OOPS. Your Flash player is missing or outdated.Click here to update your player so you can see this content.

Ana Menü

Faydali Olmasi Dilegi ile...:
Çocuk ve Oyun Yazdır

ÇocuÄŸun ilk arkadasi annesidir. anne içinde çocuk dünyaya ikinci bir kez tekrar saflığın gözü ile bakabilmek, onun gözleri ile hayata tekrar çocuk gözü ile bakabilmek ve yeniden büyüyebilmek için ikinci bir ÅŸanstır. Bu anlamda tekrar mutluluÄŸu yakalayabilme ÅŸansıdır. Yapılan istatistik ve araÅŸtırmalar mutluluÄŸun en önemli anahtarlarından birinin tekrar çocuklaÅŸabilmemizi, pazarlıksız masumiyeti ve saflığı yakalayabilmemizi saÄŸlayan çocuklarımız olduÄŸunu ortaya koymektır. Çocuk bunun ötesinde anneye daha önce hiç yaÅŸamadığı türden bir sevgi yepyeni keÅŸfedilmemiÅŸ bir duygunun ve bu duygunun yarattığı mutluluÄŸun kapılarını açar. Onun yumuÅŸaklığını hissetiÄŸi anda annenin yaÅŸama sevincine bir halka daha etkilenir.

Oyunlar  çeÅŸitli ÅŸekilde gruplandırılabilir. GeliÅŸim kuramcılarından Piaget oyunları ÅŸu üç baÅŸlık altında ele almıştır.

1) Alıştırma oyunları: Bu oyunlar çocukların geliÅŸiminde duyusal motor dönem olarak isimlendirilen doÄŸumdan yaklaşık iki yaşına kadar olan bölüme uyar. Bu dönemde bebekler yavaÅŸ yavaÅŸ hareket etmeye baÅŸlamıştır ve zihinsel geliÅŸimde ise çevreden beÅŸ duyusu ile aldığı uyaranları birleÅŸtirip, sınıflandırmaya çalışmaktadır. Bebek  çıngırağının rengini ve sesini alır ve sınıflandırır.

2) Simgesel oyunlar: Bu geliÅŸim döneminde 2 yaÅŸ ile 7 ve 8 yaÅŸları arasındaki dönemi içerir.  Bu oyunların içeriÄŸi alıştırmalardan, simgeler ve varsayım boyutuna kadar deÄŸiÅŸmektedir. Çocuk kendi gerçeklerini hareketlerle yaÅŸatmaktadır. Bunun en belirgin örneÄŸi sanki varmış gibi oyunlardır. ÇocuÄŸun bir köÅŸede yarattığı evcilik oyunu, bir odun ya da plastik çubuk ile oluÅŸturulan atı sürmesi gibi örnekler bu gruptandır. Burada çocuk düÅŸüncelerini yeterince geliÅŸmemiÅŸ dili ile anlatamadığından bunları simgesel oyunla


anlatmaktadır. Ayrıca bu anlatım yoluyla zihinsel simge ve uygulamalar yinelenerek özümsenmektedir. Evcilik oyunu ile hem duygu ve düÅŸünceler aktarılmakta, hem de annelik özdeÅŸimi sindirilmektedir.


3) Kurallı oyunlar: Bu dönemde çocuk ilk olarak kendinden büyüklerin oyunlarını taklit etmeye baÅŸlar. Bu oyunlar 7-8 yaÅŸlarından sonra kurulmaya baÅŸlar ve çocuÄŸu sosyalleÅŸmeye yönlendirir. İlk iki oyun yaÅŸ ilerledikçe azalmakta ve yerini kurallı oyunlara bırakmaktadır. Bu deÄŸiÅŸme çocuÄŸun iliÅŸkilerini ve sosyalleÅŸmesini yansıtmaktadır.


