| Engellilere Yönelik Tutumların Değiştirilmesi |
|
|
ENGELLİLERE YÖNELİK TUTUTMLARIN DEĞİŞTİRİLMESİ Özel EÄŸitim: Ortalama öÄŸrenci özelliklerinden önemli ölçüde farklılaÅŸan öÄŸrencilere saÄŸlanan bireysel olarak planlanmış ve bireyin bağımsız yaÅŸama olasılığını en üst düzeye çıkarmayı hedefleyen eÄŸitim hizmetleri bütünüdür.Amacı: Bağımsız yaÅŸama olasılığını en üst düzeye çıkarmaktır. Özür: Bedenin bir bölümünün (bacaklar) ya da organının (göz) iÅŸlevini yeterince yerine getirememe durumudur. Özre baÄŸlı olarak kiÅŸi çoÄŸu kiÅŸinin duyduÄŸu gibi duyamayabilir, göremeyebilir ya da öÄŸrenemeyebilir. Bu sınırlılıklar bireyin toplumsal yaÅŸamını (eÄŸitim ya da iÅŸ yaÅŸamı) sınırladığı zaman birey yalnızca özürlü olmakla kalmaz aynı zamanda engellide olur. Bir baÅŸka deyiÅŸle engel özürlü bireyin toplumsal yaÅŸamın gereklerini yerine getirmede karşılaÅŸtığı sınırlılıklardır. Özrün engele dönüÅŸmesini engellemek için iki temel etmen vardır. Özel eÄŸitim aracılığıyla özel gereksinimli bireye bilgi ve beceri kazandırmak.2YaÅŸadığımız çevreyi özel gereksinimli bireyin kullanabileceÄŸi hale getirmek.Engellilere yönelik duygu düÅŸünce ve inançlar bu kiÅŸilere karşı yaklaşımlarımızı, davranışlarımızı ve onlar için yapılacak düzenlemeleri etkiler.Engellire yönelik duygu, düÅŸünce ve inançlar incelendiÄŸinde kabaca iki genel eÄŸilim dikkati çeker: 1 Engellileri önce insan sonrada gereksinimleri farklı olan insan olarak algılama.(Olumlu tutum). 2. Engellileri önce yetersizlikleriyle görme ve yetersizlikleri ile onların kiÅŸilik, davranış özelliklerini iliÅŸkilendirerek algılama.(olumsuz tutum).Engelliler önce insan olarak algılandığında toplumda bağımsız ÅŸekilde üretici ve tüketici olarak yaÅŸayabilmeleri için uygun toplumsal düzenlemeler yapılır. Bunun aksine öne yetersizlikleri çıkarıldığında ise toplumda bağımsız ÅŸekilde yaÅŸayabilmeleri için gerekli olan düzenlemeler ihmal edilir.Düzenlemeler ve fırsatlar önce yetersizlikleri olmayanlara daha sonra yetersizlikleri olanlara yönelik yapıldığında eÅŸitlik ilkesi zedelenir.Toplumda engellilere yönelik basmakalıp, ön yargılı ve reddedici nitelikleri içeren duygu, düÅŸünce ve inançlarla yoÄŸrulmuÅŸ olumsuz tutumlar hala varlığını sürdürmektedir. Son 30 yılda yapılan araÅŸtırmalarda yetersizliklerden etkilenenlere yönelik olumsuz tutumların varlığı belgelenmiÅŸtir. ENGELLİLERE YÖNELİK TUTUMLARIN ETKİLERİ Toplumun yetersizliÄŸi olanlara yönelik tutumların onların yaÅŸamlarını sürdürmeleri toplumla uyumlu olmaları ve duygusal anlamda kendilerini deÄŸerli ya da deÄŸersiz görmeleri çevredekilerle olan sosyal etkileÅŸimlerin niteliÄŸine göre belirlenir. Engelli bireyler çevreleriyle olan etkileÅŸimde kabul edildikleri ve varlıklarının onaylandığı yönünde onay alırlarsa kendilerini diÄŸerleri gibi toplumun bir üyesi gibi görürler. Toplumun farklı kesimlerinde yetersizliÄŸi olanlara yönelik olumsuz tutumların varlığı bilinmekle beraber bunların çoÄŸunun engelliler üzerinde doÄŸrudan bir etkisi bulunmamaktadır. Ancak