunluluk kazanm─▒┼č, ├╝niversite diplomas─▒ ise i┼č bulma
g├╝vencesi olmaktan ├ž─▒km─▒┼čt─▒r; b├Âylece gen├žli─čin kar┼č─▒la┼čt─▒─č─▒ sorunlar
artmakta, bunlar─▒ ├ž├Âzmede harcanan s├╝re de uzamaktad─▒r. Bu y├╝zden
kimi yazarlar ergenli─čin son d├Ânemi (17-21 ya┼člar) ile gen├ž yeti┼čkinlik
aras─▒nda bir ara d├Ânemden s├Âz etmektedirler. Bu d├Ânem, insanlar─▒n
“gen├ž erkek”, “gen├ž kad─▒n” olarak nitelendikleri d├Ânemdir. Bu ara d├Ânemde
bir yandan ergenli─če g├Âre daha kararl─▒ ├Âzellikler g├Âsterilmekte,
ama ├Âte yandan gen├ž yeti┼čkinli─čin normatif ├Âzelliklerine (i┼če girme,
evlenme, anababa olma) tam anlam─▒yla ula┼č─▒lm─▒┼č olunmamaktad─▒r. Bu
ara d├Ânem, ├Ârne─čin y├╝ksek ├Â─črenimini hen├╝z s├╝rd├╝rmekte olan, i┼če
girmi┼č ama evlenmemi┼č ve askerli─čini yapmakta olan vb. gen├žler i├žin
ge├žerli olabilir.

Bu b├Âl├╝mdeki a├ž─▒klamalarda gen├ž yeti┼čkinlik bir b├╝t├╝n olarak ele
al─▒nacakt─▒r. Ya┼č s─▒n─▒rlar─▒n─▒ belirlemedeki g├╝├žl├╝k nedeniyle, gen├ž
yeti┼čkinlik, psikolojik olgunluk ve toplumsal ba─člamlar a├ž─▒s─▒ndan
de─čerlendirilecektir.

%d blogcu bunu be─čendi: