OOPS. Your Flash player is missing or outdated.Click here to update your player so you can see this content.

Ana Menü

Faydali Olmasi Dilegi ile...:
n İSTENMEYEN DAVRANIŞIN GÖRÜLME SIKLIĞINI AZALTMA Yazdır

   Ä°STENMEYEN DAVRANIÅžIN GÖRÜLME SIKLIÄžINI AZALTMA
   I.Adım:ÇocuÄŸun sekiz temel psikobiolojik yoksunluk durumu azaltılmalıdır.
   II. Adım:ÇocuÄŸa, kırıklığa uÄŸradığı zaman kızgınlığını uygun bir ÅŸekilde ifade etmesi öÄŸretilmelidir.
   III.Adım:Hâlâ istenmeyen davranış sürekliliÄŸini korursa, bu istenmeyen davranışı yok etmek üzere, özellikle düzenlenmiÅŸ tekniklerden biri veya daha fazlası uygulanmalıdır.
   I. Karşılanması gereken psikobiolojik durumlar:
   Bütün çocukların karşılanması gereken bazı psikobiolojik gereksinimleri veya yoksunluk durumları vardır.  Bunlar:
   Ebeveynlerin, öÄŸretmenlerin, diÄŸer önemli yetiÅŸkinlerin ve yaşıtlarının veya oyun arkadaÅŸlarının dikkatini çekme veya onlar tarafından fark edilme gereksinimi;
   Meraklarının giderilmesi gereksinimi;
   Fiziksel etkinlik gereksinimi;

   Isı ve nem düzeylerini uygun bir düzeyde koruma gereksinimi;
   Ä°drar ve dışkı gereksinimlerinin giderilmesi gereksinimi;
   Besin ve su gereksinimi;
   YorgunluÄŸun azaltılması veya giderilmesi gereksinimi;
   Cinsel dürtülerin tatmini gereksinimi.


   Bu gereksinim durumlarının her hangi birinin tatmin edilmemesi halinde, çocuÄŸun dürtüleri onu ihtiyacının tatmin edilmesi yönünde etkinliÄŸe iter.  ÖrneÄŸin, aşırı hareket halindeki bir çocuk harekete dayalı bir gereksinimini veya merakını giderme ihtiyacını karşılama çabası içinde olduÄŸu için böyle davranıyor olabilir. 

   Dışkılarıyla oynama, baÅŸka bir çocuÄŸu, annesini veya bakıcısını çimdikleme, aÄŸlama ve sızıldanma veya hiddet nöbetleri geçirme gibi çeÅŸitli istenmeyen davranışlara baÅŸvuran çocuklar, bu davranışları dikkat çekme gereksinimlerini tatmin etmek için yapıyor olabilirler. İşte çocuÄŸun günlük etkinlikleri, bu psikobiolojik yoksunluk durumlarını tatmin edecek ÅŸekilde plânlanırsa, birçok davranış sorunlarını yok etmek mümkün olabilir.


   II. Kırıklıktan (frustration) kaynaklanan kızgınlığın uygun yolla ifadesi
   Bütün insanlar kırıklığa uÄŸrar veya kızgınlık duyar.  Zaman zaman bu duyguları yaÅŸamak çok doÄŸaldır.  Kırıklıkla ilgili sorunlar, çocuÄŸun çok sık kırıklığa uÄŸraması ve kırıklığından kaynaklanan kızgınlığını uygun olmayan bir ÅŸekilde ifade etmesi halinde ortaya çıkar.  Çocuklardaki kırıklıkla ilgili sorunların azaltılması üç adımda gerçekleÅŸir:
•   ÇocuÄŸun kırıklık veya strese    olan toleransı arttırılmalıdır.
   Ä°lk adım çocuÄŸun kırıklık eÅŸiÄŸini yükseltme yönünde bir programın hazırlanması olmalıdır.
   2.Gereksiz stres durumları yaratmaktan kaçınılmalıdır.
   Çocukları kırıklığa iten nedenlerden biri  can sıkıntısıdır.  ÇoÄŸu zaman kendilerini meÅŸgul edecek yeterince ilginç ve uyarıcı etkinliklere sahip olamazlar.  Oysa çocuklar, tüm güne yayılmış can sıkıntısını önleyecek meÅŸguliyetlere ihtiyaç duyarlar. 