yetersizliÄŸi olan bireyle çalışan eÄŸitimci, danışman, rehabilitasyon uzmanı gibi meslek grubu üyelerinin engellilere yönelik olumsuz tutumları bu bireylere saÄŸlanan hizmetlerin kalitesini de olumsuz yönde etkilemektedir. Yetersizlikten etkilenen çocuklarla çalışan öÄŸretmenlerin onlara karşı tutumları ve onları kabul etme düzeyleri uygulanacak eÄŸitim programının etkili olmasında belirleyici olmaktadır. ÖÄŸretmenler yetersizliÄŸi olan çocuÄŸu da diÄŸerleri gibi deÄŸerli görüp onları kabul ettikleri oranda bu çocukların öÄŸretim yaÅŸamlarını daha donanımlı olarak tamamlamalarına destek olurlar. TUTUMTutum nesne, kiÅŸi ya da düÅŸüncelere yönelik oldukça süreklilik gösteren inanç, duygu, düÅŸünceler bütünüdür. Tutumlar belli ÅŸekilde davranma eÄŸilimde olmayı gerektirirler. Çünkü tutumlar içsel önyargıların ya da taraf tutmanın bir yansımasıdır. Tutumun özellikleri:. 1. .Bir kiÅŸinin belli kiÅŸi, durum ya da nesnelere yönelik tutumu bilindiÄŸinde bunlarla bir sonraki karşılaÅŸmasında nasıl davranacağı hakkında kestirimlerde bulunabilir. Bir baÅŸka deyiÅŸle kiÅŸiler tutumları doÄŸrultusunda davranma eÄŸiliminde olduÄŸundan davranışlar kestirilebilir.. 2. .Tutumlar deÄŸiÅŸmeye karşı dayanıklılık gösterir. Bir ÅŸeye iliÅŸkin benimseme ya da karşı koyma ne denli güçlü olursa o yöndeki eÄŸilimleri deÄŸiÅŸtirmekte o denli zor olur. KiÅŸiler olay, nesne, durumları belli ÅŸekilde algıladıklarında ve bu algıları ödüllendirildiÄŸinde tutumları deÄŸiÅŸtirmek daha da güçleÅŸir.. 3. .KiÅŸinin tutumları üyesi olduÄŸu kümenin ortak tutumundan etkilenir. KiÅŸinin tutumu grubun tutumu deÄŸiÅŸinceye kadar sürer. TUTUMLAR ve DAVRANIÅžLAR Tutumlar davranışları kestirmede yeterli deÄŸildir. Bir baÅŸka deyiÅŸle kiÅŸinin bir baÅŸka kiÅŸi ya da durum karşısındaki tutumlarını bilmek o kiÅŸinin ileride o kiÅŸi ya da durum karşısında nasıl davranacağına iliÅŸkin kesin bir çıkarsama yapmak mümkün olmayabilir. Yani insanlar tutumlarının aksi yönünde hareket edebilirler. TUTUMLARIN KAYNAKLARITutumlar yaÅŸantılar sonucu öÄŸrenilir. Tutumlar ana babaları taklit ederek ve benzer tutumlar gösterildiÄŸinde onlar tarafından ödüllendirilerek öÄŸrenilir. Politik, ekonomik ve dini konularda çocuklarla ana babaların tutumları arasında benzerlik olduÄŸu gözlenmiÅŸtir. Çocukluktan yetiÅŸkinliÄŸe geçerken akrabalarımız, arkadaÅŸlarımızdan kiÅŸi, kurum ve düÅŸüncelere iliÅŸkin çok sayıda tutum kazanılır. Okulda birlikte olunan kiÅŸiler yetiÅŸkinliÄŸe geçerken tutumların ÅŸekillenmesinde son derece önemli rol oynar. Üniversite ya da askere gidinceye kadar kiÅŸiler oldukça homojen ortamlarda yaÅŸamışlardır. Askerde ve üniversitede deÄŸerleri çok farklı olan kiÅŸilerle bir arada bulunması sonucunda çeÅŸitli kurum ve nesnelere iliÅŸkin tutumlarda deÄŸiÅŸme gözlenir. Tutumları DeÄŸiÅŸtirme: Tutumların deÄŸiÅŸmesinde iki deÄŸiÅŸken vardır.. 1. .EtkileÅŸimde Bulunma: Duygusal tepkiler, etkileÅŸimde bulunma ve yeni tür davranışlarda bulunmanın onaylanması ile deÄŸiÅŸir. Yetersizlikten etkilenmiÅŸ kiÅŸilerle birlikte baÅŸarılı yaÅŸantılarla tutumlar deÄŸiÅŸir.. 