 Ayrıca oyunları baÅŸlangıçta belirli bir yönergenin olduÄŸu, ancak sonrasında çocuÄŸun serbest olduÄŸu oyunlar ve kurallı olan, sabır ve çaba gerektiren oyunlar ÅŸeklinde de ayırabiliriz. İlk gruba örnek olarak evcilik oyunu verilebilir. Bu oyunda kurallar vardır, ancak çocuk oyunun kurulması ve akışında özgürdür. Saklambaç ve körebe ise ikinci oyun grubuna uymaktadır.

Oyunlar yapıları açısından da deÄŸerlendirilebilir. Yarışma, rastlantı, taklit ya da dönerek yoÄŸunlaÅŸmayı içeren oyunlardan söz edilebilir. Oyunların yapısı çocuk psikiyatrisinde bazı bozuklukların deÄŸerldnirilmesinde yardımcı olmaktadır. İlgi, etkileÅŸim ve iletiÅŸimde belirgin bozukluÄŸun olduÄŸu otistik çocuklar ile duygu, düÅŸünce va algıdabozulma ile belirli psikotik bozukluÄŸu olan çocukların oyunlarında yarışma ya da rastlantı neredeyse hiç yoktur. BaÅŸka bir kiÅŸiyi gerektiren, dolayısıyla sosyal bir boyut taşıyan yarışma psikotik ve otistik çocuÄŸun ilgi alanının tümüyle dışındadır. Bu çocukların gündeminde yineleme özelliÄŸi olan ve tümüyle dışa sınırlı açık ya da kapalı kendi dünyasına yönelik etkinlikler vardır. Aynı ÅŸekilde rastlantıyıda tümüyle reddetmektedirler. Etkinliklerinin tekdüze olması, yineleyen belirli davranışları içermesi ve deÄŸiÅŸikliÄŸin olmadığı kendilerine özgü bir dünyayı içerir. Bu dünyada ise rastlantıya yer yoktur. Bu çocukların oyunlarında dönme ya da dönen cisimlere yönelme vardır. Bir topaç ile oynar, kendi kendine döner ya da dönen bir nesneye yönelirler. Zihinsel özürlü çocuklar yaşıtlarına göre daha az oynarlar ve hareketsiz oldukları dönemler çok daha fazladır. Kuralları karışık olmayan ve bulundukları yaÅŸtan daha küçük yaÅŸlardaki çocukların oyunlarını oynarlar. Bu çocukların da yarışma gerektiren oyunlardan kaçındıkları gözlenir.

Çocukların duygusal ve düÅŸsel yaÅŸamı oyunlarına yansımaktadır. EÄŸer çocuÄŸun iç dünyasından kaynaklanan dürtüleri çok yoÄŸunsa oyun kesilmekte, deÄŸiÅŸik ve karmaşık bir duruma dönmektedir. Sakin bir oyun için çocuÄŸun bu yoÄŸun dürtüleri uzaklaÅŸtırabilmesi gerekir. DeÄŸiÅŸken davranışları izlenen aşırı hareketli ya da kaygılı çocuklar, oyunun kurallarını kabullenmede zorluk çekerler. Davranış sorunları olan çocuk ve ergenlerin oyunu da saldırgan dürtülerle doldurması tipik bir özelliktir. Onlar için oyun hızla içinden geldiÄŸi gibi davranma ve dürtüsel eyleme geçebilmenin bir yöntemidir. Oyun içinde saldırgan tutumların belirtilmesi cinsiyete göre de farklılık göstermektedir.

Erkek çocuklar güreÅŸ, kavga ve yarışmaya daha yatkın oldukları için oyunları kızların oyunlarından daha çeÅŸitlidir. Sosyal belirleyiciler de kız ve erkek oyunlarında önemli rol oynamaktadır. Karşı cinsiyetin oyunlarını kızlar erkeklere göre daha rahat oynamaktadırlar. Erkek çocuklarda dürtülerin davranışa dökülmesi ön planda iken kızlarda bu sözel olarak belirtilmektedir.
 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile


SEO by AceSEF
Siteni Ekle
google-site-verification: google09bd85cd605c77e7.html