   Yorgunluk da kırıklığa ve sonucunda da uygunsuz davranışlara neden olabilen bir durumdur. 
   Çocuktan düzeyinin üstünde bir baÅŸarı beklentisi  içinde olmakta bir diÄŸer kırıklık yaratan durumdur.  ÖrneÄŸin, kendisine çok zor görevler vermek gibi. 
   Ayrıca, saÄŸlıkla ilgili sorunlar, bazı arkadaÅŸlarının kötü davranması da çocuÄŸu kırıklığa iten nedenler arasında sayılabilir.

   3.Kızgınlık uygun yollarla
 ifade edilmelidir
   Kızgınlığın uygun yollarla ifadesi iki yönden ele alınmalıdır.
 
   Kızgınlığın fizikî olarak ifadesi,
   Kızgınlığın sözel olarak ifadesi. 

   ÇoÄŸu çocuk kızgınlığını uygun olmayan fizikî tepkilerle ifade eder.  Bazıları baÅŸlarını ve yüzlerini yumruklar, veya baÅŸlarını duvara, yere, eÅŸyalara vurur.   


   Bazıları kızgınlık anlarında diÄŸer çocuklara saldırır, oyuncak veya eÅŸyaları tahrip eder, camları kırar veya kapılarda delikler açar. 
   Ä°ÅŸte böyle davranan çocuklara  kızgınlıklarını fizikî olarak uygun yollarla ifade etmeleri öÄŸretilmelidir.   ÖrneÄŸin; kâğıt veya kumaÅŸ yırtmak, uygun bir mekânda duvara çamur atmak, suyla oynamak gibi.


   Sözel olarak da, küfretme yerine, çocuÄŸa “kızgınım”, “beni delirtiyorsun” demesi öÄŸretilebilir.
   ÇocuÄŸa, hiddetini uygun bir odada geçirmesi ve sakinlediÄŸi zaman  odayı terk etmesi söylenir.  ÇocuÄŸun her hangi bir görevden kaçması için bu yolu kullanmasına izin verilmemesi halinde, bu teknik genellikle iÅŸe yarar.
   III. Adım: Hâlâ istenmeyen davranış sürekliliÄŸini korursa, bu istenmeyen davranışı yok etmek üzere, özellikle düzenlenmiÅŸ tekniklerden biri uygulanmalıdır.
   ÇocuÄŸun psikobiolojik yoksunluk durumlarını yok etmek ve çocuÄŸa kırıklıkla baÅŸetmesini öÄŸretmek gibi yukarıda sözü edilen iki iÅŸlem, çocuÄŸun sergilediÄŸi davranış sorunlarının çoÄŸunu çözümler.  Buna raÄŸmen hâlâ süregelen istenmeyen davranışlar varsa, bunları yok etmek için bazı tekniklere baÅŸvurulur.
    Sönme
   Sürekli pekiÅŸtirme programına yakın bir sıklıkta istenmeyen davranışın pekiÅŸtirilmesi halinde, sönme tekniÄŸinden yararlanılır. Sönme, çocuÄŸun istenmeyen bir davranış yapması halinde, o davranışı görmezden gelmeden ibarettir.  Böyle bir durumda eÄŸitimci ona ne bakar ne de onunla konuÅŸur, yani davranışını pekiÅŸtirmez.