2. .Bilgilendirme: Tutumlar duygu, düÅŸünce ve inançlardan oluÅŸur. Bilgilendirme yoluyla inanılanlar boyutu deÄŸiÅŸtirilebilir. İnanılanlar boyutunu deÄŸiÅŸtirme ilgilenilen ÅŸeyin olumlu ya da olumsuz yanları hakkında bilgilerin sunulmasıyla gerçekleÅŸir. Yeni bilgilendirme olmazsa tutumlar deÄŸiÅŸmez kararlılık gösterir. Yeni bilgilendirme ise iÅŸitsel ya da görsel bilgi saÄŸlanması ile gerçekleÅŸir. Bilgi ise inandırıcı olduÄŸu oranda tutumlarda deÄŸiÅŸikliÄŸe neden olur. İnandırıcı bilgilendirmenin dört öÄŸesi vardır. . 1. .İleten: İletin sahip olması gereken en önemli özellik inanılır olmasıdır. AraÅŸtırmalar inanılır olmanın tutum deÄŸiÅŸtirmede önemli bir deÄŸiÅŸken olduÄŸunu gösterir. Mesaj ileten olumlu referans verilen bir kümenin elemanı olduÄŸunda bilgiye inanma ve ikna olma oranı artmaktadır. Mesaj teknik bilgilerden arınmış olarak günlük dilde ifade edildiÄŸi oranda inandırıcılığı artar. Konunun her iki yanı da gösterildiÄŸi oranda inandırıcılık artar. Bilgi kaynağının inandırıcılığı o an içindir. . 2. .Mesaj: Yazılı veya sözlü iletilebilir. DoÄŸrudan etkileÅŸimde bulunmak yolu ile etkileÅŸimde bulmak en etkili yoldur. KiÅŸiler yaptıkları iÅŸlerde baÅŸarılı olduklarında yaptıkları iÅŸlere iliÅŸkin olumlu görüÅŸ geliÅŸtirme giriÅŸimine girerler.. 3. .Dinleyici: Mesajın etkililiÄŸi dinleyicilerin anlamasına ve dinleyicilerin gereksinimleriyle uyuÅŸacak ÅŸekilde mesajın verilmesiyle olasıdır. . 4. .Dönüt: Tutumların sürdürülebilmesi için tutumların onaylanması, tutumlara uygun davranışlar göstermenin sonuçlarının olumlu olması gerekir. Tutumlar kontrol edilmiÅŸ ortamlar altında deÄŸiÅŸtirilebilir. Ancak gerçek yaÅŸam olaylarını kontrol etmek mümkün olmadığı için gerçek yaÅŸamda tutumların deÄŸiÅŸmesi uzun sürer. SOMOTOPSİKOLOJİYetersizlikten etkilenmiÅŸ kiÅŸilerin tutumlarında bedenle davranış arasındaki iliÅŸkileri inceleyen somotopsikolojideki çalışmalar ve bu araÅŸtırmaların sonuçları etkili olmuÅŸtur. Somotopsikoloji beden ve davranış arasında varolduÄŸu düÅŸünülen sıkı bağın araÅŸtırıldığı çalışma alanıdır. KiÅŸilerin davranışları bedensel özelliklerine göre deÄŸerlendirilir. Somotopsikoloji 5 önermeye yanıt aramaktadır.. 1. .Bedenle davranış arasında düzenli bir iliÅŸki yoktur.. 2. .Beden davranışı biçimlendirir.. 3. .Davranış bedeni biçimlendirir.. 4. .Davranış ve bedensel özellikleri eÅŸ zamanlı olarak bir üçüncü deÄŸiÅŸken biçimlendirir.. 5. .Davranış kiÅŸinin etkileÅŸimde bulunduÄŸu çevrenin iÅŸlevidir. Küme Olarak Farklı Olma: İki ayrı kümenin bedensel ve davranışsal özelliklerinin farklı olması bedensel özelliklerin farklılaÅŸmasını davranışsal özelliklerinde farklılaÅŸmasına yol açacağı ÅŸeklinde yorumlanamaz. Bu durum ancak farklı bedensel özelliklere sahip bireylerin davranışlarının betimlenmesi yoluyla bazı davranışların farklılaÅŸtığı betimlenebilir. Bağıntı: Bağıntı iliÅŸkisi iki deÄŸiÅŸkenin birlikte görüldüÄŸü ya da iki deÄŸiÅŸkenden biri görülürken diÄŸerinin görülmediÄŸini betimler. İki deÄŸiÅŸkenin düzenli bir ÅŸekilde arttığı görülürse olumlu bağıntı, deÄŸiÅŸkenlerden biri artarken diÄŸerinin azaldığı görülürse olumsuz bağıntıdan söz edilir .İşlevsellik: Birlikte görülen iki deÄŸiÅŸkenden birinin oluÅŸumu diÄŸerine baÄŸlıysa iliÅŸki iÅŸlevseldir. Üçüncü DeÄŸiÅŸkenin Sonucu Olma: İki deÄŸiÅŸken arasındaki iliÅŸki incelenirken o anda göz ardı edilen üçüncü bir deÄŸiÅŸkenin bu iki deÄŸiÅŸkenin arasındaki iliÅŸkiyi etkilemesi sonucunda bu iki deÄŸiÅŸkenin arasındaki iliÅŸki yön ve ÅŸekil deÄŸiÅŸtirebilir. Beden Davranış Arasındaki İliÅŸkiyi Açıklayan Önermeleri Bilmenin “YetersizliÄŸi Olan Bireylere Atfedilen Özelliklerindeki” Hataları Belirlemek Açısından Önemi: . 1. .Beden özellikleriyle duygusal davranışsal problemler arasında iliÅŸki kurma eÄŸilimi sonucunda bedensel yetersizliÄŸi olan kiÅŸilerde rastlanabilen duygusal davranışsal problemlerin bu bedensel yetersizliÄŸin sonucu olduÄŸu yönünde bir açıklama getirme eÄŸilimi yaygındır. Halbuki engelli kiÅŸilerde görülebilen her problemin sadece kiÅŸinin yetersizliÄŸi ile açıklanması mümkün deÄŸildir. Bu yaklaşım o problemin ortaya çıkmasına katkı saÄŸlayan diÄŸer problemlerin gözden kaçırılmasına neden olmaktadır.. 2. .Bedensel yetersizliÄŸi olan kiÅŸilerde uyumlu olmanın tümüyle kiÅŸiye baÄŸlı olduÄŸu ÅŸeklindeki açıklamalar bu kiÅŸiler üzerinde gereksiz gerginlik ve baÅŸ edilmez sorunlar yaratır.davranış oluÅŸumunu kiÅŸiye ya da yetersizliÄŸe baÄŸlamak gerçeÄŸi yansıtmamakla birlikte iÅŸlevsel deÄŸildir. KÜLTÜRE GÖRE YETERSİZLİK ve ÖZÜRYetersizlik: YetersizliÄŸin oluÅŸması için iki koÅŸul gerekir.. 1. .Davranışı gerçekleÅŸtirmek için yeterli bedensel, zihinsel ve kültürel araçtan yoksun olması. 2. .YaÅŸadığı kültürde bu araçtan yoksun olma kendisini akranlarından daha az yeterli algılamasına yol açması. Özür: Özrün oluÅŸmasında üç koÅŸul vardır.. 1. .KiÅŸinin yaÅŸadığı toplumun beklentileri.. 2. .KiÅŸiden yapması istenilen iÅŸler.. 3. .Yetersizlikten etkilenen kiÅŸinin ve diÄŸer kiÅŸilerin yetersizliÄŸe vermiÅŸ olduÄŸu anlam. Yetersizlik ve Özür Arasındaki İliÅŸki: Yetersizlik çocuÄŸun yapabildiklerini ya da yapmakta sınırlı kaldığı yeterli olmadığı ÅŸeyleri ifade eder. Özür ise çocuÄŸun sahip olduÄŸu yeterlilikler ile toplumun beklentilerini ne ölçüde karşılayamadığı durumlar için kullanılır. Yetersizlik ve özür arasındaki iliÅŸki iki boyutta ele alınır. . 1. .Yetersizlik doÄŸrudan özre yol açabilir. .2. .Yetersizlikle doÄŸrudan ilgili olmayan diÄŸer davranışlara da özür yayılabilir.Yetersizlik bir iÅŸleyiÅŸ farklılığına iÅŸaret eder. Ancak farklı iÅŸleyiÅŸlerin yetersizlik olarak algılanmasında toplumun ölçütleri önemli rol oynar. YetersizliÄŸin OluÅŸumunda Toplumun Etkisi: . 1. .Bedensel ve zihinsel iÅŸleyiÅŸ farklılıkları her zaman yetersizlik olarak görülmez.. 2. .Yetersizlik sosyal deÄŸer ürünüdür. . 3. .Yetersizlik baÄŸlama göre deÄŸiÅŸir. BaÄŸlam davranışın oluÅŸtuÄŸu yer, zaman, kiÅŸiler ve etkileÅŸim tarzlarıdır. Yetersizlik baÄŸlamsal koÅŸullara göre oluÅŸabilir ya da oluÅŸmayabilir.. 