   PekiÅŸtirme davranışın yapılmasını ve sürdürülmesini saÄŸladığına göre, pekiÅŸtirmeye son verilmesi de davranışın görülme sıklığının azalmasına ve sonunda yok olmasına neden olur.  Çocuk dikkat çekmek için istenmeyen davranışa baÅŸvuruyorsa, çevredeki kiÅŸilerin bu davranışa ilgi göstermemesi halinde, çocuk o davranışı yavaÅŸ yavaÅŸ yapmamayı öÄŸrenir.
   
Sönme yararlı bir teknik olmasına karşın, bazı dezavantajları vardır:
1.Etkileri yavaÅŸtır.  Uygulama baÅŸladıktan sonra, çocuk istenmeyen davranışı belki 40, 50 kez gösterdikten sonra tamamen yapmamayı öÄŸrenir.  Ayrıca, tekniÄŸi uygulamaya baÅŸlayınca, baÅŸlangıçta istenmeyen davranışın görülme sıklığında genelde artma görülür.

2.   Bakıcılar, anne babalar ve öÄŸretmenler her zaman istenmeyen davranışı sürdüren pekiÅŸtireçleri denetim altına almayı  baÅŸaramazlar.  ÖrneÄŸin mastürbasyon olayını ele aldığımızda, sadece bu davranışı görmezden gelmek sönmesi için yeterli olmayabilir, çünkü davranışın yapılması kendi başına çocukta bir tatmin duygusu yaratır. 

   Aynı ÅŸekilde baÅŸka bir çocuÄŸa vurma davranışında da böyle bir durum söz konusudur.  İşte bu gibi durumlarda, bakıcı, ebeveyn veya öÄŸretmen pekiÅŸtirmeyi tamamen denetimi altına alamıyorsa, sönme tekniÄŸi etkin bir ÅŸekilde kullanılamaz.


   EÄŸer istenmeyen  davranış çocuÄŸa zarar veren bir davranışsa, bu teknik uygulanarak, çocuÄŸun  bu davranışı 40, 50 kez göstermesine izin verilemez.  ÖrneÄŸin, başını duvara vurma davranışında olduÄŸu gibi.

   Bu üç nedenden dolayı, istenmeyen davranışın yok edilmesinde sönme tekniÄŸi daima en iyi teknik olmayabilir. Buna karşılık, olumsuz davrandığı zaman, genelde çocuÄŸa dikkatin gösterildiÄŸi durumlarda,  sönme en etkin tekniklerden biri olabilir.

   Ara Verme (Mola) (Time out)
   Ara verme tekniÄŸi çocuÄŸun o andaki çevresinden soyutlanarak, tek başına baÅŸka bir odada davranışlarının pekiÅŸtirilmesine son verme ile ilgilidir. Olumlu pekiÅŸtirecin sunulmasına ara verme, sönme tekniÄŸine benzer.  Yalnız bir noktada sönmeden ayrılık gösterir.

   Ara vermenin uygulandığı süreler boyunca olumlu davranışlar pekiÅŸtirilmez, yani bu süreler boyunca olumlu pekiÅŸtirecin sunulmasına tamamiyle ara verilir.  Bu teknik hiddet nöbetlerinin, saldırgan davranışların, uygun olmayan yeme alışkanlıklarının, yersiz konuÅŸmaların vb.nin yok edilmesi için kullanılabilir.

   PekiÅŸtirilen olumlu bir davranışın veya davranışların varlığı, bu tekniÄŸin etkilerinin sürekliliÄŸini arttırır. Özellikle arzulanmayan davranışı destekleyen pekiÅŸtireci belirlemenin zor olduÄŸu durumlarda, ara verme tekniÄŸinin kullanılması çok uygun olur, çünkü bu tekniÄŸin uygulanmasıyla çocuk o andaki çevresinden soyutlanır ve bütün olumlu pekiÅŸtireçler engellenir.