4. .Toplum davranışı gerçekleÅŸtirmek için gerekli araçları belirler kiÅŸi bu araca sahipse yeterli, sahip deÄŸilse yetersiz olarak algılanır. Özrün OluÅŸumunda Toplumun Etkileri: Bedensel farklılıklardan bazıları yetersizlik olmaksızın sosyal özre yol açar. Davranışlardaki sınıflamalar yetersizlik sonucu deÄŸildir, toplum tarafından geliÅŸtirilen standartlar ya da sınırlamalar sonucudur. Özür yetersizliÄŸin deÄŸil toplumsal standartların iÅŸlevidir. Uyum Sorunlarının OluÅŸumunda Toplumun Etkileri: Yüzdeki benler gibi bazı bedensel farklılıklar becerilerde sınırlılıklara yol açmadığı gibi sosyal özürlere de yol açmayabilir. Ancak bazıları bu farklılıkları bir savunma aracı olarak kullanırlar. Kısaca bedensel görünümdeki farklılıkla duygusal bozukluklar arasında doÄŸrudan bir iliÅŸki yoktur. ÇoÄŸu zaman bedensel farklılıklar duygusal bozukluÄŸun nedeni deÄŸil bahanesidir. YetersizliÄŸin UyumsuzluÄŸa Yol Açması: Bir kiÅŸide yetersizlik olması o kiÅŸide mutlaka uyumsuzluk ya da duygusal bozukluk olacağı anlamına gelmez. Yetersizlikten etkilenmiÅŸ olma ile uyumsal davranışlar arasında ÅŸöyle bir iliÅŸki vardır. . 1. .KiÅŸi yaÅŸadığı kültürde belli davranışları gerçekleÅŸtirmek için gerekli kültürel araçlardan yoksundur ve kiÅŸi bunun farkındadır.. 2. .DiÄŸer kiÅŸilerde yetersizliÄŸin farkındadır ve onu yeterli olarak görmezler. . 3. .Yetersizlikten etkilenmiÅŸ kiÅŸide diÄŸerlerinin kendisi yeterli görmediÄŸinin farkındadır ve kendini giderek daha az yeterli ve daha az deÄŸerli görmeye baÅŸlar. 1. ve 2. durumda uyumsuz davranışlar söz konusu deÄŸildir. 3. durum söz konusu olduÄŸunda yani kiÅŸi kendini deÄŸersiz görmeye baÅŸladığında uyum ve davranış problemlerinin ortaya çıkma olasılığı artar. Yetersizlikten etkilenmiÅŸ kiÅŸilerde uyum ve davranış problemlerinin ortaya çıkmasını engellemek için:. 1. .KiÅŸinin EÄŸitilmesi: bu kiÅŸilerin özelliklerine uygun bir eÄŸitim ile becerileri arttırılmalıdır. KiÅŸinin becerileri ne oranda geliÅŸmiÅŸ olursa çevrenin yetersizliÄŸi algılaması o oranda azalır.. 2. .Çevrenin EÄŸitilmesi: toplumun yetersizlikten etkilenmiÅŸ kiÅŸilere yönelik basmakalıp önyargılarından arınması onları bir birey olarak kabul etmesi ve deÄŸer vermesini saÄŸlayıcı bilgilendirmeler yapılmalıdır. AÇIKLAMA Güncel ve tarihsel açıklama:. Ø .Davranışların güncel açıklamasından kiÅŸinin yapısı ve belli nesnelerin özellikleri üzerinde özellikle durulmaz.. Ø .Nesne ve kiÅŸilerin böyle davranmasına yol açan güçler ilkeler üzerinde odaklanır.. Ø .Tarihsel açıklamaya göre güncel açıklama daha çok ÅŸimdiyi açıklar.. Ø .Güncel açıklamalar daha çok araÅŸtırmacılara neye ve nereye bakacaklarını gösterir.. Ø .GeçmiÅŸte olan olayları etkilemek mümkün deÄŸildir. .Ø .Günümüzde olan olayları etkilemek olasıdır. . Ø .Tarihsel açıklama yapacaklara ışık tutmamaktadır. . Ø .Tarihsel açıklamalar bahanelere götürür. . Ø .Tarihsel açıklamada inceleme günümüzden geçmiÅŸe doÄŸrudur. Gözlemlere Dayalı (Deneysel) Açıklamalar:Deney yöntemi bilimin temelidir.Deneyde:. 