   Ä°ÅŸte bu nedenle pekiÅŸtirecin belirlenip belirlenmemesi bu durumda pek önem taşımaz. Ara verme  için seçilecek yerin çocukta iz bırakıcı, ürkütücü bir yer olmamasına özen gösterilmesi gerekir.  Ayrıca, uyarıcıların da mümkün olduÄŸu kadar aza indirgenmiÅŸ olmasına dikkat etmelidir.

   Genellikle bu teknik 30 saniye ile 10 dakika arasında deÄŸiÅŸen sürelerde kullanılır.  Çocuk küçük olduÄŸu oranda süre kısaltılmalıdır.  İdeal süre, söz konusu çocuk için etkin olan en kısa süredir.  Sürenin mümkün olduÄŸunca kısa tutulmasında yarar vardır, çünkü çocuk ara verme süresi boyunca, olumlu davranışlar da göstermeye baÅŸlayabilir ve olumsuz uyarıcılarla bunları da eÅŸleÅŸtirerek, olumlu davranışlarında da bir düÅŸme gösterebilir.

   Ayrıca, ara verme süresinin çocuÄŸun protestoları nedeniyle sona erdirmemeye de dikkat etmelidir.  Bunun gerçekleÅŸmesi halinde çocuÄŸun ÅŸiddet davranışları ödüllendirilmiÅŸ olur.  Çocuk bu tekniÄŸin gerçekleÅŸtiÄŸi odada kargaÅŸaya neden olmuÅŸsa, odadan ayrılmadan önce eski haline döndürmesi için süreyi uzatmakta yarar vardır.
   Ara Verme’nin Uygulanması
   Çocuk ara verme  odasına sakin bir ÅŸekilde götürülmeli ve kendisine ara verme’nin son bulma koÅŸullarına iliÅŸkin bilgi verilmeli, fakat asla tartışmamalıdır.  ÇocuÄŸun serbest bırakılması için önceden belirlenen zaman süresi içinde uyumsuz davranışını bırakmış olması gerekir.

   ÖrneÄŸin, eÄŸer hiddet nöbetleri nedeniyle çocuk soyutlandıysa, 5 dakikalık  bu ara verme süresini izleyen 10 saniyelik bir sükûnet devresinin takip etmesi beklenir.  Bu sükûnet devresinden sonra çocuk serbest bırakılır.
   Doyum
   Doyum, yoksunluk durumlarının yok edilmesidir.  Yoksunluk pekiÅŸtirmeyi daha etkin kılmakla kalmaz, aynı zamanda çocuÄŸun daha fazla pekiÅŸtirme arayışı içine girmesine de neden olur.  Çevresinden dikkat göremeyen bir çocuk sadece bunun gerçekleÅŸmesi için daha fazla çaba göstermez, aynı zamanda bunu elde etmek için çok daha farklı yollar dener.

   Bunlardan bazıları istenmeyen davranışlar ÅŸeklinde ortaya çıkar.  Yeterince çevresinden ilgi görmeyen çocuÄŸun, istenmeyen davranışı göstermesi sonucunda azarlanması bile, bu çocuk için ödüllendirici bir nitelik taşıyabilir.  İşte bu gibi durumlarda, çocuÄŸun sadece olumlu davranışlarına yeterince ilgi gösterilip pekiÅŸtirilirse, çocuÄŸun çevresinin dikkatini çekme konusunda duyduÄŸu yoksunluk duygusu ortadan kalkar ve  çocuÄŸun olumsuz davranış göstermesine neden kalmaz.

   Başı sık sık derde giren çocuklar çoÄŸu  zaman meraklarını uygun yollarla tatmin etmesini bilmeyen çocuklardır.  EÄŸer çocuÄŸa uygun yollarla merakını tatmin edecek imkânlar saÄŸlanırsa, çocuÄŸun olumsuz yollarla bu yoksunluk durumunu bertaraf etme çabası içine girmesine gerek kalmaz.


   Hiperaktif çocukların baÅŸlarının derde girmesinin baÅŸlıca nedenlerinden biri hareket etme gereksinimlerinin karşılanmıyor olmasıdır.  Bu tür çocukların günlük programına hareket etmelerini saÄŸlayacak plânlı etkinliklerin  sık aralarla yerleÅŸtirilmesi, bu alandaki gereksinimlerini karşılayacak ve çevrelerini rahatsız eden amaçsız hareket etme eÄŸilimlerini en alt düzeye indirebilecektir.

   Doyum tekniÄŸi sürekli istenmeyen aynı davranışın tekrarlanmasının durdurulması için de kullanılabilir.  ÖrneÄŸin, çocuÄŸun sürekli olarak çorap, havlu vb.  gibi  nesneleri biriktirme alışkanlığını gösterdiÄŸi durumlarda olduÄŸu gibi.

   Bu gibi koÅŸullarda, çocuÄŸun biriktirdiÄŸi nesnelerden kendisine bol miktarda verilerek doyuma ulaÅŸması ve bu davranışını sona erdirmesi saÄŸlanabilir.  Ayrıca, istenmeyen herhangi bir davranışı “yapma” demek yerine, yapmasını teÅŸvik ederek de çocuÄŸun doyuma ulaÅŸması saÄŸlanabilir.
   

Bu tekniÄŸin  etkili bir ÅŸekilde uygulanabilmesi için 3 koÅŸulun karşılanmasına dikkat etmelidir: 
   ÇocuÄŸun pekiÅŸtirece ulaşımını zorlaÅŸtıran her türlü engel ortadan kaldırılmalıdır.
   Söz konusu pekiÅŸtireç sık aralarla uzun bir müddet, örneÄŸin günler, haftalar boyunca sunulmalıdır.
   Çocuk reddetmeye baÅŸlayana kadar pekiÅŸtireci sunmaya devam etmelidir.
   Uyarıcının DeÄŸiÅŸtirilmesi (Stimulus Change)
   Uyarıcının  deÄŸiÅŸtirilmesi, istenmeyen davranışı uyaran uyarıcıyı ortadan kaldırıp, yerine yeni ve farklı uyarıcı  koyarak geçici olarak bu istenmeyen tepkinin bastırılmasıdır.  Anne babalar sık sık bebeklerini ve yeni yürümeye baÅŸlayan çocuklarını tehlikeli veya yasaklanmış etkinliklere girmelerini önlemek için dikkatlerini baÅŸka yöne çekme taktiÄŸi kullanırlar.

   ÖrneÄŸin durumu deÄŸiÅŸtirmek için dikkati bir baÅŸka oyuncaÄŸa veya etkinliÄŸe çevirirler.  Bir baÅŸka örnek olarak da ÅŸu aÅŸağıdaki vakayı verebiliriz.  Televizyonu birÅŸeyler yemeden seyredemeyen ÅŸiÅŸman bir çocuÄŸun bu yeme davranışını önlemek için, yeme davranışının uyarıcısı rolünü oynayan televizyon kaldırılır.

   Bu teknik kısa süre için davranışın bastırılmasına yeterli olur.  Bu süre içinde arzulanan bir davranışın ÅŸekillendirilmesi halinde, bu yöntemin etkisi artar.  Aksi halde tek baÅŸana kullanılması yeterli deÄŸildir.
   Arzulanmayan davranışa neden olan durumu yaratmama
   Ä°stenmeyen davranışın denetim altına alınmasının üçüncü yolu, meydana gelmesine neden olan durumları yaratmamaktır.  ÖrneÄŸin, bir çocuk kendinden küçük ve daha sakin bir diÄŸer çocuÄŸa hiddet nöbetleri geçirtene kadar kaba kuvvet kullanmayı ve takılmayı sürdürdüÄŸünü var sayalım.  Böyle bir durumda ikinci çocuÄŸun hiddet nöbetlerine son vermek için, birinci çocuÄŸun onu rahatsız etmesine fırsat vermemek bir çözüm olabilir.
   Kısıtlama (Restraint)
   Bazı durumlarda, çevrenin istenmeyen davranışın yapılmasını önleyecek ÅŸekilde düzenlenmesi, arzulanmayan davranışın yapılmamasını çocuÄŸa öÄŸretmekten daha kolaydır.  Bebeklere parmaklarını emmemeleri için bazen ellerine eldiven geçirildiÄŸini veya tehlikeli ve kırılabilecek eÅŸyalarla temas etmelerini önlemek için parka konduklarını görürüz.