1. .Hipotezin test edilmesi için gözlemlerde bulunma deney yapma . 2. .Gözlemlerden açıklayıcı kuramlar oluÅŸturma Hipotezin test edilmesi için gözlemde bulunma ve deneyler yapma genel ve üretkendir. Yeterli Açıklamanın Ortak Özellikleri:. Ø .Bireysel durumlara uygulanabilen genellemelerdir. .Ø .Çok az sözcükle çok sayıda veri açıklanır.. Ø .Belirli baÄŸlamda oluÅŸan olaylar arasındaki gerekli ve deÄŸiÅŸmeyen iliÅŸkiyi yansıtır.. Ø .Nesnenin niteliklerinden çok iliÅŸki önemlidir. Kuramlarla Açıklama:Saha Kuramı: Yeni Psikolojik OrtamEski Psikolojik Ortam. Ø .Eski psikolojik ortamda olası tüm davranışlar, zincirin halkaları gibi çok iyi yapılandırılmalıdırlar. . Ø .Eski psikolojik ortamda kiÅŸi olumlu ve olumsuz amaçların yerlerini ve amaca ulaÅŸmak için geliÅŸmesi gerekli engellerlin üstesinden gelme yollarını bilir. Bu durum engelli engelsiz yetiÅŸkin, çocuk herkes için geçerlidir.. Ø .Yeni psikolojik ortamda bölgenin tümü yapılandırılmıştır. . Ø .Olumlu bir amacın oralarda bir yerde olduÄŸuna iliÅŸkin inanç vardır.. Ø .Bu amaca ulaÅŸabilmenin o bilinmeyen bölgeye girmeyi gerektirdiÄŸini kiÅŸi bilir.. Ø .Ancak amaca ulaÅŸmayı saÄŸlayacak zincirin halkalarının yerleri ve nasıl aşılacağı hiçbir ÅŸey bilmez. .Ø .Amaç olumlu ve çekici olduÄŸu için artı ve bilinmeyeni örneklemesi nedeniyle itici olduÄŸundan eskiyle gösterilir. . Ø .Ortam yapılanırken, zincirin halkaları oluÅŸturulurken izleyen davranışlar oluÅŸur ve oluÅŸacak davranışlar kestirilir. . Ø .Amacı yeri nasıl ve hangi yollardan ulaşıldığı belli deÄŸildir.. Ø .Davranışlar yalın deÄŸildir.. Ø .Davranışlar çevresel uyaranlardan kolayca etkilenir.. Ø .KiÅŸinin ortam algılaması deÄŸiÅŸtikçe davranışları da deÄŸiÅŸir.. Ø .Amaca yaklaÅŸma izlenimi edinmedikçe yapmakta olduÄŸu davranışları daha çok yapar.. Ø .Amaçtan uzaklaÅŸtığı izlenime kapıldığına ise davranışları deÄŸiÅŸir.. Ø .İlk davranışlarda özenli ve dikkatli olur. . Ø .SergilediÄŸi ilk davranışlarıyla baÅŸarısız olursa, daha da özenli ve dikkatli davranışlarda bulunmaya baÅŸlar.. Ø .Ortama girdikten sonra ortam yapılandırılırken tekrarlanan deneme yanılma davranışlarına engellemeler eÅŸlik eder. Engellemeler kiÅŸiyi duygusallaÅŸtırır ve davranışların bozulmasına yol açar.. Ø .Psikolojik güçlerin etkisi yeni amaca ulaÅŸma doÄŸrultusunda olursa, kiÅŸi yeni psikolojik ortama girer.. Ø .Amaç çekici hale getirildiÄŸine kiÅŸinin yeni psikolojik ortama girmesi için psikolojik güçler devreye sokulmuÅŸ olur. .Ø .KiÅŸi yeni bir psikolojik ortama girdiÄŸinde engelleme ve çatışma yaÅŸar. Engelleme ve çatışmayla duygusallaÅŸma ve davranışlarda bozulma eÅŸlik eder. Yeni Psikolojik Ortam:. Ø .Davranış deÄŸiÅŸtirmeye hizmet eder. .Ø .Kontrol etme yollarını da yönlendirir. . Ø .Engelli kiÅŸilerin uyumsuzluk göstermesi istenmeye bir ÅŸey ise çözümü açık ve belirgindir: O da; engellilerin yaÅŸamlarındaki ortamların yeniliÄŸi azaltılır. . Ø .Özel eÄŸitimci yetersizlikler baÅŸ edemez.. Ø .Özel eÄŸitimcinin üzerinde duracağı ÅŸey ortamın yeniliÄŸi olmalıdır ve bu da özel eÄŸitimcinin üstesinden gelebileceÄŸi bir deÄŸiÅŸkendir. . Ø .Davranışlarla ilgili olan verilerden davranışlarla ile ilgili kestirimlerde bulunulabilir. . Ø .Biyofiziksel bedensel verilerden davranış ve uyum ile ilgili kestirimlerde bulunulamaz.. Ø .Yeni psikolojik ortamın dinamiÄŸi:. Ø .Bulunulan ortamın yeni psikolojik ortam olup olmadığını nasıl anlarız?. Ø .Bunun için baÄŸlam yani nasıl bir ortam hangi kiÅŸiler etkileÅŸtiÄŸinin incelenmesi gerekir. .Ø .Engelli bireyler için ortam yapılandırılmış olduÄŸunda ortam yeni deÄŸildir. Böylece yeni psikolojik ortamda görülen davranışlar gözlenemez. .Ø .Bireysel farklılıklar bireyin yetersizliÄŸinin farklı olmasından çok ortamın ve ortamın düzenlenmesinin iÅŸlevidir.. Ø .Daha az yeterli daha az destek hizmeti saÄŸlanmış ve yönlendirilmemiÅŸ ya da gereksinimi olduÄŸunda diÄŸerlerinden yardım istemek zorunda olan biri kendisini yeni psikolojik ortamda bulur.. Ø .Amacına ulaÅŸma yollarını bilmeyen biri kendisini yeni psikolojik ortamda bulur.. Ø .Yeni psikolojik ortamda gözlenen engelleme ve duygusallaÅŸma davranışlarda bozulmaya neden olabilir. Engellilerin Yeni Psikolojik Ortamlarla KarşılaÅŸma Nedenleri: .1. .OlaÄŸan yaÅŸantıların sınırlandırılmış olması. 2. .Kültürel araçlardan yoksun olması. 3. .Sosyal uyaran olarak görülme.. Ø .Engellilerin uyum sorunlarının önlenebilmesi, çocuÄŸun yetersizliÄŸinin fark edilmesi, tanısı konduktan sonra aile eÄŸitim programlarının erken çocukluk dönemi ile birlikte baÅŸlamasına baÄŸlıdır. Yeni Psikolojik Ortamlar Ve Uyum Sorunları İçin Öneriler: . Ø .KiÅŸilerin yapılandırılmış ortamda bulunmalarını saÄŸlamadır.. Ø .YeniliÄŸi azaltmaya hizmet edecek özel beceriler kazandırma.. Ø .Engellemelere hoÅŸgörü geliÅŸtirmeyi kazandırma.Ø .Yeni psikolojik ortamlarla karşılaÅŸmanın önlenmesi için amaçlar sınırlandırılabilir. Sosyal Uyaran Olarak Farklı DeÄŸerlere Sahip Olma:. 1. .YetersizliÄŸe yüklenen anlamlar. 2. .Merak, acıma, sempati duyma, hükmedilme, yardım edilme, görmezden gelinme ya da açıkça reddedilme YeniliÄŸi Azaltmanın Yolu:.Ø .Engellilere yönelik tutumları deÄŸiÅŸtirme. Kamuoyu kiÅŸileri bedensel ve psikolojik özellikleri ile kimliklendirme yerine insan olarak deÄŸerlendirme konusunda eÄŸitmelidir. .Ø .Yetersizlikten etkilenen kiÅŸiyi toplumun beklentileri doÄŸrultusunda belli bazı sosyal becerileri kazandırmasına hizmet edecek ÅŸekilde eÄŸitmelidir.. Ø .Yetersizlikten etkilenenlere yönelik tutumlar doÄŸuÅŸtan deÄŸildir. Sonradan öÄŸrenilmiÅŸtir. Engellilere Yönelik Tutumları DeÄŸiÅŸtirme: Tutumların deÄŸiÅŸtirilmesinde farklı bağımsız deÄŸiÅŸkenlerin etkisine bakılmıştır. Bağımsız deÄŸiÅŸkenler arasında bulunanlar ÅŸunlardır.. 1. .Bilgilendirmenin Etkisi: Yapılan bir çalışmada bilgilendirme tutumlar üzerinde bir deÄŸiÅŸikliÄŸe yol açmamıştır.. 2. .EtkileÅŸimde Bulunmamın Etkisi: AraÅŸtırmalardan yetersizliÄŸi olanlarla olmayanların etkileÅŸimde bulunmaları yetersizliÄŸi olmayanların yetersizlikten etkilenmiÅŸlere yönelik tutumlarını her zaman deÄŸiÅŸtirmede etkili olduÄŸunun kesin kanıtları elde edilememiÅŸtir.. 