   Bu tür uygulamalar daha çok arzulanmayan davranışı önleyici öÄŸretimden yararlanamayacak olan küçük bebeklere ve yavaÅŸ öÄŸrenenlere  uygulanabilir.  Kendi kendine zarar veren davranışların engellenmesi için çocuk tutularak da kendisine fiziksel kısıtlama uygulanabilir.

   Bu uygulamalarla, sadece önceden pekiÅŸtirilmiÅŸ olan istenmeyen davranışın fiziksel olarak yapılması engellendiÄŸi ve yerine herhangi bir yeni davranış öÄŸretilmediÄŸi için, kısıtlamanın kalkmasıyla hedef davranışın tekrar ortaya çıkması kaçınılmaz olur.

   Böylece, davranışı ortadan kaldırma durumuna süreklilik getirememesi, bu tekniÄŸin yetersiz kaldığı bir noktadır.  İşte bu yetersizliÄŸi gidermek üzere, istenmeyen davranışa bir kısıtlama uygulanırken, yok edilmesi amaçlanan davranışla baÅŸ edecek kabul edilebilir karşıt bir davranışın çocuÄŸa öÄŸretilmesi gerekir.

   Arzulanmayan davranışla baÅŸedecek karşıt olumlu davranışın pekiÅŸtirilmesi ve saÄŸaltım amacıyla ceza
   Daha önce sözü edilen teknikler arzulanmayan davranışlara son vermek açısından yararlı olmalarına karşın, en etkin teknikler deÄŸildir. 

   Bundan sonra sözü edilecek iki teknik birlikte kullanılmaları koÅŸuluyla arzulanmayan davranışı tamamiyle yok etme bakımından en etkin tekniklerdir. Bunlar:
   1)   Arzulanmayan davranışla baÅŸedecek karşıt olumlu davranışın pekiÅŸtirilmesi,
   2) SaÄŸaltımsal  amaçla kullanılan ceza’dır
   Arzulanmayan davranışla baÅŸ edecek karşıt olumlu davranışın pekiÅŸtirilmesi
   BaÅŸ edici davranış, istenmeyen davranışın meydana gelmesini önleyen davranıştır.  ÖrneÄŸin bir çocuk  “Bana ÅŸeker ver” diye kaba bir ÅŸekilde isteÄŸini söylediÄŸini  ve  annenin de “Lütfen bana ÅŸeker verir misiniz?” ÅŸeklinde  çocuÄŸuna nazikçe isteÄŸini belirtmesini öÄŸretmeyi dilediÄŸini varsayalım.

   Bu durumda  “Lütfen bana ÅŸeker verir misiniz?” diye isteÄŸini belirtme davranışı, kaba ÅŸekilde isteme davranışının baÅŸ edici karşıt olumlu davranışıdır.  İşte, arzulanmayan davranışın durdurulması için cezalandırılması ve arzulanan karşıt baÅŸ edici davranışın öÄŸretilerek, yapıldığında pekiÅŸtirilmesi, istenmeyen davranışın sürekli olarak yok edilmesi için en  etkin yoldur.
   SaÄŸaltımsal  amaçla kullanılan ceza
   Ä°stenilen davranışın yapılma sıklığını arttırmak için pekiÅŸtirmeden, yani ödüllendirmeden yararlanırken, istenmeyen davranışı elemine etmek için ise  ceza  yönteminden yararlanırız. 
   C e z a   bir tepkiden sonra, o tepkinin meydana gelme olasılığını azaltan olumsuz uyarıcının veya olayın sunulması ya da olumlu uyarıcının (ödülün)  kaldırılmasıdır.
   MükemmelleÅŸtirme (Overcorrection)
   Bu teknik sözü edilen son iki tekniÄŸe benzemektedir. Bu teknik, arzulanmayan davranışların yüksek frekansta görüldüÄŸü, pekiÅŸtirmeye elveriÅŸli uygun alternatif davranışların çok kısıtlı olduÄŸu ve/veya uygun olmayan davranışın yapılma koÅŸuluna baÄŸlı olarak kaldırılacak etkili pekiÅŸtireçlerin az olduÄŸu durumlarda özellikle geçerli bir ceza ÅŸeklidir.