3. .Bilgilendirme ve EtkileÅŸimde Bulunmamın Birlikte Etkisi: Yetersizlikten etkilenmiÅŸ kiÅŸilerle soysal etkileÅŸimde bulunma ve yetersizlik durumuna göre bilgilendirilmiÅŸ olma, birlikte, yetersizlikten etkilenmiÅŸ kiÅŸilerin kabul edilmelerini ve onlara yönelik tutumların olumlu olmasını saÄŸlamıştır.. 4. .EtkileÅŸimde Bulunma, Bilgilendirme ve Statünün Birlikte Etkisi: EÅŸit statüde yetersizliÄŸi olanlarla olmayanların sosyal etkileÅŸimleri, yetersizliÄŸi olan çocuklarla çalışmaları ve yetersizlikle ilgili bilgilendirilmeleri birlikte, yetersizlikten etkilenmiÅŸ kiÅŸilere yönelik tutumların deÄŸiÅŸmesini saÄŸlayabilir. Statüsü yüksek ve uyumlu yetersizlikten etkilenmiÅŸ kiÅŸilerle etkileÅŸimde bulunma ve gerçekçi bilgilendirme gibi çok sayıda bağımsız deÄŸiÅŸkenin bir arada bulunması, yetersizlikten etkilenmiÅŸ kiÅŸilere yönelik tutumları tutum ölçeklerinde ÅŸans baÄŸlı olmayacak düzeyde deÄŸiÅŸmesine yol açtığı izlenimini vermektedir.. 5. .Tutumların DeÄŸiÅŸtirilmesinde İletiÅŸim Araçlarının Kullanımı: Tutum deÄŸiÅŸtirmede yazılı metnin okunmasıyla, sununun bizzat dinlenmesi arasındaki sonuç farklılığı sunuların hiçbirinde bilgi kaynağının verilmemiÅŸ olması statü faktörüne yorulmuÅŸtur.. 6. .Panelin DeÄŸiÅŸik İletiÅŸim Araçlarıyla Sunulmasının Etkisi: Yetersizlikten etkilenmiÅŸ iyi uyum yapmış kiÅŸilerin yetersizlikle ilgili sorunları panelde tartışmaları yetersizlikten etkilenmiÅŸ kiÅŸilere yönelik tutumların deÄŸiÅŸtirilmesinde etkili olmuÅŸtur. Aynı sununun iyi planlanmış ve kontrol edilmiÅŸ iletiÅŸim araçlarıyla sunulmasında yetersizlikten etkilenmiÅŸ kiÅŸilere yönelik tutumları deÄŸiÅŸtirmede etkili olacağı izlenimini vermektedir.. 7. .DeÄŸiÅŸmiÅŸ Tutumların SürekliliÄŸi: DeÄŸiÅŸtirilen tutumların sürekliliÄŸinde dönütlerin etkisine bakmaya gerek vardır. tutumları deÄŸiÅŸtirmek kadar tutum deÄŸiÅŸikliklerinin sürmesini saÄŸlayan deÄŸiÅŸkenlerin anlaşılmasına olan gereksinim sürmektedir.
|
SEO by AceSEF
En Çok Okunanlar
- Çocuklarda Motor Becerileri geliştirme çalışmaları
- Kaybolan zihinsel engelli parmak izinden bulunacak
- Kekeleyen çocuğa nasıl davranmalıyız
- Oral Motor Egzersizler- Yarık Damakta Sesletim Terapisine Etkisi
- Kaybolan zihinsel engelli parmak izinden bulunacak
- 10-16 Mayıs Engelliler Haftası Yaklaşıyor.
- Ada berard aıt eğitim ve danışmanlık merkezinden bir ilk
- Nisan Ayı Otizim Farkındalık Ayı
- ÖSYM 2012 Sınav Takvimi
- Rehabilitasyon Merkezinde Taciz İddiası haberi
- 3 yaşına kadar organik gıda tüketilmeli
- Zihinsel engelliler için memurluk sınavı kursu açıldı
- Ankara için 2012 engelliler yılı
- 8,5 milyon engellimiz var biliyor muyuz!
- Bebeklerin fiziksel ve zihinsel sağlık gelişimleri için dikkat edilmesi gerekenler
- Erken sağlık taraması, 4 bin 600 çocuğu zekâ geriliğinden kurtardı
- Sağlıklı çocuk gelişimde BABA
- Genetik hastalıklar önlenebilir mi
- YaÄŸmur Adam izle
- İstanbul Müftülüğünden Engelliler haftası hutbesi