   Bu tekniÄŸin 2 temel öÄŸesi vardır:
   Zararı ödeme (Restitution)
   Olumlu Alıştırma (Positive Practice)
   Zararı ödeme, çevrede zarara neden olan arzulanmayan davranışın olması halinde, zarara neden olan bireyin, ortamı zarar öncesindekinden daha iyi bir duruma getirmesi anlamına gelir.

   EÄŸer bir birey, kızgınlıkla gruptaki diÄŸer bir kiÅŸiyi dövüp , ona küfretmiÅŸse, bu durumda tazmin etme bu kiÅŸiden olduÄŸu gibi, olay anında bulunan diÄŸer kiÅŸilerden de özür dileme ÅŸeklinde olabilir.  Veya geceleri altını ıslatan bir çocuk için bu tekniÄŸin uygulanması, yaşının ve fizikî durumunun müsait olması halinde, yatağını deÄŸiÅŸtirip çarÅŸafını yıkaması ve hatta odanın eskisinden daha iyi kokmasını saÄŸlaması ÅŸeklinde olabilir.

   Olumlu Alıştırma ise, sosyal kurallara uygun uyumlu davranışların yinelenmesidir. Olumlu Alıştırma, arzulanmayan davranışla baÅŸ edici bir davranıştır.
   Öneriler
   MükemmelleÅŸtirme olumsuz davranıştan hemen sonra uygulanmalıdır.
   Zararı Ödeme ve Olumlu Alıştırma davranışları fiziksel bir ceza olmak yerine, birey açıkça yararı olabilecek ÅŸekilde düzenlenmelidir.
   MükemmelleÅŸtirme sadece iÅŸbirliÄŸine hazır ve onun eÄŸitimsel iÅŸlevini anlamaya yeterli bireylere uygulanmalıdır.

   Zararı Ödeme devresinde pekiÅŸtirme asgariye indirilmelidir.
   MükemmelleÅŸtirme uygun davranışların pekiÅŸtirilmesiyle birlikte kullanılmalıdır.
   MükemmelleÅŸtirme’nin uygulandığı devrede veya sonrasında daha henüz deÄŸiÅŸtirilmesi amaçlanmamış diÄŸer olumsuz davranışlardaki deÄŸiÅŸime dikkat edilmelidir.

   MükemmelleÅŸtirme süreleri mümkün olduÄŸunca kısa tutulmalıdır.  Yani ortamın eski durumuna getirilmesi için gerekli olan sürenin dışına taşılmamalıdır.  Bu tekniÄŸin kısa sürelerle uygulanması, uygun davranışların pekiÅŸtirilmesi için daha fazla zaman kalacağı anlamına gelmektedir.

   Genellemenin büyük boyutlara ulaÅŸtırılması için, mükemmelleÅŸtirme çeÅŸitli ortamlarda çeÅŸitli önleyici yollarla uygulanmalıdır.

   Davaslıgil, Ümit (2004). Ders notlarından alınmıştır.
 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile


SEO by AceSEF
Siteni Ekle
google-site-verification: google09bd85cd605c77e7.html